dolap

2. (Tematik)
başındaki ve sonundaki harflerin çubuklarının üst uçlarını, aşağı bakan parabol ile, alt uçlarını da yukarı bakan parabolle birleştirilerek yüz elde edilebilen nadir kelimelerden biri.
devamını gör...
18. (Tematik)
içine çeşitli eşya konulan kapaklı mobilya: [arap. is.]
elbise dolabı, çamaşır dolabı.

her türlü döner çark.

su çarkı, su dolabı, bir akarsudan veya kuyudan su çekmeye yarayan büyük çark.
benim adım dertli dolap/suyum akar yalap yalap-yunus

kuyu çıkrığı.
bir dolap gıcırdıyor uzaklarda durmadan-tanpınar

bedestendeki küçük dükkân.

çocukların binerek eğlendikleri büyük çark.

haremle selâmlık arasında bir şey alıp vermeye yarayan düzenek.

buzdolabı:
dolaptaki soğuk suyu ver.

oyun, hile, düzen, entrika. [mec.]
*
devamını gör...
ikinci el kıyafet satış uygulaması. minnoş kıyafetime teklif geldi ve asla satmak istemiyorum neden koydum onu da bilmiyorum takıntılı bir insanım kopamayacağım sanırım.
devamını gör...
1. nesnelerin evi. 2. anılar yığınıyla dolu olan, evin düzeninden sorumlu eşya. 3. her evde olması yönüyle mesafeleri zihnen aşmaya yarayan, yerinde olunsa mutluluğun yakalanacağına inanılan nesne.

--- alıntı ---

"dolap, dilsiz anılar yığınıyla ağzına kadar dolu(dur)."*

"mesela neden senin odanda duran, sen sandalyende ya da çalışma masanda otururken, uzanırken, ya da uyurken (iyi uykular diliyorum!), seni bütünüyle gören mutlu bir dolap değilim? neden değilim?"*

--- alıntı ---
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar