dünyaitiraf.com

#sözlük dışı/forum 

2879.
kendi ceza sahası içerisinde top çeviren takımın sıkıntısı var bende. oysa kontrataka çıkmak, defansı az adamla yakalamak istiyorum. özlüyorum da galiba.
devamını gör...
2881.
kazara evlenmeye doğru bir adım atar gibi yaptım. bu bile içimi sıktı, nasıl kaçtığımı bilemedim. 28 yaşındaysanız ve etrafınızdakiler cadı kostümleri içinde "evleneceksiiiiin" diye üstünüze geliyorsa *, hayat çok zor.
devamını gör...
2882.
kazara evlenmeye doğru bir adım atar gibi yaptım. bu bile içimi sıktı, nasıl kaçtığımı bilemedim. 28 yaşındaysanız ve etrafınızdakiler cadı kostümleri içinde "evleneceksiiiiin" diye üstünüze geliyorsa *, hayat çok zor.
devamını gör...
2883.
bugün yaklaşık 12 saat okuldaydım, pazar demedim, soğuk demedim aldım sırt çantamı gittim okula erkenden. bu 12 saatin 10 saatten fazlasını ders çalışarak geçirdim, peki bir şey öğrendim mi, hayır. evet, itirafım şu ki ben salağım.
devamını gör...
2884.
çay demlemiştim. bir kaç bardak içerken aklıma çorba ısıtıp içeyim diye geldi.
gittim çorba ısıtıp geldim. corbayı içerken bardağımdaki çayı gördüm.
ılıktı ama bosa gitmesin diye arada çayı da içtim. derken çorba içtiğimi unutup bir bardak daha çay doldurdum.
sonra yine bosa gitmesin diye çorba içerken bir yandan da çay içmeye devam ettim.
o arada tabagımdaki çorba bitti.
mutfaga gidip ikinci tabagı almak isterken dolaptaki sütün son günlerinde ve bozulmak üzere olduğu geldi aklıma.
çorbayı içerken sütlü kahvem de olsun filmi acınca bi daha kalkmam diye düşündüm.
hem sütlü kahveyi hem corbayı odaya aldım geldim.
kahve sogurken corbayı içtim. simdi de kahveyi içicem.

evet cidden midesizim.

evet, ekmek olmadan yemek olmuyor.
insanın beyni de calısmıyor.*

not: bu üçlü bir arada sadece mide bulantısı yapıyormuş.
lütfen ev de dahil hiçbir yerde denemeyin. *
devamını gör...
2888.
hep madamdarlandi nin gazına geliyorum. hayın olalım anamın evladı deyince dayanamıyorum. hayın oluyorum. aslında içimde de var demek ki biraz hayınlık.

imza: r.s.
devamını gör...
2889.
aslında özel hayatını çok zor paylaşan bir insanım ama (durun ilk itirafım parantez içi olsun,yalancıyım: her duyguyu, olayı paylaşmazsam şişerim) *bugün nickaltımı damar şarkılara boğan tecrübem şudur:

ıssız kadınmışım ben meğer. bağlanmaktan tırs tırs korktuğum bir arkadaşla görüşmeyi şu şekilde sonlandırabilen bi malım:

-ya şimdi ben sana aşık olursam çok fena *ıçarım, görüşmeyelim bidaha bence.

*
devamını gör...
2890.
birkaç gün önce hayatımın en şanssız, en enteresan ve en rezil günlerinden birini yaşadım. başıma gelenler pişmiş tavuğun başına gelmez.

kasımpaşa'da bankadan para çekip karaköy'e müşteriye götürmem ve kendisiyle çeşitli ödeme planlarını konuşmam gerekiyordu. 5-10 dakikalığına arabayı yola bıraktım. bankada işimi halledip döndüğümde araba yoktu. çekmiş insanfsızlar. onlarla uğraşamayacak kadar vaktim dardı. dolapdere'ye gidip amcaoğlundan arabayı vermesini rica ettim, sağolsun kırmadı. karaköy'e mütşeriye gittim. kat otoparkının keşmekeşine hiç bulaşmadan tophane'ye doğru giden yolda sote bir yere bıraktım. müşteriye gittiğimde biraz beklememi söyledi sekreter, telefonu meşgul olduğundan ötürü ulaşamıyormuş kendisine. sonra ulaştı kendisine. arabasının üsküdar'da çekildiğini ve işlerini karşıda halledeceğini söylemiş. boş yere gelmiş olduk yani. sinirim had safhadaydı. 15-20 dakika sonra çıktım arabanın olduğu yere gittim. araba yoktu. onu da çekmişler. * sinirden gülüyordum valla.

neyse araba işini falan hallettim güç bela. akşam bir arkadaş vesilesiyle yazacağı tez üzerine benden malumat ve fikir almak isteyen sinema bölümü öğrencisi bir hanımla buluşacaktım. bu kez arabayı falan boşverdim. atladım otobüse gittim. buluştuk, sohbet ettik vs. kendisi taksim'e gideceğinden ötürü tarlabaşı'nda onu bırakıp oradan kasımpaşa'ya geçebileceğimi söyledim. mecidiyeköy'de murat muhallebicisinin önünde taksi beklemeye başladık. inanılmaz bir yağmur yağıyor, bardak boşanırcasına. onda şemsiye yoktu, haliyle onu koruyayım derken şemsiye büyük olmadığı için yağmuru yiyordum. derken taksi geldi. arka kapıyı açıp taksiye bindirdim. sonra ön kapıyı açıp binecektim. şemsiyeyi kapatmayı denedim, kapanmadı. iki üç dakika uğraştım, kapanmadı meret. mekanizma mı dondu soğuktan nedir. acayip rezil haldeydim. utana sıkıla arka kapıyı açıp açık şekilde şemsiyeyi onun yanına koydum. eve gelene kadar yaşadığım ızdırabı kelimelerle anlatamam. ne rezil andı arkadaş. kim beddua etmişse sağlam etmiş. bu nasıl ceza lan! tez yazdıracağız derken kendimiz tez konusu olduk. *
devamını gör...
2892.
canım çok sıkkın. pederle yine kavga ettim. bir kere de arasa, evladım nasılsın dese, ama yok. ille canımı sıkmak için mazeret bulacak. calaut!
devamını gör...
2893.
bu dünyanın, efsununu düşŸünüyorum. elimize bizi oyalamak için verilmişŸ mühimmatların, gerçeğŸi görmemizi nasıl da engellediğŸini, bu dünyanın büyüsüne her geçen gün nasıl da kandığımızı görüyorum. görüyorum da ne fayda! yarın öbürgün deyip, ruhumu kandırmaktan başŸka, hiçbir halta da yaramadığŸını biliyorum. ne demişŸler '' rahmanı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset'' neyime güveniyorum? ne kadar yaşŸayacağŸımı biliyor muyum da, her şŸeyi bu kadar erteliyorum. ne demişŸ yüce mevlana ''bir şŸey yapmak istiyorsan hemen şŸimdi yap!'' ne de güzel söylemişŸ. ertelenmeye gelmiyor hiçbir şŸey. bu dünyanın haline kanmak yalnızlığŸını unutturuyor insana... öyle bir an geliyor ki, ''meğŸer ben yalnızmışŸım bilemedim'' diyorsunuz. oysa rahmanı dost edinmek varken kendine.....
itirafım mı? hiçliğŸimi unutuyorum çoğu zaman kendime kızgınım. ama işŸte sitem ne çare!
devamını gör...
2895.
bazı şeyler var. o bazı şeyleri anlatamadığım için, diğer bazı şeyler borsada düşüşe geçiyor öyle birşeylerdi işte çıkaramadım şimdi.
devamını gör...
2896.
çok üzgünüm ki tüm dişlerimi didik etmekten ötürü ağzım kabuk bağladı. gerdire gerdire kendi haline bırakınca kabuk oldu ağız. diş hekimlerini severim özellikle kıvırcık saçlılarını lakin yarınki doktorun nasıl olacağını nerden bilebilirim? bi tane dişimde böyle dibinde minicik beyaz gibi bişey var sanırım diş taşı olabilir. sanırım diş etlerim çekiliyor. sanırım tüm dişlerim dökülcek. çok korkuyorum lan sözlük. sabahtan beri ağzıma bakmaktan mahvoldu ya dudaklarım. valla dişimde bişey var. bi tane dişim pasta yiyince sızlıyo. tatlı bişey yiyince yani. o dişim dibinde diş taşı olduğunu düşündüğüm dişim. geçen seferde doktor bebek gibi dişin var yürü git dedi koydu popoma tekmeyi ama o iki sene önceydi ama o zamanda bişey vardı dişimde. ama şimdi sızlıyo. yarın kesinlikle popoma tekme koydurmayacağımdır. hiç bir zaman koca dişli porselen tabak olamam ben. benim ağzıma gitmez, gidene gider. ama benim dişim bebek dişi küçüklüğümden beri. sanırım sabaha kadar ağzıma bakıcam şimdi.
dil bilgisine de öyle konmaz böyle konur.
öperler.
devamını gör...
2898.
işe gidiyordum ki karşıma çıkan kızın teklif edipte popomu tavan yaptıracağı aklımın ucundan dahi geçmezdi.insan bi hoş oluyo be.
şöyle montu yakalarından tutup kafayı içine çekerek - şeyy ! ne desem bilemedim bak şimdi deyip bi an umutlandırmak , sonrasında müsait bi zamanda konuşsak şuan işe gitmeyelim diyerek kendini ağırdan sattıktan sonra kızın seke seke gittiğini ardına dönüp izlemek.ulan 30 yıldır biz ettik biraz da siz edin deyip cevabı geciktirmek,- istemese hayır derdi diye kızı farklı düşüncelere salmak.onun hayal kurduğunu hayal edip yatağa gerile gerile yatmak ..
seni düşünen birilerinin olduğunu bilerek omuzları kasarak yürümek.sen bunları okurken böyle bir şeyin olmadığını yazının sonunda okuduğunda yüzünü görmeyi istemek bir itirafı okumak kadar kişiye haz vermese de yazması çizmesi bambaşka olur.
devamını gör...
2899.
sözlük farkındaysan tanımlarımın son cümlelerini yazarken çok zorlanıyorum hep. nereden farkında olacan bendeki de laf. * hani hep böyle bir bitirememe, son ve vurucu cümleyi kuramama sorunları falan... halbuysam bilirsin iki dakikada destanlar döktürürüm. neyse konumuz o değil. konumuz şu: paper yazarken de aynı şeyi yaşıyorum ben ya la. sayfalarca döktürüyorum, sona geldiğimde tık yok. kurdun mu bağlantıyı? itiraf kısmı ise şu: yahu ben böyle derin psikolojik durum ilişkilendirmeleri yapıyorken ne işim var benim fizikte? bölüm derslerimden çok hss'leri seviyorum resmen. mutsuzum yani, sanki.
devamını gör...
2900.
http://cogi.tk'ye tıkladığımda neden sol frame yenileniyor, anlayamıyorum.
eklembik: şu itirafı eksilemek için epey hazımsız olmak lazım. sana ne be kardeşim, sözlüğüm yazılım işlerinden sorumlu olan kişisi misin?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar