dünyaitiraf.com

#özgürler 

2881.
çok üzgünüm ki tüm dişlerimi didik etmekten ötürü ağzım kabuk bağladı. gerdire gerdire kendi haline bırakınca kabuk oldu ağız. diş hekimlerini severim özellikle kıvırcık saçlılarını lakin yarınki doktorun nasıl olacağını nerden bilebilirim? bi tane dişimde böyle dibinde minicik beyaz gibi bişey var sanırım diş taşı olabilir. sanırım diş etlerim çekiliyor. sanırım tüm dişlerim dökülcek. çok korkuyorum lan sözlük. sabahtan beri ağzıma bakmaktan mahvoldu ya dudaklarım. valla dişimde bişey var. bi tane dişim pasta yiyince sızlıyo. tatlı bişey yiyince yani. o dişim dibinde diş taşı olduğunu düşündüğüm dişim. geçen seferde doktor bebek gibi dişin var yürü git dedi koydu popoma tekmeyi ama o iki sene önceydi ama o zamanda bişey vardı dişimde. ama şimdi sızlıyo. yarın kesinlikle popoma tekme koydurmayacağımdır. hiç bir zaman koca dişli porselen tabak olamam ben. benim ağzıma gitmez, gidene gider. ama benim dişim bebek dişi küçüklüğümden beri. sanırım sabaha kadar ağzıma bakıcam şimdi.
dil bilgisine de öyle konmaz böyle konur.
öperler.
devamını gör...
2883.
işe gidiyordum ki karşıma çıkan kızın teklif edipte popomu tavan yaptıracağı aklımın ucundan dahi geçmezdi.insan bi hoş oluyo be.
şöyle montu yakalarından tutup kafayı içine çekerek - şeyy ! ne desem bilemedim bak şimdi deyip bi an umutlandırmak , sonrasında müsait bi zamanda konuşsak şuan işe gitmeyelim diyerek kendini ağırdan sattıktan sonra kızın seke seke gittiğini ardına dönüp izlemek.ulan 30 yıldır biz ettik biraz da siz edin deyip cevabı geciktirmek,- istemese hayır derdi diye kızı farklı düşüncelere salmak.onun hayal kurduğunu hayal edip yatağa gerile gerile yatmak ..
seni düşünen birilerinin olduğunu bilerek omuzları kasarak yürümek.sen bunları okurken böyle bir şeyin olmadığını yazının sonunda okuduğunda yüzünü görmeyi istemek bir itirafı okumak kadar kişiye haz vermese de yazması çizmesi bambaşka olur.
devamını gör...
2884.
sözlük farkındaysan tanımlarımın son cümlelerini yazarken çok zorlanıyorum hep. nereden farkında olacan bendeki de laf. * hani hep böyle bir bitirememe, son ve vurucu cümleyi kuramama sorunları falan... halbuysam bilirsin iki dakikada destanlar döktürürüm. neyse konumuz o değil. konumuz şu: paper yazarken de aynı şeyi yaşıyorum ben ya la. sayfalarca döktürüyorum, sona geldiğimde tık yok. kurdun mu bağlantıyı? itiraf kısmı ise şu: yahu ben böyle derin psikolojik durum ilişkilendirmeleri yapıyorken ne işim var benim fizikte? bölüm derslerimden çok hss'leri seviyorum resmen. mutsuzum yani, sanki.
devamını gör...
2885.
http://cogi.tk'ye tıkladığımda neden sol frame yenileniyor, anlayamıyorum.
eklembik: şu itirafı eksilemek için epey hazımsız olmak lazım. sana ne be kardeşim, sözlüğüm yazılım işlerinden sorumlu olan kişisi misin?
devamını gör...
2886.
http://cogi.tk'ye tıkladığımda neden sol frame yenileniyor, anlayamıyorum.
eklembik: şu itirafı eksilemek için epey hazımsız olmak lazım. sana ne be kardeşim, sözlüğüm yazılım işlerinden sorumlu olan kişisi misin?
devamını gör...
2888.
tanımları yazar temelli okuyordum* itirafları da öyle okuyorum. ne uğraşacam yoksa. çok saçma bir itiraf ise veya itiraf değil de günlük gibi yazma ise eksisini veriyorum kişinin. hatta çok sık mı tekrarlıyor bunu, o zaman bir kaç tane başka tanımına da eksi verebiliyorum, üşenmezsem, bazen. böyle işler güçler işte.
devamını gör...
2889.
her akşam kafamı yastığa koyduğumda, sabahında gözlerimi bir kez daha açamayacağımı düşünüyorum bir şekilde. neden ya da nasıl düşündüğümü bilmiyorum ama böyle bir his var içimde. fakat sonra herkesin - ki öyle bir şey yok- uzun yıllar yaşadığını düşünüyorum, düşünmesine düşünüyorum da her insanın ölecek yaşta olduğu sözünü aklıma getirimce de tuhaflaşıyorum. ölümden korkmamam gerektiğini biliyorum fakat sabahında gözlerimi açamadığımda ailemi arayarak ya da herhangi bir şekilde söylenecek 'çocuğunuz öldü' sözünden sonra ailemin nasıl bir duygu yaşayacaklarını düşününce içim cız ediyor. bazen ailemden önce ölmek istediğim oluyor, aslında ruhumdaki o odunsu insanlık yüzünden belki de ailemi kaybettiğimde üzülemeyeceğimi düşünüyorum, insanların yüzüme bakarken ağlamadığımı görünce bu nasıl bir insan ki ailesi öldü üzülmüyor demelerinden çekiniyorum da.

iki arada bir derede kalıyorum. ne kendimi ne de ailemi istiyorum böyle bir durumu yaşamasını. ne istediğimi belki de hiçbir zaman öğrenemeyeceğim.

hele o kız kardeşimi hiç ama hiç düşünmek bile istemiyorum. (bkz: engelli bir kardeşe sahip olmak) o her görmeye gittiğimde beni görünce yüzünde gördüğüm o gülücüklerin bir gün hiç olmayacağını düşünmek bile deli ediyor. her ne kadar ara sıra kızsam da yaptıklarına, onsuz da yapamam.

her ne kadar böyle düşünsem de kız kardeşimin, ailemden sonra bana kalması durumunda ne yapacağımı hiçbir zaman düşünmedim, düşünemedim.

erkek başıma, bir engelli kız kardeşe nasıl bakarım hiç bilmiyorum.

nasıl bir istek bilmiyorum fakat herhalde istediğim şey şu olacak, öleceksek hep beraber ölelim, hiçbirimiz, birbirimizin ardından üzülmeyelim. gideceksek eğer bir sonsuzluğa, inanaşım da o yönde hep beraber gidelim.
devamını gör...
2891.
artık iyi niyetimi rafa kaldırmak istiyorum, bıktım usandım. ben insanları kırmak istemedikçe, falsolarını hoş gördükçe, onlar en ufak bir insani hatada en kaba ve en kırıcı şekilde davranmaktan kaçınmıyorlar. üstelik ailendekiler bile. niye herkes böyle bu hayatta? niye herkes şu üç dirhemlik kalbimi kırıp bin parçaya bölüyor? kimsenin tavuğuna kış demiyorum, kimsenin kusurunu yüzüne vurmuyorum ama en ufak bir hatada en kötü adam ben oluyorum. neden kalplerin kırılacağını hesap etmiyorlar? bu kadarda mı değer vermiyorlar? vallahi üzülür, kalbi incinir diye borcunu veremeyen arkadaşımın sokağından değil de başka bir sokaktan gidiyorum eve ola ki karşılaşırız da yüzü yere düşer diye. insanların gönüllerinin ve yüzlerinin mahzun olmasına dayanamıyorum çünkü. ama maalesef ne kadar iyi niyetli olursan o kadar eşek oluyorsun ve üzerinde tepiniliyor şu hayatta. ben kurduğum tahayyül alemimde mutluyum, gerçek hayatınız sizin olsun. ama bari o hayali aleme karışmayın, bari orada rahat bırakın beni. daha ne diyeyim ki. sayenizde sürekli bir can verme haline dönüştü yaşamak.
devamını gör...
2892.
sonunu bildiğim bir oyun oyun oynuyorum. garip bir değersizlik hissi var üzerimde. duyarlılığımı yitirmekten korkuyorum. yine de akşam yatıp sabah kalkıyorum işte. kafam patlayacakmış gibi oluyor. kimseyle konuşasım yok. kendimi bile sallamıyorum. ne acayip zamanlar.
devamını gör...
2895.
ilkokulda kazandığım "sabah kalktım, elimi yüzümü yıkadım" girizgahlı günlük tutma alışkanlığım yüzünden bir arpa boyu yol alamıyorum. günün ne kadar ne enteresan geçerse geçsin, ne kada afilli aforizmalar yazarsan yaz bu girizgahla eziksin, eziğim.
devamını gör...
2900.
o aramızdaki birine ben de gıcık oluyorum. herkes onu seviyor. ona seri artılar veriyor. bir gün gerçek yüzünü gösterecem herkese.*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar