dünyaitiraf.com

#özgürler 

2742.
biraz uzun olacak sanırım..belkide hayatımın en uzun entrysi olacak..daha uzununu da yazabileceğimi sanmıyorum..yüksek doz felsefe ve melankoli de barındırı..bence çoğunluk hiç bulaşmasın..içtekileri kusacak haykıracak tek mekan olmadığı için buraya kusulmuştur bu entry..gerçi gerçek mekan olan Allah' a olan samimiyetsizlik hissinden dolayı onu katmıyorum..en yücelerin yücesi kalpte de gönüllerde de olan herşeyi bilir..ama gel gör ki hem vefasız hem samimiyetsiz olunca insan..yüz bulamıyor o kapıya..başka kapı var mı o da muallak..her neyse ben yine de kusayım içimi..

uzum zamandır eskisi gibi yazmıyorum..bazı arkadaşlar gerek sözlük vasıtasıyla gerek diğer iletişim araçlarıyla soruyorlar sağulsun neden yazmıyorsun bu aralar diye..onlara da bir nebze cevap olur belki bu karaladığım..yazarken tek bir çekinge hissediyorum o da otoban faresi arkadaşımızın doğum günü hasebiyle katıldığım etkinlik nedeniyle bazı insanlarla tanışmış olma durumum..hani o da olmasaydı da keşke birileri tanımamış olsaydı diyorum..o zaman daha rahat yazabilirdim belki.gerçi rahatım aslında...çekineceğim veya ispat etmek istediğim bişeyleri olan biri değilim kimseye..ama hani dışarıdan hiçkimsenin fikri olmayan biri olsaydın yine de daha iyi olurdu sanki..

çok doluyum uzun bir süredir..hani öyle böyle değil..bazen pik zamanları oluyor bu doluluğun..bir şekilde baskılıyordum yine de..ama o kadar dolup taştı ki içim şu son günlerde..ne kendimi tanıyorum ne anlayabiliyorum..herşey muallakta kalmış gibi..fizik teorilerinde olduğu gibi hani..yoğunluğu sıvıya eşit katının sıvının ortasında yüzer hali gibiyim..ne aşağı ne yukarı çıkma umudum yok sanki..

sorunum hayatla..aslında hayatla hep sorunlu oldum anlamını kavradığımdan beri..niçin neden yaşıyoruz dediğim ve bunlara cevap aradığım andan beri sorunluyum ben..sorun cevabı bulamamakla ilgili değil Allah'a sonsuz hamdler olsun..cevaptan o kadar eminim ki..allah o eminlikten şaşırtmasın en azından.ancak o cevaptan emin olma durumu çok ayrı bir imtihan..o kadar büyük bir yük ki omuza..o kadar büyük bir imtihan ki..

hani şu çocukluk gençlik dönemlerime bakıyorum * benim kadar hayattan tad alan herhalde çok az insan vardı..başarı dersen başarı..eğlence dersen eğlence..populerlik dersen populerlik..makara durumlar,espritüellik..herşey gırla..gıpta edilen, özenilen bir hayat..kime göre neye göre? sorusu biraz muallak tabi..hani yaşadığım çevrenin çoğuna göre diyeyim..

ilkokulda * 5-6 saat ders çalışan psikopat bir çocuk olmamın dolayısıyla gelen il dereceleri..bedava özel okul dersaneler..hep göz önünde olan, örnek gösterilen kişi durumları..komşuların bak mustafa emre ye..çocuk il birincisi oldu yine gördün mü..sen niye böyle başarılı değilsin..ondan neyin eksik? durumları vs vs..özel okuldayken poh pohlanmak..hele bütün bunları bir aslan burcu çocuğuna yapmak.

işte böyleyken ilkokul 5. sınıfta başka bir hal aldı hayatım..özel okula başladım..çoğunluk zengin züppe tayfası..ben hakederek gelmişim oralara..her hakedilen hayırlı mı değil mi bunu bilemezdim tabi. hayatımı en çok değiştiren 2 özel okul dönemimde oldu çünkü..birincisi bilgisayar ikincisi ergenlik..

Allah'ım hatırlıyorum da ilk defa komşumuz vedat gilde görmüştüm ev aterisini..hani şu tetris oynanan var ya onu işte..o zaman bizim peder beyden * istemiştim bana da almasını...yok emre..sen ders çalışmazsın onla demişti..alamam o yüzden sana.. diye..ne kadar da haklıymış oysa..çünkü tanıştığım o bilgisayar zamanımın çoğunu alır olmuştu..güya ödül sistemiyle yapıyordular oyun saatini..teşvik etmek ders çalışmaya vs..sözlerini de tutuyordular hani..zor soruyu çözene 2 saat bilgisayar izni var diyordular..hep çözen oluyordum böylece..ama gel gör ki bu şuna yönlendirdi..ödül yoksa kafayı çalıştırmak da yok.. e tabi su yakmıyor ya beyin..gören dicek öğrenci değil de konferans veren profesörüm hani..dersi sallama, dinleme, onla bunla uğraş, makara yap dur..ne zaman ki bu soruyu çözene 2 saat bilgisayar oynama ödülü var deyince çalıştır saksıyı..oh valla..

hani bu sistem ne kazandırdı ne kaybettirdi diyorum kendi kendime..güneydoğunun x ilinde yetişen bir öğrenciydim neticede..babam lise mezunu..annem ev hanımı..onları dünyalara değşmem ancak şu da var..hani çocuklarını hayallerinde gördükleri en büyük yer mekteb-i tıbbiye..doktor olacak oğlu..gururların en büyüğü o onlar için..

bu bağlamda bakarsam çok şey değişmedi hani kar-zarar dengesinde o dönem bilgisayara olan ilgim..ama yıllar geçince içimde sadeceteorik fizike ilgi olduğunu farkedince ara sıra hayıflanmadım da değil..ne bileyim belkide daha değişik bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelsem şu an mit ya da dengi bir üniversitede teorik fizik üzerine doktora yapan, askılı gömlekler giyen, sabah akşam saçma sapan hesaplarla uğraşan, asosyal manyağın biri olabilirdim..belkide 50 senemi sürtünme kuvvetine verip bir halt bulamayacaktım çoğu teorik fizikçi gibi..ama gel gör ki bir tek orada mutlu hissederdim tam olarak diye düşündüm hep uzun bir dönem..hala da ara sıra aklıma gelmiyor değil..

işte o dönem bilgisayar oyunlarına müptela oldum..fifa 99 demo nun 45 dakikalık tek devresinde 6 gol atabilen tek insandım bütün ilde tanıdığım fifacılar arasında..hep de manchester ile juventus karşılaşıyordu sanırım..belki de yanlış hatırlıyorum..bilgisayar oyunu müptelalığım akif denen hayırsız bir arkadaşın da yardımıyla ateri salonlarına doğru gelişmeye ve yol almaya başladı..büyük hayvan gibi ateri makineleri var ya onlar işte..orada da king of fighter ve hala zorlasam da ismini hatılayamadığım bir futbol oyunuyla il dereceleri yapmaya başladım..bilenler bilir..brezilya'nınbanana shoot u japonyanınsa pas ve kaleci süperi vardı hani..o oyunda mesela abartmadan söylüyorum ilin en iyi oynayanı oldum..tabi o dereceye gelene kadar lise 2 olmuştu..hatta bazen akrabalara gidince başka illere direkt ateri salonlarına giderdim o oyunu benden iyi oynayan var mı diye..orada bile yenen olmuyordu Allah sizi inandırsın..sonra da hala aktif olarak devam ettiğim playstation maceram başladı..wining eleven serisinden pese kadar hemen bütün serileri oynadım..hala da pes12 yüklüdür psp me..en azından salona gitmeyecek kadar bıraktım hani onu diyebilirim..

oyun ve eğlence bir taraftan dersleri sallamamama neden olurken bir diğer yandan da ergenlik yardırmaya başladı çalışmama hissiyatımı..yaşım 12 felandı sanırım..12 de de ergenlige giriliyor mu bilmiyorum..ama yaşadığım aşktı kesinlikle..ezgi diye bi subay kızına aşık olmuştum..6. sınıftayım henüz..kız aklımdan çıkmıyor..sağ ezgi sol ezgi..rüyamda bile görüyordum kızı..aynı sınıftayız bir de..ya o kadar saf o kadar temiz çocuğum ki başkalarından beni sevdiğini duymamama rağmen utangaçlığımdan yaklaşamıyorum bile kıza..o zamanlar justin bieber yok tabi..şimdiki gibi bozuk da değil ortam..bir de güneydoğu hani..iyi ki istanbul değilmiş diyorum o yüzden..sadece derslerde onu izlerdim..bir de hani artislik babında bişeyler yapmak onun için..soruyu ilk çözmek..kalem kullanmadan çözmek..dersi hiç dinlemeden hoca tahtaya kaldırdığında bütün soruları bilmek vs vs..anca bu kadar yaşadık ergenlik aşkımızı işte..ama onun yüzünden doğru dürüst kitap yüzü açmaz olduk..bizi de etkileyen tarafı o oldu hani..

bunca şey birleşince il birincisi girilen özel okulu il 8. olarak noktaladım 8. sınıfta..fen lisesi kazandık yine çok şükür..gitmedim gerçi kazandığım fen lisesine..sebep de uzak diye..o kadar el bebek gül bebek büyüttü ki annem sağolsun..o yaşta çocuğumu hiçbir yere göndermem ben deyip kesip attı fen lisesi olayını..gitmedim ben de tabi..zaten gidip napacaktım ki..o kadar büyük bir özgüven, o kadar büyük bir egom oluşmuştu ki geçen 8 sene içinde..ya napacam fen lisesini ya..kendim okuyunca anlamaycak kadar salak mıyım..bunca zaman zaten hiç ders çalışmıyorum..ona rağmen fen lisesini kazandım..bi tıp mu tutturamayacağız yani? dememek işten bile değildi benim için..neyse ki o sene içinde bizim ilde de yeni fen lisesi açıldı..tercih listesinde olmadığı için puana göre aldılar öğrencileri..oraya da 1. sırada girdim dolayısıyla..çünkü giden herkes il dışına gitmişti..

fen lisesinde de durum değişmedi..yine il birincisi olarak girdim oraya..herkesin gözü üstümde..hani diğer giren arkadaşlara da sağlam puan farkı basmıştım..çünkü giren arkadaşlardan hiçbiri herhangi bir fen lisesini kazanacak puanı tutturamamıştı..orada da dikkatin üstünde olduğu öğrenci pozisyonunun tam yerindeydim..herkes aaa bak bu çocuk şu fen lisesini kazandı ama gitmemiş laflarında..hocalar da hımm..emre sen misin..sen birinci olarak yerleştin sanırım buraya tavırlarında..ilkokuldan da farklı üstelik bu durum..özel okul maceramdan farklı üstelik bu durum..o zaman egosu şişmiş, ukala, küçümseyen bir adam yoktu çünkü karakter olarak..temiz saf bi çocuk vardı..lisedeyse her yanı ben olan kendine aşık insan vardı sahnede..

o zamanlar o kadar net ki aklımda..normalde geçmişi hemen siler hafızam..ama sonradan yaşadığım pişmanlık o zamanı unutmamama neden oldu demek ki..allah'ım bir insan herkesle mi dalga geçme çabasında olur..herkesi mi ezer..herkesten mi kendini büyük görür..bu kadar mı düşüncesiz olur insan..ya gerçekten sonradan süzünce şunu anlamıştım..ben bunları isteyerek yapmıyordum..hani herkesi kırıyordum ama aslında bunu eğlence olsun diye yapıyordum..dalganın alasını geçiyordum milletle..küçümsenin derecesi haddi yoktu bende..ama sırf millet de ben de gülelim eğlenelim diye..sabit hedeflerim yoktu üstelik..bir gün a kişisine bir gün be kişisine sarıyordum olayı..hocalarla bile dalga geçtiğim oluyordu..ilk sınıftan atılmam fizik hocama derste hocam mıknatıs neden demiri çeker de bakırı çekmez diye sorduğumda hocanın verdiği atomun yapısından dolayı emre yanıtına verdiğim ee hocam siz de herşeye atomun yapısından dolayı cevabını veriyorsunuz olmaz ki böyle yanıtından dolayı olmuştu..adam önce sustu..sonra sinirlendi..sonra çık dışarı saygısız herif deyip beni sınıftan atmıştı..ama bu o derste sorduğum 3.kıcık soruydu..üçüne de aynı yanıtı vermişti üstelik..

hani haksız mıydım diye kendime soruyorum..uslup uygunsuz da olsa haklıydım aslında..ama beni haksız yapan ana durum şuydu..mıknatısın neden bakırı çekmediği umrumda bile değildi..hiç önemsemıyordum..soruyu sorarken ki amaç zaten öğrenmek de değildi..amaç hoca bilemesin de rezil olsun durumuydu..millet üstüne gülsün de eğlensin durumuydu..sorduğum diğer 2 soru da aynen bu amacla sorulmuştu zaten..bu açıdan bakarsan haksızdım..

üstte fizik dersiyle olan durumun hemen her derste aynı oldu..dersi sallamayan, eğlenen, gırgır şamata yapan bi tiptim lisede de..ama bi özellğim vardı hani yine..cidden daha önce bilmediğim bir şey çıkarsa derste hemen kulak kabartırdım..yanımdaki elemanla muhabbetteysem dur lan bi dakka burayı bilmiyorum derdim..sonra da derse kulak kesilirdim..orayı öğrendikten sonra makaraya devam tabi..

hal böyle olunca daha sonra derslerden atılma istikrarımı devam ettirmek nasip oldu..herkesin gözünde çalışkan fırlama komik ve tatlı çocuk olmuştum..hatta atan hocaların çoğu bile aslında seviyordu hani beni..kötü niyetimden yapmadığımın farkınadydılar sanki..çünkü bir gün olsun birine bir saygısızlığım, haddimi aşmam olmamıştı dersler konusunda..çık dışarı deyince de efendi efendi çıkardım dışarı..kapıyı bile çarpmazdım hani..daha sonra lise 2'nin ikinci dönemine kadar ara ara atıldım..ta ki düz liseye geçme kararı alana kadar..

o dönemde hatun tayfasının ilgisi oldu hani..ama çok şükür kazasız belasız atlattım fen lisesi dönemini..flört denen o nemenem belli olmayan durumlar içine girmedim o zamanlar..sonra girdiim gerçi nemenem dediğim durumların içine..her neyse en azından o ukala, çok bilmiş dönem yapmadım bunu..bunda fen lisesi erkeklerinin cidden dini manada kaliteli olmasının etkisi de vardı hani..allah sizi inandırsın 32 erkektik..32 si de öğlen namazına istinasız giderdik camiye..o derece..beni aralarına alırdılar sağolsunlar namaz konusunda..maçlarda genelde yedek kalırdım ama..halbuki forvetin solunda bazen yardırırdım..her neyse...

düz liseye geçerken baya bir tepki almıştım..not ortalamam 4.95 ti fen lisesinde..hani 3.50 ler 4.00 lar tamam da sen niye geçiyorsun ya emre diyenler çok olmuştu..haksız da sayılmazdılar hani..80 di o dönem toplam puan..40 ı yansıyordu sanırım öss ye..benim işte fen lisesinde 80 olmasa da 79.4 felan oluyordu..o da 40 a yakın puan ediyordu zaten kat sayıyla çarpılınca..ama anlamadıkları şey şuydu..ben puan için ayrılmadım zaten..hani dersler benim için bu kadar sallanabilir bişeyken milletin hayvan gibi ders kasması..herkesin birbirinin kuyusunu kazma isteği..sınavlarda en üstte benim adım varken milletin inşallah ayağı bacağı kırılır da giremez sınava..ben o kadar çalışıyorum yine beni geçti şe..siz bakışlarından bıkmıştım o okulda..daha fazla dayanamayıp düz liseye geçmem de böyle vüku bulmuştu..

düz lise de ayrı bir macera oldu benim için..inanın bana kesinlikle pişman olmadım geçtiğime..düz lisenin süper kısmına da geçebilirdim..ama özellikle düz kısmını istemiştim..hırsı olmayan, okulu geçme derdi yeterli olan insanlar daha sempatik geliyordu bana artık..nitekim istediğimin hepsini buldum..matematikten 90 alınca hangi sorum yanlış acaba insanlarının arasından 45 i çakınca sevinçten takla atan insanlar arasına geçiş yapmıştım en dikeyinden..inanın bana çok daha sempatik çok daha eğlenceli bi yerdi..bi daha olsa bi daha geçerdim hani..

lise 2 2. döneminden bitirene kadar orada kaldım..orada da arada derslerden atılma vazifemi başarıyla yerine getirmeye devam ettim tabi..ama bu sefer form değişmişti atılma nedenim..sorular aynıydı ama kovulma şeklim farklılaşmıştı..fen lisesinden geldin diye kendini bişey sanıyorsun demi!!çık dışarı şeklinde sonlanıyordu artık kovulma cümlelerim..ama ben efendiliğimi yine bozmadım..sessiz sedasız dışarı çıktım..basketbolu böyle öğrendim lisede hatta..çünkü kendi beden derslerimde okul kıyafeti nedenıyle hoca maç yapmama izin vermiyordu..başka derste karışmıyordu ama..

lise 3 ün son döneminde o'nunla karşılaştım..bugüne kadar en sevdiğimle..yerine koyamadığımla..bitanemle..unutturulamayana..hani sorarsanız her gün hatırlıyor musun? hayır..haftada bir? hayır..ayda bir? e belki..ama sevmedim bir daha o kadar..bazen düşünüyorum bu kadar sevmemin nedeni lise 3 ün son döneminde karşılaşmam mı acaba? gerçekten sınava çalışmamak ve stresi yaşamamak için mi sevdim bu kadar? bilmiyorum..zira mart ayından * haziran ayına kadar balkonunun önünde idim hep..evden denemeyi alıp * diyerek hep balkonu önünde buldum kendimi..hayvan gibi öss kasılan dönemim de böyle geçti..

neden balkon önünde bekledin ezik misin sen? diye merak eden arkadaşlar olabilir..basitçe söyleyeyim nedeni şuydu..bu kıza bir kız arkadaşla teklif gönderdim.. e bizim zamanlar öyleydi be olum..ciddi düşünüyorsan biriyle kendin gitmezdin kıza..arkadaş gönderirdin.neyse kızcaz .biraz düşüneyim dedi..3 hafta geçti..beni gözlüyordu sorduruyordu felan.. bekledim bi süre..sora teklife gönderdiğim kızla çıktım cevabı beklemeden..biliyorum hayvanlığın danişkasıydı..ama çok boşluktaydım lan..ya hem sen niye bekletiosun ben gibi çocuğu..tamam tamam hayvanlığın danişkasıydı kabul..

işte hazirana kadar yok dedi..ağustosa kadar da yok dedi..hep yok dedi..bu kez sabırlı oldum ama..vazgeçmedim..diyorum ya belkide sınavla uğraşmamak için..ama götürdüğüm denemeleri de çözüyordum hani..en azından sayısalını..4 kere 90 da 90 yapınca onları da çözmeyi bıraktım..

yaz boyunca duş altında teoman-o kasedini dinleyerek yalan söyledim kendi kendime..hep ona söyleyeceğim şeyleri planladım..o kadar gururluydu ki..habuki cevabının evet olacağını öğrenir öğrenmez ayrılmıştım diğer kızdan..bir sürü yalana kendim de inandım bi süre sonra..sonra buluşmaya elimde gümüş bir yüzükle gittim..söyledim kendime söylediğim yalanları..araya doğru şeyler de serpiştirdim ama tabi..ama sonradan öğrendiğim söylediğim tek etkili şey bu yüzük bir gün bana evet demeyene kadar çıkmayacak parmağımdan..üniversitede de hep takacağım..nişanlıyım diyeceğim.. lafıymış..

işte böyle başladı bizimkisi..tıp fakültesi 2. sınıfa kadar da liseli aşık mode on edasıyla sürdü..totalde 4.5 sene sürdü..allah biliyor 1 kere bile sarılamadım ona..kıyamadım..dokunsam kırılacak gibiydi..o kadar kutsal o kadar büyük sevmiştim ki onu..sanki ulaşılmaz el değmez bişeydi..iyi ki öyle sevmişim diyorum şimdileri..zira Allah birçok haramdan da muhafaza etmiş beni..tıp fak.2 den sonra zaten istesem de öyle dokunamayacaktım..

aslında şu ana kadar anlattığım çoğu şey (en başlar hariç) itiraftan çok hayat hikayesi dönemimdi bir nevi..ama durumumu anlamak için bu dönem kritikti..çünkü karakter-doğruluk-hayat felsefesi içinde girdiğim çıkmazın çoğu hepsiyle bağlantılı.

itirafın asıl kısmına geçmeden önemli bir noktaya değineceğim.. isteyen inanır isteyen inanmaz gerçekten aktif bir cemaat bağlantım yok şu anda..keşke olsa diyorum çoğu zaman..ama her yerde bişeyler eksik kalıyor gözümde..ve altta bazı hususlarla kitaplarına ve görüşlerine değineceğim kişiyi övmek veya propagandasını yapmak amacıyla anlatmıyorum yazdıklarımı..sadece hayatımda en çok etkilendiğim eserlerin sahibi kişi..ve bence muvazzaf bir insan..eğer tek kol devam etseydi davası kesinlikle o yoldan gidip en aktif görevler için çaba da sarfederdim..ancak durum şu ki hala ayrılan dava üzerine bir yere oturtamadım kişiliğimi..kafam karma karışık bu konuda..okuyanlar yazacaklarımı bu bağlamda değerlendirirse sevinir ve hatta minnettar kalırım..

tıp 2..hayatımın en mühim yılı..o dönem tanıştım hayatımı değiştiren eserlerle..evet nurlarla tanıştım..yıllarca içimde oluşan o boşluğu tamamiyle eksiksiz dolduran o eserlerle..başka şeyde arayıp bulamadığım tadı damağıma bal gibi çalan o eserler ile..allah vesile olanlardan ebeden razı olsun..

tıp 2 den sonra düzenli nur okumaya başladım..günlük ortalama 20 sayfa okuyordum..her gün beynimde yeni ufuklar, yeni düşünceler yeşeriyordu bu vesileyle..beni yaratanı ve yazının en başında bahsettiğim neden yaşıyoruz? nasıl yaşamalı? sorularını o kadar güzel anlatıyordu ki bu eserler..yıllardır susuz kalmışım da en berrak nehire düşmüşüm gibi kana kana içmek istiyordum bu eserleri..başka hiçbir şeye benzemiyordu anlatış tarzı..diğer kur'an tefsirlerinden farklıydı..birebir tefsir değildi evet..ama tefsir ettiği ayetleri açıklaması bile bambaşkaydı..her şeyiyle aşık olmuştum nurlara..

okudukça ufkum açılıyordu..ve yavaş yavaş düşüncelerim oturuyordu.oturan düşünceler de bazı durumların sorgulanmasına neden oluyordu..zira her gün okuduğunuz şey size belli şeyleri benimsetiyordu..en basitinden nasıl yaşamalı? sorusuna verdiğim cevaplar oluyordu..yaptığın şeyleri sorguluyordun..bunu övünme veya başka şeyler adına söylemiyorum zira şimdi o halimden eser yok * ama kitap öyle bir yakin katmıştı ki, öyle bir huzur-i ilahi de yaşıyormuşum gibi hissettirmeye başlamıştı ki bana uyurken bile ayaklarım edepsiz durmasın diye dikkat ediyordum..düzgün nizami uyumaya çalışıyordum..zira Allah uyumazdı..onun karşısında saygısız duramazdım..bu hal otururken de dışarıda yürürken de böyleydi..izleniyor gibi, huzurda yaşıyor gibi..

işte bu sorgulama dönemine flört ettiğim hatun da dahil oldu..flört uygun muydu dine göre? cevap kesin:- hayır ! eee o zaman niye flört ediyorsun ? -etmemem lazım evet!.. eee nereye kadar sürecek bu durum? daha ne kadar Allah a isyan edeceksin sen? tamam elini tutmuyorsun ayda yılda bir görüşüyorsun ama bu da caiz değil dine göre bilmiyor musun? allah a bir saniye isyana değer mi Allah sevgisi dışında bir sevgi söylesene? - değmez..ama ya değişirse, ya düzgün bir müslüman olursa çok..

inanın yukarıdaki sorgulamayı hiç yapmadıysam her gün 20 kere yaptım içten içe..ve bir süre böyle sürdürdüm..bir süre dediğim 2.5 sene..çok güzel gelişmeler de oldu hatun kişisinde..namaz, kur'an, nurlar..ancak kızın babası dağdaki örgüt sempatizanı annesi de ileri laikçi olunca kız git-gellerden benimle ailesi arasında major depresif bozukluğa yakalandı..ve ne yazık ki ailesinin de baskısıyla karşılıklı ayrılma kararı alana kadar sona ermedi bu rahatsızlık..benden ayrıldıktan 5-6 ay sonra ilaçlarını kesmiş doktor..ama müspet gelişmelerin çoğu da yok olmuş şahsındaki..ahiret olmadıkça dünyanın en sağlıklı insanı olsan ne ki?? her neyse..

işte bu süreç geçtikten sonra kitaplarıyla beni tanıştıran arkadaşın cemaatine dahil oldum..güzel şeyler yapmaya çalıştım o dönemler..okula tembellikten gitmiyordum...ama inanın bazen çalışmaya vakit bulamadığım da oluyordu..1000 sayfadan fazla komite sınavlarını 1-2 gün 0 uykuyla geçtiğimi hatırlarım..ama inanın eskiden geriye güzel tek ne yaptın diye sorduğumda kendime o günler geliyor bir tek aklıma..o dönem emek verdiğin insanların güzel yerlere gelmesi bir de..

işte okul böyle gelip geçiyor derken tıp fakültesi 5. sınıfta uzmanlık sınavına hazırlanmamız gerektiği söylendi..namı diğer tus..çok zor bi sınav mutlaka çok çalışmanız lazım dediler hep.hatta 2 sene anca yeter diyenler hic de az değildi..o yüzden 5 ten başlatıyoruz sizi dediler..elimizi ayağımızı da bütün işlerden çektiler..görev felan yok göreviniz ders çalışmak dediler..ilk önce çok korktum..cidden çalışmaya başladım..ha bu arada tıp fak. 5 ten bu yana istediğim bölüm de nörolojiydi..işte nöroloji kazanmam lazım diye kendime hedef de biçtim..puanlarına felan baktım..ortalama 60-65 arasıydı..kitapları aldım..5 ay boyunca günde 7-8 saat çalıştım..ilk defa deneme oldu..denemeye girdim..64.300 gibi bi puan aldım..sonra ne yazık ki ilkokulda girdiğim sendroma tekrardan girdim.. eee iyi de bu tus da bi halt yokmuş beaa.. 5 aylık çalışmayla istediğim bölüme yerleşebiliyorum ki.. dedim ve olay ne yazık ki yine hüsran..çalışmaya ilgim neredeyse hiç kalmadı..

bunda şunun da etkisi vardı..ömrüm boyunca hep başarılı oldum ama hiç hırslı olmadım..ve ilkokul 5 ten sonra çalışmaktan hemen her zaman nefret ettim..o oturduğum 7-8 saat çalıştığım dönem Allah biliyor sırf Allah rızası için ders çalıştığım için ağır gelmedi..ibadet mantığıyla baktım derse..o yüzden çalışabildim zaten..işte hal böyle olunca hırs da olmayınca saldım..e ne oldu durum? derse gerek yok..görev de yok..işte beni batıran olaylar felsefesi orada başladı..

başka başka ilgi alanları..müzik vs..tekrardan oyun oynamalar..playstation bilmem ne..allah a hamdolsun o dönem de hatun tuzağına düşmedim..bunda eski hatun kişisinin de etkisi büyüktü..ve Allah a olan saygım da..korku değil daha çok cidden saygıdan yapamıyordum.. ona saygısızlık olurdu bu kadar nimeti üzerimdeyken haddimi aşmam diyordum çoğu zaman haramlar ilişince..ama nefis boş kalınca önce sayfalar azaldı..sonra hissiyat gevşedi..beni bitiren şeyse inturnluk senem oldu..

Allah ım hastane ortami o kadar iğrenç bişey ki..o kadar kötü ki..anlatamam..tıp 6 da ders kalmaz..hani diğer bölümlerde hep staja gidiler de sınav olmaz ya öyle..sınav yok bişey yok..full hastanedesin..hele o nöbetler..24 saat hastanede kalmalar..allah ım o kadar maneviyat düşmanı şeyler ki..allah ebeden razı olsun onlardan ki kıvamını koruyan insanlar da oluyor..ama ne yazık ki ben koruyamayanlardan oldum onlar arasında..

üstte ta ilkokuldan yazdıklarım da biraz bunu açıklamak adınaydı..fıtratın bazı şeyler üzerindeki etkisini anlatmak adına..daha 23 ünde, eli yüzü düzgün, espritüel, zeki, başarılı ve bekar bi doktor adayı..üstelik sevgilisi de yok..üstelik zaafları çok fazla..aslan burcu, egosu tavan, maneviyat öncesi döneminde uzun dönem ilgi budalası edilmiş bir adam..hal böyle olunca sağolsun sağlıkçısı, eğitimcisi, hasta yakını, hastası bilmem nesi..herkes ne kadar kopardıysa bi yerlerden aldı manevi olarak..6. sınıf tam bir hüsran oldu..

mezun olunca doğru dürüst yaptığı tek şey namaz kılmak olan bir insan haline getirdi sistem ne yazık ki bu adamı..eskiden iş arkadaşları dahil bayanlarla göz göze gelmemeye özen gösteren bu adamdan sene sonunda eser kalmamıştı..günah dillendirilmez şahit doğar derler..ayrıntıya girmek uygun değil..ama eski hassasiyetimden eser kalmadı diyebilirim..

daha sonra mecburi hizmet..başladı..orada da ortaya karışık müslümanlık devam etti..ilk tus sınavı..nörolojiyi kazandım yine hamdolsun..şimdi 1.5 yıla yakın geçti uzmanlık sürecimde..2.5 yıl daha var..biter inşallah o da..çok da umrumda m? inanın değil..

itiraf kısmına gelince..dışarıdan bakınca 26 yaşında, her sınavı ilk girişinde kazanacak kadar başarılı, çoğu kişinin gıpta ettiği bir meslekte ve kariyerde olan, ortalamanın üstünde bir maddi geliri olan, az buçuk eli yüzü düzgün, çevresinde kendisine ilgi gösteren karşı cins bir sürü insan olan, hemcinsleri arasında da bayağı bir sevilen bir adam görülüyor..her gün aramalar sormalar..emre hadi sen de gel buraya gidelim...şunu yapalım diyenler..yine Allah güle güle kullanmayı nasip eylesin babasına jeep almaya, abisine iş yeri açmaya Allah tarafından vesile kılınmış bir adam..ne kadar güzel görünüyor di mi sözlük?

değil işte..allah biliyor yalnızlar içinde yalnızım..1.5 sene içinde kendimi manevi anlamda toparlama gayretine düştüğüm belli dönemler dışında gerçek manada hiç mutlu olamıyorum..iliklerime kadar mutsuz hissettiğim bir sürü dönemim oluyor..yahu diyorum neden olmuyor..neden..neden o mukavemeti gösteremiyorsun..şu manevi halin neden birkaç günden-haftadan uzun sürmüyor diyorum..olmuyor işte..

bir sürü detay soru takılıyor kafama..soruyorum şimdi..ne kadar maneviyat? mesela bu soru kafayı yememe neden oluyor..insanlar nereden sonra yeter diyebiliyor? bakın kimseyi eleştirdiğim yok..ama görüyorum namazında niyazında insan..her gün 5 kere baş secdeye değiyor..ama dışarıda sevgilisine sarılıp öpüyor onu..e yahu nasıl yüz buluyorsun bir sonraki namaza? tamam bul..namaz farz..ama neyin kafası şimdi bu? nasıl mutlu oluyorsun başını yastığa koyduğunda..nasıl çok mutluyum yaaa nidaları çekebiliyorsun samimi bir şekilde anlamıyorum..

aynı şey manevi ablalarımız için de geçerli..allah ım tesettür avret yeri kapamak mı sadece? dışarıda seni görünce açıktan daha fazla tahrik oluyor millet..sen nasıl yeter diyorsun peki? nereden geliyor bu huzur? nasıl mutmain oluyor kalbin..

gerçekten bunları anlamıyorum..sığıştıramıyorum kafama..yani madem yaradan var..madem hayat geçici..madem herkes ölümlü..madem herşey Allah ın huzurunda cereyan ediyor..nasıl o(c.c)'nun hoşnut olmadığı bir sürü davranış sergileyerek mutlu olabiliyor müslümanlar..yasak kıldıklarıyla barışık yaşayabiliyor..sorgulamadan etmeden kabul edebiliyor böyle yaşamaya..

bu soruları önce kendime soruyorum..hani moralim bozuluyor..daralıyorum..ama millete bakıyorum..kral müslümanlar sorsan gözlerinde..ama yaşamıyor..en garibi de yaşamadığından mutsuz bile değil..

kendime soruyorum örneğin..başka bir başlıkta espriyle de karışık söylemiştim..kendime defaatle yukarıda ukala dediğim için bunu rahat yazabileceğim..162 iq un var..çoğu prof. una göre çok daha zekisin..çoğu kişiyi katlarsın..ama onlar çok çalışkan..sen boş boş idare ediyorsun..allah sana sormayacak mı o zekanın hesabını? neden verdiği nimetle doğru şekilde amel etmiyorsun da bedavacı gibi üstüne yatıyorsun..hep idare ediyorsun..güzel yerlerde müslümanların olması varken..çalışkanlık islamiyet vasfıyken neden tembellik ediyorsun..

neden hitabetini din anlatmak yerine hastanede doktor ya da hemşire odasında bomboş muhabbetlerle geçiriyorsun..fanatik-fotomac-ntvspor un bütün ayrıntılarını okuacağına neden 3 sayfa risale-i nur okumuyorsun? şampiyonlar ligi özeti yerine neden gazzede en son durum ne ona bakmıyorsun? bu mu senin müslümanlığın..

saatlerce sözlükte dolaşıyorsun da neden 2-3 sayfa dini bişey karalamıyorsun? Allah seni dini yaşamak ve yaşatmak için vazifelendirmedi mi? bugün ne yaptın peki bunun için de saatlerce sözlükte yazıyorsun?

adidas ayakkabıye 210 lira sarar kemere 104 lira vermeyi biliyorsun da neden gazze yardımına 3 sms göndermek zor geliyor sana he emre? hani samimiyetin hani müslümalığın senin? kardeşin orada öldürülürken sen sıcacık battaniyeni üstüne sarmış muhteşem yüzyıl izlemiyor musun? bi çantaya 250 tl vermiyor musun peki?

daha bu soruların binlercesi..her gün defalarca soruyorum bu soruları kendime..her sorduğumda kendimden utanıyorum..kendimden nefret ediyorum..sonra tekrardan mutsuz ve huzursuz oluyorum..2-3 ayda bir dirileyim diyorum..tekrardan düşüyorum..mukavetimi koruyamıyorum...

daralıyorum işte..yaşamak manasız geliyor..hasteneye bile geç gidiyorum..gitmek istemiyorum ki..allah rızası için çalışmayacaksam..onun rızasında gitmeyecekse yaptıklarım..günde 9-10 yeri geldiğinde nobetlerle 24-35 saat çalışmanın ne faydası var..yerin dibine batsın kariyeri de parası da..bir daha ahireti kazanma fırsatı olan ömrüm gitmiyor mu ? Allah a 1 adım daha yakın olma fırsatım uçup gitmiyor mu..kariyer de neymiş para da neymiş..

işte bu buhranlar, bu haller kafayı yedirtecek gibi oluyor bana artık..ağır geliyor, kaldıramıyorum..herşeyi bırakıp gidesim geliyor..hem kendimdeki hem mutlu gezen samimiyetsiz müslümanlardaki hali görünce..yaşamaya değer bulmuyorum çoğu şeyi..insanlara olan sevgim de azalıyor..saygım da..

yani diyorum bu br mutsuzluk laneti mi..acaba müslümanlık bu mu? ben mi abartıyorum..ama yok abartmıyorum..bir sürü samimi din adamı var..hayatları var..peygamber (s.a.v) var heşeyden önce..değil işte..ama nasıl mutlu oluyor böyle yaşayanlar gerçekten bir gram anlamıyorum..beyin mi uyuşturuluyor..nasıl idare ediyor haliyle idrak edemiyorum..

bu yüzden de yazasım gelmiyor sözlüğe..o doğum gününde tek dilediğim şuydu..allah ım inşallah çok samimi dindar insanlarla tanışırım da belki aralarında dahil olurum ben de..hayırlı güzel işlere vesile olur görüşmemiz..hani sözlükte makara felan var..ben de yaparım..eğlence de olacak ama inşallah çok samimi dindar insanlardırlar diye düşünmüştüm..ama o cepheden de umduğumuzu bulamadık ne yazık ki..ondan sonra da bir süre yazmayı denedim..ama hayallerimden uzak olunca ortam ne yazık ki sürdüremedim bu halimi..

hal ve durum bundan ibaret...kusabileceğim daha çok şey var belki ama yazdıkça sonu gelmediğinden btiiriyorum..imtihan gerçekten çok zor..gerçekten zor..allah hepimize samimiyet ve rıza-yı ilahı nasip eylesin inşallah..samimi insanların duasına çok ihtiyacım olan bir dönemdeyim..inşallah okuyanlar dua etmeyi çok görmezler..

selam ve dua ile..
devamını gör...
2743.
insanlar yalan söylediklerinde, ben tabi ki inandığım için salak mı olmuyorum. onlar yalancı oluyorlar, ama bunun umrunda değiller. her sözümüzden, her düşüncemizden ve tabii her hareketimizden hesaba çekileceğimizi ne çabuk unutuyoruz. ne kadar basite alıyoruz ya da o sorgu gününü? Allah'ın rahmeti sonsuz, şüphesiz ama sen o rahmeti hakedecek ne yaptın? ne yapıyorsun? kimlerinin canını yaktın ömrün boyunca da, şimdi geldin rahmet dileniyorsun demeyecekler mi adama? diyecekler muhakkak. kimsenin hakkının kimsede kalmayacağı ahiret gününe hamdolsun. ateistler nasıl kendilerini teskin ediyorlar acaba? bu kadar güzel bir teselli varken, nasıl oluyorlar da zorluğu seçiyorlar.
yalandan hep nefret ettim. söylememek iiçin çok gayret ettim. ve yalan ile muameleden hep korktum. ve tabi ki hep yalana maruz kaldım. bir şekilde ortaya çıkıyor yalanlar, insanlar nasıl saklayabileceklerine emin olabiliyorlar, şaşıyorum.
hayat çok garip, yalanlar filan...
devamını gör...
2745.
tuskon dünya ticaret köprüsü fuarında stant açan bayan firmalardan bir tanesinin stantında çalışmak üzere ingilizce bilen bayan tercüman aranmaktadır. fuar 29 kasım ve 30 kasım günlerinde gerçekleşecektir.

ilgilenen arkadaşlar bana özel mesaj yoluyla ulaşabilir.
devamını gör...
2747.
ellerimdeki çizikleri gören bir müşterim, müdürümün yanında övdü beni. "bak" dedi beni göstererek; "arkadaş da tarımla uğraşıyor. anlarım ben hemen... emeğin izleri onlar!"
diyemedim ki acayip yaramaz bir yavru kedim var, oynarken ellerimin içine etti diye...
devamını gör...
2748.
üniversiteyi kazanan öğrencilerin kayıt zamanı bir kırtasiyede çalışıyordum. kayıt işlemleri için diploma ve nüfus cüzdanı fotokopisi çekmeye gelenlerden beğendiğim kızların nüfus cüzdanından 2 fotokopi çekiyordum. biri onun kayıt işlemi için, diğeri benim onun facebookta aramam için.
devamını gör...
2749.
itiraf ediyorum: ben bir eşeğim. bu durumu, işlediğim bir kusurdan dolayı söylemiyorum, sadece artık kendim hakkımdaki genel düşüncem bu yönde.


ve sözlük sana klavye ile bağlandığımda çok rahatlıyorum hemde çoğu insanın yanında olduğumdan çok daha fazla bir şekilde, çünkü sen çıkarsız, ve sessiz bir şekilde beni anladığını hissettirerek dinlemeyi çok iyi biliyorsun.
devamını gör...
2751.
hayatımda 1 kere bedava dersaneye gittim. o da çok kıytırık bi dersaneymiş. içine girince anladım. tıpı* da it gibi çalışarak kazandım. valla bak. çalışmadan kazanmayı da denedim olmadı. lütfen yani din kardeşiyiz şurada.
devamını gör...
2752.
az önce sözlükten bir arkadaşa "iki tek atalım mı hacı" dedim.
şu kategorilerde önce mesajlarımın okutulması sonra bunun ifşa edilmesini bekliyorum:

a- yoldan çıkaran yazar.
b- sözlükten alkole alıştıran yazar.
c- ateşe çağıran yazar.

hanım hanımcık tanımlar yazararadafafadfasfdsga yok nan uymadı son taraf.

töbe.
Allahım sana geliyoruz.
devamını gör...
2756.
eksi alınca içimi tuhaf bir mutluluk kaplıyor, uçsuz bucaksız ormanlarda sevinç çığlıkları atarak koşmak, hatta çimlerde yuvarlanma isteği geliyor. sonra kıyafete yapışacak o pıtırcıklar yüzünden hevesim kaçıyor ve pc karşısında olduğumu hatırlıyorum.
devamını gör...
2758.
-bir olay çıksa da ayar versem derdinde olan yazarlardan.
-güzel olmadığı halde kendini güzel sanan kızlardan.
-otobüste yüksek sesle konuşan ve mal mal hareketler yapan liselilerden.
-fanatik akp ve cemaat sempatizanlarından.
-biz sizi 6-0 yendik ama yea diye fenerlilerden.

nefret ediyorum ulan. bazılarına küfür bile ediyorum.
devamını gör...
2759.
cogito sözlük yazarlarının ilk alkol denemeleri başlığı beni çok kötü etkiledi. herkes çocukken yanlışlıkla denemiş. ne kadar masum insanlar var yahu. tabi yetiştirme ve aileden kaynaklanıyor biraz. biraz da çevreden tabi.
ben çocukken yanlışlıkla denemedim. şu an herkesi çok kıskanmış durumdayım. nasıl denediğimi yazmama da gerek yok sanırım. kötü bir şey tabi. Allah kimseyi o ortamlara sokmasın. hep likörlü çikolata ile olsun denemeler.
her deneme deyişimde algım alarm veriyor bu arada. nickten ötürü.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar