dünyaitiraf.com

#sözlük dışı/forum 

4126.
sözlükten tanıyanlar bilir, gamlı baykuşun tekiyim. ama, uzun süredir hiç olmadığım kadar huzurluydum. taa ki düne kadar. mutluluğum ders çalışmama engel oluyordu. ben de, "allah'ım bir haftalık bunalım ver, kederden derse gömüleyim, hırsımı derslerden alayım" diye dua ettim. duayı etmemle kalbime derin bir hüznün çökmesi bir oldu. iki gündür çok mutsuzum, hayatın tadı yok, boğazım ağrıyor ağlayamamaktan ama hala ders çalışamıyorum. duanın neresini tam ayarlayamadım anlamıyorum ki.
devamını gör...
4127.
bir güzel ramazan daha geldi ve tüm hızıyla geçiyor. bu mübarek zamanları, sahura kadar tv karşısında, öğlene kadar da uyuyarak geçirmek gibi bir gafletle heder etsem de, bu durumdan duyduğum pişmanlık beni birtakım action'lara itelemiyor, en çok ona yanıyorum. bir kıramadım şu şeytanın bacağını. ki bildiğin baya baya beceriksiz olmam lazım çünkü kendisinin kolları bağlı zaten. * bildiğin espri de yapıyorum aslında çok mutsuzum şu an. neyse, insanların okumayı bırakacakları kadar uzun yazdığıma göre ben en itiraf edemediğim şeyi yazayım:kıskanıyorum. diğerlerinin dostluklarını, başarılarını, hayata o tozpembe bakışlarını, e'larını falan hep böyle içimi yakan duygularla izliyorum. uzaylıymışım gibi geliyor bazen valla bak. sonra tüm bu güzel şeyleri aslında hak etmediğim düşüncesi fısır fısır... e insan üzülüyor. kolları bağlı şeytanın ama çenesi iyi çalışıyor belli ki diyorum. ulan az değilsin sen de, kendini suçluyordun, şeytana ne zaman sıra geldi diyorum. yani hakikat öyle değil de hep şeytanın vesveseleri onl... hadi ordan sayın yazar diyorum. sen hep aynıydın. ve hep aynı kalacaksın.
devamını gör...
4129.
"kaybetmekten korktuğum için dostlarımı çok sevemiyorum" diyen bir arkadaşımı ne kadar kınadıysam, artık insanlara onları sevdiğimi belli etmeye korkuyorum.
devamını gör...
4131.
dün birbiri hakkında atıp tutanlar bugün birbirlerinden çıkmıyorlar.. dün yardıma ihtiyaçları var iken yanımdan ayrılmayıp gözlerimin içine bakanlar bugün ihtiyaçları kalmayınca bir telefon açıp nasılsın diye bile sormuyorlar..

isyanım var; iki yüzlü insanlara, seni ihtiyacından dolayı sevenlere, saygı nedir bilmeyenlere.. vefasızlara isyanım var. insanı mendil gibi kullanıp atanlara 'insan mısın sen' diyesim var...

itiraf ediyorum yaptığım hiçbir şeye pişman değilim; ne kadar yerinde kararlar verdiğimi, gün geçtikçe çok daha iyi farkediyorum..

tek diyeceğim şey bugünlere getirene şükürler olsun.. rabbimin hediyesine şükürler olsun. rabbimin korumasına şükürler olsun. olsun diye isteyip de nasip olmayan şeylere şükürler olsun...

şüphesiz o her şeyin en iyisini bilendir...
devamını gör...
4132.
her yaz bi sürü kitap okuyup bi sürü film izleyip bi sürü dizi bitirmeyi kafama koyuyorum ve yine bu yaz olduğu gibi bitirebildiğim tek şey bir oyun. yeni bi oyuna da başladım bi de. içimdeki çocuğu öldürün. *
devamını gör...
4133.
itiraf ediyorum deyince aklıma hep yabancı dizilerde grup terapisine giden kişilerin "i admit. i'm an addict" ifadeleri aklıma geliyor. hemen alkış gelir sonrasında. bizde niye yok acaba böyle şeyler?

neyse itiraf ediyorum. ben güzelden anlamıyorum.
devamını gör...
4134.
dün arkadaşlarla iftar için gittiğimiz mekanda karşı masada oturan kızın güzelliğine dalmaktan yemekten zevk alamadım. rabbim bizi bir daha karşılaştırır umarum.
devamını gör...
4135.
hicabi diye bir tanıdığım abi var, aynı zamanda müşterim. benden yaşça büyük olmasına rağmen kendisine abi diyemiyorum, nasıl diyeyim ki hicabi abi tekerleme gibi lan.
devamını gör...
4136.
yıllık izindeyim sözlük. bir hafta galiba uykuyla geçecek. ama sözlük, geçen iki hafta zor geçti. yani çalışıp oruç tutmak zor. acıkma susama olmuyor da, uykusuzluk çok koyuyor arkadaş. her gün biraz daha çöküyor insan.
devamını gör...
4137.
bir şeyler yazmak için başlık ararken hah işte buldum dedim. başlık üretecek kadar da kafam çalışmıyor şu an. direk giriyorum konuya. samimi bir itiraf olacak ama biraz da uzun olacak gibi. olsun. varsın olsun. ayrıca üniversite tercihi yapacak gençler için bir rehber, din değiştirmek için araştırma yapan budistler için de doğru yolu gösteren bir kılavuz olacak.

her şey geçen hafta oruçlu oruçlu atölyede bilmem kaç derece sıcağın altında çalışırken kafama bir şeylerin dank etmesiyle başladı. (bunu yazmam lazımdı ilgi çekmek için. yoksa iki haftadır mal gibi düşünüyorum ne düşünsem diye bir şey yazsam hiç şık olmazdı)

abicim şimdi ben hayatım boyunca mal bi insandım galiba. oruçlu kafayla kan ter içinde civata sıkarken farkettim bunu. ulan bunu yapması gereken adam elinde telefonla manitasıyla mesajlaşıyor. tasarımı yapan ben civata sıkıyorum. kafası birden eşek kafasına dönen çizgi film kahramanı gibi hissettim kendimi. ne oluyor lan diye bağırdım içimden. ne oluyor. çocukken kerizdim ergenken kerizdim işe girdim çalışıyorum hala kerizim.

moda akımlarını hep gecikmeli takip ettim. gerçi bir kere takip ettim o da gecikmeliydi. modayla trendle alakam bu kadar. bol pantolanların meşhur olduğu zamanlar ne de sevmiştim bol pantolonu. rahattı bol pantolon, salaştı. oh miss. lan ne olduysa içine limon sıktığımın conversi işin içine girdi. levi's in engineer pantülleri etrafın tozunu attırırken. ben bal pantolonum ve 45 numara ayakkabılarımla akşam yemeğine gündelik kıyafetiyle gelen, ama bir tek kendisi o halde olan diğer herkes hazırlanmış da gelmiş gibi olan o insan ne hissederse aynısını hissettim. hissediyordum. yok böyle bir şey.

müslümanız özümüz sözümüz birdir dediler. kendimizi kaptırdık. lan hani temiz ailede yetiştiğimiz için bu kadar mı inandık bilmiyorum. yatılı bir lisede okudum ben. gece okulun koridorlarında filan gezer geyik yapardık. epeyce özgürdük. sigara içer limitleri dumanlarımızla zorlandık. o may gad. işte bize gençler kurban parası topluyorum diyen abi(!)lerden birini biyoloji labaratuvarında döneminden bir kızla basmamız da o günlere denk gelirdi. günahını almayalım dedik. yapmıyordur öyle dedik. başımızı eğdik. sonra bütün okula gizli gizli bu adamın ne mal olduğunu yaydık. hatta bire bin kattık. anlattık.

lan her neyse. bak sevgili arkadaşım. ben iyi bi lisede okudum. hayatımın en güzel dönemlerini kendimi kasarak fikir adamı olacağım filan diye ziyan ettim. son sene aklım başıma geldi de öss mösese kıvırdım yine son dakkada. ama herkes benim kadar şanslı olmayabilir bu konuda. vereceğim öğüt bu değil.

aşk. sevgi. onu gördüğünde derinin altında yürüyen karınalar. kalbini yerinden çıkartan kelebekler. midende çağlayan asitler. neler neler. amanın. ben bir kere çok pis aşık oldum dostum. ergenlik sivilcelerime rastlayan bu dönemde sarışın bir kızı sırf gözlüklü ve çok zeki diye sevdim. bu yüzden kendime çok kızdım. ve bu duygularımı katlayıp kışlıkların yanına koydum. bir ergenin yapacağı en büyük hatalardan birini yaptım ve sevdiceğime atarlı bir sevgi besledim.

sen sen ol güzel kardeşim. bir insana karşı bir şey hissetmek doğaldır. eğer saf maf bi adamsan git söyle kurtul. sen de kurtul aradan 10 yıl geçmesine rağmen unutamayacak olan gelecekteki sen de kurtulsun bu karşılıksız sevgiden. elde etmek için çabala kendini keşfet onu keşfet ama kaçma güzel kardeşim. pes etme, bahanelerin arkasına saklanma. git yaşa lan, spontane al. hayatını hesaplayarak yaşayan ve hesaplayarak yaşamak zorunda olan bir dingilden (bkz: ben) farkın olsun.

üniversite tercihi mi yapacaksın. sev ulan bir bölümü. çok sev. tarih oku mesela çok sev. aç kal amk. açıkta kal. oku. kadife bir ceket al kendine kendini istiklal'e at oradan yürü galata'ya. güllüoğlunda bir tabak baklava ye son paranla. bir tane de sigara iç denize karşı benim yerime. yalnız mısın? değilsin. ben varım ulan yanında. bin tramvaya sonra nereye gideceksen git.

kafan yerde olmasın kardeşim. ayakkabın mı yırtık. göstere göstere giy lan sıkılma kimseden. utanma. canın mı sıkıldı aç benim yerime bir kitap oku. deniz kenarında oku ama. çek o tuzlu suyu ciğerlerine. boğulmazsın korkma. yakar sadece içini. yaşadığını hissedersin. ah ulan istanbul'un tarihi güneş kadar eski taşlı yolları çok özledim lan sizi. içimi yakıyorsunuz. bilemedim değerinizi.

abicim sana bir hesaplayan adam tavsiyesi. hayatım boyunca yaklaşık 24 yıl ediyor. hep hesapladım. çocukluktan hesaplamaya başladım. e hayatımı da bunun üzerinden kazanıyorum artık. hesap ederek. hesaplayarak. çok tatsız lan. çok gri. hesapladım, çocukluk aşkımı b*k ettim. hani öyle hafife alma. aşk birlikte olmak değil. ilk sorumluluğun kendine. kendine dürüst olamazsan kazanamazsın arkadaş. dürüst ol kendine. benim kadar salak da olsan dürüst ol. dürüstlük zeka işi değildir. yürek gerektirir.

hesaplayan adam. sen. ben hayatımın daha başında ne yapıyorum lan bu gürültülü sıcak atölyede dersen elinde 12-13 anahtarla alnında terler birikmiş ağzın kupkuru. daha da önemlisi kalbin kuru. ah ulan dersen böyle içinden içinden. daha okunacak o kadar kitap. gezilecek o kadar sokak varken. daha arkadaş muhabbetleri varken en tatlısından. ne yapıyorum ben. neden böyle oldu. ben böyle hayatın filan dersen.

sonra bir abi gelir de çocuklarını anlatır. ölen çocuğunu ve yaşayanları anlatır. eve gittiğimde ne kadar yorgun olursam olayım o çocukların baba demesi yeter, onlarla beraber koştururum der. önceki iş yerinden alamadığı maaşlarından, eve ekmek götürmek için inşaatlarda çalıştığından bahseder. çocuk çok güzel de bazen üzer insanı, ona sakız alamadığında üzülürsün ister ama alamazsın der. içinden ağlarsın. suratında bir şaşkınlık vardır için kan ağlar. ah ulan dersin şükür. nerede kaldın şükür. ne çabuk unuttum seni böyle.

hesap edersin yine o anlatırken hesap edersin. kaçmak için para biriktirmek fikri uyanır kafanda. maddiyata endeksli yaşayan hesaplayan adam yine kafanın içinde bir yerde hesaplamaya başlar. başa sararsın ve düşünürsün. yeter artık dersin. rüzgar vursun yüzüme serin serin, olmasın param pulum (tabi şimdilik) varsın hayat bana yatmak olsun zaman boşa aksın..

tabi bunlar demek değil bohem ol. kıçında sinekler uçuşsun. çalışacan da adamım erken girme iş hayatına be. aldığın para ne kadar çok olursa olsun bir halta yaramıyor. sana denize karşı bir çay içiremiyorsa istanbul'da bir sahilde neye yarar lan o kadar kazandığın para. o gün canın suç ve ceza okumak istiyorsa ama mesai yapıyorsan neye kadar kazandığın o kadar para. mesaide harcanan bir ömür banka hesabında değişen rakamlar. Allah belasını versin. bırakın ulan dağlarda yaşayalım varsın ot olsun kuzular melesin. gökyüzüne yakın oluruz belki.

bitti. bu kadder.
devamını gör...
4138.
tesettüre büründüğüm o ilk yıllarda çekilen resimlerime bakmaya dahi tahammül edemiyorum. büyük ihtimalle o zamanlarda bir çokları da benim düştüğüm duruma düşmüştür. yeni kapanan biri kendini o harika topuzu ve eşarbıyla hemen belli eder. bunu da o zaman bilmiyordum. iyi ki bilmiyormuşum.
şal yoktu o zaman eşarp vardı. ama ipek eşarp çok lüks ve sadece annelerin kullandığı bir şeydi. o kadar kötü bir bağlama stili olamaz. en büyük çocuk olduğum için örnek alabileceğim bir ablam da yoktu.
anlamıyorum nasıl çıkabilmişim insan içine? o yaşta esas amacın örtünmek olduğunu idrak edebilecek kapasitede olduğumu da hiç sanmıyorum. ben ki şu an stilist yardımcılığı yapıyorum aklımın her köşesi tarz stil uyum renk ahengiyle dolu, nasıl o hallere düşmüşüm aklım almıyor.

fakat bana en çok koyan yeni örtünen kız kardeşimin benim yaşadıklarımı yaşamamış olması. çünkü önünde ben vardım. sanırım bu durumun bana bu kadar dert olmasının nedeni kardeşimin bu süreci sorunsuz atlatmış olması.
devamını gör...
4139.
uyandım, pc yi actım sözlüğe girdim. bi sürü buton görünce lem yine butonlar birbirine girmiş cık cık dedim. tabii ki ilk iş olarak egoya tıkladım. baktım baska yerdeyim. korktum.
mesajları görünce aklım basıma geldi.
sonra bir tesekkür edeyim dedim az daha tanımı siliyordum.
bu kadar butona rağmen sayfaları, tanımları yanlıslıkla silmeden kilitlemeden dolaşan adamlar cok büyük oluverdi gözümde töbe est.
ben ki yıllar evvel aldığım telefonumu ilk günler iki parmak, evet sadece iki parmakla uzun bir süre kullanmıs insan.
öyle işte.
devamını gör...
4140.
2 gün önce kedimi arka bahçeye salmıştım. hep dışarıya çıkma istiyordu. biz de kıyamadık eşimle karar verdik bahçede bakalım artık diye. başta üzüldüm ama açıkçası işime gelmişti. çünkü tüylerinden, temizliğindne bıkmıştım. güya bütün eve inceden temizlik yaparım diyordum sevinerek. dışarıda dolaşıyordu istediği gibi. arada kediler saldırıyordu ama biz kovuyorduk hemen. dün eve gelmek için acıklı acıklı miyavladı yine de almadım alışır diye. neyse bugün kedilerin bağırışıyla uyandım, tabi koştum balkona. yine kedinin biri bizim kediyi kıstırmış saldırıyordu. hemen kovaladım. sonra kedimin tipini gördüm... ağzının kenarı parçalanmış kanıyor, dili dışarıda, sık sık nefes alıyordu ve titriyordu. tarif etmek zor o halini. bide o korkuyla olduğu yere tuvaletini yapmış, ki kediler bunu asla yapmaz kedi besleyenler bilir. inanın o kadar üzüldüm ki oturdum ağladım haline. hemen içeri çağırdım, direk girdi ve kendi odasına koştu. uzun süre kendine gelmedi. beni de yaklaştırmadı yanına korkudan... velhasıl acayip pişman oldum. biraz gaza gelmiştim, millet ikide bir evden atmamı istiyordu. bir daha kesinlikle dışarıya bırakmam, istemeyen gelmesin evime!
devamını gör...
4141.
nereye yazacağımı şaşırdım, buraya boşaltalım içimizi. tam kürt milliyetçileri (müslüman-dindar kesimden, yoksa solcu-ateist tayfadan banane) ortaya çıktı diye dertleniyordum, Allah'ım sözlükteki türk yazarlar beni şaşırtmakta. arkadaş cogitoda değil miyim ben? islami soslu kürt milliyetçiliğine laf edilirken bin beteri yapılmaya devam edilmiş. islami soslu türk milliyetçiliği ile islami soslu kürt milliyetçiliği arasındaki on farkı bulunuz desem?

ha bi de, hala daha "beğenmeyen defolsun gitsin burası bizim ülkemiz taam mı" argümanını kullanan insanlar varmış, gülsem mi ağlasam mı?
devamını gör...
4142.
düşünsene sözlük, islamiyet hakim olacak birgün, bırak bayrağın adını dünya değişecek koca dünya, bilmem kaç milletin birarada yaşadığı osmanlıyı bile bir kenara bırak sözlük, herkes müslüman olacak düşünsene, o zaman nereye gitsin ki bu millet. millet dedik ya gene, ümmet olmadan olmayacak yine sözlük.
devamını gör...
4144.
bazı arkadaşların bir müddet yazmayı bırakıp tefekküre dalmasının faydalı olacağını düşünüyorum. özelden yazabilirdim ama yeni geldik "kimsin lan sen!" diyerek tersleyebilirler ondan korkuyorum. Allah uhuvvetimizi bozmasın.
devamını gör...
4146.
her teravihte 5 kilo veriyorum sözlük.camın önündeki teyze takımı yedi bitirdi beni.hem camın önünde oturuyolar,hem sesli okuyolar hemde çocuklara bağırıyolar sinir oluyorum iyice valla.dün ne kadar güzeldi çok huzur içinde bi teravih kılmıştım.etrafta çocuklar oynuyodu harika bi ortamdı.sonra namazın sonunda carladılar çocuklara bir sürü.annelerini de yok yere üzdüler.
ben anlamıyorum bi insan neden camide oynayan çocuğa bağırıp korkutur kalbini kırar.benim dedem imamdı.bende camilerde oynayarak büyüdüm ve şimdi o günleri çok özlüyorum.ama bu şekilde davranmaya devam ederse insanlar çocukların sevecek bi camileri olmayacak. o ihtiyar takımının 20 sene sonra birçoğu dünyada olmaz muhtemelen.camilere cemaat lazım.neden bunları düşünmüyolar...*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar