dünyaitiraf.com

#özgürler 

2001.
insanlara kızdığımı söyleyemiyorum sözlük, bazen çok üzülüyorum, kırılıyorum ama bunu dile getiremiyorum yok diyorum üzülmedim deyip geçiştiriyorum. kırıldığımı söylersem karşımdaki de üzülür belki beni kırdığına diye yapıyorum bunu. gerçi hemen de unutuyorum kızdığım şeyi ama yine de bu konuda dürüst olabilseydim eğer daha az kırılırdım değil mi?
devamını gör...
2002.
her cumartesi murak bardakçı'yı izliyorum. oturup saatlerce dinlememin nedenini çözdüm. sanırım ben bu adama aşığım.
devamını gör...
2004.
besiktasli olmama ragmen besiktasli kizlari sevmiyorum, cok havali daha dogrusu bagiran cagiran agresif erkeksi bir tavir icinde goruyorum sinir oluyorum, gidin fenerli olun ne guzel civciv sarisi rengi galatasarayli olun kirmiziyi seversiniz. sanki besiktas babamin maliymis gibi.
devamını gör...
2005.
iki ukde de doldurdum vicdanım çok rahat bu itirafı yaparken!
şimdi ciddi bir itiraf geliyor..
babamı sevmiyorum. hatta içten içe babamdan nefret ediyorum. sanki yaşlanıyor ve zihnen bazı şeyleri eskisi gibi kestiremiyormuş gibi geliyor. garip şeyler yapıyor. acaba ergenliğe geri dönüş mü yapıyorum? yo...
devamını gör...
2007.
buraya doğru düzgün itiraf yapmayanlara sinir oluyorum. olum burası karalama defteri ya da ne bilim benzeri bi halt değil. yapacaksanız adam gibi yapın itirafınızı da keyifli keyifli okuyalım.
devamını gör...
2009.
aslinda bu itirafi benim degil sozlugun yapmasi lazim ama neyse..
herseye arti veriosun az degilsin hani ,pozitif pekistireclerle tanim ustune tanim yazdiriyorsun. cozdum numarani.
devamını gör...
2010.
aslında bu itiraf değil belkide farklı duyguların verdiği çaresizliğin izdüşümüdür.

bir kız vardı ,sarışın ve güler yüzlü,sevilesi insan yavrusu dercesine insanın içini ısıtacak yanları vardı.o beni görmüş fakat ben onun sadece fotoğrafını görmüştüm. uzaktan uzağa bölünmüş , telefonla konuştukça hissetmemi istediği ancak benim hissedemediğim tüm duyguları benden duymak istemişti.ben kendimi geri çektikçe istediklerini daha çok duymak istemiş ,kimi zaman ''canım'' ifadesini dahi içten olmadığını söylemişti. öyle ya ne kandırmak nede onunla oynamak niyetindeydim.hissedemiyor , ve artık son raddeye gelen konuşmalarda (zoraki), görüşene kadar beklemesini ve sabırlı olmasını ondan istemiştim. o ise bunu mazeret olarak kabul etmiyor her defasında benden güzel şeyler duymak istiyordu. güzel miydi? evet güzel ve tatlı kızdı.ama istemeyen kalp,hissetmeyen ruh ,karşısındaki ne kadar güzel de olsa kendini ifade edemiyordu,hissetmeyi başaramıyordu. o ise her geçen gün katlanan sevgisi altında ezildikçe eziliyordu.en kısa zamanda yanına gitmemi,onunla oturmamı,başını omzuma koymasını benden diliyor bense bunun yalnızca oturmaktan ibaret olacağını düşünerek kabul etmiyordum.çünkü görmemiştim.görmeden onu sevindirmek , hissetmeden hissediyormuş gibi davranmak niyetinde değildim.bir gün görüşecek bi araya gelecektik.çok sevinçli ve istekliydi.bense hiç istekli değildim.kendimi tanıyor ve biliyordum ki karşımdakinden değil kendimden kaynaklanan sıkıntılardan ötürü her şey olağan geçecek,onun istediği sevgi ifadelerini onunla paylaşamayacaktım. ancak olmadı görüşemedik.belki ben isteseydim görüşürdük fakat hazır olmamışken ısrarcı olmadım.

..ve bir gün ona ulaşamadım. mesaj atıyorum cevap gelmiyor , arıyorum telefonu açmıyordu.aradan 7-8 gün geçti ve telefonuma bir mesaj geldi

-ablam rahatsızlandı hastaneye kaldırdık
+nesi var , diye karşılık verdim.

rahatsızlığını daha önceden bana bahsetmiş ancak sıradan bir hastalık olduğunu düşünerek daha iyi olacağını,geçtiğini ve geride kaldığını söylemiştim.o ise -hayır , bence hastalığım ciddi ama bana söylemiyorlar diyerek bana karşılık veriyordu.bende kendisine

-hayır ciddi olsa illaki tedavi altına alırlar,ne gerekiyorsa yaparlardı.bak evdesin diyerek düşüncemi paylaşmıştım.o sıra benimle konuşurken halsiz olduğunu,ve her geçen gün kendisini daha da yorgun hissettiğini söylediğinde ilaçların etkisinden söz ediyordum..

kız kardeşi nesi var soruma

-ablamın durumu iyi değil abi ,dedi ve hastanede yattığını söyledi.o sıra ablasını hastanenin dış kapısında beklerken biraz konuşmaya başladık ve bana benden bahsetti..
ablasının hakkımda dediklerini , onunla her şeyi paylaştığını ve beni tanıdığını söyledi.yaşı küçükte olsa ona izah etmeye çalıştım ve ablanı görmediğimi,ona karşı bir şeyler hissedemeyeğimi söhttp://yledim.ve bana

-biliyorum abi onu sevmediğini,ama o seni çok http://sevdi.ve senin ona sevgi ifadeleri kullanmadığını da biliyorum.

evet kullanmamış,kullanamamıştıhttp://m.ve sonra

-abim biliyor musun ben ablanı hiç görmedim sence nasıl bir şeyler hissedebilir ona sevgi ifadelerini kullanabilirdim ?
+evet abi biliyorum onu görmediğini.bunu ona söylediğimde bana -yasemin biz Allah'ı görmeden de sevmedik mi ? , dedi.

iliklerimin kemiklerimden fışkırdığını hissettim..aklım duvarlara yapıştı ve o an yerin yarılıp içine girmeyi ve bir daha çıkmamayı istedim.konuşamadım..cümleleri değiştirerek

-peki ablan nasıl şuan
+abi günlerdir hastanede .ama konuşamıyor.
-peki durumu ? doktorlar ne dedi...
+kemoterapi görüyor abi. .şimdi yoğun bakımda 2 gündür de orada
-nasıl yani
+abi ablam kanser
-kanser mi ?
+evet abi. rahim kanseriymiş. ..
(ağlayarak)+abi?
-efendim abicim
+ablamın saçlarını neden kazıdılar
- (yutkundum) ve telefonu kapatmak zorunda kaldım.

..ve 20 gündür mücadele veriyor..

pişman mıyım ?

+çok ..

keşke , ilk ve son kez de olsa ve benim için sıradan bir buluşma niteliği olan bir görüşme olacağını bildiğim halde gitseydim..
devamını gör...
2012.
hayatımın en ağır cümlelerinden birisini yedim arkadaşlar: gıcık değilsin ama espri yapmasını bilmiyorsun. kavgada söylenmez be ya. *
devamını gör...
2015.
böceklerden nefret ediyorum.
böcekleri seven mi var, orası da doğru.
ama her gittiğim evde bir şekilde beni bulmayı başarıyorlar.
keşke 1 günlüğüne gregor samsa olup hepsine savaş açsam ve köklerini kurutsam diyorum bazen.
etrafımdakilerin en azından.
devamını gör...
2018.
bir arkadaşıma sürpriz doğum günü yapacağız.. bu yüzden facebook ve arkadaşımın göreceği her yerde doğum günümü 29 ağustos yaptım.. önceleri çekindim nedense ama şimdilerde yavaştan hoşuma gitmeye başladı.. bazı kişilerin doğum günümü kutlama ihtimali aklıma geldikçe daha da hoşuma gitti.. de arkadaşıma ne alsam sözlük? herkes şal alıyor.. ben ne alsam bilemedim.
devamını gör...
2019.
cogiyiler başlığına belli bir sayıdan fazla tıkladığınızda ilk başta tıkladığınızda karşınıza tanımlarla tekrar karşılaşabiliyorsunuz. gelelim itirafa, cogiyiler butonuna belli bir sayıdan fazla basacak kadar işsizim. evet, her gün düzenli olarak sözlüğe gelip kalabalığın olmadığı saatlerde cogiyiler butonunda yarım saatten fazla zaman geçirebiliyorum.
günlerime yazık ediyorum da haberim yok.
devamını gör...
2020.
12 eylülde, 28 şubatta çeşitli eylemlerde bulunan, polis ve asker olan insanların, emirlere uyduk mazereti yüzünden suçsuz görülmelerini anlayamıyorum. acımamak lazım bunlara, kaç yaşlarında olurlarsa olsunlar. yapılan hayvanca işkenceleri okuyunca ve muhafazakar insanların devlete zarar gelmesinde diye konuşmadıkları hakikatiyle bu birleşince, cezalarının verilmesinin gösteriş değil elzem olduğu anlaşılıyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar