dünyaitiraf.com

#özgürler 

2061.
abdullah hoca karnemi çöpe atmış. hemde son karnemdi o benim.

manyak herif kaç kere kuzenimi yolladım vermedi karnemi. hayır bu kadar önemli bişeyse illa beni çağırıyosan almak için şimdi niye çöpe atıyosun be adaaam. deli mi ne yaa. ama suikast planım nerdeyse tamam. vuracağum onii.
devamını gör...
2063.
çok yakın bir arkadaşım kendinden 20 yaş büyük biriyle birlikte. ben hayatımda böyle "dolu" bir çift görmedim. konuştukları tartıştıkları konular, hayata bakış açıları...birbirleriyle büyüyen, gelişen bir çift. en yakın arkadaş, kimi zaman kardeş, herkesten daha çok sırdaş, bazen iki bilim adamı gibi ciddi ve bilgeler. adam arkadaşıma taa istanbuldan sivas'a kitap gönderiyor. kıskandım mı? hayır. ama ben de istiyorum be sözlük. ben de böyle bir "eş" istiyorum hayatta.
devamını gör...
2064.
sakallı koca bir bebeğin itirafı olacak yazacaklarım. gel ki umursayan çıkar mı bilinmez. ya da birisi umursamalı mı bilmiyorum. insanlar ki yazılan her şeyin hayal ürünü olduğunu sanırken benim çıplaklığım kimin umrunda olur amk..
benim üryanlığım, sağ elimde emzik niyetine taşıdığım sigaram? neyse ki kendisini 3-4 yıl önce evimizin salonun da yanar vaziyette bırakıp da hayata karıştım.
bir gece de bir kutu rexapin ile birlikte bir kutu solianı bodrum katında dolu bıraktığım gibi. dolu bırakıp da sabaha kadar kalbimi kusmak için çabaladığım gibi...

ben bıkmadım hiç. yılmadım. çok yenildim belki. ama her seferinde daha onurlu yenildim. mücadele verebileceğim değerler bulamadığımda kendim yarattım mutluluğumu. kimsenin sihirli değneği yoktu, bana dokunduracak.
herkese kendi sorunlarını onlardan daha çok ciddiye aldığımı belirttiğim için "siktir" yedim bir çoğundan.
kapı dışına koyuldum.

ben sevdiğimle savaşacak kadar onursuz değildim. ben sevdiğime heba ettim ordularımı. savaş meydanından sırtımı dönüp de ayrıldım her seferinde. kollarımı kaldırıp teslim oldum. esir oldum. kul oldum. köle oldum.

ne yapacağımı bilmiyorum. ne edeceğimi bilmiyorum. hayatıma işaretler serpiştirilmiş. algılarım sonuna kadar açık. ve ben o işaretleri takip ediyorum.
devamını gör...
2065.
uçurumdan aşağı ters bir şekilde düştüm. kaburgalarım ve belim kırıldı. kafam sağlam.

vücut ateşim düşük. kanım soluma akmış. kalbim sızmış. suya karışıyorsun yavaş yavaş. o halimle bile o suyu içmeye çalışıyorum.

ve sen körsün bütün bunları anlamıyorsun, görmüyorsun.

lanet olsun bu çağa da bu çağın getirdiklerine de. ben geçmişime dönüyorum.

elimden bir şey gelmiyor. çaresiz bir adamım.

bitmekte olan bir adamın özetini izlediniz. saygılar.
devamını gör...
2066.
bazen sabahları evden çıkarken telefonumu unutuyorum. bir sürü kişi beni aramıştır, ulaşamayınca telaşlanmıştır, cevaplanması gereken mesajlarım vardır umuduyla akşam koşarak gidiyorum eve. ama telefonuma bakınca bir kişinin bile arayıp sormadığını görüyorum. bu beni kırıyor be sözlük, üzülüyorum çok.
devamını gör...
2071.
öğrenciyken defterini veya kitabını evde unutunca "kendini de unutsaydın" diyen öğretmenlerden nefret ederdim.
şimdi öğrenciler" evde unuttum" diyince" tamam öğlen arasında getirirsin" diyorum.
bakıyorum öğleden sonra öğrenci komple yok olmuş *
devamını gör...
2073.
bazen doğuştan hem kör hem sağır bir insan nasıl bir hayat yaşar acaba diyorum, işin içinden çıkamıyorum sözlük. bu çok ağır geliyor yahu, çevreyle tek iletişimi dokunma ile oluyor. belki çevresindeki herkesi kendi gibi sanıyordur, bilmiyorum ama çok zor çok. ve galiba yakında delireceğim.
devamını gör...
2074.
karışık ve çözülmesi zor günler geçirdiğimde ve beni üzen şeyleri düşünmemek adına kendimi başka şeylere veriyorum. mesela .okunu çıkarana kadar müzik dinlerim. kusana kadar film izlerim. gözlerim acıyana kadar kitap okurum. resim yaparım. kullanmadığım eşyaları kaplar boyar dekoratif bir şeyler çıkarırım ortaya. hatta yıkanmış ütülenmiş kıyafetlerimi tekrar yıkayıp ütülerim. bundan bir kaç ay önce de sırf bu yüzden spora gidip, salonda ne kadar alet varsa en az 20 dakika kendileriyle haşır neşir oluyordum. eve döndüğümde ise tek yapabildiğim uyumak olurdu. bunların hepsi kendimi yormak ve yorgunluktan baygın bi hale gelmek için. düşünmeye fırsatım olmasın diye. ama şu an öyle değil. hiçbir şeye odaklanamıyorum. ne yapsam yorulmuyorum. ve yine uyuyamıyorum. halbuki basit bir hayat daha az sorunlu bir hayat demektir. üstad doğru söylemiş basitlikte fayda var diye. kendim ve diğerleri için. taşıyabileceğimden fazla yük yüklenip altında ezilmek niye! hayat hafiflik demektir. anla bunu aptal kafam.
devamını gör...
2076.
isyan etmiyorum. "allah'ım neyin bedeli" bu diye merak ediyorum.

üstüne titrediğin insanlar bile bir çırpıda gözlerini karartıyor hem de ortadaki aptal bir sebep yüzünden. dayanağı olmayan bir şekilde.

tahammül ediyorsun olmuyor, anlatıyorsun anlamıyor, kabulleniyorsun kızıyor.

ve ben sınanıyorum ve ben kaybediyorum her seferinde.

yine sınandım yine kaybettim. ama olsun ilk defa kaybetmeyi tercih ediyorum hayatta. kaybeden kazanan olsun, kazanan alışkanlıklarını bozmasın diye.

şimdi gidip sünger gibi çekilme zamanı.
devamını gör...
2079.
boşuna bu telaş.. bu kandırmaca.. yüzleşme vakti artık.. en çok da kendimizle.. tüm sıkıntılar ve fısıltılar bizim kendimize söylediklerimiz.. gerisi masal.. uykumuzu kaçıran cinsten..

o kadar tanıdık ki insan denen canlının kötülüğü ve bir salisede aşağılaşması..

gecemin devriyesi bitti..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar