dünyaitiraf.com

#özgürler 

2561.
bazı paslaşmalı tanımları okuyunca tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş ifadesinin ne kadar anlamlı olduğu geliyor aklıma.
öyle yani.
arada aklıma gelen seyler oluyor böyle.
itiraf bu kısım esasen.
devamını gör...
2562.
ask acısı ceken ınsan cok samımı gelıyor.. o kısıden kotuluk gelmeyecegını dusunuyorum. ve yıne oyle kısılere karsı zaafım var.. ne bıleyım dertlerını dınlemek falan benı mutlu edıyor. son olarak çekmeyın lan acı falan..
devamını gör...
2563.
tek sayılardan korkuyorum. çocukluktan beri var. tek sayıları sevmiyorum da 11 hariç.
o yüzden otobüslerde sağ tarfta pencere kenarı yolculuk yapıyorum. bunu da bu itirafı yazarken fark ettim.
devamını gör...
2564.
ilerde "çocuğum niye yanıma gelmedi, ah torunlarım, nerede o eski cıvıl cıvıl kalabalık bayramlar" diye hayıflanacak hatıralarım yok benim. nijeryalı bir çocuğun "niye ipad'im yoooğk!" diye böğürmeyeceği gibi bir durum. ipad ne yani görmemiş ki sabi. bir sömürgeci turist çocuğu elinde ipad'iyle çok enteresan bir canlı görmüş gibi gözüne sinek konarken fotoğrafını çekmediği sürece ruhu duymaz.
devamını gör...
2565.
sol şerite göz gezdirdim yeni, kendimi sözlüğe yeni gelmiş gibi hissettim. oysa ki çok da değişmiş bir sol şerit yoktu, her zamanki gibi. ama çok garip geldi nedense. sanki tüm mahlasları ilk kez görmüşüm gibi. oysa ki hemen hepsi hakkında ''ha o mu, o şöyle'' diyecek kadar okumuşluğum, görmüşlüğüm, bilmişliğim var. ilginç ama. neden böyle oldu anlamadım.
devamını gör...
2567.
hadi bi tane daha.
aynı seyleri giymekten hoslanıyorum. yani farklı giysilere alısmak zaman alıyor, rahatsız ediyor. ya da tembellik bilmiyorum.
bu yüzden bazen sevdiğim şeylerden birkaç tane alıyorum.
bugün okula giderken her zaman giydiğimden farklı bir pantolonu ve aylar önce tomarla para verip şaka şaka bi tane kaldığından indirimden 1/4 fiyatına aldığım gömleği diyerek gittim okula.
yolda ögrenciler "hocam çok sık olmussunuz, bugüne özel mi giyindiniz" dediler. he dedim.
düsündüm. utandım sonra. dolaptaki henüz diğer etiketi cıkarılmamıs ürünleri kullanmaya karar verdim.
devamını gör...
2568.
bayramın ilk günü boynuzlu bir keçiyi gören yandaki teyzeler; kurbanlıklarınızı iyisinden seçiniz. çünkü onlar sıratta sizin bineklerinizdir hadisini yanlış anlayıp, kurbanın boynuzlu alınması gerektiğinden bahsediyorlardı. tam duyamamakla anneme sorup öğrendim neden bahsettiklerini. o zaman dana kesenler n'apacak? dana hepsini birden nasıl taşısın, kağnı lazım bir de. yoksa bir kaç tur gelip gidecek mi zavallı şeklinde, annemin tuhaf bakışlarıyla birlikte kendimce eğlendim.*
devamını gör...
2569.
aklıma gelmişken itiraf edeyim de sonra ders çalışamayacağım sanki. şimdi tweetter denilen yerde bazen deney yapıyorum nasıl mı? beyaz önlüğümün içinde olduğum bir profil fotoğrafımı koyuyorum ***sonra takipçi sayım tavan yapıyor. şu sonuca varıyorum: kadınların "ay para, statü hiç önemli değil" ifadeleri çok yalan kalıyor. bir tane yürekli bir ablam vardı şunu demişti: "ayol ne yapacaksın yakışıklıyı, güzellik geçici para kalıcı." bana değil tabi, iki bayan konuşuyorlardı. neyse siz siz olun öyle klasikleşmiş yalan yanlış ifadelerde bulunmayın.
devamını gör...
2570.
bir itirafta daha bulunacağım. *evimde biri limon veren bir diğeri ise küçük iki adet limon ağacım, üç adet trabzon hurması ağacım, iki adet ceviz ağacım, bir adet çam ağacım, iki adet japon gülü çiçeğim, bir adet şeker çiçeğim *, bir adet ıtır çiçeğim, bir adet istanbul arkeoloji müzesi kütüphanesinden hediye verilen kaktüsüm, bir adet de adını hala bilmediğim çiçeğim var. * * *
edit: ***
devamını gör...
2572.
4 gün önce adamın bana telefonda 1.5 saat anlattığı benim de ya nasılsa kaydediyorum çok önemli değil diye doğru düzgün not almadığım yazılacak o metinler var ya..
var ya..
telefon sadece 10 dakika kayıt yapmıs.
yazılar yarına yetişcek.
Allahım sana geliyorum.
devamını gör...
2573.
bayram da mahallede yaşlı bir teyzenin evine gittik bayramlaşmak hal hatır sormak için. işte teyze sağolsun kolonya ve çikeleta tuttu. şu hani içinden fındık çıkanlardan. eh tabi bir taneyle ne olur bir daha istemeye de çekindim. kalkacağız tabi bayram ziyareti kısa olur derken teyze kapıya yöneldi bizde ayaklandık teyze görmeden bir çikelata yürüttüm. bir ince içim sızladı ama yaptım nabim dayanamıyorum çikeletalara. * *
devamını gör...
2576.
dün avm'nin birinde, bir arkadaşımla cafe de oturmuş bir şeyler içiyoruz. cafe oldukça kalabalık. hemen yan tarafımızda yaklaşık 15-20 kişi civarında bir grup kemalist teyze oturuyor. muhtemel yürüyüş öncesi enerji depoluyorlar. hemen çaprazımıza da çocuklu bir kadın gelip oturdu. çocuk 3-4 yaşlarında zıp çıktı afacan bir şey. çok mu çok tatlı. herkesin dikkatini çekti haliyle. elinde bir balon sağa sola koşturuyor. arada balonu kafama atıyor. sonra bir hışımla gelip balonunu istiyor. garsonlara ''abii gel maç yapalım'' falan diyor. tam bu sırada kemalist teyzelerden biri çocuğu kolundan tutup sevmek istedi. çocukta sıcak kanlı başladı onlara maymunluk yapmaya. güldürüyor kahkahalar havalarda uçuyor falan. o an teyzelerden biri '' adın ne senin bakalım'' diye sordu. çocukta '' erdoğan'' dedi. o an bütün kadınlar elini ayağını çocuktan sanki hastalıklıymış gibi biranda çektiler. arada '' a aaa iğrenç'' falan gibi mırıldanmalar da duydum. hepsi sandalyesini çevirip çocuğa uzaklaşmasını söyledi. o an nevrim döndü. dellenmemek işten bile değildi. açtım ağzımı yumdum gözümü. biz onlara, onlar bize başladık tartışmaya. araya garsonlar müdürler falan girdi. öyle bağır çağır bir tartışma değildi elbette. açık oturum gibi bir şeydi. her neyse zafer benim ve arkadaşımın oldu. masayı dağıttık.* yani çekip gitmek zorunda kaldılar. tam zafer duygusunun tadını çıkarıp '' 20 kişiyi dağıttık'' gibi cümleler kurup kendimi şımartmaya çalışacaktım ki, yürüyüş saatinin başladığını anons ettiler. olsun biz yine de çaktırmadık durumu. çıkarken cafeden, herkes akıllı olsun gibi bakışlar fırlattık etrafa. itiraf mı ? kemalist teyzelerden nefret ediyorum evet.
devamını gör...
2577.
bugün kahvaltı yapmadım ve dahi öğle yemeği de yemedim. öğlen sadece üzüm yedim. öyle birileri gibi ekmek arasına koyarak da değil. sade üzüm. akşam oldu, sabah 7'de kalkmış olmama rağmen hiç acıkmadım. nasıl bir kurban bayramı tatili geçirdiysem artık. gelecek haftaya kadar bir şey yemeyi de düşünmüyorum.
devamını gör...
2578.
bazen gereginden fazla politik dogrucu kesilebiliyorum. her seyi catir catir soylemek.varken boyle yapinca iki yuzlu gibi hissediyorum. bu beyaz yalanlarin beyazligi konusunda ayse teyzeyle konusmaya ihtiyacim var.
devamını gör...
2580.
bu itirafı yapmazsam rahat edemem. her ne kadar sen bunları okuyamayacak olsanda yapacam bu itirafı. dün geceden beri gözüme tek bir damla uyku girmedi. ben bu kadar korkak bir adamım işte bunları senin yüzüne diyemiyorum keşke sana diyebilseydim ne olur affet beni. bu vicdan azabı içimi her saniye kemiriyor. ama dün akşam diyemezdim bunu sana. beni de anla lütfen anlayışlı ol. evet dilaver abi dün o okey bastığı elde dayım taş çaldı. ben bunu gördüm ama ses etmedim çok pişmanım.şu an ağlıyorum biliyor musun.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar