dünyaitiraf.com

#sözlük dışı/forum 

3477.
bebeklere parmağımı ısıttırmayı seviyorum.hele de böyle yeni yeni dişleri çıkıyorsa.limon yedirmesini de çok severim.böyle yüzlerini buruşturuyorlar,dillerini dışarı çıkarıyorlar falan yaa.ölürüm ben onlara yaa.
devamını gör...
3478.
sanırım sıyırdım.
oturdum karşıma sultan filmi çıkar umuduyla 214 kanal gezdim. çıkmayınca da dileğim kabul olmayacak diye hayıflandım. geçmişte otobüs yolculuğu yaparken 4 durak arasında 20 tane kırmızı otomobil, 30 ticari taksi falan sayamazsam kendimi cezalandırmışlığım vardı. çok korkuyorum. umarım başımı belaya sokmam. şimdi de bloğumuzun dış kapısındaki kameradan eve giren çıkanı izleyip 15 dakika içinde en az 8 bayan apartman sakini ya da misafir kafa saymayı hedefliyorum. hadi hayırlısı.
devamını gör...
3479.
kola, gazoz gibi içecekleri bardağa koyarak içmek gibi bir huyum yoktur. direk kafaya dikerim. sonra buzdolabını ayağımla kapar, emin adımlarla olay mahallinden uzaklaşırım. iğrenç miyim neyim.
devamını gör...
3480.
yurtta nobetciyim ve kaldigim bolgede cingeneler de var. gelip arada camlarimizi tasliyorlar falan.
ya da yumurta atiyorlar. az evvel de benzer bir sekilde bi seyler yaptilar, bana ozel bir nefretleri var bahcede top oynatmadigimdan sanirim, pencereyi acinca biri kufur etti.
ben de keske silahim olsaydi dedim icimden.
ve su an cidden bir silah edinmeye karar verdim.
bazen cok ofkelendigimde gozum hicbir sey gormuyor.
kendimden de korkuyorum.
galiba onu vururdum.
-daha evvel ki tecrubelerden nisanciligim iyidir-
olmusum de icimden baska biri cikmis gibi geliyor. ki ben tv de bile aglayan birini gorsem, aglardim.
devamını gör...
3481.
once kendi itirafimi sonra birkartanesilol'un itirafini okuyunca kadinlik nereye gidiyor diye dusundum.
ben silah almaktan adam vurmaktan bahsediyorum.
o siddetten bahsediyor.
yolumuz yol degil gibi.
tobe est.
devamını gör...
3483.
iki haber ben çok fena yaraladı : beşinci boyuttaki salihın amiri dedemin ayyaş olduğu , sünger boblu tuvalet kağıtları üretildiği .
devamını gör...
3485.
(bkz: sulu sepken) adlı yazar dün kalktığımda aklıma gelen ve aklımdan çıkaramadığım bir bela oldu. * sözlükte herhangi bir yazarı özel olarak takip etmem, çok sırıtmadıkça da nickine bakmam ya da unuturum neyse efendim neyle unutabilirim derken bu sefer aklıma olağan takıntım murathan mungan geldi(arada öyle aklıma gelir ve sürekli içimden bunu söylerim, söylememeye çalışır ama engelleyemem, bu da böyle bir garipliğim işte). gariptir ki onu da bilmem, ne yapar kimdir araştırmadım, cahil de diyebilirsiniz, ama bir günü bu iki şeyi anarak geçirmek çok kötüydü. yazar arkadaşım alınmasın kendinin bile sözlük dışında nicki çok da aklına gelmez diye düşünüyorum ama bir yerden sonra artık gülmekle ağlamak arasında gider gelir oldum.
-sulu sepken, murathan mungan, murathan mungan ,sulu sepken, mungan murat, sepken sulu, sulu sulu murat sepken mungan, sulu idi mungan idi ...
artık nerelere vardı, böyle psikolojik travma beni seri eksiliyenin başına gelmesin *
edit: tabi bu bütün gün belli aralıklarla, beni delirtmeyecek dozajda gerçekleşti.
devamını gör...
3486.
bu gerçeği geçen gün öğrendiğinde baya utandım.

yıllardır ara sıra mırıldandığım bir şarkı var. küçük bir kısmını biliyor ve sadece orasını söylüyordum.

"three woman, three woman hımmm three woman"

gerçek ise bir hint filmi olan kal ho na ho nın soundtrackini dinlerkentantuni cemil bey tarafından yüzüme vurulmuştur. filmde pretty womanisimli eser hintçe bir tarzda söylenir. tantuni de hadi orjinalini dinleyelim der.
ve benim tiri womannn tiri womannn olarak söylediğim efsane şarkının pretty woman olduğu öğrenilir.

ingilizce ile ilgili ciddi sıkıntılarım var evet.

(bkz: roy kelton orbison)
devamını gör...
3487.
bu gerçeği geçen gün öğrendiğinde baya utandım.

yıllardır ara sıra mırıldandığım bir şarkı var. küçük bir kısmını biliyor ve sadece orasını söylüyordum.

"three woman, three woman hımmm three woman"

gerçek ise bir hint filmi olan kal ho na ho nın soundtrackini dinlerkentantuni cemil bey tarafından yüzüme vurulmuştur. filmde pretty womanisimli eser hintçe bir tarzda söylenir. tantuni de hadi orjinalini dinleyelim der.
ve benim tiri womannn tiri womannn olarak söylediğim efsane şarkının pretty woman olduğu öğrenilir.

ingilizce ile ilgili ciddi sıkıntılarım var evet.

(bkz: roy kelton orbison)
devamını gör...
3492.
bugün özel bi polikliniğe gittik ablamla.radyoloji bölümü için başka bir yere sevk ediyor poliklinik ve polikliniğin müdürü kendi özel aracıyla götürdü,getirdi bizi.arabaya binince adam resmen zemzem fm i açtı.dışardan zemzem fm dinleyicisi gibi mi görünüyorum yaa.ben hayatımda öyle şeyler dinlemedim.

hayat bazen çok acımasız..
devamını gör...
3493.
annemle babam bugun doktorlar'a cikan ve 150 kg zayiflayan aileden bahsettikten sonraki diyalog:

p- yaa iste aile destegi olmasi sart. aile destek olmazsa insan verdigini de aliyor. sekil a-1'de goruldugu uzre.
annem- abartmakta ustune yok puskuut.
gayet normal yiyoruz. asiri yedigimiz ne var soyle? senin diyetine engel olan ne var soyle? napiyoruz biz?
p - mesela su an borek yapiyo olabilir misin? mesela biz o boregi takriben gece on gibi falan yiyecek olabilir miyiz?
annem- bu sayilmaz. bir aydir yeni yapiyorum borek.
p- peki sonra kek de yapacak olabilir misin?
annem - aman iki dilim kekten nolucak.

yalniz borek super olucak gibi.
uhu.
devamını gör...
3494.
normalde pek film izlemeyen * biri olarak geçenlerde in dreams filminde izlediğim kötü adamın kürk filmindeki hipertrikoz hastası * adam olduğunu keşfettim. resmen dank etti kafama, aradan bir hafta geçmişti belki. koştum nete oyuncuları arattım ve evet, haklıymışım. itiraf kısmı ise, böyle bir sevindirik oldum, kendime güvenim geldi. sanki bir sürü film seyretmişim gibi aynanın karşısında caka satan pozlar verdim falan. niyeyse böyle aciz ve zavallı detaylarını hayatımın, paylaşmayı seviyorum.

not:şu yazıyı yazarken fark ettim ve arattırdım ki, ben aynı adamın sherlock holmes a game of shadows filmini de izlemişim. pes. böyle bir tanım yazmaya karar vermesem hiç bilemeyeceğim. tamam dalga geçmeyin.
devamını gör...
3495.
6. hissim çok kuvvetli. 6. his de değil aslında bu,farklı. neyse işte bu şey her neyse ben buna çok güveniyorum.kendimden daha çok güveniyorum.bugüne kadar bazı ufak tefek şeyler dışında da yanılmadım.
iş bu,bu tanım bir olayın üzerine istemsizce yazılmıştır. *
devamını gör...
3497.
dün misafirliğe gelen akrabamızın ismini küçüklüğümden beri duyardım. dünden beri o kadının annemin nereden akrabası olduğunu çıkarmaya çalışıyorum. anneme sormaya da çekiniyorum. yine bana uzaylı muamelesi yapacak. ama bir yandan da içim içimi yiyor, "bu kadın anneme neden bu kadar çok benziyor" diyorum. kafamda bu deli sorular dolanırken, bu diyalog ile aydınlandım;

yengem- anne teyze senin neyin oluyor?
annem- bu benim ablam kızım. babamız bir annemiz ayrı. kardeşiz biz.
ben- * ama ne kadar çok benziyorlar değil mi, ehe ehe.


**çüş diyorum kendime. öz teyzemi tanıyamayacak kadar yabaniyim.
devamını gör...
3498.
bazen hatalı tanım girdiğimi farkediyorum. silsem, formata uydursam diyorum ama aynı tadı alamıyorum,besmeleyi çekip kaydet butonuna basıyorum,olur ya belki görmezler diyorum. henüz istatistiki bir veriye sahip değilim genelde zibil yanıyor. *
devamını gör...
3499.
yakın bi zamanda odamın olağan yıllık temizliğini yaparken ortaokul günlüğümü buldum. ilk sayfasını açtım, kendi oluşturduğum alfabemle(abi korkusundan) "aşklarım" diye başlık açıp altına hoşlandığım cemil cünle uşağı numaralandırarak listelediğimi gördüm. kronolojik çalışmışım ve duygularıma karşılık veren -ki bu karşılıklar bir not ya arkadaş aracılığı ile haber göndermeden ibaret- çocukların isimlerinin karşısına thick atmışım. nası bi düzenli duygu dünyam varmış hayret ettim.
çocuklardan birini de düşün düşün çıkaramadım. ismi berat. kayıp aşkımı bilen, duyan olursa lütfen bana bildirsin.
devamını gör...
3500.
pınar labne yi nutella kadar sevmeye başladım. abi bu nasıl birşey o kadar labne yedim böylesini görmedim* ben ki uyuz olurum minicik ekmeğe hayvan kadar sürenlere, neredeyse ekmek banıp bitiricem.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar