doruklara sevdalandım

#özgürler 

filiz filiz harelendim dağŸlara uymak için
kan gölünde kurulandım hayatı duymak için
kavgalara kuyulandım sabaha varmak için
kavgalara kuyulandım sabaha varmak için.

"kekik kokusu duydum
kekik kokusu koynunda huysuz gecenin
uyandım birdenbire
haydi dedim yüreğŸim gidelim bu şŸehirden
bu şŸehir koparmak istiyor beni özlemlerimden
yorgunum;
ã‡ünkü yorgunluğŸumun yaşŸamak gibi bir anlamı var
yine de yaşŸamaktan duyduğŸum mutluluğŸun tadına
düşŸmanlarım ulaşŸamazlar..."

katarlar gelir geçer bir geceden bir geceye
yüreğŸim yare yare iz bırakır bin acıya
gün olur şŸafaklanır karanlıklar bin parçaya
gün olur şŸafaklanır karanlıklar bin parçaya.

denizlerde dalgalandım taşŸları oymak için
doruklara sevdalandım ışŸığŸa doymak için
ırmaklarda durulandım dağŸları duymak için
ırmaklarda durulandım dağŸları duymak için.

"bir kuşŸ çiz yavrum yüzüme gözyaşŸınla
bir kuşŸ tel tel kirpiklerim kanat olsun
bir kuşŸ çırpınan kalbi dudağŸımda
bir kuşŸ yavrum sıcaklığŸın beni bulsun.
bahar gelmişŸ balam benim
bahar gelmişŸ dayanmışŸ
dalda yaprak bebeciğŸim
suda köpük uyanmışŸ
kuzulara özenmişŸ kızım benim
körpe sesler dinlenmişŸ
ay ışŸığŸında yanmışŸ yavrucuğŸum
onun için beyazmışŸ."

şžarkılar gelir geçer bir heceden bir heceye
yüreğŸim yare yare yankılanır bin acıya
gün olur ufalanır karanlıklar bin parçaya
gün olur ufalanır karanlıklar bin parçaya


ahmet kaya nın mükemmel yorumlarından biri.
devamını gör...
filiz filiz harelendim dağlara uymak için
kan gölünde kurulandım hayatı duymak için
kavgalara kuyulandım sabaha varmak için
kavgalara kuyulandım sabaha varmak için.

"kekik kokusu duydum
kekik kokusu koynunda huysuz gecenin
uyandım birdenbire
haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden
bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden
yorgunum;
çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına
düşmanlarım ulaşamazlar..."

katarlar gelir geçer bir geceden bir geceye
yüreğim yare yare iz bırakır bin acıya
gün olur şafaklanır karanlıklar bin parçaya
gün olur şafaklanır karanlıklar bin parçaya.

denizlerde dalgalandım taşları oymak için
doruklara sevdalandım ışığa doymak için
ırmaklarda durulandım dağları duymak için
ırmaklarda durulandım dağları duymak için.

"bir kuş çiz yavrum yüzüme gözyaşınla
bir kuş tel tel kirpiklerim kanat olsun
bir kuş çırpınan kalbi dudağımda
bir kuş yavrum sıcaklığın beni bulsun.
bahar gelmiş balam benim
bahar gelmiş dayanmış
dalda yaprak bebeciğim
suda köpük uyanmış
kuzulara özenmiş kızım benim
körpe sesler dinlenmiş
ay ışığında yanmış yavrucuğum
onun için beyazmış."

åžarkılar gelir geçer bir heceden bir heceye
yüreğim yare yare yankılanır bin acıya
gün olur ufalanır karanlıklar bin parçaya
gün olur ufalanır karanlıklar bin parçaya


ahmet kaya nın mükemmel yorumlarından biri.
devamını gör...
gayet güzel orta ritm bir şarkı olarak dinlenirken bir anda bazı dizeler okunup sokağa fırlatacak kadar delirtir adamı. önünde duvar değil feriştah olsa kar etmez.


kekik kokusu duydum
kekik kokusu koynunda huysuz gecenin
uyandım birdenbire
haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden
bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden
yorgunum;
çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına
düşmanlarım ulaşamazlar..."
devamını gör...
ahmet kaya'nın en yaman şarkılarından biri.
göğsüne kekik süren nazlıcan'a yazılmış olsa gerek, buram buram kekik kokulu şarkı.
devamını gör...
sözleri nihat behram, müziği ahmet kaya'ya ait, acıklı ve coşkulu bir şarkı..
"yorgunum..çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var" *
*
filiz filiz harelendim dağlara uymak için
kan gölünde kurulandım hayatı duymak için
kavgalara kuyulandım sabaha varmak için
kavgalara kuyulandım sabaha varmak için.

kekik kokusu duydum
kekik kokusu koynunda huysuz gecenin
uyandım birdenbire
haydi dedim yüreğim gidelim bu şehirden
bu şehir koparmak istiyor beni özlemlerimden
yorgunum;
çünkü yorgunluğumun yaşamak gibi bir anlamı var
yine de yaşamaktan duyduğum mutluluğun tadına
düşmanlarım ulaşamazlar...

katarlar gelir geçer bir geceden bir geceye
yüreğim yare yare iz bırakır bin acıya
gün olur şafaklanır karanlıklar bin parçaya
gün olur şafaklanır karanlıklar bin parçaya.

denizlerde dalgalandım taşları oymak için
doruklara sevdalandım ışığa doymak için
irmaklarda durulandım dağları duymak için
irmaklarda durulandım dağları duymak için.

bir kuş çiz yavrum yüzüme gözyaşınla
bir kuş tel tel kirpiklerim kanat olsun
bir kuş çırpınan kalbi dudağımda
bir kuş yavrum sıcaklığın beni bulsun.
bahar gelmiş balam benim
bahar gelmiş dayanmış
dalda yaprak bebeciğim
suda köpük uyanmış
kuzulara özenmiş kızım benim
körpe sesler dinlenmiş
ay ışığında yanmış yavrucuğum
onun için beyazmış.

şarkılar gelir geçer bir heceden bir heceye
yüreğim yare yare yankılanır bin acıya
gün olur ufalanır karanlıklar bin parçaya
gün olur ufalanır karanlıklar bin parçaya
devamını gör...
doruk ve ev arkadaşlarına aşık olan kızın dramını anlatan bir şarkıdır. doruk mu yoksa diğerlerinden biri mi bir türlü karar veremez. hepsi birbirinden yakışıklıdır maaşallah....

edit: neden eksi vermiyosunuz. kafanıza bi şey mi düştü....
devamını gör...
ahmet kaya'nın seslendirdiği en güzel şarkılardan biridir.



--- alıntı ---

bir kuş çiz yavrum yüzüme göz yaşınla
bir kuş tel tel kirpiklerim kanat olsun
bir kuş çırpınan kalbi dudağımda
bir kuş yavrum sıcaklığın beni bulsun.

--- alıntı ---
devamını gör...
lise yıllarımızın marşıdır. ilk cigaranın tadıdır. 90 lar ortasıdır. aylak yaz günlerinin uzun gecelerinde bir kaçamaktır. daha 28 şubat bile gelmemiştir. bir eski zaman sevdasıdır. göğe bakma durağı değil göğe bakmanın bizatihi fon müziğidir.
devamını gör...

belki cigara yakmıyorduk ama biz de sevdalıydık doruklara.
aklımızı aşan kalp buhranlarında şarkının notalarına bıraktık ruhumuzu
bıraktık da sükun buldu hasret
bıraktık da ses verdi gönlümüze gönlümüzü kırıp giden yar.

tanım: ayin gibi her gün en az bir kez dinlediğim şarkı.
devamını gör...
hani bazı şarkılar sizi alır yerden yere vurur ya..
vurur işte ifade bu..
şarkının kendi içindeki ritmi..
sözleri..
ve youtuba koyulan videoda kullanılan resimler..
nasıl da dövüyor beni resimler..
bakmaya kıyamadıgım kuçucuk ihtiyar çocuk resimleri..
şarkıyla beraber akıp giden resimler ve uyum..
gözde yaş kalmaz hani ziril ziril cinsten..
yanagından suzulenler asit gibi yakar ya..

''ve yankee ve napalm yani ölüm bulutları
yapışıyor sırtlarına çocukların çocukların bacakları tutuk
çığlıkları var fakat ağızlarında boylarından büyük
ilkokul çağında saçı kara çığlığı yangın küçücük kızın
bant çekmişler göbeğinin altına ne ayıp ne yasak
kaçıyor o güzelim çocuk bütün insanlığıyla çıplak
elinden tutmalı göğsüme basmalı göğsümde soluklandırmalıyım
benim de gözlerim yanaklarıma doğru çekilmeli acıdan
ağzımı kulaklarıma dek yırtarcasına haykırmalıyım
payıma düşeni almalıyım yedi milyon ton bombadan
işte ben her acıda böyle sırılsıklam şaşkınım
haykırılmış her çığlık burda benim ağzımı yakıyor
durma kanıyor acılarım gövdemin neresine dokunsam
kaldırmadan demir parmaklığı insanla insan arasından
canım sevgilim ben bu yaraları kabuk bağlatmam..''



''ay ışığında yanmış yavrucugum onun için beyazmış''
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.