orijen diye bi mama markası var abi, kedi köpek mamalarının en kalitelilerini üreten, bugün petşopta mama alırken böyle bi güzel koktu bunun balıklısı, yanına yeşillik falan koyup limonlayıp yiyesim geldi terbiyesizim. aç falan da değildim yani, desen ki açlıktandır falan eyvallah derim. oy orijen, can orijen, keke orijen...
devamını gör...
bazen insanların bana nasıl davranacağını kestiremediklerini hissediyorum. yani benle konuşmak istiyorlar ama nasıl yapacaklarını bilmiyorlar gibi. karışık anlattım sanırım. bunun sebebi de benim. fazla sessiz oluşum, onlardan farklı giyinmem. farklı giyinmekten kastım siyah bir ferace, bele kadar inen siyah büyük başörtüsü. böyle giyinmenin sorumluluğunu bilemezsiniz, giyen bilir*.

geçen seneki sınıf arkadaşlarımın beni sevdiklerini düşünüyorum. birçok kız durduk yere ne kadar tatlısın ya, çok seviyom seni falan dediler mesela.

(bkz: çocuk seviyorlar sanki)

neyse işte yani, kısacası sevilen birisiydim sanırım ama hep yalnızdım ya * yani niye böyle oldu ki anlamıyorum. hani kimseye anlatamıyorsun da, seviyorlar ama kantine çağırmıyorlar deyip ağlanmaz ki yani şimdi. değişik bir yazı oldu valla bende anlamadım bu konuşma nereye gidiyor.

artık beni de kantine, bahçeye çağırın be yeter, hayvan gibi şii yapıyonuz ya.
devamını gör...
ben de başarısız olma korkusu var sözlük. * bu konular söz konusu olduğunda kendimi hep geri çekiyorum, başarabileceğime inanıp bir adım atamiyorum.* belki o adımı atsam, kendime inansam, guvensem başarılı olcam ama yok yapamıyorum. kendime ne kadar kizsam da bunu değiştiremiyorum.
devamını gör...
kaç yıl önce 50 liraya 1gr altın almıştım. şimdi 100 lira olmuş neredeyse .. altın daha düşmeden gidip bozdurayım hemen!
devamını gör...
b ı k t ı m. bıktım. bık tım. b ık tı m. b ı k t ı m.
devamını gör...
dün benim de tanıdığım bir arkadaşın arkadaşından konuştuk. bu kız biriyle tanıştıydı, adamı ben de görmüştüm gözüm tutmadıydı, sonrasında işte bu adam bi değişik çıkmış filan saçmasapan işler aldatmalar vs. dün de çok kızmıştım ve kıza da üzülmüstüm.

neyse, facebookta fake hesabımla yaptığım bir grup yorumuna bu adam cevap vermis.
%95 ihtimalle o. ve adam da benim olduğumu bilmiyor ve adam bana yazıyor.

Allahım, dünya bana küçük biliom.

evren diyom enerji diyom sen gelme ulan ayı diyom.
ya sabır!
devamını gör...
ooo my god internetimiz bugun yeniden bağlandı ve şu an çok mutluyum.kayıp kız kardeşimi bulsam bu kadar sevinirdim.itirafım ilk defa masaustunden bu siteye giriyorum her şey çok değişik.
devamını gör...
sevdiğim kız aklımı kaçırdı. bir sn ben erkek değilim ki.
devamını gör...
arama motoruna cogito yazıyorum cogito sozluk>ekol çıkıyo başka seçenekte yok sabahtan beri bu yazarımızı stalklıyorum.
devamını gör...
hani, şu vizontele tuuba'da, fasılalar halinde devam eden bir "hoş gelmişsiniz," seramonisi var ya, ben onu hiç ayaşamazsın haftada bir kere yaşıyorum. giriyorsun bir sohbet dairesine.. sağ baştan başlıyorlar, "xer hati müntekim" demeye ta benim sol tarafımdaki arkadaşa kadar.. arada filmden haberden olan fırlamalar çıkıyor. çember tam tamamlandı, diyorum bir daha baştan başlatıyorlar.. gülüyorsun haliyle, bu seferde filmden habersiz amcalar yanlış anlıyorlar.

xer hati, hos geldin, demek bu arada.
devamını gör...
bölümdeki arkadaşlarımla tuhaf bir ilişkimiz var. sadece okul döneminde görüşüyoruz, bir de ders seçim haftasında. onun dışında pek mesajlaşmıyoruz bile. *
devamını gör...
bugün iş yerinde muhabbet arasında bir hanım arkadaş "..'güzelleme' neydi ya?" diye sordu.. anlamını gerçekten bilmiyordu .. yani ironi ile sormamıştı.. bana çok şiirsel geldi.. bir kadının 'güzelleme' nin ne olduğunu bilmemesi...
devamını gör...
öyle bir gün geçirdim ki, ilerde bu çektiğim çilelerin filmini çekeceğim. lapa!
devamını gör...
fena sayılmam aslında, ama sevmiyorlar beni. arkadaş olmadığım için sevmiyorlar. sizin istediğiniz gibi olmasam da, beni sevemez misiniz?
devamını gör...
hiçbir zaman bir yolcuyu köprüde bekletip aşağıya baktıracak denli bulut olamaz benim deli dumanım. sarhoşu yola getirir, ayığa yolunu kaybettirir, maazallah! bulutlar ne denli mutlu bir aileyi andırırcasına bir arada ve düzen sahibiyse, duman o denli ağır ama o denli uçarı. kendi içindeki çelişkilerden kurtulamamış bireylerden korkma derdi annem. anneye gel..!
devamını gör...
o dumanlardır belki çıldırmadan kalabilmemiz o duman sayesindedir? ne sevimli gösteriyorum öyle; gören de morlu, kırmızılı, siyahlı bulutlar sanacak dumanımı.
devamını gör...
dedem bana evde kalmış demiş yeni öğrendim yastayım sevgili sozluk.
devamını gör...
bugün annem cesedi karaya vuran mülteci çocuğun fotoğrafına bakarak ağladı. biliyorum ki dünyadaki bütün annelerin merhametinden bir damlası bile bütün insanlığa yeter. Allahım... insan olmak çok zor.
devamını gör...
sub la başlayan kelimelerin anlamlarını karıştırıyorum, kelime çalışması yaparken; substantial, submit, subsidy, substance, substitute, substract, submerge, subsequent sayıklamaktan helak oldum.
deneme sınavında karıştırınca bunların yanına kocaman subzero yazıyorum. sınavda çıkarsa orda da yazıcam.
devamını gör...
"bir acı olmaktan çıkıyorsun artık rowena. en derinlerimde, şarap mahzeni misali, saklıyorum seni belki de ama bu hala seni sevmeme engel olmuyor. bunun adı sevgi olabilir mi? onu da bilmiyorum aslında. artık beklemiyorum da. çünkü beklemek kaybetmeye eşdeğer. ben eşdeğerimle yanyana yürüyorum hep. beklemek ve kaybetmek. işte buydu hayatımın en kısa özeti." diyordu sığ saçlı adam. bir itirafı anlatıyordu kendisine. hava nemliydi, puslu değilse de basıktı çokça. bir perşembe sabahı neyi varsa aldı gitti yaşadığı şehirden. bedenen olmasa da, zihnen. her şeyle beraber. tüm sevgisiyle.
devamını gör...
küçükken televizyonda alevi türküleri ve semahını gördüğümde çok etkilenmiş
anneme biz neden alevi değiliz diye sormusum. yıllarca da nasıl alevi oluruz alevi olalım diye tutturmuşum.
çok etkilendiğimi hatırlıyorum. hala daha müziklerine çok sempatim var.
türküleri çok güzel, ritmik ve içli. semah da ayrı bi alem. canlı izlemek o ortamda bulunmak isterim.
farklı kültür ve inançlara saygıdan ziyade sempati besliyorum.
devamını gör...
sevgili itiraf köşem;
milli eğitim bakanı'na bu sene de sövüyorum. pazartesinden beri okulda saçma sapan seminer konuları dinleyip boş boş oturuyoruz. 10 ay veletlerle uğraşıp 2,5 ay tatil yapmamız bakanı rahatsız ediyor. boş beleş muhabbetlerle şu an öğretmenler odasından bunları yazıyorum. 28 eylül de eğitime başlayacak olan bizler bir ay boyunca sabah kahvaltı - öğlen seminer- ikindi çay muhabbeti yapıp yarın görüşürüz diye ayrılıyoruz. ya ülkede kimse demiyor ki adam gibi seminer programı hazırla öğretmenler gerçekten faydalansın. gün mü yapıyoruz oğlum biz. kendimi emekliliği gelmiş, boş boş klimanın başında oturmuş amcalar gibi hissediyorum. hava zaten sıcak iyice asaplarım tavan yapıyor.
devamını gör...
parasetamolle asetaminofenin aynı etken olduğunu mezun olduktan 9 ay sonra öğrendim. o gün diplomayı yırtmam gerekirdi, pişmanım. beni affet halkım.
devamını gör...
bir süredir tanıdığım eczacı kızdan bana morfin bulmasını istedim, öyle bir içten güldü Allahsız, ayarlayacak galiba, bakalım.
devamını gör...
başım bonaldı. yalnızım yapayalnız bu okulda. kimse yok şu an. herkes bir yerlere gitmiş vaziyette. pederim bile denizde şu an. ama ben buradayım. lan başım ağrıyor. sözlükte lak lak, kitaba bak bak. kafa yandı tabi. bu konuyu da bitirirsem eve döneceğim ama konu bitmiyor. bitmiyor bitmiyor bitmiyorrr..... alaattinin in sihirli lambasını düşünüyorum, aklıma bu geliyor. ne zaman aklıma bu gelse start tabancasıyla intihar eden adamı düşün! çok karmaşık her şey. okuduysan bi şuna tıklar mısın corç. http://www.cogitosozluk.net...
(resim: )
devamını gör...
sevdiğim insanlara aşkımıngülü demeye bayılıyorum.
örneğin; alo aşkımıngülü büşra napıyosun?
devamını gör...
son ses yıldız tilbe açıp gömlek ütülüyorm annem içerde çamaşır katlıyor. sanırım farkında olmadan ailecek konfeksiyon işletiyoruz sözlük.
devamını gör...
farklı maçlar da olsa her golden sonra bütün mahalleden goool sesi yükseliyor sözlük. olan yüreği ağzına gelen bizlere oluyor.(bkz: bu gız size ne etti)
devamını gör...
insanlara güvenim git gide azalıyor.bazen öyle oluyor ki insamlardan uzaklaşmak istiyorum.,ama yalnız kalmak da canımı sıkıyor.realist birinolmak çok da uyi değil mi sanki ne, biraz pembe gozluklerle mi bakmak lazım hayata,etrafa? e o zaman da kandırılmış hissediyorum kendimi,kendimi kandırmaya hiç gerek yok.
devamını gör...
ben iki elim doluyken bile sevdiklerimin sorduğu soruya telefondan cevap verebiliyor, işim biter bitmez arayabiliyorsam kimse bana üç maymunu oynayamaz ağa. bu itirafım burada dursun.
devamını gör...
bütün doktor randevularimi sırf bir kere strese gireyim diye yarına aldım.. şimdi oturdum kara kara düşünüyorum ben ne yapacam diye..
devamını gör...
sözlük bugün suriyeli bir çocuğa limonata ısmarladım. cebimdeki sigara parasını çocuğa limonata alarak harcadım. sabahtan beridir sigara içmiyorum bu yüzden. olsundu. o çocuğun gözlerinin içi gülüyodu. bu bana yeter.
devamını gör...
otobüste minibüste yanına oturacağın insan şöyle bir soru sorar, kendince hesap yapıyordur, erken inen o olacaksa, koridor tarafına oturmak ister.

-nereye gidiyorsunuz?
<iç ses> Allah Allah?
-eve gidiyorum.
devamını gör...
neden meslek değiştirdim? gün içinde aptalca şeylerle karşılaştığım zamanlarda kendime en çok sorduğum soru bu. neden? neden..

sonra diyorum ki: "vardır bir hayır". sonra düşünüyorum. Allah var. işte o zaman yaşamak için bir neden bulabiliyor insan.

yolumu çiz.. ben de devam edeyim.. itiraz yok.. kabullenmek.. ohh. mis.
devamını gör...
gün batımında denize karşı -mesela fındıklı'da- oturup çay içecek kadar hatrımız kalmadı sözlük. çayı geçtim, su içecek hatrımız bile yok. zaten hatrımız olsa da numarası yok, arayamıyorum.
oysa ben görüşmediğimiz üç sene içinde başımdan geçen zor günleri bir bir anlatacaktım ona denizi seyrederek. saatlerce konuşup en sonunda "ee, sende ne var ne yok?" diyecektim hiçbir şey olmamış gibi. sonra dağılacaktık. ölene kadar nice üç seneler geçecekti, ama biz bir daha görüşmeyecektik.
hayal kurarken kendimi kaybediyorum biliyor musun sözlük? bugün yine hayale dalıp saatlerin nasıl geçtiğini fark etmedim. yemek yapmadığım için fırça yedim bizimkiler eve geldiğinde. "hayal kuruyordum, dalmışım. unuttum yemek yapmayı." diyemedim. gamsız olduğumu düşünüyorlar, ama gerçekten bilerek yapmadım. sadece çocuklarda olmuyormuş meğer hayale dalıp dünyadan soyutlanma meselesi. bugün bir kez daha fark ettim. ama farkındalık hiçbir şeye yaramıyor ne yazık ki.
devamını gör...
edebiyat, özellikle şiir ve öykü dallarında, zamanımız anlayışıyla hiç geçinemiyorum. bana oldukça zorlama, yapay ve romantik geliyor. bir de bana çok itici gelen sol jargon buna eklenince. hepsi kuru sıkı tabancanın gürültüsü oysa... daha çok fason üretime benziyorlar. günü kurtarma çabası ve şairin-yazarın görünme sevdasını yansıtıyorlar. bir de çevreye uyum sağlama çabasını da ekleyebiliriz; yani genel okur profilinin beğenisini kazanma, alkış toplama çabalarını.

yazık ki bir kaç yıl sonra hemen hepsi bir iz bırakmadan geçip gitmiş olacak.

oysa iz bırakanlar, izleri(ni) umursamayanlarındır.
devamını gör...
geçenlerde ilk tanımlarıma baktım da üslubumu gram sevmedim hatta hatta ' bunu ben mi yazdım ya?' dedim bir çok tanımım için.ama iyiki değişmiş* okurken bazı tanımlarıma sinir bile oldum yani vay arkadaş o gıcık insan ben değilim.*
yazı dili çog önemli.**
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar