dünyaitiraf.com

#özgürler 

2461.
kac gündür işe geç kalıyorum. annem meleğim yanımda olsaydı alnımdan öperek saçımdan okşayarak uyandırırdı. hala da kabullenemedim annem o kapıyı açmayacak beni öpmeyecek. yatağından kalkmaya gücü yoksa telefonla arayıp ya da bağırmaya çalışarak beni uyandırmaya çalışmayacak. annem yok. ama ben bu sabah yine işe geç kaldım ve yine annemin sesini duymayı bekliyorum. gelip alnımdan öpücüklerle uyandırmasını bekliyorum.

millet cok görüyor bana hayata dönmemi bekliyor ama o eski normal güleç hayatıma dönemiyorum.
devamını gör...
2463.
öğleden sonra yazmam gereken iki rapor var, fotoğraf çektirmem, ceketimi terziye vermem, bankaya para yatırmam ve ayrıca tamam olan evraklarımı götürüp yeni bir okula kayıt olmam gerekiyor. ama ben cogitoda geziniyorum. böyle işler yürür mü? bence yürümez. hayırlısı.
devamını gör...
2465.
geyikten anlamayan insanla anlaşamıyorum. net.

ben sırf geyik olsun diye mebzul miktarda yalan dolan içerikli hikayeler anlatıyorum, hanım ablamız ciddiye alıp ama canım o öyle bu böyle bu da böyle böyleyken şöyle yapmalısın minvalinde dedüktif didaktik muhabbetlere giriyor. yuh artık bunu da mı ciddiye aldın anlamındaki bön bakışlarımı birden fazla bağlaç içeren cümleyi anlamayan insan modelinden oluşuma verip egosuna ego katıyor. sonra tuzu istemek için bile ağzımı açasım gelmiyor.

ama anlaşamamaktan çok acırım ben bu tiplere. hayal dünyasıyla arasına geniş bir duvar ören ciddiyet duygusu, hırsla harmanlanınca akademik başarılar dizer bunların geçmişine. arkadaşları kantinde alttan alacakları dersler diğerleriyle çakışmasın diye olasılık, permütasyon ve kombinasyon ilminde uzmanlaşadursunlar, o üniversiteyi okul birincisi olarak bitirir. universiteyi bitirdiği yaz, ağustos ayında işe başlar. henüz yirmilerinin başında haki renk takımlar giymeyi hiç yadırgamaz zira zaten ciddiyet onun alamet-i farikasıdır. kısa süre sonra, yaşıtları hala bayramlarda, uzak akrabaların e şimdi sen n'oldun sorularından kaçış planları ile meşgulken, o işinde nasıl bir uzman olduğunu her platformda imadan, dile getirmeden hiç sakınmaz. en şikayetçi(!) olduğu yanı işkolik olmasıdır, belirli periyotlarla bu konuyla ilgili serzenişlerde bulunur.

şimdi nasıl anlasın bu arkadaşımız geyikten? hiç bir akşam üstü penceresinde, işsiz güçsüz yorgun gün sırtında otururken, sağda solda mutlu yarına koşan insanları * izleyip iç geçirmemiş, işsizlik geyikleri, fakir edebiyatını tanımamış, muhetilf sözlüklerde hesap alıp yazmamış okumamış, geç kahvaltıda kadın programı izlememiş, daha hayatının baharındayken her gününün 12 saatini, ilginç bir şekilde kafayı future continuous tense le bozup ucube bir çeviri diliyle -yor olacağız ile yaşayan, takım elbiseli, her toplantıda boş konuşmayı görev edinmiş çalışanlara sahip bir işte harcayan bu zavallı arkadaşımız bizi ciddiye almasın da ne yapsın. anlaşamamaktan çok acırım ben bu tiplere. neredeyse çocuk gelinlere acıdığım kadar çok. *
devamını gör...
2466.
ilk defa çay içesim gelmişti öyle bir çay denk geldi ki soğudum bütün hevesim kaçtı resmen.. neyse ki çiğköfte yiyesim gelmemişti iyi ki ya o kötü gelseydi? *
devamını gör...
2473.
beyazıd meydanındaki kuşları bilen vardır aranızda. neyse namaz çıkışı kuşlara yem atasım geldi. yem satan amcalardan birtanesi kedi kovalıyor. kovalamakla kalmayıp, küfürde ediyor hayvana. dayanamadım müdahale ettim. sebebini sordum amacaya. ay sormaz olaydım. demesin mi bana; ha bu ırzı kırık kediler yüzünden kuşların sayısı azalıyor. hergün bir iki dene yiyorlar. guşşş kalmadı bunların yüzünden. iş yapamıyoğ iş! gışda geldi zaten..
devamını gör...
2475.
blackberry aldığıma pişmanım sözlük. sürekli donduğunu duyduğum halde ''amaaan bir şey olmaz'' demeyip, inatla almamalıydım. bunu bataryasını çıkarmama rağmen ekran ışığının yanmaya devam etmesiyle daha iyi anladım.
devamını gör...
2476.
teknoloji özürlüyüm sözlük. bilgisayara proğram yükleyemem, format atmasını bilmem, 1 yılı geçkin süre kullandığım telefonun çoğu özelliğini bilmiyorum. numaraları sime taşımayı bile yapamadım ya la bugün. utandım şimdi kendimden.
devamını gör...
2478.
fakülteye başladığım yıllarda şuan ki en yakın arkadaşımla dalga geçiyordum ''yapma etme o mu?''diye bi benzeri başıma geldi ve çok çaresizim şimdi de o benle geçiyo dalgasını ama çok canım acıyo bilemedim o zaman onunda canının acıdığını..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar