dünya sözlük yazarlarının özlemleri

en çok neyi özlüyorum biliyor musun diyerek konuya girmiyorum, yazmadım kabul et hatta.

evde kös kös oturduğum zamanlarda günü kitap okuyup, fm oynayarak geçirdiğim ve gecesine de bir film sıkıştırabildiğim ve uykum kaçsın diye kahve içip, gece 3-6 arasını da bir nba maçı ile doldurup, sabah namazını müteakip; o herşeyi halletmiş ve bir gece önce kafasında kurguladığı ertesi güne ait herşeyi gerçekleştirmiş olmanın verdiği huzurla kendini uykunun kollarına bırakmayı. işte bu günlerimi özlüyorum bazen.
devamını gör...
sokaklarda sabahtan akşama kadar maç yapmayı özlüyorum. ntv'nin ingiltere premier ligi maçlarını verdiği günleri özlüyorum.
devamını gör...
yaz akşamları balkonda oturup babamla sabahlara kadar ettiğimiz muhabbetleri özlüyorum.
çok zor zamanlardı. çok sıkıntılı zamanlardı. ama bir o kadar da mutlu huzurlu zamanlarmış. tuhaf..
devamını gör...
abimle tank 90'ın platformunu düzenlemeyi, özellikleri alabilmek için kapışmayı özlüyorum. ne biçim başlık bu, hüzünlendim.
devamını gör...
ilk bakışta şuraya yazacağım bir özlem bulamadım, böyle şeyler yaşayınca kendimi potansiyel odun hissediyorum, şu an sizi heyecanladıracak şeyler olsaydı onada ilk başta yazacak bir şey bulamazdım, duygusal kabızlıkmı çekiyorum nedir.
devamını gör...
hayatta en çok korktuğum özlemlerden biriydi bir zamanlar. özlemeyi düşünmek bile, ağlatmaya ve hayattan soğutmaya yetiyordu. keşke sadece paranoyak özlemelerim olsaydı. günü birinde karşılaşacağımı bilerek özlerdim. öyle basit öyle güzel işte. ama bu fani dünyayı terk eden bir anneyi özlemek başka bir şey gerçek bir özlem işte! bu özlemi dindirmenin tek yolu da rüyalarsa, iç yakar. kabussuz ve üşümediğiniz tek bir geceniz olmaz.
devamını gör...
sabahtan akşam ezanına kadar dışarda olup eve sadece su ve atıştırmalık için uğranılan günleri, yaşça büyük çocuklarla futbol maçına kabul edilmeyi. topkek ve gazoz ikilisinden tat alabilmeyi. televizyonun önüne tekli koltukları çekip saatlerce ateri oynamayı. tasasız geçen her günü.

ama en çok (bkz: istanbul)
devamını gör...
ne kadınlar sevdim zaten yoktular dese de şair o kadınları özlüyorum...
devamını gör...
anlamadığım dünyayı anlamakla yükümlü olmadığım içine girmeden sadece dolaştığım, beklentisiz dünyada yaptığım hatalarla hoş görüldüğüm çoçuk olmayı, ve boş zihnimi özledim.
devamını gör...
gece saat 10'dan sonra, hazırlanın çıkıyoruz diyen bir dostumu özledim. dürümcü, künefeci ve çekirdek ayinlerimizi. üniversite hayatımı renklendiren müthiş insanı. her anlamda yanımda olan, aklına, fikrine, muhabbetine ihtiyaç duyduğum. yahu, daha 3 ay oldu mezun olalı, ama özledim ulen.

kişiseldir çok tabi ki.
devamını gör...
2 sene önceleri sıklıkla attığım rövaşata gollerimi özlüyorum artık eski kıvraklığım yok...
devamını gör...
tıp fakültesi 2 ile 4 arası olan meneviyatımı özlüyorum çoğu zaman..kayda değer başka bir özlemim yok..
devamını gör...
maradona ve zidane bu adamları özlüyorum yeşil sahalarda birde çocukluğumun kartalını metin'i, ali'yi, feyyaz'ı, rıza'nın muz ortasını, gökhan'ın kalçası çıkık halde top kesisşini, ulvi'yi kadir'i, amokachi'yi, ertuğrul'u...
devamını gör...
içimdeki çocuk ruhu uzun zamandır mutsuz. onun mutlu olmasını özledim.
devamını gör...
annemin evi misafir bastığında tekli koltuklarımızı birbirine döndürerek meydana çıkardığı tek kişilik mini yatakta uyumayı özledim.
devamını gör...
insan. dürüst, namuslu, hakiki manada insandır özlediğim. bana neden böyle biri denk gelmez anlamıyorum. yani iyi niyetli isem, bu suistimal edilmek zorunda mıdır? suratımda Allah vergisi masum bir ifade varsa, bu benim saftirik olduğum anlamına mı gelir? neden herkes menfaatçi, neden her yüzünüze gülen canınızın arısını alıp gider? neden? dertliyim sözlük, çok dertli...
devamını gör...
babamın bana gemiler yapmasını özlüyorum.
gözlerimin içine bakarak heyecanla ve kızına bir şeyler öğretmenin verdiği gururla gülümsemesini.
devamını gör...
türk filmlerini izlediğim günleri özledim.

internet yoktu bir zamanlar her evde. televizyonda güzel bir türk filmi çıktığında sevinirdik, ve evde herkes alırdı yerini. her sahnesini ezbere bildiğimiz filmleri yine izlerdik, sıkılmazdık. neşeli günler'i izlerdik, canım turşu suyu çekerdi. bazen de selvi boylum al yazmalım'a denk gelirdik, oturur ağlardık annemle. sultan çıkardı bazen televizyonda, adile naşit'in "sultaaan! kız sultaaan!" diye bağırışını duyar duymaz oturur yemeğimizi televizyonun karşısında yerdik.şekerpare'yi izler, şarkılarına eşlik ederdik. özledim ulan eski günleri. güzel günlerdi...
devamını gör...
sümüğümü koluma sildiğim günerin özlemini yaşıyorum. bir elimde domates bir elimde ekmek avucumun içinde tuz 3 lüsüyle sokakta gezdiğim oynadığım domatesin suyunu üstüme döktüğüm günleride özlüyorum. erik çaldığım bahçeleri de özlüyorum. yok azizim yok şimdi erik çalacak olsakda erikli bahçe yok.
devamını gör...
çekirdek ailemle pazar akşamları yapılan kestane keyfi.**
devamını gör...
seksenlerde 1 litrelik cam şişede içtiğimiz kolaların eve ilk geldiğinden sofraya getirildiği zamana kadar geçen sürede yaşadığım heyecanı. artık her şey var o heyecan yok.
devamını gör...
geleceğe dair bir özlem benimkisi. öğretmenlikten istifa etme özlemi.
devamını gör...
bisikletimle bizim yokuşlu sokaklardan aşağı doğru düşe kalka inmek.
devamını gör...
okulu bitirdikten sonra okulu yakmak...
1. sınıfta düşünürken sonrasında vazgeçmiştim. ama artık bunun da ötesinde, okulu yakmanın hiçbir şeye faydalı olmayacağını anladım.
taramak dururken..
şaka şaka.

hepsinin empatiden zerre nasibini almamış o kahrolası eski zihniyetlerini cayır cayır yakmak istiyorum. bu ciddi.
ve bunun bizi böyle kıyasıya acımadan eleştirip "bizim zamanımızda şöyleydi siz şimdi böylesiniz şöylesiniz" deyip durmalarını ötelemesine ve artık her şeyin daha kolay olmasını kendilerine yediremiyor olmalarını kabullenmelerine vesile olmasını.
bu da ciddi.

edit: ulan kurduğum cümleden kendim bi' şey anlamadım be, nasıl biriktirmişsem artık.
devamını gör...
ulkemdir, vatanimdir, topragimdir, tasimdir. koyumun camurlu yollari, ovamin uzsuz bucagi, amele yanigi yapan kavurucu sicagi, dudak kurutan poyrazidir. annemdir babamdir, kardeslerimdir. adimi sayiklayan ve beni 6 sene oncesi halimle ancak hatirlayabilen ama olmus dayimdir. ne sekarat halinde gorebildigim, ne de cenazesine katilabildigim biricik nenemdir.* **
devamını gör...
düzenli hayatım
six pack karnım
günde 30km koşum
11 metre aşağı uçtuktan sonra parçalanan bisikletim.
insanların farklı olsalar dahi birlikte yaşarken birbirlerine diş bilemediği osmanlımtrak bir vatan
devamını gör...
at. evet, bildiğin at.

atımızı çok özlüyorum. onunla ardahan'ın yemyeşil yaylalarında koşturmayı, her an düşecekmişim korkusu ile yaşadığım adrenalini ve onun o zeytin gözlerini, hüzünlü duruşunu çok özlüyorum. bir de peygamber efendimiz'in atları çok sevdiğini duyduğumda ona olan sevgimin on misli artmasını, sırf efendimiz sevdiği için bazı şeyleri sevmeye başladığım günleri de çok özlüyorum.

not: böyle, neden artı aldığı anlaşılan tanımlar girmekten de nefret ediyorum ya neyse, benim kalbim temiz. *
devamını gör...
gelecekte özleyeceğim şeyler şimdi özlediklerim, geçmişte özlemiş olduklarım. hepsi yalan. ben yoksam özlem de yoktur.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar