eski snıfdaşım olan imam arkadaşın 3 güne bir yüzüne bakım için maske yaptığını duyunca dünyam yıkıldı. çeyrek asır dile kolay, bir anda gözümün önünden aktı...
devamını gör...
depresyon hissediyorum. sonumuz nolacak altan?
devamını gör...
çorabın başa değil ayağa örüldüğünü şu yaşıma geldim hala öğrenemedim.. ve bu itiraf değil.. tweet atmaktan yoruldum o yüzden buraya yazayım dedim..
devamını gör...
çocukluğumdan beri ekmek fırınlarında satılan pastalara hep canım kalmasına rağmen yemek bir türlü nasip olmamıştır.

ya öyle böyle albenisi var ki pastanın, belki de çok dandik ve kalitesizdir ama pastane de satılan pastadan daha bir ilgi çekicidir benim için. bir de patlıcan pastalarının görüntüsüne bayılırım bu fırınların. normal pastane de avcumun içi kadarken, ekmek fırınlarında üretilenleri bir sandviç ekmeği büyüklüğünde ve ucuzdur. ulan gene canım çekti şimdi bak.

edit: patlıcan pastayı merak edenler olmuş, söyliyeyim. pastane de satılan ekler pastasının aile boyu büyüklüğünde olanıdır. şimdi ekleri de sormayın bak onu hiç tarif edemem. *
devamını gör...
iflah olmaz bir gece hayvanıyım. akşam saat on civarında metrodan çıktım, 14 mart 2015 galatasaray başakşehirspor maçına arena'da şahit olmanın vermiş olduğu can sıkıntısıyla kendimi bir kebapçıya attım. evet, canım sıkılınca yemek yiyorum. bir buçuk porsiyon urfayı iki tabak gavurdağı salatası ve iki ayranla yedim. üstüne bir de künefe indirdim. yaklaşık bir saat önce de birden aklıma vurdu, evde sucuk var, yumurta ve kaşar da vardır illa ki... neden kaşarlı sucuklu yumurta yapmıyorum. yaptım. dört yumurtaya sucuğu kaşarı katık edip bir büyük ekmekle yedim onları da. şimdiyse iki yaprak ıhlamurla şenlendirerek demlediğim çayı içiyorum. sabah dokuzdan akşam dokuza kadar sürecek bir organizasyon var yarın, onun başında durmam lazım. ama zerre uykum yok. yanlışlıkla bir uyursam on ikiye kadar uyanamayacağımın da bilincindeyim. büyük ihtimalle evden çıkıp çorbacıya gideceğim ve orada da yiyeceğim. bütün bunlar olurken ben sadece yetmiş kiloyum ulan. neyse can boğazdan gelir. ama hafif bir mide ağırlığı yok da değil. evde soda kalmamış.
devamını gör...
yapmam gereken onca şey, yazmam gereken tez, okumam gereken makaleler, hazırlamam gereken sunum ve ödevler. kitaplar yığın yığın. zaman hızla akıp geçiyor hiç bişi yapamadığımla kalıyorum. elde var koca bi vicdan azabı.
devamını gör...
1 aydan daha uzun süre yeni biriyle tanışmazsam kendimi kötü hissediyorum.. bu zirve meselesi cog iyi oldu benim içün .. *
devamını gör...
artılayanları görebiliyorum artık. peki zeki müren de beni görebilecek mi?
devamını gör...
bugün facebok hesabıma "bir arkadaşının gözünden gör" düğmesini tıklayarak bir baktım. bakma niyetimde ciddi ciddi, biri benim profilime baksa acaba nasıl bir karakter tahlili yapar, diye idi. çünkü ben ciddi ciddi twetter facebok veya instagramdan karakter tahlili yapıp insanları çok çabuk etiketleyen biriyim. bu amele, bu varoş, bu islamcı, bu havalı, bu fazla bilmiş...vs şeklinde. bunu kendim için yaparken kendimi yakalamak kötü oldu. tahlil sonucu ise: asosyal - özgüvensiz.
devamını gör...
insanın fiziksel acıya ve ruhsal acıya ne kadar dayanabileceğini gördüğüm zamanlardayım. sonuç: insanoğlu gerçekten çok dayanıklı. ınsan mecbur olunca dayanıyor birçok şeye.
devamını gör...
yıllar önce bir ülkeye tek yönlü uçak bileti almıştım. şu dünyada akıllıca hareket ettikten sonra olağanüstü sıkıntı yaşamazsınız pek. ama böyle maceraya atılırsanız işiniz zordur efem. ve belli bir miktar da para almıştım yanıma o da belli bir süre yetecek kadar. işin enteresan tarafı o para da günü gelince bitmişti.* ve benim de maceram o gün başlamıştı. zor zamanlar geçirsem de hayatımın en hakikatli bir sınavı ve tecrübesini yaşamıştım o zamandan sonra. kader elimde idi sanki. öte yandan açık bir başka güç de yönlendiriyordu beni. hiç sizin dilinizi bilmediğiniz insanlar ve bambaşka iklim coğrafyada günler geçirdim. tek kelime konuşamadan insanların nasıl anlaşabildiğini öğrendim. pek de takmıyordum açıkcası bu duruma. **
devamını gör...
susmanın eziklik,saflık ya da salaklıkla bir alakası yok.susarak size belki de bir divan konuşması yapan insanlara az biraz müsade ediverin.dinleyin can kulağıyla.bırakın nefret kusmayı artık.
incitmeyin yeter..*
devamını gör...
artılayanları görme olayını çok saçma buldum.bence gereksiz böyle şeyler. yakışmamış bu sözlüğe olmamış yani.
devamını gör...
demin bi yerde "gemiler kendileriyle yarışan yunusları görünce hız keserler çünkü yunuslar kaybedince intihara meyilli canlılardır" bilgisini okudum, gözlerim doldu çok duygusallaştım, ağlayacağım şimdi. *
devamını gör...
(bkz: lütfen ölme)

üstteki başlık içeriğine kahkaha atarkene gözlerimden yaş gelmeye başladı. sinirlerimi yine kim bozdu lan.
devamını gör...
ilk 3 ay sigorta yapmasak olur mu dedi,
ilk 3 ay işe gelmesem olur mu dedim.

sonuç, yine işsizim. teknik elemanın ben yahu, sigortasız arazide benim işim ne, manyağa bak. içten içe üzülüyorum ama bu kadarını da gururuma yediremedim.
devamını gör...
lisede 4 yıl ingilizcenin yanında almanca dersi gördüm, demin düşündüm, elimde kala kala "ich möchte eine köfte" ve " ich möchte einen schokolade puding" kalmış. karnımı doyurup üstüne tatlı yiyebilecek kadar biliyor olmanın rahatlığı içindeyim.


edit: bilgi gibi bilge ye teşekkürler, pudingim artık gerçek bir puding. doğru yazdım gibiydi, meğerse değilmiş.
devamını gör...
beldeden şehir merkezine taşınınca kendimi zenginleşmiş gibi hissetmeye başladım sözlük...

halbuki geçen aydan en az 1500 tl içerdeyim....burdan yola çıkarsak benim psikoloji manevi zenginliğe önem veriyor diyorum..

psikoloji önemli...

bu arada bizim beşiktaş'ta son maçta pektemek sakatlanmadan maçı bitirdiği gibi bir de gol atmış...gerçi demba ba'nı bir golünü de heyecanına yenik düşerek iç etmiş ama olsun..adam sakatlanmadı beyler...
devamını gör...
bugun telefonumu ortada goren babamı telefonuma bakarken yakaladım. coo giii too ne bu dedi.
kufursuz yaziyoruz baba dedim. essek sipasi normalde kufur mu ediyon ki dedi.
tabi suan cumlenin sonunu baglayamiyorum. ama babam da boyle nakavt eder. onu bi diyim
devamını gör...
twitter'da dolaşırken cogito sozlukle ilgili birçok tweet gördüm ve uzun süredir cogito'ya uğramadığımı fark ettim. gördüm ki yazarlar twit atıp, rt yapıp, twitleri faylayip sözlük için uğraşiyorlar. bir an kendimi sözlüğe ihanet etmiş gibi hissettim. diğer yazarlar twitter meydanında cenk ederken ben olan bitenden bağımsız bir şekilde köşeden izliyorum onları.

şaka bir yana iş, güç, koşuşturmaca derken iyice uzaklaştım buralardan. başka sebepleri de var -sözlükten kaynaklanan- fakat daha çok yoğunluğa dayanıyor bu uzaklaşma... uzattım biliyorum. itiraf edeyim artık, özlemişim buraları.
devamını gör...
ınsanı en güvendiği, sırtından vuruyormuş. ne kadar anlaşamayıp birbirinden uzaklaşan arkadaşlar olsa bile sen sükunetini korurken o hiç akla gelmeyecek şeytanlıklar peşinde olabiliyormuş. güvenip bir işe girdik, olmadı. olmaması değil, dükkan kapandıktan sonra müflis tüccar gibi eski defterleri kurcalayıp itibarına gölge düşürmek yaralıyor. fakat bilmiyorl ki benden değil kendisinden gidiyor, bilmiyor ki kendi kredisini bitiriyor. herkes, herşeyi unutur fakat ben unutmam. bunu da yazdım deftere!
devamını gör...
dünkü twitter etkinliğine sadece ilk 1 saat katılabildim. daha istiyordum ama çoluk çocuk yüzünden olmadı. nasip.
devamını gör...
biraz önce yazarların 80 yaşlarındaki hali başlığına entry yazdım. sonra baktım ki entry iki defa eklenmiş. birini sildim. sonra ego'ya tıkladım, biri artı vermiş. kim diye bakayım derken gördüm ki silinen entry'e vermiş artıyı. öğrenemedim haliyle. çok merak ediyorum kim olduğunu.*
devamını gör...
plasebo_etkisi arkadaşımızın validesinin vefatını duyup başsağlığı mesajını yazdıktan sonra birkaç tanım daha yazdım. sonradan pişman oldum. keşke yazmasaydım. bahsi geçen yazar arkadaşımdan ve diğer yazarlardan özür diliyorum.
devamını gör...
günaydın sevgili sözlük.

dün façede gezinirken liseden bi arkadaşın resmini gördüm. ilk sınıftaydık. bir ders arasında oturuyoruz. teneffüse çıkmadık. sıra arkadaşımda yanımda. sıraların arasında bir hareketlilk oldu. tezcanlı bi arkadaş vardı adı tuğba. bizim sıraya doğru döndü ve heyecanlı bir şekilde: aboo hilal raskol'u seviyooomuş dedi. ben şok olmuştum. ne diyeceğimi bilemedim.yüzüm alı al moru mor oldu. utandım, terledim, kızardım. o an orda unufak olmak istedim. yanımdaki arkadaş bana bakıp gülerek noldu lan kıpkırmızı oldun demişti. yine bişey diyememiştim.ondan sonra ne oldu bilmiyorum. başımı yerden kaldıramamıştım. çok mahcup olmuştum.

o teneffüs o ders o gün nasıl bitti bilmiyorum. ama ben hiç unutmadım. bugün hala aynıyım. hep mahcup, hep çekingen. ne sevdiğimi söyleyebiliyorum ne de vazgeçmeyi öğrenebildim.
devamını gör...
yine yeniden çalışmayı ertelediğim dersin sınavına sadece bir saat kaldı.sabah okula çalışabilmek için erken geldim.kütüphane her zaman ki gibi insan kaynadığından mescide gittim.mescid müsaitti, köşede uyuyan bir abla ve iki üç tane türkmen kızı vardı.
evgeny ve marwan'dan hazırladığım ninniler eşliğinde ders çalışmaya başlamıştım.
sonra köşede uyuyan ablaya gözüm takıldı, bi seccade alıp üzerine örttüm.bir anda gözlerini açınca rahatsız olduğunu düşündüm.sonra özür dileyerek yerime oturdum.o sadece tebessüm edip, teşekkür etti.
sonra uyumaya devam etti.
az önce uyandı ve bana hayır dua etti.şuan dualarının kabul olması için dua ediyorum çünkü ders notlarımın eksik olduğunu farkettim.
devamını gör...
arka koltuğumdaki yolcu inatla koltuğuma vuruyor. dönüp baktım kulaklık takılı kendinden geçmiş. sabrımı test ediyor zaar. keşke mola yerinde kalsaydı anneaaağ.
devamını gör...
gece hayatım bitti
o sayfayı kapattım
beni kutlamalısın
sigarayı bıraktım


ferdi babanın şu sözleri dilime takilmış kurtulamıyorum. sigarayı mı bırakacam ne olacak. hadi hayırlısı.
devamını gör...
yaptığına pişman olmak yapmadığına pişman olmaktan evladır çoğu zaman.
devamını gör...
uzun yazıları okumak derdini seveyim vol.üçbinbeşüzotuzüç

yazı uzunsa bakarım, önce ilk paragrafı okurum, ilgimi çekecek gibiyse son paragrafa atlarım, beğenmediysem yukarı doğru göz atıp geçiniz emrini veririm, hoşuma gittiyse bir üst paragraf bir üst paragraf diye diye yazıyı tersten bitiririm. arada anlam kopukluğu olursa biraz baştan aşağı okuyup tekrar tersten devam ederim.

tabi bunun için çok uzun olmaması gerek, öyle bi kararı var bunun ama tam şeyapamadım şindi
devamını gör...
en iyisi kendi yuvanı kurana kadar validenin kanatları altında yaşamak. yemek, çamaşır, bulaşık, genel temizlik hayattan soğutuyor. şimdi anlıyorum kadıncağızı. gerçekten de yap yap bitmiyor bu işler. en son oluruna bırakacam o olacak. 2 ay sonra da haber kanallarına çıkarım muhtemelen. "evini çöplerle dolduran f.r, komşularının daireden gelen kokudan rahatsız olup belediyeye bildirmeleri üzerine ekipler tarafından çöplerin arasında yarı baygın halde bulundu."
devamını gör...
birkaç gün boyunca elimden geldiğince, buraya ilk geldiğimde yazdığım tanımları okucam ve okuyana ya da sözlüğe bi faydası yoksa gülümsetmiyorsa bi halta yaramıyorsa ,

kıytırıksa * sileceğim. evet özeleştiri iyidir, kendi yaptıklarına bu ne be olmamış demek iyidir. kendi temizliğini kendin yapmak evladır.
devamını gör...
nabıyonuz lann..ben son on gündür gazete alıyorum..vallaha bak...

hatta bugün vahdet gazetesi aldım...ilk defa gördüm tezgahta..neymiş bi bakayım dedim...okunulabilir bi gazete..dozunda mantıklı muhalefetlik sezdim...birde milliyet aldım tabi..melih aşık emmiyi eskiden beridir takip ederim aslında..abbas güçlü'yü de okudum..

sabah ve takvim gazetelerini de aldım...
devamını gör...
bugün ilk defa stabilo'nun kalın uçlu kalemlerinden aldım uzun süre gidiyor diye. bir kaleme o kadar para verdiğimi düşününce gönlümce kullanamıyorum ki. o yüzden uzun süre gidiyormuş.
devamını gör...
küçük traş kesikleri için normal yara bandını kesip kullanmak yerine 20 tane yuvarlak özel yapım yara bandına 5 lira verdim.. kutusu askılı filan.. değer mi değer.. *
devamını gör...
birisine bi sürü şey söylemek istiyorum, sonra düşünüyorum ki sanal alem ya. bilgisayarı kapatınca o da olanlar da gitmiş oluyor. vazgeçiyorum söylemekten. yine de şoktayım, endişeliyim. *
devamını gör...
sözlükten uzaklaştırılmak istiyorum ama küfürde edemiyorum hayat çok zor.
devamını gör...
soğan yedim ve şu anda misafir gelmesinden korkuyorum. korkum onun adınadır.
devamını gör...
sözlükte/sözlüklerde geçmişte harcadığım zamanın derinliğini sözlükte açılan herhangi bir başlığa konu ile ilgili daha önceden açtığım muadil başlığı eklerken fark ediyorum. eften püften, safi vakit israfı oluşturacak konularda o kadar yazı yazmış vakit harcamışım ki geriye her döndüğümde ne kadar boş vaktim varmış, ne kadar imkanım varmış diye düşünüyorum.
insan sormadan edemiyor. harcanan bunca vakit ne kazandırdı, eline geçen ne oldu diye.
devamını gör...
hayatımda ilk defa uyanamamaktan dolayı cuma namazını kaçırdım. gözümü bi açtım saat 1 olmuş. çok üzgünüm. *
devamını gör...
eski sevdiceğimle barışır gibi bi şey olduyduk. böyle güzel, tıngır mıngır gidiyorduk. sonra ben tiyatroya bilet aldım. 2 hafta vardı daha. lakin zaman geçtikçe anladım ki onunla ayrı kaldığım sürece ondan tamamen soğumuşum. onda öyle bi yan yoktu. ya da belli etmiyordu. baktım olacak gibi değil. biletleri başkasına sattım. kıza da "o gün çok acil memlekete gitmem lazım" deyip, halısahaya gittim. sonrasında da kızla bir kere görüştüm. daha da ne aradık birbirimizi ne de sorduk. itiraf gibi itiraf.
devamını gör...
üstteki tanımı zaten sözlükte kimsede numaram yok kabulüyle yazmıştım, ilşah abide olduğunu unutmuşum. (#1558629) avucuna düştüm abi, rö de yapayım abi. *

eyjafjajflkosl abide de vardı. mafoldum ben.
devamını gör...
(#1558615)

ilk rö'mü aldım:



teklifimi de yaptım, ancak önce bi valide ve pedere de sormam lazım dedi, cevap bekliyorum.
devamını gör...
müslüm dinleyecek kadar mutlu hissediyorum kendimi...

en mutlu olduğum zamanlarda arabesk dinlemek çok iyi geliyor bünyeme....

hayırdır inşallah...
devamını gör...
keşke ölse de istediğim de gidip diyeceklerimi desem içimi döksem cevap da veremez nasıl olsa
çok mu bencilim?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar