evde iki tane birbirinin aynısı kumbara var. içleri boş. ve belirli bi yerleri de yok.
hangi odaya girsem karşıma çıkıyolar. hayır zaten param yok. her defasında dolular mı aceba diye kontrol etmekten kendimi alamıyorum. en sonunda sinirlenip, attım camdan bunları.* sonra annem "kardeşinin kumbaraları vardı noldu" dedi. dedim "ben kumbara filan görmedim". öyle işte. sonra da ben ona dedim böyle böyle filan. amaaan neyse . günahlarım bu kadar peder. hoş çakal.
devamını gör...
burasıdır efenim.
----
beni eksileyen insanlar var efendim.hepside çok iyi çok güzel insanlar. *
devamını gör...
nereden bu bağımlılığım sana olan, daha şunun şurasında haziran ayı başında tanıdık ilk birbirimizi.
iki arada bir derede seni merak etmem, kimler sana yazıyor diye endişelenmem...
offff cogito offff ben seni bu kadar insanla paylaşamam ki...
kıskanırım seni ben, kıskanırım her yazardan...
devamını gör...
bugün bir değişiklik yapıp yan odada yatayım dedim, hoş beni bıraksan sıkılmam 5 sene yatarım aynı yerde, büyük hevesle aldığım devasa köşe takımının rahat olmadığını fark ettim. pofuduk armutların içine gömülmek varken köşe takımına bayıldığım balyaya üzüldüm. başlarım ben böyle işe dedim ve yeniden odama döndüm.
yatarken eşofman üstünü içine katan bir ben miyim diye düşünüyorum bazen, itici olmak pahasına yatarken çorap giyen ve bununla yetinmeyip eşofmanın paçasını çorabının içine sıkıştıran başka bir manyak daha var mıdır acaba?
garip bir şekilde hijyene önem verir oldum, mesela bu sabah iştahla mideme indirdiğim muzun kabuğunu yanımdaki sehpanın üzerinde kaderine terk etmek yerine kalkıp çöpe attım.
en son biten ilişkimi düşündüm bugün biraz, aradan 2 yıl geçmesine rağmen onu unutmadığımı fark ettim. elini tutana kadar akla karayı seçmiştim onun, üstüne titriyordum halbuki, hatta bi keresinde sabah günaydın mesajı bile çekmiştim. benim kadar düşünceli birini daha bulamayacak nasılsa diye içten içe sevindim, sonra ne kadar bencil olduğumu fark edip tiksindim kendimden.
devamını gör...
okul çıkışında* ellerini açarak dualar eşliğinde benden para isteyen dilenciye '' hangi takımı tutuyorsun teyze?'' diye sordum,

takriben 70 yaşlarında olan teyze ise anaç bir tavırla '' göztepeliyim evlat'' dedi. amerikan filmlerinden kopmuş gelen bir jön edasıyla '' teyze göztepe'nin ilk 11'inde oynayan 4 futbolcuyu sayabilirsin benden sana 5 papel işler'' deyince, teyze dişsiz ağzını açıp gülerek başlamaz mı saymaya..!

tamı tamına göztepe'nin 6 futbolcusunuz adını saydı. şaşırmıştım fakat belli etmedim. teyze alaycı bir ifadeyle '' 4 futbolcuya 5 papel verecektin, 6 futbolcu saydım. yani 7,5 papel' isterim'' demez mi!

daha sonra da pazarlık yapmanın sünnet olduğundan bahsetti. hayatımın en garip, en renkli, futbolsever dilencisiydi. cebimde kalan son 10 lirayı bırakıp oradan uzaklaştım.

'' evlat para üstünü al ya da hakkını helal et'' cümlesini duymamış gibi adımlarımı hızlandırdım...

devamını gör...
geğirerek "euzubillahimineşeytanirrcimbismillahirrahmanirrahim" diyebiliyorum tek seferde.
devamını gör...
yurt disindan yeni donmus olan ve basaksehir'de ikamet eden bir ailenin
7. sinifa giden oglu icin turkce doğru okuyup yazma ve gramer dersi verebilecek,
ingilizceye hakim ozel bayan ogretmen araniyor.

ailenin evinde verilmesi istenen ve haftada 2 saat dusunulen ders icin
iletişim bilgileri:

http://cogito-sozluk.com/du...
devamını gör...
insan kaynaklari ve idari işler müdürü
ankara'da çalıştırılmak üzere,

tüm insan kaynakları yönetimi operasyonlarını yürütecek,
üniversitelerin iktisat ve idari bilimler, siyasal bilimler bölümlerinden mezun,
personel alımı, performans değerlendirme, ücret, kariyer, prim sistemi, öneri sistemi, ödül ve ceza sistemi vb. insan kaynakları yönetimi sistemlerinin kurulumunu yönetebilecek,
iş kanunu, sosyal sigortalar kanunu, işçilik maliyetleri ve tüm çalışma mevzuatları ile yönetmeliklere hakim,
planlama ve organizasyon kabiliyeti yüksek,
iletişim becerisi yüksek, analitik düşünüp insiyatif kullanabilecek,
seçme yerleştirme ve oryantasyon sürecinin yönetilmesi,
piyasa şartlarına ve firma yapısına uygun ücretlendirme çalışmalarını yapabilecek,
kariyer planlama konusunda firma yöneticilerine destek verebilecek,
şirket içi iletişim kanallarının en iyi şekilde çalışmasını sağlamak,
personel özlük işler, bordro ve iş hukuku uygulamalarında deneyim sahibi, bu süreçlerin kontrolunu yürütebilecek,
iş kanunu konusundaki değişiklikleri takip edebilecek,
güçlü iletişim ve uyum sağlama yeteneğine sahip,
iş kanunu ve ssk mevzuatına ve insan kaynaklarının tabi olduğu kanunlara hakim,
microsoft office programlarını çok iyi derecede kullanabilen,
logo ik programını bilen,
en az 10 yıl tecrübe sahibi,
en son çalıştığı yerden ik müdürü olarak görev yapmış,
askerlik görevini yerine getirmiş,
4 yıllık üniversite mezunu.

iletişim: istanbulli70@yahoo.com
devamını gör...
itiraf ediyorum okuma sitesinde sözlükten gelen mesajla ulan ben neymiş yardır musa diyerek sözlüğe girdim o gazla
devamını gör...
sigara icen insanlarin "genellikle" daha eglenceli oldugunu dusunuyorum sozluk. vakti zamaninda, henuz sigara icilmesi kapali alanlarda tamamen yasaklanmadan once de kantin vb yerlerde her zaman sigara icin ayrilan bolmede otururdum arkadaslarla. ki zaten sigara icmeyen arkadasimin sayisi 1 el parmaklari civarinda.

oradaki sohbet hep daha baska olur nedense, bir de camin arkasinda sigara icmeyen tayfaya bakarsiniz ki o da nesi? nerd tipli seyler hih dersiniz. eve les gibi sigara kokarak gidersiniz ama annenin Allah'tan bir kere bile sigara ictiginizden suphelenmez. ki zaman zaman arkadaslar sigaralarini eve goturemediklerinden onlara tasiyicilik yaparsiniz.

bugun yine yaklasik 7 saat sigara icilen ortamda bulundum sozluk. ve yine les gibi sigara kokuyorum, hele saclarim. of ki ne of diyorum.

itirafa gelince: ilk basta sigara yasagi kondugu icin uzulmustum cunku sigara odasi sohbetleri kalmamisti artik ama bugun aslinda o kadar da cok sevmedigimi farkettim uzuuunca bir sure sonra.
devamını gör...
cogito münazara meydanı - demokratik özerklik tartışması başlığından bir tanım bile okumadım. okumaya da niyetim yok.
devamını gör...
işini iyi yapmayan insanlarla çalışmak çok zor. öyle böyle değil. ortak bir çalışma yapmak zorundaysak herkes üstüne düşeni yapmak zorunda. bahaneler, vurdumduymazlık, boşvermişlik...kimsenin kimsenin hakkını yemeye hakkı yok tamam mı? ne kadar can sıkıcı bir durumdayım şu an anlatamam. zaten annem hacc'a gidicek, ayrılık çanları çalmaya başladı. yüreğim buruk, pek hüzünlüyüm. bir de insanlara işlerini öğretme küstahlığında bulunduğum imaları yok mu?
işini yap o zaman kardeşim, senin tembelliğinin sonuçlarına ben de katlanacaksam, bir grup çalışmasıysa sorumlu olduğumuz, sorun çıkarma madem. nefret ediyorum grup çalışmalarından nefret. kalabilirim dersten ya, bir vize yerine geçiyor proje. inanamıyorum. sadece çın çın ötüp işe gelince tüyen insanlara gıcık oluyorum gıcık. terk edip gitsinler ülkeyi.

p.s: bu yazdıklarımın, çoğu kimseye pek de büyük bir sorun gibi görünmeyeceğini bilmek duygusu var ya. evet öyle bir duygu var, anlatılamaz. sadece yaşanır. içinde bulunduğum sinir harbi, yazı içinde yer yer kopukluklara sebep oldu yalnız, umursamıyorum bile. 'kaydet' butonuna bastığımda yüreğimdeki ağırlık hafifler belki biraz. sadece hızlıca acımı tuşladım klavyeye ve hiç bir kaygı taşımadan paylaşıyorum. ya yetişmezse proje, ya kalırsam dersten şüpheleri içimi kemiriyor. uyuyamıyorum geceleri. çok korkağım. tiksiniyorum lan kendimden sorumsuz grup üyelerimin tembelliğini hazmetmek durumunda bırakıldığım için. hayır hayır, asıl tiksindiğim şu... hazmetmek zorunda olduğuma inanıyorum tekkelerde zikir çeken bir dervişin teslimiyetiyle. söyleyemedim. tam olarak bu değil hissettiğim ama daha iyi bir ifade şekli bulamayacak kadar sabırsızım. nitekim yorgunum, içeride açık olan televizyon kapanmasın ve odama 'ablaaaa, yarın oldu haberin yok, üç dakikalık yarın oldu...' haberiyle giren küçük kardeşimin neşesi yüreğime dolsun. gece yarısını bu kadar az geçmişken, hayat belirtileri sönmesin etrafımda. ergen kardeşim bilim kurgu romanını okusun ve annem notlar alsın ajandasına çıkacağı kutsal yolculuğa hazırlık için. ben de mal mal korkmaya devam edeyim. şüphelerle beynimi kemirmeye, ' ya yapmazlarsa...' larla dağarcığığımı zonklatmaya. tamam. stop.
devamını gör...
bugün ders anlatırken; bilgisayarlı muhasebe, öğrenci bilgisayarlarının hata vermesi canımı çok sıktı. yani teknolojinin azizliği bu olsa gerek.
devamını gör...
bekletilmekten nefret ediyorum, ama habire birilerini bekletiyorum.

sorunlu olduğumu böyle anlarda daha iyi anlıyorum.

ama yine de kimse beni bekletmese keşke.

bekletmeyin beni.

*
devamını gör...
iflah olmaz karamsar a #s/1ahpj1" target="_blank">http://fizy.com/tr#s/1ahpj1 parçasını ithaf etmek bugünkü tüm emelim.
evet senelik itirafım bu.
devamını gör...
yorgun olduğum günlerde kardeşimin en ufak bi sesine tahammül edemiyorum en fazla bir uyarıdan sonra kalkıp kafasını duvarlara sürtüp kıvılcım çıkarasım geliyor!. * * *
devamını gör...
hala ara ara sağımı solumu karıştırıyorum, adres sorduklarında;kendimi, soranın yolda yürürken gideceği istikamete yürüyormuş gibi hayal edip yazı yazdığım elimi hatırlayıp, ona göre sağda yada solda çıkarımı yapıyorum. bazı sitelerde dönen; sizce balerin hangi yöne dönüyor? sorusunu saçma bulup, balerinin çizdiği dairenin ilk yarısında sağdan sola, diğer yarısında ise soldan sağa doğru döndüğünü düşünüyorum. hatta aynı mantıkla; yıllardır söylene gelen dünyanın dönüş yönü batıdan doğuyadır mantığını saçma buluyorum.
devamını gör...
itiraf etmeliyim ki, çocukken kemal sunal filmlerine gıcık olurdum. çok saçma bulurdum. ama şimdi seviyorum * .
devamını gör...
hayatında hiç diyet yapmamış çöpten arkadaşım bana diyet tüyoları veriyor. kendimi zor tutuyorum: kaç kez diyet yaptın ulan?
devamını gör...
birşeyi merak ediyorum sözlükcüğüm, sana yazmadığım zamanlarda beni özlüyor musun? birilerinin eksikliğimi hissetmesine, biraz önemsenmeye öyle ihtiyacım var ki..
devamını gör...
bilgisayarımdan uzak olduğum zamanlarda beynimde fırtınalar kopuyor, ne çok yazacak konu/şey olduğunu düşünüyorum. ama sonra sözlüğe girince sol frameye bakıp dururken hepsi uçup gidiyor, kalı veriyorum sözlük, ne yazsam diye..ne olacak bu halim yoksa ben yaşlanıyor muyum?
devamını gör...
sözlük; ben doğum gününü önemsemiyorum diyenlerin ne kadar yalancı olduklarına kanaat getirdim. dün doğum günümdü, ailem ansızın gelen miasfirlerind erdine düşüp unuttu beni o ilk kucaklarına aldıkları günü, en yakın arkadaşlarımdan birisi face tebriklerini görünce aradı, diğer 5'liden hala haber yok, gece 12:00 da abi telefon evde kalmış okuldan çıktıktan sonra yeni gelebildim diyen kardeşimde aramasa yaban ellerden; nice olurdum bilmiyorum sözlük, sadece kardeşim hatırladı ve özel mesajla yolu ile tebrik gönderen iki cogitanımıza teşekkür ederim, en azından genellemeden tebrik felan neyse işte, öncesinde sürekli tebrik aranma felan olunca takmıyormuşuz, takmıyorum diyen yalan der zira içime dokundu be!
devamını gör...
tıkanan lavaboyu açmaya çalışmak....hiçççç kolay değil.ama Allah başka keder vermesin.
devamını gör...
tahminlerime göre uzaylıyım ve çok büyük ihtimalle kripton gezegeninden superman ile akrabalığımın çıkması an meselesi..bildiğim kadarıyla daha doğrusu siz dünyalıların zaman kavramına göre 26 yaşındayım ve yeni yeni keşfetmeye başladığım süper güçlerim var..gözlük de takıyorum superman gibi ama kemik çerçeve değil gerekirse ondan da alırım ama tayt giymem,bana ters..ama süper güçlerinin olduğunu bilmek süper bişey..en azından bazı zamanlar süper güçlerim olsa da fantastik aksiyonlara girsem demiyor değilim..korkarım süper güçleri olan deli bir uzaylı olarak ölücem..i see dead people..
devamını gör...
fakülteye gidiyorum hep çoluk çocuk, hey Allahım ne işim var benim bu cücüklerin arasında diyorum... sonra neyse koridorlarda yürüdükçe benden daha ihtiyar öğrencilere rastlıyorum....ohhhh.... yanlarından genç genç geçiyorum... iki adım sonra tekrar sinmiş bir ben, karşıdan gençler geliyor...bazen fena halde anneliğim ağır basıyor, çocukları görünce "yavrıııım" diyesim geliyor. müdahale etmek istiyorum bazen "çıkarma çocuğum o montu, hasta olacaksın"... sonra kendime geliyorum "uuuu beybi hayat otuzundan sonra başlar"...
neyse ki öğrenci affı çıktı da, fakülteye bir sürü 40 yaş üstü talebe doluştu ben arada kaynıyorum, heh he...
devamını gör...
son günlerde şiddete olan meyilim giderek sıfırdan uzaklaşmakta. tahammülsüzlüğüm hat safhalara ulaşmış konuşma sesim 16 puntoyu bulmuş vaziyette. üstüne vazife olmayan işlerle uğraşanlar, gereksiz fiillerde bulunanlar, aşırı samimiyet gösterenler, ulu orta birbiriyle şakalaşan insanlar, trafikte sarı ışıkta korna çalanlar,milletin üstüne su sıçratanlar... hepsine, hepsine zarar vermek geliyor içimden, kafalarını kıvlcım çıkana kadar birbirine çakmak, yerlerde sürüyüp yolları temizlemek istiyorum. tartıştığım münakaşa ettiğim insan sayısı da azımsanmayacak derecede artmaya başladı. acaba ben mi sorunluyum onlar mı sorunlu? onlar sorunluysa neden başka müdahale eden kimse yok? henüz gerçekleşmiş bir fiili eylemim yok ama sosyopat olup olmadığımdan şüpheleniyorum açıkçası.
devamını gör...
ecnebi kitapları okuyup, ecnebi şarkıları dinliyorum. fark ettim ki hayallerim bile ecnebi hayalleri, korkarak itiraf ediyorum ki ben ecnebilere evrildim, hem de bu yaşta.
devamını gör...
tam bu gün, evet tam bu gün facebook'ta "cumhuriyet bayramı törenleri iptal oldu :(" şeklinde sosyal mesaj verip arada da tayyip'e söven tiplere kafa göz dalmak istiyorum. öyle tayyip sempatizanı olduğumdan falan değil, bu gereksiz sanal kemalistlerin ne kadar boş beleş insanlar olduklarını birilerinin yüzlerine vurması gerekiyor.

(bu noktadan sonra biraz sert konuşuluyor;)
ulan sığır, ömründe kaç cumhuriyet bayramı'na gittin de laf atma hakkı buluyorsun? bayram kutlamaları iptal olmasa sen yine facebook'unun başında otlamaya devam edip "bayram kutlamaları chok guseldi :))" paylaşımından öte hiçbişiy yapmayacaksın. esasında sen cumhuriyet'i kendi kafanda yaşayamıyorsun ki meydanlarda yaşayasın.

salak yemin ederim gerizekalı bu çocuk ya.

he anasını satiyim he ülke elden gidiyor, "padişahlık geliyor ülkeye hepimiz çarşaf giyicez :(", hep ondan bu cumhuriyet bayramı kutlamalarının iptali.
devamını gör...
az önce birkez daha utandım kendimden.
müslüm gürses den tutamıyorum zamanı şarkısını dinlerken şarkıyı yanlış ezberlemiş olduğumu fark ettim. şarkının;

bu gidişin sonu kötü kalbi kaybetme gel
siyahını bırak da gel derdi sil yeter

kısmındaki derdi sil yeter bölümünü dervisi yeter dervişi yeter şeklinde uydurarak söylüyormuşum yıllardır. teşekkürler müslüm baba, birkez daha doğruyu gösterdin bana.
devamını gör...
az önce birkez daha utandım kendimden.
müslüm gürses den tutamıyorum zamanı şarkısını dinlerken şarkıyı yanlış ezberlemiş olduğumu fark ettim. şarkının;

bu gidişin sonu kötü kalbi kaybetme gel
siyahını bırak da gel derdi sil yeter

kısmındaki derdi sil yeter bölümünü dervisi yeter dervişi yeter şeklinde uydurarak söylüyormuşum yıllardır. teşekkürler müslüm baba, birkez daha doğruyu gösterdin bana.
devamını gör...
sözlük uzun zamandır uğrayamıyorum sana. ama bir sor niye? derslerim çok ağır be! üstesinden gelemiyorum inan. hayatımı ders çalışmaya göre düzenliyorum, ders çalışmadığım her an -misal şimdi- vicdan azabı çekiyorum. çok acı bir durum. bir de garip duygular içerisindeyim de o konuları hiç karıştırmayalım şimdi anlatmak uzun zaman alır vaktim yok sözlük. beni affet ve unutma iyi mi?
devamını gör...
geceleri çok geç yatıp sabah erken kalkıyorum. günde dört bilemedin beş saat uyuyorum. bu yüzden çoğu sabah agresif, nadiren de dalgın oluyorum. telefonun alarm sesi en nefret ettiğim sesler arasında yer alıyor. hazırlanıp evden çıkmam fazla vaktimi almıyor ama bazen unuttuğum şeyler için tam kapıdan çıkarken geri döndüğüm oluyor. fakat son olayın nasıl gerçekleştiği hala soru işareti olarak kafamda yer tutuyor. otobüsten inip sigara için elimi ceketimin cebine attığımda cebimden diş macunu çıktı. neyse ki iç cebimdeydi ve kimse görmemişti. fakat sabahın ilk oturuşunu gerçekleştirdiğimde o kadar sevinmemem gerektiğini fark ettim. zira diş fırçası da pantolonun arka cebindeydi. tahminim unuttuğum şey dişimi fırçalamaktı, beynim evden çıkarken almam gerekenleri ve rutinleri süzdü, dişimi fırçalamadığımı unuttuğumu hatırladı, gittim fırçaladım, elime geçeni arka cebe sokma alışkanlığından fırçayı arka cebe koydum. koydum ama bre diş macunu sen nasıl girdin o ceket cebine?
devamını gör...
afyondan abarttığım kadar nefret etmiyorum ve hatta özlüyorum bazen, yılışık şivesini dahi.
devamını gör...
sosyal ağlarda "sevgilim var" demeye gör. anında kesiliyor mesajlar, hal hatır sormalar, "kaç gündür yoksunuz merakta kaldık" demeler, şarkı göndermeler, yardımcı olmalar filan. sanal alem yalan alemmiş. vay arkadaş.
devamını gör...
şiir okumaya çalışan insanlara güldüğüm halde bazen kendimi şiirleri sesli okurken buluyorum..sonra kendime de gülüyorum ama hakkaten birilerine şiir okumak komik bence..
devamını gör...
twitter da takip ettiğim kişiler listesine eklemesem de gizlice ziyaret ettiğim profiller var..
devamını gör...
burada yazarak asıl sözlüğüme ihanet ediyormuş hissine kapılıyorum. yazarken zorlanıyor, kararsız kalıyorum.
devamını gör...
sevgili cogito yazarları..

elime kazara geçen xbox 360 için bir adet kutusunda "orjinal pes 2012" oyunu var.
benim xbox 360'ım olmadığından, elime bu kutu geçti diye de almayacağımdan ve madem elime geçmiş, olan birine faydam olsun açısından satmayı düşünüyorum. ilgilenen dostlar, mesaj atabilirler. fiyatı konusunda mütabık oluruz bir şekilde. ilgileniyorsanız oradan benimle iletişime geçebilirsiniz.
devamını gör...
2012 yılı başında milli saraylar daire başkanlığı (dolmabahçe sarayı) fotoğraf koleksiyonuna ait eserlerin depolanması için 10-15 mm kalınlığa sahip çekmeceleri olan anodize aluminyumdan imal edilmiş, ve diğer konservasyon kriterlerine sahip dolaplar alınacaktır. bu işlerle uğraşanlara duyurulur. kurumda alımlar kamu ihale kanunu kapsamında açık ihale usulü ile gerçekleştirilmektedir.

tbmm milli saraylar daire baskanligi
obje restorasyon müdürlügü
tel: 0 212 2594570
fax:0 212 3274645
devamını gör...
vakti zamanında gulshen06@hotmail.com gibi bi mail adresi almıştık arkadaş grubumuzla. msn listesinde sanırım 300 kişi ekliydi. en son 4 sene önce filan girmiştim. hali nedir bilmiyorum ama merak ettiğim tek bişiy var. taa izmir'den filan ankara'ya tanışmak için gelmeye çalışan adamların umudu var mıdır hala acaba?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar