dünyaitiraf.com

#sözlük dışı/forum 

3602.
bazi insanlara anlattigim basimdan gecen tuhaf, komik olaylari baska sozluklerde veya platformlarda kendileri yasamis gibi anlatan /yazan insanlar goruyorum.
burda da oldu birkac kez. hatta bugun sozlukce pek bir sevilen bir yazarin daha evvel baska bir yere yazdigim tanimimi ayniyla alip kendininmis gibi yazdigini gordum.

cok matah seyler yazmiyorum belki ama, senin olmayan birseyi senin gibi gostermek hirsizliktir.
sonra laf dine gelse mangalda kul birakmazlar.
hey yavrum hey.

simdiye kadar hic eksi arti muhabbeti yapmadim ama bunun neyini eksiliyorsun hafiz?
sen de mi caldin birinin tanimini?
devamını gör...
3603.
günler boyunca hastalık çekip şimdi iyileşince, dünyanın kapkaranlık bir yer olmadığını da görünce- ki hastayken ışıklar bile görünmüyor- çok mutluyum.
devamını gör...
3604.
sanıyorum yaşadığım garip olaylardan birinin itirafını yapıyorum. anlatıp anlatmamakta tereddüt ettim çünkü hala kendimi kötü hissediyorum.
proje ödevim için bi fabrikayı ziyaret etmeliyim, aliminyum ekstrüzyonu yapan bir yer arıyordum adres olarak az bildiğim bir yerde buldum. okula gittiğim yol üzerinde bir fabrika. neyse işte bu sabah karar verdim durağa bakacağım sonra arkadaşlarla gideceğiz. otobüste bi koltuğa oturdum sabah yola koyulduk. bir yerden sonra kafamı cam tarafına çevirdim durakları sayıyorum fabrikayı arıyorum nerede filan diye hep o tarafa bakıyorum yani. sonra otobüs fabrikaya varmadan bi baktım ki yanımdaki kızmış ve ona bakıyormuşum gibi göründüğümü fark ettim. öyle düşündü mü bilmiyorum ama dakikalarca hayvan gibi cama baktım. yaaaa amacım fabrikayı blmaktı. :( çok sinir oldum. ya öyle algılanmasın lütfen ya. ben vallahi fabrikayı arıyorum. offf işte böyle takıntılarım var. belki kız fark bile etmemştir ama morelim bozuldu bi kere. neyse hala üzerimden atamadım bu siniri
devamını gör...
3605.
bugün telefonumun şarjı çok az diye otobüse bindiğimde şarkı dinleyip şarjı tamamen bitirmek istedim. gittiği yere kadar dinlerim diyodum. otobüse bindim, ayaktayım. kulaklığı taktım ilk şarkıyı başlatamadan şarj bitti. salak gibi kaldım resmen. o anda da kulaklığı çıkartamadım. sanki herkes bana bakıyormuş gibi geldi. biraz böyle gideyim sonra sıkılmış gibi yapar çıkartırım dedim. sonra başladım yolculuğa kulağımda kulaklıkla. ulan sanki millet anlamış da benimle dalga geçiyormuş gibi geldi. ben de şarkıya eşlik eder gibi dudaklarımı oynatmaya başladım. hatta belli aralıklarla hafif sesli mırıldandım sanki kendi sesimi duymuyomuş gibi. yalnız kulağımda müzik çalmayan kulaklıkla devam ettikçe çıkartamadım bir türlü. çıkartamadıkça da müzik dinliyormuş gibi yapmayı sürdürdüm. ayaklarımla ve ellerimle olmayan müziğe tempo tuttum, kafamı updıs updıs salladım. yeri geldi çalan müziği beğenmiyormuş gibi yapıp şarkı bile değiştirdim...
böyle böyle 20 dakika yolculuk edince bu sefer çıkartmaya iyice utandım. ula dedim bu kadar keyifli dinliyosun müziği de niye çıkartıyosun demezler mi?! öyle böyle 40 dakikalık yolculuk boyunca kulağımda sessiz bi kulaklıkla yolculuk ettim. malım lan ben...
devamını gör...
3606.
aslen mezarcı falan olmamama rağmen şehirlerarası otobüslerde sunulan her hizmetten maksimum yararlanma arzumun önüne geçemiyorum. misal normalde çok kalorili diye tutku satın almazken, kamil koç'un cebinden çıkıyor diye muavine şirinlik yapıp bikaç tane alıyorum. evde zula dolabı olan babane gibi görünmemek için hepsini yemek zorunda da kalıyorum. ondan sonra gel de cam kenarında candan erçetin triplerine gir. yer mi millet yemez. hayvan gibi tutku yemişsin bi kere.
ne zaman cool bi yolcu olacağım Allah'ım.
devamını gör...
3607.
ilkokul çağımı saymazsam, uzun bir aradan sonra pazardan çakma adidas eşofman aldım. ele güne çakma eşofmanla da spor yapıp zayıflamayı göstermek için. he ne zaman orjinal alacaksın diye sorarlarsa, fit bir vücuda eriştiğim zaman nike mağazasından en iyisini almazsam namerdim. * * *
devamını gör...
3608.
sözlükteki beyler ve bayanların yardımına muhtaç olduğum bi anket var. bakın sözlükte bu zamana kadar anket doldurduk üşenmeden, bu seferki gerçekten faideli bir anket. lüffen yardım edin :(
anketimiz şu;
doldurmanız maksimum 5 dakikanızı alır.

http://cogi.tk/kxwqs1

dönem sonunda yüksek lisanstan mezun olursam bu anketi dolduranlara söz çay çorba ısmarlıyorum, anketi doldurdum hacı ne oldu bizim çay çorba diye mesaj atmanız yeterli.

tenk yu..
devamını gör...
3609.
arapça ve ingilizce bilen, tanınmış bir tekstil firmasının ihracat müdürü olarak görev alacak baba yiğit aranıyor.

not: bayanlar başvuramaz diye bir şey yok, rahat olun.

müracaat: ben
devamını gör...
3610.
çalıkuşunu, yaprak dökümünü, aşkı memnuyu, tutunamayanları, yılmaz erdoğanın şiirlerinin hiç birini okumadım pişman değilim.

(bkz: ben buyum)
devamını gör...
3611.
kurstan bi çocuğu, (askerden filan gelmiş mezun kişi) almanca yüzünden işe almamışlar. almancası eksikmiş. yuh diyorum bu ülkeye ben.

off ya hiç almanca öğrenmek istemiyorum ingilizceyi ilerletip orta seviyede japonca bilmek istiyorum ben. almanca çok kaba ya. onu öğrenesim hiç yok. özel sektör Allah belanı versin.
devamını gör...
3613.
niye özlüyorum, neden özlüyorum bilmiyorum ama ara ara da olsa özlüyorum işte. maç bitti, mağlubiyeti hak ettim ama özlem olayını silemedim. nasıl olacak onu da hiç bilmiyorum. hayırlısı artık. söylemek istediklerim aslında şunlar;

http://cogi.tk/51dc05
devamını gör...
3614.
ilkokulda çocukluk işte! tırnak yerdik. bizim hocanın da tırnakları resmen toynak gibiydi. "bir daha tırnaklarını yersen, benim tırnaklarımı yedirtirim sana" demişti. o günden sonra tırnak yemeye tövbeliyim.
devamını gör...
3615.
amerika'ya gitme konusu bende bir saplantı haline geldi. o değil de küçüklükten beri vardı bu. on yaşındaydım. hiç yalan söyleme huyum olmadığı halde bir arkadaşımın annesinin gözünün içine baka baka: "ben amerika'da doğmuşum, orada büyümeyeyim diye de buraya gelmişiz" dedim. kadıncağız sanki bir psikopatı sinirlendirmekten korkar gibi sakin sakin beni dinlemiş, sonra da: "aa öyle mi, ne hoş" demişti.
yıllar sonra facebook çıktı, tüm ilkokul arkadaşlarım beni ekledi, bir tek annesine saçmaladığım o arkadaşım eklemedi.
devamını gör...
3616.
uzun bir aradan sonra namaza başlamak çok güzel bir duygu. yalnız bu duygunun sadece eylemsi yönüne şahit olmak, çok üzücü. eylem'e dökülen kıyam, rüku ve secde haz vermiyor. oysa hayalim bu değildi. hatta namazı anlatanlar daha farklı anlatmışlardı. yüzü gül bahçesine dönen adamlar görüyorum, namazdan lezzet alan. bir kaç aydır kılıyorum ve hiç bir tat almıyorum. çocukluğumda kıldığım namazlar daha bir mana ile hemhaldi. demek günah insanın iç rengini karartıyormuş. kıl beni ey namaz...

bu itiraf aslında bir yol haritasıdır. bir ben miyim acep namazdan tat almayan?

devamını gör...
3617.
sallama cay hani demini aldiktan sonra cikarilip cay kasigiyla sikilarak suyu aliniyor ya ben onu hic denememistim.
kesin yapamam diyerek.
gecen gun denedim hem de yaptim.
cok eglenceliymis.
poseti sikmak icin sallama cay yapiyorum.

hayatim boyle basit sevincler uzerine kurulu.
devamını gör...
3621.
üniversitede en yakın arkadasım kürt milliyetçisiydi.
son zamanlarda hatta baya baya cosmustu.
simdilerde feysbukta sürekli ülkücülerle ilgili seyler paylasıyor ama, eleştiren seyler değil.
destekleyen seyler..

töbe est. basımıza tas yagacak.
devamını gör...
3624.
yolda yürürken bana çarpıp önüme geçen ve özür dilemeyen kişiler için çocukluğumdan beri uygulamada olan bir cezam var:hızlanarak arkadan ayakkabılarına basmak ve "özür dilemek". şu ana kadar bastığım ayakkabıların %65 kadarı topuktan çıkmıştır, geri kalanının büyük bir kısmı çizmeydi zaten.
ilk başlarda geliştirmiş olduğum bu sistemin çok insanların adalet ve vicdan hislerini besleyeceğini düşünür ve büyük bir iştah ve inançla icra ederdim. şimdilerde hakka girdiğimi düşünüyor, vazgeçmeye çalışıyor ama muvaffak olamıyorum. çünkü bir zamanlar "inançla" kazandığım davranış biçimi artık bünyeye oturmuş.
devamını gör...
3625.
besinlerdeki börtü böcek parcacıklarını, yumurta miktarlarını falan öğrenince iki gündür midem bulandı.
sabah sofrada bi sey yiyemeden öylece bakarken durumu bilen annem dedi ki:
"bu gidişle köye gidip yerleşeceğiz."

yemin ederim ben de tam onu düşünmüştüm.
hayalimde bir köye yerleştik, ben sütten yoğurt, peynir, tereyağı falan yaptım.
ekmeğimi kendim yaptım.
domatesi yetiştirdim falan.

sonra bi düşündüm, puskuut sen mi yapacaksın bunları?

yok dedim yapamam. en iyisi bunları yapan çok temiz bi teyzeyle anlaşıp ondan alayım.
ele de güven olmaz simdi dedim.

ondan da vazgeçtim.

tası tarağı toplayıp sehre döndüm.
ekmeğe peynirle bulusturdum.
falan.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar