benim gariplikten kastım rüyalarımın gerçekleşmesi.
bi ara bu yüzden psikolojik yardım bile almıştım, ki çok zor zamanlardı.
sırasıyla eniştemin, amcamın ve dedemin vefat ettiğini görmüştüm ve gerçekleşmişti. sonrasında aynı şekilde ailemi görmüştüm.
ramazan bayramı arefesi idi. gerçekleşmedi, *rahatladım.
bu işin bi de komik bi yanı var ki maçların skorlarını görüyordum rüyamda.
rüyamda gördüğüm sonuç olmasın diye dua eder olmuştum.
ki fenerbahçe kazansa bile üzülür duruma geliyordum. *
etrafımdakiler dalga geçip bana iddaa kuponu doldurtmak isteseler de ben
korkuyodum kendimden. neyse ki yakın zamandır görmüyorum. merak ettim yalnız mıyım?

not : arefle bi bağlantım yok.

(bkz: bilinç altına kaçırmak)
devamını gör...
mutfaktan bir ses geldi. sonra kapı açıldı. üzerime hızla gelen bir tekerlek kaşar peniri, peynirin peşinde koşan bir deli, delinin peşinde bir fare. durun dedim gittiler. burada ne oluyor dedim. mutfağın kapısını açtım. elinde bir sandık kara kuru birboyacı çocuk ''abi boyayım mı'' dedi. ''dur yeğen'' demeye kalmadan, sokakta buldum kendimi.
dedimmavra dur, bu işte bir iş var. bir adam belirdi. ''ben yüce amarok'um durma biz de butunuyle kuskudayiz ama sakın durma'' dedi. yürümeye devam ettim. arkadan bir ses geldi, arkaya döndüm bir önceki anın olusuna geri döndüm. sonra elime baktım kanıyor kayda deger birşey değil, bahçeden kopardığımkrizantem çiçeğin den oldu sanırsam diye düşünürken ''kağıtkesiği olmasın'' dedi bir aborijin. dedim ''bana yardım et'' ''ben edemem sen falcon of makalu ya git'' dedi. gittim, elinde kocaman bir silgi bir şeyler siliyor. '' şimdi çok işim var, gece çok kirletmişler ben uyurken buraları sen trequartista'ya git selamımı söyle seninle ilgilensin dedi. yolda adını unuttum. adı neydi acaba, nasıl okunuyordu derken rüyanın sonunu getiremeden uyandım.
devamını gör...
dün geceki rüyamın hala etkisindeyim.kardeşimi dövmüşüm güya.en masum,sesi soluğu çıkmayan,evde herkesin sevdiği kardeşimi.hala kendime sinir oluyorum rüya bile olsa...*
devamını gör...
evde annem babam yok tek başıma oturuyorum. aynanın karşısından kendime bakarken birden ön dişimin biri kırılmış gibi geliyor gözüme. hemen elimle yokluyorum ki dişim elime düşüyor. hem de öndeki şok oluyorum dişim düştü diye. aman Allahım derken o anda birden halının üzerine oturuyorum ve ağzımdaki bütün dişler yere dökülüyor. ne olduğunu falan anlamaya çalışıyorum. ben şimdi ne yapacağım. işe böyle gidemem. kimse beni dişsiz görmemeli. hemen gidip kendime diş yaptırmalıyım diye telaşlanıyorum. o sırada kapı çalıyor yıllardır görmediğim kuzenim bize geliyor ve ona derdimi anlatırken uyanıyorum.
rüyadan uyanınca dişlerimin dökülmesi beni çok etkilediğinden hemen tabirine bakmıştım. borçtan kurtulmak, ferahlamak demekmiş.gerçekten de o günlerde yüklü bir miktardaki borcumu kapatmıştım.
devamını gör...
metruk bir binaya giriyorum. binanın giriş salonunda etrafıma boş gözlerle bakarken, hemen peşimden üç beş kişinin girdiğini görüyorum. bu kişilerin en önünde psikopat tipli mafya babası ''yakalayın'' diye adamlarına emir veriyor. binadan koşarak çıkıyorum, peşimden susturucu silahıyla bir adam koşuyor. koşarken sendeliyorum. dönüp adama bakarken, adam mimikleriyle ''koş, durma, kaç'' işareti yapıyor. o ara bir diğer adam geliyor, o da silahlı. adamın geldiğini gören susturucu silahlı adam silahını bana doğrultuyor ve mimikleriyle ''yere yığıl, yat'' diyor. kendimi yere atıyorum, kalbim göğsümü zorluyor. adam silahını ateşliyor ''pıs'' diye bir ses çıkıyor. kurşun dudaklarımı okşayarak, yere saplanıyor. adam silahını beline sokup, diğer adama ''işi tamam. gidelim'' diyor... ayağa kalkıp çılgınca koşuyorum. bir alışveriş merkezine girip, en alt kata iniyorum. bu kat çay ocağı bölümü. polislerin arazi olmak için kullandıkları bir istirahathane. heyecanlı bir şekilde derdimi anlatmaya başlıyordum ki; içeri çay tepsisiyle bir çaycı giriyor. ''aman Allah'ım bu da onlardan'' diye bağırarak dışarı kaçıyorum. yürüyen merdivenleri çıkıyorum. bir metro istasyonuna geliyorum, istasyon sanat galerisine ev sahipliği yapıyor. salonda koca koca tarihi heykeller var. sıradışı bir asansörle yukarı çıkıyorum ve asansörden inip, son etap olan beni güneşe kavuşturacak olan merdivenleri hızlıca çıkıyorum. ''olay mahalliden uzağım ve biraz daha uzaklaşamam gerekir.'' diye içimden sessizce düşünüyorum. saramış yapraklarla dolu bir kaldırımda hızlı adımlarla yürüyorum. caddenin her iki tarafında park edilmiş araçlar var. o an korkunç bir ses dalgası ''güm'' diyerek araçalrın ve çevrede bulunan tüm binaların camlarını tuz buz ediyor. her yer cam kırığı. insan yok. bir ben, bir cam kırıkları. koşmaya başlıyorum. köşeyi döner dönmez; büyüdüğüm mahalleye geliyorum. yani istanbul'dan* memeleketime ışınlanıyorum. mahallemize inen çok basamaklı merdivenden inerken, çok lüks (bmw,porshe, mercedes) araçlar basamaklarda birbirleriyle çarpışıyorlar. süratlla onlardan kurtulup doğduğum, büyüdüğüm ve cocukluğumun şekillendiği evimin önüne geliyorum. o ara iki tanıdığım heyecanla karşıma çıkıp ''işe gitmemişsin ve televizyonlara çıkıyorsun diye sana rapor yazılmış...'' diyorlar. çığlık atarak uyanıyorum. ölüm iliklerime kadar soğutmuş bedenimi. soğuk bedenim sırılsıklam. ben sırılsıklam, yatak sırılsıklam, örtü sırılsıklam...

e senaryo kitabını okuyup, kafanı yastığa gömersen olacağı bu...
devamını gör...
bir ay önce gördüm..

yüzünü hiç görmediğim hakkında hiç bir bilgiye sahip olmadığım birini ama tanıyorum kendisini.. neyse.. kuzenimin düğününe geliyordu.. çok şaşırıyordum niye geldi ki diyordum.. nasıl bir bağ olabilir ki diye düşünüyordum..

ve bir kaç gün önce öğrendim.. bağ varmış.. ama hiç aklıma gelmeyecek bir bağ.. sonradan aklıma bu rüya geldi tabi. ve içimden dışımdan her türlü ne kadar iyi kalpli olduğumu söyledim/düşündüm *
devamını gör...
(#107982) hayatımda sözlüğün yerini azaltmama rağmen bundan sonra da birkaç defa ruyamda sözlük yöneticisi gördüm ama ruyalar ilginç değil normal sıradan olaylar...ilginç olan hiç görmediğim yöneticilerin ruyalarıma girmesi..*
devamını gör...
geçenlerde lm'nin gördüğü rüya buna bir örnek olabilir.

kurtuluş savaşındaymışız, ben de savaşta bir taburun kumandanıymışım. öyle emirler yağdırıyorum sağa sola, akserlerimi yönlendiriyorum vs. bizim cephe galip gelmek üzereymiş.
sonra atatürk beni ve bir arkadaşımı yanına çağırıyor. kağıtlar, haritalarla dolu bir odaya giriyorum, atarük'ün elinde metal bir kalem, bir şeyler çiziyor. bizi görünce "hah geldiniz mi, şimdi de şu cephe'ye gideceksiniz" deyip bizimle uzun uzun konuşuyor.
sonra bir ara ben atatürk'ün yanına geçiyorum fakat o da ne, atatürk'ün alt tarafında sadece kırmızı ve benekli bir don var. Allah'ım şimdi gülsem bir türlü, gülmesem çatlayacağım. yere bakıp gülmeye başladım ama diğer taraftan da dinliyorum hala. gülerek uyandım.

bilinçaltım nasıl bir halde inan ben de bilmiyorum sözlük.*
edit: işbu entry'nin hakaret amacı taşımadığını akîl olan anlar elbet de, ben yine de belirteyim.
devamını gör...
16 aralıkta rahmetli dedemi gördüm rüyamda. ak sakalı yoktu, dur değineceğim garip yanına.

yeni dökülmüş çimentoya hadi tarih atalım dedi dedem. aldı eline bi çubuk ve 17.12.1898 yazdı.
dedem bir gün sonraki tarihin yıldönümünü atmıştı ilginç bir şekilde. biz 1898'de değiliz ki 2011'deyiz dedim dedeme. o zaman silip 2011 yazalım dedi.
17.12.2011 yazdık sonra. bunu 16 aralıkta yaptık. rüya yorumlayabilen birine anlattım bunu. güzel bir haber alacaksın dedi.
ben de mal gibi bi beklenti içindeyim. beklediğim biri vardı, gelmedi. garip yanı bu işte.
devamını gör...
başımı yastığa koyduğum andan itibaren uyanıncaya dek rüya gören ve sırf bu yüzden uykularında dinlenemeyen biri olarak sıkça ilginç ve saçma ruyalar görürüm. mesela bu gece ruyamda aziyadeyi gördüm. ne alaka hiç bilmem. sözlük tanıtımı mı ne yapıyormuş benim memlekete gelmiş böyle saçlar bi acayip renklerde her yeri metal küpe dolu falan.sonra onu gezdirirken şehir içinde yoğun kardan dolayı kızak kullandığımızdan bahsetmeli miyim bilmiyorum *
devamını gör...
rüyamda sözlükte dostlarıma hiç tanımlarını takip etmediğim bir çok yazarı eklemiş bir görünmez güç. yazar girişi yapıyorum ve bir bakıyorum bir sürü ''dostum'' da online. ama bir çoğunun mahlasını tanımıyorum bile. korkuyorum acaba ben bu yazarları tanıyordum da unuttum mu acaba diye. neden tekrar etmedim acaba diye kendime kızıyorum filan.
devamını gör...
rüyamda sözlüğü okuyordum. bir şiire denk geldim. başlığı " bütün zamanların tam zamanında" ydı. şiir almanca yazılmıştı ve rüyamda ben şiiri okuyup anladım. şiir, şimdiye kadar okuduğum diğer şiirlere benzemiyordu, eşsiz bir anlatımı vardı. rüyamda şiiri tekrar tekrar okuyup ezberlemek istedim. uyanınca sadece adını hatırlayabildim.
devamını gör...
yaklaşık 4 gündür süren yüksek ateş ve düşük tansiyon nedeniyle, son günlerde oldukça garip rüyalar görmekteyim.
fakat bu gece sabaha kadar rüya ve halisülasyon arası ortaya karışık bir şeyler gördüm.
sanıyorum tanımlarını sildiğim yazarların âhını almış olmalıyım.
rüya ile uyku arasındaki o hâlde myogenes'in tanımlarını siliyorum. sonra yenisini yazıyorum, acz'de tıp alanında açıklama yapıyor sonrasında. kalkıp su içiyorum, yatıyorum yine aynı, myogenes'in pembe renkli tanımlarını siliyorum ve sonra yine yine yine... gece bir daha tanım silmeyeceğim desem de, şükür ki sabaha bu hâl geçti,

tanımını ansızın silebilirim
tanımını ansızın silebilirim
hatalı bkz verip argo yazmışsan
tanımını usulca silebilirim

bakarsın hiç silmeyen modun olurum,
belki de seversin beni kim bilir ...
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar