dünyaitiraf.com

#özgürler 

2821.
ilkokul 5. sınıfta hiçbir çocuğun akıl etmediği bir kopya sistemini keşfettim. 1 sene boyunca hoca anlamadı. ama sadece testler için geçerli bir kopya. herkes dergi ünitelerini ve test sonucu için hocanın elinde bulunan delikli cevap kağıdını hatırlıyor değil mi? hani test kağıdının üstüne koyup deliğe denk gelen işaretlei sayardı. işte kopya bununla alakalı. ayrıntısını merak edenlere anlatırım isterlerse. malesef son sınıfta keşfettim işime yaramadı daha sonra haliyle...
devamını gör...
2824.
bazen bütün ayrıntılarıyla oturup kendimi öldürdüğümü düşünüyorum.
ama ince ince hesaplayarak.
o kadar konsantre oluyorum ki sonrasında hakkaten ölmüşüm gibi tuhaf bir rahatlama hissi yaşıyorum.
devamını gör...
2825.
şerif ve bastiyle oturmalardaydık. ben aforizma olabilecek bir cümle kurdum. bastiani olum bunu sözlüğe yazsana dedi. * *. verdiğim cevap şu idi: oğlum adamlar format istiyolar format. bu yüzden birsürü aforizma hiç olup gidiyor arada.
not 1: aforizmayı merak edenler olur. hayır olur yani. aforizma pınarı olduğumdan ne dediğimi de hatırlamıyorum. hangi birini akılda tutayım ki? ama sağolsun basti yapıyo akılda tutma işini benim yerime. bir nevi sanço panza'm benim o *
devamını gör...
2826.
sabahları erken uyandıgım ıcın bazen gece yatarken sonraki gun gıyeceklerımle yatmak ıstıyorum.. hele kı soguk havalarda.. hem esyanın ısınması acısından hem de 15 dk. daha fazla uyumak icın.. ama utu sorunu var ıste ve bu benım hıc hosuma gıtmıyor..
devamını gör...
2827.
moriarty'nin çizdiği (#632290) bu hatun ile, sundance kid'in çizdiği (#631870) bu hatun arasında kaldım sözlük!!

sundance'nin ki çok güzel. hani okulda bir kız vardır, baktıkça için gider, bakmaya doyamazsın. kampüste karşılaşınca elin ayağına dolanır. kantinde karşı masasına oturmaya çalışırsın. onunla ilgili hayaller kurarsın ama hiçbir şekilde icraate geçemeyeceğini bilirsin. anfide bir arka sırasına oturur, saçına kalem deydirip arkadaşlarınla kıkır kıkır gülersin ya. öyle bir kız işte.

ama moriarty nin çizdiği daha bana yakın. yani gitsem konuşsam sıkıntı olmaz. hatta güler eğleniriz de. benim zevklerimle de uyuşur büyük ihtimal, kafa kızdır. güzel de aslında ama biraz daha baksa kendine. hem ciddi de düşünürüm belki. anacığımın elini öpmeye götürsem sıkıntı yaşatmaz bana.
ama öbürü öyle değil. bırak anamın yanına götürmeyi, sokakta yanında gezemem. evden çıkartmam zaten.

o değil de tam sapık imajı çizdim bu entry ile galiba.
devamını gör...
2828.
her şey bir anda olsun bitsin diyen bir babam var. park yeri ararken burda nerde bulacanda buraya giriyon, hemen hazır olur diyon 4-5 saat sonra oluyor ben bilmiyom mu sanki şudur budur ulan adam bir şeyden de memnun ol yav her şeye muhalefet etmek zorunda mısın.
devamını gör...
2830.
bazen kedime uyuz oluyorum. onu odaya almadığımda başlıyor miyavlamaya acıklı acıklı. alsan bir türlü almasan bir. şuanda da başladı. derdi çiçekleri yemek taktı yahu. en inatçı kediyi almışım ala ala. hiç birşeyden anlamıyor korkmuyor...
devamını gör...
2831.
lise 2.sınıfta dershaneye gidiyorum. çok yakın bir kız arkadaşımla aynı sınıftayız yan yana oturuyoruz. yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmiyor hesabı. o derece yakınız. neyse, bir gün bir çocuk gösterdi bana kantinde. '' çok beğeniyorum bu çocuğu, sence nasıl'' dedi. yakışıklı dedim. güldüm geçtim. bir kaç gün sonra bunun beğendiği çocuk geldi. bana kız arkadaşımın yanında çıkma teklifi etti. o zamanlar çıkma teklifi denen hede vardı. ben şoke oldum tabi. sonra çocuğu reddettim. o günden sonra arkadaşım bana tavır aldı. soğuk davrandı. aramadı sormadı. aradım açmadı. sonra hiç konuşmamaya başladık. yine bir gün yalnız kantinde oturuyorum. çocuk geldi. sana anlatmam gereken bazı şeyler var dedi. buyur otur dedim. seninle tanışmak istediğim günün ertesi sabahı, kız arkadaşın yanıma geldi. seni bana kötüleyip durdu. gördüğüm kadarıyla bir birinizden ayrılmayan siyam ikizi gibi dolaşan iki tiptiniz. hakkında konuştuklarına çok üzüldüm dedi. hiçbir şey söyleyemedim tabi. ama o günden sonra o kız arkadaşım benim için bitmişti. yıllar yıllar geçti. 2 gün önce tesadüf bu ya karşılaştık. beni görmesiyle boynuma atlaması bir oldu. dona kaldım. aradan yıllar yıllar geçmişti. bir tek kelime konuşmamıştık. o hiçbir şey olmamış gibi koşarak boynuma atladı. istifimi bozmadım tabi. bu sevgi gösterisine sırtını sıvazlayarak karşılık verdim. neyse evlenmiş barklanmış. beni çok aramış falan fülün. ayaküstü bıraktığım yerdeki hayatını 5 dakikada anlattı. bense boş gözlerle baktım kendisine. araya yıllar, insanlar ve olaylar girmişti. onu hiç tanıyamadığım anlar, arkadaşlığımızın bittiğinin farkına varıp çok üzüldüğüm günler olmuştu. o an şunu fark ettim ; karşılıklı önyargılarla birilerine bağlı olduğunuzu hissettiğinizde en iyisi bu arkadaşlığı bitirmekti. sanırım biz doğru olanı yapmıştık. bizi bağlayan bağlar o kadar kuvvetli değildi. en iyisi hayatımıza giren herkesin bir amaç için geldiğini düşünüp bunun üzerine fazla kafa yormamaktı. her şey olacağına varıyor nasılsa. sen ne kadar zorlasan da.
devamını gör...
2832.
oğlum şu anda bir arkadaşının doğum günü partisinde. işten çıkıp onu almaya gideceğim. oğlumun arkadaşının babası, babamın çok yakın arkadaşı, büyük kızı da benim arkadaşım... adamın ikinci evliliği... adamı görüp merhaba ahmet amca mı diyeceğim? ne diyeceğim bilemiyorum şuan, yeni hanımı da benden küçük ayrıca!
devamını gör...
2839.
uzun zamandır görüşemediğim ve epeydir görüşelim diye ısrar ettiğim bir arkadaşla görüştüm bu akşam. buluşunca öğrendim ki adam 5 gün sonra askere gidiyormuş. kendisi hayatımda tanıdığım en büyük 2. sistem düşmanı ve anti-militaristtti. ve üniversitenin ilk yılından beri "ben vicdanî ret hakkımı kullanacağım" diye ortalarda gezdiğini de bu akşam kendi söyledi. şimdi facebook ve twitter'da eskiden vicdanî retle ilgili yaptığı paylaşımları silmiş. ve "askerde en akıllı uslu adam ben olacağım herhalde, herkesle iyi geçinmeye bakacağım" dedi. "abi sen de bu hâle geldiysen artık ben de bir şey demiyorum" dedim. "bir işe yaramayacağını anladım abi" dedi. adam sistemin hâlen düşmanı ama bazı şeylerin mecburî kabullenişini geç de olsa yaşamış. onun bu durumunu gördükten sonra şöyle bir kendime baktım. bu vicdanî ret meseleleriyle ilgili bir süre konuşmamayı, hatta o konuyu pek düşünmemeyi düşünüyorum. ama yalnızca düşünüyorum, henüz uygulamaya geçirmiş değilim. *
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar