don kişot

"her umudun dibine kadar indikten sonra aklın verdiği tek gerçek sonuç şudur:

her şey bir hiçtir; ün, aşk, mutluluk, bunların biri bile var değildir. öyleyse biz herhangi bir konuda düşüncemizi belirtirken her şeyden önce kendimizi aldatmak zorundayız. bir şeyin var olduğuna inanmak bir düş kurup ona sonradan tapmak, ona küfretmek, onu yüceltmek ya da yerle bir etmek için...

demek ki hepimiz birer don kişot'uz. üstelik don kişot'tan daha da bağışlanamaz bir durumdayız. cünkü dev diye gözümüzde büyüttüğümüz şeylerin gerçekte birer değirmen olduğunu biliyoruz, ama yine de onları birer dev gibi görmek için direniyoruz."

*
devamını gör...
ölümsüz gençliğin şövalyesi,
ellisinde uyup yüreğinde çarpan aklına
bir temmuz sabahı fethine çıktı
güzelin, doğrunun ve haklının:
önünde mağrur, aptal devleriyle dünya,
altında mahzun ve kahraman rosinant'ı.

bilirim, hele bir düşmeye gör hasretin halisine,
hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek,
yolu yok, don kişot'um benim, yolu yok
,

yel değirmenleriyle dövüşülecek.

haklısın, elbette senin dulsinya'ndır dünyanın en güzel kadını,
elbette sen haykıracaksın bunu


bezirganların suratına,

ve alaşağı edecekler seni

bir temiz pataklayacaklar seni.

fakat sen, yenilmez şövalyesi susuzluğumuzun,
sen, bir alev gibi yanmakta devam edeceksin

ağır, demir kabuğunun içinde

ve dulsinya bir kat daha güzelleşecek.

(bkz: nazım hikmet ran)
devamını gör...
cervantes'in, kimi eleştirmenlere göre, tüm zamanların en iyi romanı olan kitabı. 17. yüzyıl'ın başında ispanya’da yazılan satirik roman, ispanyol engizisyonu tarafından “hayırseverliğin değersiz kılınması” nedeniyle yasaklanmıştır. daha sonra bazı bölümleri sansürlenerek basılan kitap ispanya’da ancak 19’uncu yüzyılda eksiksiz olarak yayımlanabilmiştir.
devamını gör...
birçok hikayede, saçma şeyler yapan soytarılar bulunur. oysa don kişot, soytarı değildir. onun garip inançları, çok fazla ve çok ayrıntılı düşünmesinden kaynaklanmaktadır. her kanıtı kendisine uydurarak yeniden yorumlayabilir. düşüncesini şekillendiren bir takım inançların, şövalyelik ideallerinin esiri haline geldiği için böyle davranır. kitap ilerledikçe, mantıklı biri olan sancho, efendisinin saplantılarına kendini iyice kaptırır ve çoğu zaman sağduyusu, kendisini don kişot'un düşüncelerinin gücünden korumakta yetersiz kalır.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar