dünyaitiraf.com

#özgürler 

2063.
gece vakti, ışıklar sönmüşken, otobüsün penceresine başımı yaslayıp, ağırdan çalan bir müziği verdiysem kulağıma geçmişe gitmemek için hiçbir sebep yoktur. seviyorum böyle anları. unuttuğum şeyleri tekrar yaşıyormuşcasına hatırlamak garip bir duygu.
devamını gör...
2064.
böyle başından geçen kötü olayları anlatıyor ya yazarlar ölüm haberi ne gibi o tanıma + vermek elimden gelmiyor ikilemde kalıyorum. şimdi + verirsem sevinmiş gibi olduk falan hissine kapılıyorum.
devamını gör...
2065.
bir türk hastalığı olan iş makinelerini durup izlemezse ölecek hastalığına tutuldum. sabahtan beri köydeki evimizin arkasından geçecek yol için çalışma yapan iş makinelerini izliyorum. garip ama camdan ayıramıyorum kendimi illa izleyeceğim.
devamını gör...
2066.
yarım saat kırkbeş dakkadır facebookta eski mesajlarımı okuyorum. moralim bozuldu lan eski sevdiğimin mesajları da duruyor amma çok yazışmışız. onları okudum. ayrılalı 1 yıl olsada özlüyor insan. ergence bi söz olabilir belki ama aşkdan yana hiç yüzüm gülmedi la benim. aşık olmaya sevmeye korkuyorum sözlük. yine üzülecemi biliyorum çünkü. üff bi daha yapmayacam böyle itiraaflar.
devamını gör...
2067.
abdullah hoca karnemi çöpe atmış. hemde son karnemdi o benim.

manyak herif kaç kere kuzenimi yolladım vermedi karnemi. hayır bu kadar önemli bişeyse illa beni çağırıyosan almak için şimdi niye çöpe atıyosun be adaaam. deli mi ne yaa. ama suikast planım nerdeyse tamam. vuracağum onii.
devamını gör...
2069.
çok yakın bir arkadaşım kendinden 20 yaş büyük biriyle birlikte. ben hayatımda böyle "dolu" bir çift görmedim. konuştukları tartıştıkları konular, hayata bakış açıları...birbirleriyle büyüyen, gelişen bir çift. en yakın arkadaş, kimi zaman kardeş, herkesten daha çok sırdaş, bazen iki bilim adamı gibi ciddi ve bilgeler. adam arkadaşıma taa istanbuldan sivas'a kitap gönderiyor. kıskandım mı? hayır. ama ben de istiyorum be sözlük. ben de böyle bir "eş" istiyorum hayatta.
devamını gör...
2070.
sakallı koca bir bebeğin itirafı olacak yazacaklarım. gel ki umursayan çıkar mı bilinmez. ya da birisi umursamalı mı bilmiyorum. insanlar ki yazılan her şeyin hayal ürünü olduğunu sanırken benim çıplaklığım kimin umrunda olur amk..
benim üryanlığım, sağ elimde emzik niyetine taşıdığım sigaram? neyse ki kendisini 3-4 yıl önce evimizin salonun da yanar vaziyette bırakıp da hayata karıştım.
bir gece de bir kutu rexapin ile birlikte bir kutu solianı bodrum katında dolu bıraktığım gibi. dolu bırakıp da sabaha kadar kalbimi kusmak için çabaladığım gibi...

ben bıkmadım hiç. yılmadım. çok yenildim belki. ama her seferinde daha onurlu yenildim. mücadele verebileceğim değerler bulamadığımda kendim yarattım mutluluğumu. kimsenin sihirli değneği yoktu, bana dokunduracak.
herkese kendi sorunlarını onlardan daha çok ciddiye aldığımı belirttiğim için "siktir" yedim bir çoğundan.
kapı dışına koyuldum.

ben sevdiğimle savaşacak kadar onursuz değildim. ben sevdiğime heba ettim ordularımı. savaş meydanından sırtımı dönüp de ayrıldım her seferinde. kollarımı kaldırıp teslim oldum. esir oldum. kul oldum. köle oldum.

ne yapacağımı bilmiyorum. ne edeceğimi bilmiyorum. hayatıma işaretler serpiştirilmiş. algılarım sonuna kadar açık. ve ben o işaretleri takip ediyorum.
devamını gör...
2071.
uçurumdan aşağı ters bir şekilde düştüm. kaburgalarım ve belim kırıldı. kafam sağlam.

vücut ateşim düşük. kanım soluma akmış. kalbim sızmış. suya karışıyorsun yavaş yavaş. o halimle bile o suyu içmeye çalışıyorum.

ve sen körsün bütün bunları anlamıyorsun, görmüyorsun.

lanet olsun bu çağa da bu çağın getirdiklerine de. ben geçmişime dönüyorum.

elimden bir şey gelmiyor. çaresiz bir adamım.

bitmekte olan bir adamın özetini izlediniz. saygılar.
devamını gör...
2072.
bazen sabahları evden çıkarken telefonumu unutuyorum. bir sürü kişi beni aramıştır, ulaşamayınca telaşlanmıştır, cevaplanması gereken mesajlarım vardır umuduyla akşam koşarak gidiyorum eve. ama telefonuma bakınca bir kişinin bile arayıp sormadığını görüyorum. bu beni kırıyor be sözlük, üzülüyorum çok.
devamını gör...
2077.
öğrenciyken defterini veya kitabını evde unutunca "kendini de unutsaydın" diyen öğretmenlerden nefret ederdim.
şimdi öğrenciler" evde unuttum" diyince" tamam öğlen arasında getirirsin" diyorum.
bakıyorum öğleden sonra öğrenci komple yok olmuş *
devamını gör...
2079.
bazen doğuştan hem kör hem sağır bir insan nasıl bir hayat yaşar acaba diyorum, işin içinden çıkamıyorum sözlük. bu çok ağır geliyor yahu, çevreyle tek iletişimi dokunma ile oluyor. belki çevresindeki herkesi kendi gibi sanıyordur, bilmiyorum ama çok zor çok. ve galiba yakında delireceğim.
devamını gör...
2080.
karışık ve çözülmesi zor günler geçirdiğimde ve beni üzen şeyleri düşünmemek adına kendimi başka şeylere veriyorum. mesela .okunu çıkarana kadar müzik dinlerim. kusana kadar film izlerim. gözlerim acıyana kadar kitap okurum. resim yaparım. kullanmadığım eşyaları kaplar boyar dekoratif bir şeyler çıkarırım ortaya. hatta yıkanmış ütülenmiş kıyafetlerimi tekrar yıkayıp ütülerim. bundan bir kaç ay önce de sırf bu yüzden spora gidip, salonda ne kadar alet varsa en az 20 dakika kendileriyle haşır neşir oluyordum. eve döndüğümde ise tek yapabildiğim uyumak olurdu. bunların hepsi kendimi yormak ve yorgunluktan baygın bi hale gelmek için. düşünmeye fırsatım olmasın diye. ama şu an öyle değil. hiçbir şeye odaklanamıyorum. ne yapsam yorulmuyorum. ve yine uyuyamıyorum. halbuki basit bir hayat daha az sorunlu bir hayat demektir. üstad doğru söylemiş basitlikte fayda var diye. kendim ve diğerleri için. taşıyabileceğimden fazla yük yüklenip altında ezilmek niye! hayat hafiflik demektir. anla bunu aptal kafam.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar