sözlük yazarlarımızın, sevgili kardeşlerimizin, ah be keşke şöyle olsaydı dediği anlardır.

benimkini söyleyerek başlatayım.

ilgi alanı gereği eski ulemanın yazdıklarıyla haşır neşir oluyorum genelde. çok özeniyorum onların yaşadığı devirlerde yaşamaya. 2015'te olduğum gerçeği yüzüme tokat gibi patlıyor.

yani fahru'r razi'den ders almak ya da kemalpaşazade'den. ne bileyim 1400'lerin mısır'ında baybarsiye'de talebe olup ibn-i hacerle lugavi ve usuli meselelere dalmak. şah-ı geylani va'z ederken bir direğe yaslanıp dinlemek...

tabi şunu da ekleyelim; Allah'a inanan bir kimse için talihsizlik yoktur. her zamanın bir neş'esi vardır. ama insan bir an da olsa âh diyor işte.
devamını gör...
kuşlarin yeni ötüş teknikleri denediği, benimse uyumaya çalıştığım şu ana tekabül etmektedir....sanırım disarida bi kuş ordusu var...püffff.....
devamını gör...
otobüste kimin başına dikilirsem son durağa kadar gidiyor. işte bunun gibi durumlar talihsizlik hissi değil bildiğin talihsizliktir.
devamını gör...
yağmurlu bir mart günü fidan dikim etkinliği için aoç'ye yakın bulunan orman bakanlığının arazisine kalabalık bir grupla gitmiştim. bence o yağmurun altında ekim yapmanın son derece zır olduğunu söylesemde kimse dinlemedi. "planlandı bir defa..."denildi. geçen gün erdoğanın ayağında gördüğünüz galoşlardan giydik. yürüdükçe toprak ağırlaşıyor. epey zor, aldık ellerimize küreği çukur kazdık. toprak ıslak olunca 1 kilo oluyor 5 kilo. neyse fidanı mı ektim. grup geri dönerken ben dedim ki sizle dönmüyorum. şurada tren durağı var. oradan binip eve giderim. onlarda bindiler otobüse gittiler. koskoca yolda karşıdan karşıya geçtim. yol da çok ıssız. durağın adı "motor durağı" durak tam karşımda ama girişi bulamadım. etrafta kimseler yok. 2 km alanda giriş aradım. yok Allah yok. sonra ben yürürken bir servis şöförü aracını durdurdu. nasıl gerildim anlatamam. " abla gideceğini yere kadar bırakıyım burada dolanma" dedi.
"şu durağın girişi nerede?"
"aşağıda buradan giriş yok."
"tamam iyi günler." bu arada o yoldan da ne bir taksi ne de bir otobüs dolmuş geçiyor. baktım arabalar korna falan çalıyor. tren yolunun hizasından yürümeye başladım. bu tren hatları yenilenince tren yolu kenarındaki telleri baya uzun yapmışlar. uzunu geçtim, tırmanılmıyor bile. yürüdüm, yürüdüm, çamura bata çıka , her adım bir öncekinden daha zordu. derken çimento fabrikasının orada bir demir kısaldı. önce çantamı attım ki, içinde öğrenci kartı falan var mecbur çantayı almak için oradan atlarım dedim. ve atladım. başladım yürümeye bir sonraki durak görünmüştü. sonra bir güvenlik görevlisi gördü beni.
"ablacım elektrik çarpar. yht hattı burası. nereye gidiyorsun."
"behiçbey istasyonuna."
"bu tarafa gelin. şuradan yol var. yolu takip edin. oradan girin. buradan yürümek tehlikelidir."
"teşekkür ederim."
"abla buraya nasıl girdin sen?!"
"atlayarak. iyi günler."

biraz daha yürüdükten sonra trene binip eve vardım. 30 dk zamandan tasarruf etmek için yaptığım eylem. 2 saat gecikmeye neden olmuştu.
sanırım, yolda kalmak kadar kötü birşey yok. Allah kimseyi zorda bırakmasın. ayetlerde, hadislerde geçen "yolda kalmış" ifadesi eskiden bana o kadar da tesir etmiyordu. halden anlamak için, onu yaşamak lazımmış.
(bkz: bu da böyle bir anımdır)
devamını gör...
gençlikte belki ama yaş ilerledikçe talihsizlik diye bir şey olmadığını kavrıyor insan.
bende duygusal olarak dumura uğradığım anlara tekabül ediyordu çoğunlukla. giderek duygular nasır tutmaya başlıyor sanırım. en azından kendimle ve yakın çevremde ilgili gözlemim öyle.
çaresiz hissediyor insan kendini lakin o başka bir konu.
devamını gör...
ballı olduğuna inananlardanım çoğunlukla ama sen git iş sözleşmesi imzaladıktan 2 sonra hep çalışmak istediğin yerden dolgun maaş ve çok daha iyi koşullarda iş teklifi al. yeri mi şimdi ya hu? üstünden bari biraz zaman geçseydi. şimdiden başladım hayıflanmaya.
devamını gör...
karşı cinsle arkadaş olarak iletişime geçiyorsun ilk başta hiç aklında onunla bi ilişkide olmak gelmiyor arkadaş oluyorsun ama sonradan kafanızın ne kadar uyuştuğunu,zaman geçirirken ne kadar keyif aldığını,onunla diğerlerinin aksine özgürce her konuda konuşup birbirinizi dinleyebildiğini farkediyorsun sonra bi daha bakıyorsun karşı cins sana çok hoş geliyor fiziki açıdan da ama bu sefer ona açılırsam karakterimden ödün veririm diye düşünüyorsun işte o zaman kendimi bu insana ilk başta arkadaş gibi davrandım diye çok talihsiz hissediyorum.
devamını gör...
uyarı: midesi hassas olanların okuması tavsiye edilmez.

geçen sene yazın maaile riva'ya pikniğe gittik. baya kalabalığız. sahile de indik. plaj ve kabin olmadığı için ıslak şortu yukarıda piknik alanındaki tuvalette değiştiririm diyerek tuvalete yöneldim.

tuvalet önünde bekliyorum içerdeki çıkmıyor. belli ki ihale yüklü. adam beş dakika sonra yükünü atmış beti benzi mürdüm eriğine dönmüş halde çıktı. nefesimi tutarak içeri girdim. niyetim nemli deniz şortunu hızlıca eşofmanla değiştirip kokudan havale geçirmeden kendimi dışarıya atmak.

ne akla hizmet bilmiyorum arabanın anahtarını şortun cebine koymuşum. şortu çıkarırken birden bir ses duydum ve araba anahtarının düşüp tuvalet deliğine doğru kaydığını gördüm.

gayriihtiyari elimi deliğe düşmüş olan anahtarı yakalamak için tuvalet deliğine soktum ve anahtarı yakaladım.

elimi delikten çıkardığımda hayatımın artık dönülmez bir yola savrulduğunu zannetmiş, makus talihimin hiç tanımadığım bir insandan geriye kalan en kötü mirasla yüzleşerek neyin bedelini ödettiğini düşünür hale gelmiştim.

ne var ki aylar süren iç muhasebesi sonucu bu olayın zannettiğim gibi bir talihsizlikler silsilesi değil aslında daha elim bir durumun eşiğinden dönüşü olduğunu anlayabildim.

eğer o gün içindeki bütün pislikle hemhal olduğum ihalenin sahibi adam yükünü o tuvalete o kadar başarılı bırakmasaydı anahtarım deliğin yüzeyinde kalmayacak ve deliğin dibine doğru kayıp gidecekti. devamında da evimize yaklaşık 45 km uzakta bir dağbaşında anahtarsız bir arabayla ne yapacağımızı bilmez halde kalacaktık.

mangalın hakkını veren bir adamın sindirim ve boşaltım sistemi benim ve ailemin hayatını değiştirmişti. ne kadar şükretsem azdı.

bu da böyle bir anımdır.
zirvede, buluşmalarda arkadaşlar da bilsin ve öyle tokalaşsın diye anlattım biraz da. durumu bilin ona göre gardınızı alın kimse üzülmesin.
devamını gör...
duygu durumlarına hafif bir baş dönmesi, mide bulantısı ve kalp çarpıntısının eşlik ettiği anlara tekabül eder.
"hadi bugün atıf yapayım" diyerek ilgili mevzuat sayfalarının pencereleri tek tek açılırken, bir ayda 5 cm saç uzatma garantisi veren bakım yağı reklamlarının olması gereken yerde " 8 ağustos 2019 tarihinde mevzuatta yapılan değişiklikleri görmek için tıklayınız" haberini görünce şöyle bir durdum. benim bu mereti 20 ağustosa yetiştirmem lazım ve değişiklikler 19 ağustos itibariyle yürürlüğe giriyor. Allah'ım neden ben?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar