dünyaitiraf.com

#özgürler 

201.
istanbul boğazındaki köprülerin hangisine boğaz köprüsü deniliyor bilmiyorum. diğerini de bilmemiş oluyorum böylece. an itibariyle açıp öğrenmeye karar verdim. yeni şeyler öğrenmek güzel. kendimizi geliştirmeliyiz.
devamını gör...
202.
ben küçükken ablamlar, kültürlü büyüyeyim diye hep bir şeyler öğretmeye çalışırlardı. ampülü icat edenin edison olduğunu söylemişlerdi. ben çok televizyon izleyen bir çocuk olarak aktörlerin isimlerini devamlı sorardım. bir gün gördüğüm birini sormuştum. ediz hun imiş. isim benzerliğinden dolayı ortaokul bitene kadar ampülü icat edenin, hep ediz hun olduğunu sanmıştım.
devamını gör...
204.
bir yıldır aynı terlikleri kullanıyorum fakat birinin otuzaltı diğerinin otuzbeş olduğunu yeni farkettim farkındalığımı sorguluyorum şu sıra.
devamını gör...
205.
hayatimda ilk defa birisine karsi nasil davranacagimi kestiremiyorum.

hani insanlar bazi zamanlarda saglikli dusunemezler ve disaridan birisinin onlari yonlendirmesi gerekir ama bu tarz zamanlarda onlar "bana dokunmayin modu"ndadir. siz de dokunmazsiniz.

caresiz bakakalirsiniz, eliniz ayaginiz baglidir. akliniz hep ondadir. ileride bir gun " keske bir seyler yapsaydim da bu duruma seyirci kalmasaydim" demekten korkarsiniz.

ps: bu arkadas bu kadar onemsendiginin farkinda mi onu da bilmiyorum ama bilsin diye de umursanmaz ki kisi di mi ama?
devamını gör...
208.
24 yaşındayım ve bu aralar sık sık sivilce çıkmaya başladı yüzümde. resmen yeniden ergenliğe giriyorum.
dudağımın kenarındaki izzet altınmeşevari ben'in yanına sivilce yakışır mı Allahını seversen?
neyse mesele değil tabii, sakal uzatıyorum zaten. böyle tarz yapmış gibi görünüyorum; ama esasında sivilceyi saklıyorum.
devamını gör...
209.
ahmet hakan coşkun'a aklı sıra twitter da ayar vermeye çalışan başörtülü kızlar midemi bulandırıyor.

arkadaş insan kendisini bu kadar mı rezil eder? ahmet hakan'ı retweetleyenlere bir bakıyorum, neredeyse yüzde 90 ı başörtülü kızlardan oluşuyor. ve bir de akıllarınca ahmet hakan'a ayar verdiklerini düşünüyorlar lakayt ifadeler kullanarak.

lan sözlük bana ne diyeceğim de yeminle zoruma gidiyor, eleştirme kasdıyla orada lakayt lakayt hareketlerde bulunmaları. sonuçta bunlar denince akla gelen biziz. biz denince de akla gelen onlar.
devamını gör...
210.
bugün beyazıt'ta bir kız gördüm. uzun, upuzun bir etek giyinmiş. böyle çok sevimli bir şeydi.. çok güzeldi hakikaten. ah..
işte itiraf ediyorum. ama ona gidip söyleyemedim, ne yapayım? söyleyemedim işte..
devamını gör...
213.
gunes gozlugu taktigim zaman, insanlarin onlari gormedigimi dusunup ona gore hareket etmeleri beni cok eglendiriyor. deve kusu misali... ozellikle de mevzu bahis yer iett otobusleriyse.

*
devamını gör...
216.
the simpsons'in 11 sezonunu da buldum 1 hafta once. hani sahurdayken ezandan once son bi iki lokma daha yiyeyim tipleri vardir ya, heh iste ayni onlar gibi yaz okulum acilmadan once kac bolum izlesem kardir modunda takiliyorum. biri beni durdursun. *
devamını gör...
217.
sene 90'ların sonu sanıyorum, üniversitede bir dergi çıkarıyoruz edebiyat ağırlıklı. ben yazımı yazmış göndermişim bir arkadaş aradı.

- üstad biliyorsun memlekete gitmek zorunda kaldım. vizeler felan derken bu ayın yazısını yazamadım.
+ ee?
- haci abi ölmüşlerin hayrına benim adıma bir yazı yazıp verir misin? konu belli zaten.
- neymiş abi konu?
+ platon'un symposion'una dair bir yazı yazacağımı söylemiştim. sen kesin okumuşsundur o kitabi. karala birşeyler gönder. bu saatten sonra kafamı toparlayıp yazamam ben.
- tamam hafız. sen yat kafanı dinle ben yazar yollarım elemana.
+ eyvallah üstad. Allah razı olsun. ödeşiriz bi ara.
- tamam tamam. mesele değil.

aradan 10 küsür yıl geçti. ama itiraf edeyim eflatun'un o kitabını okumamıştım ama söyleyemedim. oturdum symposion, bizim bildiğimiz adıyla şölen üzerine esaslı bir yazı yazdım, editöre gönderdim. eflatun dediğin sokrat büyüğümüzün talebesi neticede. sokrat'la yakın tanışırız. "baş nereye giderse kıç da oraya gider" ya da "armut dibine düşer" diyerekten görüntüde eflatun ama esasda sokrat bazında yazdeım yazıyı. kimseden itiraz felan da gelmedi... kimse dergiyi okumuyormuş demek ki...

buradan o arkadaşa sesleniyorum: kusura bakma haci abi. ben o kitabı o yazıyı yazdıktan yaklaşık 2 sene sonra ancak okudum...

devamını gör...
219.
dun gece kota doldugu icin alamadigim bolum derslerinden birisi icin ayni zamanda o dersi veren danismanima consent mesaji attim, bugun oglene kadar geri donmedigi icin de programimi oldugu sekliyle gonderdim ve hemen onayladi.

yaklasik 5saat sonra da consent mesajima olumlu donus yapmis. hocam sizce de bi senkron kaymasi yok mu diyecektim ama vazgectim. herseye ragmen severiz sayariz kendisini. zor zamanlarimizin kurtaricisi olmustur her zaman. *
devamını gör...
220.
lost ilk yayinlanmaya basladiginda, amerika ile es zamanli izliyordum. onume gelen herkese "super bi dizi baslamis bak izlemelisin mutlaka" diyordum ama aldigim cevap hep ayniydi: uffff yine klasik bi surviver geyigi. hayir bu cok farkli dediysem de dinletemedim coguna.

sonra hemen her hafta hecenin 3'u bile olsa, yayinlandiginda izlemeye basladim, hemen izleyim de bir kac yorum yazayim sozluge diyerekten.
lost artik siradanlasmisti, karakterlerin isimlerinin bile ne manaya geldigini bilmeyen adamlar felsefeden dem vurur olmuslardi.
.
.
.
vel hasil kelam sozluk, lost'un son 3bolumunu izlemedim hala. o kadar cok baymisti ki insanlarin yorumlari, atip tutmalari, abi paralel evren diye bir sey varmis demeleri...

bu aksam kismetse oturup finalini izlemeyi dusunuyorum. bakalim ne kadar sabredebilircem.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar