sık sık, içip sarhoş olup kendimi bir süreliğine unutma isteği duyuyorum sözlük.. Allah affetsin, zaman zaman insana kendini, hayatı unutturabilen, başka alemlere götüren müsekkinler keşke haram olmasaydı diye geçiriyorum içimden.. eğer içki haram olmasaydı veya inancım bu yönde olmasaydı ayık olarak bulunduğum vakitler çok az olurdu herhalde..
devamını gör...
2015in orta yerinde elektrik yok ve ben bilgisayar oynamaya kalktim.
devamını gör...
çok fazla korumacı bir karaktere sahibim. çocukluk arkadaşımın başına birşey gelecek diye ödüm kopuyor valla. antalyayı kazandı bu sene. yav insanlarını tanıyorum. başına birşey gelmez inşallah. saf biraz. kendisine asılan olsa kibar kibar konuşur, sert konuşmayı da bilmez. mesajlaştığı kişilere de karışıyorum. hiç karşı cinsle konuşmasına gelemiyorum. üzecekler diye korkuyorum. ama sanki fazla karışıyorum. uff ama napayım ya bişi olursa?
devamını gör...
son üç aydır günlük yedi saat çalışıyorum oturmaktan kaba etlerin şekil değiştirdi lan. artık sitede top oynayan çocuklara bakıp iç geciriyorum. ve bugün kurtarıcılarım geldi sandım kapı çaldı ansızın okuduğum kitabı yavaşça bıraktım kim lan bu saatte diye fiti fiti kapıya yoneldim actim kapıyı dört beş tane bıcır bıcır çocuk gelmiş birinin elinde top var ulan o çocuğu nerde gorsen tanırsın topu olan çocuk inşallah bugün elime dusersin herneyse konu bu değil. bunlardan biri umut evde mi dedi. lan baslatmayin umuta beni alın iyi defans yaparım diyemedim diyemezdim yok yanlış geldiniz dedim usulce gittiler ve ben kapıyı kapattıktan sonra söve söve yerime oturdum okuma yapmaya devam ettim. bad gel maç yapıyoz deseydiniz ya lan....
devamını gör...
uzun zamandır itiraf yazmamak beni üzdü şurada az bişeyler aralayacayım müsadenizle.

bugün zirveden dönüşte metrodan çıkarken bi kız yere yığıldı sözlük.
yıgılma sebebi de insana welcome to turkey dedirtiyo.
kız elinde telefonla yürüyen merdivene dogru gidiyodu. merdivenin başında yukarıdaki veletlerde saçma salak bi eğlence bulmuş yürüyen merdivenden araba lastiği yuvsrlıyolsr kocaman lastik.
kız önüne bakmadan yürürken lastiği çocuklar attılar. kız ne olduğunu anlayamadan yere yığıldı.
kafasını çarptı. bacakları kanamaya başladı.
tabi ben olayı uzaktan görüyorum.
kızın başına toplandılar kız yatıyo millette izliyo.
kimse yardımcı olmuyo.
koştum yanına iyi misin ne olduğunu hatırlıyo musun diyorum hatırlamıyorum diyo.
bacaklarım acıyo diye ağlıyo.
Allahım çok kötüydü sözlük. ınşallah şimdi iyidir.
devamını gör...
şu 30 yaşı geçince acayip duygusuz biri oldum ne olursa olsun pek etkilenmiyorum.

bir kaç gün önce cenazeye gittim ölen kişinin çocuğu ve bir kaç kişi oturuyor cenaze de yerde yatıyordu. üstünü örtmüşler ve üzerine bir bıçak koymuşlar. az daha açıyım yüzüne bir bakıyım diye yeltenecektim son anda ayıp olmasın diye vazgeçtim.

içimde ne bir ağlama hissi ne bir korku. benden iyi bir ışidçi olurmuş.
devamını gör...
yıllar önce okulun henüz başlarındayken rüyamda solculardan dayak yediğimi görmüştüm. yurdun koridorunda tek yakalayıp sıkıştırmışlar dövüyorlardı. uyandım ve o günden sonra dayak yiyeceğim günü içimden beklemeye başladım. ama siyasetin uzağındaydım. tamam, solcuları da sevmiyordum, hatta diş biliyordum. ama oldukça kendi halimdeydim, siyasi dava yüzünden kavga olası görünmüyordu. ama yine de bir yerlerden fatura kesileceğini gerçek üstü bir şekilde kestiriyordum.

rüyadan üç dört gün sonra bir arkadaşla başka bir fakülteye gitmiştim. orada hem bir arkadaşı, hem de asıl gelme nedenim olan hoşlandığım kızı görmeyi umuyordum. kantinde otururken arkadaşım da ayrılmıştı yanımdan. ben o kumral kâküllü saçlarımla, küstah amerikanvari duruşumla fazla göze battığımın ayırtındaydım. yan masadan bir kız ve karşı masada iki ülkücü oğlanın arasında kalmıştım. kızla belli belirsiz karşılıklı paslaşıyor, ellerinde tesbihi sertçe çeken oğlanlara karşı da rahat ve üstten bakıyordum. sonunda kızla az buçuk konuşabilmiştim, ama kız, diğerlerinden rahatsız olup çıktı. kıza " suyumuz ısınıyor" demiştim durumun farkında olarak.

derken az sonra bir kaç eleman birden başımda dikildi. "bizimle gel"... ifademi alacaklarını anlamıştım. tuvalete çektiler. en aşağı sekiz kişiydiler. kapıda iki gözcü. kıza niye asıldığımı sordular. aslında askıntılık yoktu. hiç te sevmem. yapabileceğim tek şey durumu red etmek oldu. elimden geldiğince alttan almaya çalışıyordum. bu kalabalıkla baş etmem imkansızdı. az sporcu değildim, belli ediyordum. ama karsımdakinin "yıkım ekibi" olduğunu biliyordum. yurttaki odamda kalan reis arkadaşımdan, diğerlerinden. kaldı ki ben de bir milliyetçi sempatizanıydım. bir iki yumruk, bir iki yüz tırmalama. dişim kanadı. karşılık vermedim. kantinde beni jurnalleyen soğan erkekleri de " abi, kıza asılıyordu" demeye devam edip duruyorlardı. işin sonuna doğru arkadaşım geldi. dayısı mecliste mhp milletvekiliydi. ama onun da imajı sıkıntılı olduğundan ( top sakallı şansa) kimliğine baktılar benim gibi. sonra bizi iki refakatçiyle kampüsün dışına kadar yolcu ettiler, bir daha buralarda görmeme tehdidiyle beraber... çocuklar arkamdayken birden sinirlendim, belimdeki kemeri sıyırıp elemanı boğmayı içimden geçirdim. ama hak perest ve vicdanlıydım. onların bir suçu günahı yoktu. sadece emir kuluydular. daha sonraları ise silahla okulu basmayı düşündüm. ama değmezdi. sonuçta hepsi aptalcaydı.

başka bir yerde reis olan oda arkadaşım da durumu öğrenmiş ve beni kendilerine tanıtmıştı. onlar da biraz hırpaladaklarını söylemişler, eksik olmasınlar. iyi ki karşılık vermediğimi söyledi reis arkadaşım . aksi takdirde komaya bile sokabilirlermiş. buna rağmen karşılık vermediğim için pişmandım. oysa daha geçen ayda içlerinden ülkücü bir arkadaşı dövüp göndermişlerdi. çocuk, bizim odaya gelmiş, acıdan ve ağrıdan inliyordu. onun gürültüsüne uyanmıştım güpegündüz.

işin en kötü tarafı da, haritada "büyük türkiye" sınırlarını çizmem ve o yönde çalışmalar içinde olmamdı. tuttuğum dosyalar yatağımın altındaydı.
devamını gör...
saatler sonra mülakat var, hiç çalışmadım, gecenin bu saati ve ben kendimi adriana lima'nın makyaj sırları haberini okurken buluyorum. de loy loy ahey zımey yarim.

not: kirpik diplerine likit aylaynır dokunuşu yapıyormuş. hıı sınavda da bunu söylerim.

edit: ☻☻☻♥♥♥ adriana ♥♥♥☻☻☻

mülakat bir harikaydı dostum!

gerisi nasip, kısmet...

devamını gör...
örnek olarak : "bu sözlükte tanıştığım ve 8 ay çıktığım kız hayatımı öptü. "
devamını gör...
öyle bunaldım öyle ruhum sıkılıyor ki ayh yangın var diyip çığlık atıcam.
ıcimden hıçkıra hıçkıra ağlamak geliyo.
annem halden hiç anlamıyo. evi hergün 10 kere silip süpürüyoruz.
daraldım iyice. ıcimde çok büyük bir ağlamak var.
devamını gör...
16 senelik ogrencilik hayati.da okulu hic sevmedim sanki severmisim gibi universiteye basladigimdan beri poz kesiyorum.bysnin basina oturunca icime kacan inek ogrenci yoklamaya titizlenen zor soran cok makale iateyen ne kadar hoca varsa sectiriyo sonra butun sene ceremesini cekiyorum.hayir yani benimneyime ilk gunden derse girmek falan iste bunlar hep akpnin oyunu.
devamını gör...
uzun zamandır ilk defa bilgisayardan sözlüğe giriyorum. klavyeyi kucağıma alıp yazmakta güzelmiş.
bu aralar hep üşüyorum hasta gibiyim. iyi hissetmiyorum.
21 yaşında bir yaşlıyım tam olarak . hayır hayır abartmıyorum gerçekten öyle.
bu aralar hep beni huzursuz eden beni öldüren soruyu soruyorum hep.
elimden gidenler benim yitirdiklerim ya da beni yitirenler,
ben bıraktığım için mi gittiler yoksa istemsizce ellerimden mi kaydılar bilemiyorum..
yaşımdan büyük ve yaşımdan yorgunum bugün. dilimde de unutulmuş zavallı bir şarkı.
böyle olmamalıydı...
devamını gör...
bazen kendimi 70 yaşında hissediyorum, bazen 13 yaşında. bazen de yaşadığımı hissetmiyorum.
devamını gör...
itiraf ediyorum tamam. sözlük bu itirafım sana. senden hoşlanıyorum sözlük. öyle böyle değil ama. seni ilk gördüğümde hoşlandım senden. siriyi veya cortana yı hiç sevmedim. facebook u da sevemedim. twitter çok çekici ama yok senin kadar değil. ne olur bana trip atma. biliyorum sen de benden hoşlanıyorsun.
devamını gör...
belgeselde on üç yıl sonra çim gören aslanın sevinçten yerleri tırmalaması, elini ya da ayağını bir sürüp bir çekmesi. yani diyorum ki mutluluk canlıya has bir şey. mesela bir bardak su üzerinden araştırma yapmış japon bilim adamları, birine bir hafta boyunca kötü söz söylenmiş, diğer bir bardak suya ise güzel sözler. bir hafta sonra kötü sözler sarf edilen su çürümeye yüz tutmuş. su bile anlıyor güzeli. insan nasıl sevmesin. öyle güzel ki, ihtiyaç. aşk olmadan meşk olmuyor.
devamını gör...
kpss puanları benden düşük arkilerim atandı gitti türkiyenin ücra köşelerine.. tercih bile yapmayan ben, hayaller peşindeyim..
devamını gör...
gereksiz olan şeylere karşı bir isteksizlik, boş gördüğüm anlara ve işlere karşı bir tepkisizlik ile doluyum. umrumdamı, değil. yoksa umrumda ama söylesem de bir şeyler yapsam da faydası olmadığından mı bilmiyorum. kavga etmiyorum. küçüklüğümden beri gittiğim hiçbir okulda, hiçbir yaşta, hiç kimseyle kavga etmedim. gerekli gördüğüm anlarda laf bile sokmam. altından kalkamaz diye değil, laf sokulunca açılan boşlukta dans eden tipler var. buna katlanamam, naifim ben.
devamını gör...
geçen cumartesi şu yağmurun deli duman yağdığı gün sırılsıklam olduk arkadaşımla.babetlerin içi su vıcık vıcık, eşarp yamuldu su içinde kaldım.sonra bir yere sığınıp yağmurun dinmesini bekledik.haliyle gireceğim sınavda yalan oldu.o gün ağızımı burnumu kırma isteği vardı o yüzden eve hemencik gitmek istemiyordum.sonra sinemaya gitmeye karar verdik.ama güzel bir film yoktu.arkadaş dabbe 6'ya gidelim diye tutturdu.tabi ben içten içe istemiyorum, saçma bulmakla beraber korkuyorum deli gibi.tabi çaktırmamaya da çalışıyorum.güç bela soktu bizi filme hatta büyük boy mısır bile aldık.sinema salonuna girdiğimiz an sanki annemin içine doğmuş gibi sınavımı sormak içim beni aradı.o an elim ayağım titredi anneme yalan söylemek istemiyordum açmadım oyüzden telefonu.sonra filmin başlamasını bekledik.ama film başlamadı bir türlü teknik arızadan dolayı 1 saat kadar bekledik.tabi ben içimden türlü senaryolar yazıyorum.bir yandanda kızıyorum kendime.neyse film başladı ama ben üç buçük atıyorum.hatta film başladığımda arkadaşa bağırarak "çok saçma zaten hepsi düzmece" bağırmışım.mide bulantısının peşine çalmak bitmeyen anne çağrıları üzerine kendimi sinema salonundan zor attım.tabi arkadan gelen gülme sesleri eşliğinde..napayım kardeşim deli korkuyorum bu saçma sapan filmlerden.hiçbir zamanda izlemeyi düşünmüyorum.sonra akşam yastıklara sarılıp uyumaya çalışıyorum.neyse bir daha annemden gizli iş yapmayacağım ya valla o yüzden oldu kesin.
devamını gör...
iki gündür öfke nöbeti geçiriyorum .. sabır taşım elmastanmış çatlamıyor.. ama siz yine de bana bulaşmayın bu ara..
devamını gör...
sevgili sözlük;
geçenlerde (bkz: 4 ekim 2015 cogito sözlük tabu zirvesi) ne doğum günüm denk geleceği için katılamayacağımı yazmıştım. ne çok hoş yazardaşlarımız var ki hepsi ya gel bir dan-kek, bir pasta keseriz dediler. iyiden iyiye sever oldum bu dayanışma dolu sözlüğü. bu arada fark ettim de ben hep seminer toplantısında pc'yi açıp sözlüğe giriyorum. müdür beni yakalasa var ya...neyse yakalamadığına göre sorun yok dimi. görüşürüz sevgili sözlük!
devamını gör...
çocukluğumun travmasını anlatacağım size.

babamların ders grubu toplanmış, rutin ders işlenmiş ve çay faslına geçilmişti. amcalardan biri bana dönüp, " anarşist damat, hadi oğlum bize ilahi söyle" dedi. aklıma gelen ilk dizeyi çığırmaya başladım:

-sevdim seni mabadıma...

sonrasını hatırlamıyorum.
devamını gör...
çok tuhaf ama çatık kaşlı diyemiyorum ben*.her seferinde kaşık çatlı filan diyesim geliyor.

edit: bu itiraftan sonra "çatık kaş" deme çalışması yaptım ve artık diyebiliyorum. yani, en azından şimdilik.
devamını gör...
arada bir diğer entrylerin numarasına tıklayıp, başkalarına verilen artıları görmeye yelteniyorum. sonra aklıma geliyor. âdeta milli bayramlarda üniformasını giyen bir emekli albay gibi gözlerimi ufuğa çeviriyorum.
demem o ki aylık verdiğiniz yok bari cogembir'e bazı kapitülasyonlar verilsin.
devamını gör...
az önce açtığım mesajı cevaplamak isterken sildim ve gönderen isim çok uzundu hatırlamıyorum. *
kimse bana tekrar yazsın bi zahmet.
devamını gör...
kimseye anlatamadığım bi özlem var içimde. güçlü görünmek kolay da, güçlü olmak çok zor. gizliden ağlamak kimseye anlatamamak. meğer nefes alması bile yetermiş bazen. gitmesen de görmesen de varlığı huzur verirmiş.
devamını gör...
günden güne sözlükten sıkılıyorum. sözlük sıkıcı olduğu için değil sıkılmak genlerde var. sözlük bırakılmaz diyenler var. bunlar hep aşık olan tipler gözümde. evlenip boşanma taraftarı olduğumu da ekleyeyim.

hiç rahatlamadım.
devamını gör...
cumartesi ve pazar günleri pijamalarınla kendimi evde bi koltuktan diğer koltuğa atmak hobilerim arasındadır.
çünkü cumartesi pazar tatil günü olduğu için babam evde olduğu için annem bize bulaşmıyor.azat ediyor.
haftasonları değerlidir.
devamını gör...
mail gonderecegim zaman artik iyice dikkat ediyorum yazdiklarima, zira bircol maili yanlislikla selmalar'a gonderdim gecmis zamanda. "selamlar" yazmak dururken "selmalar" yazinca komik gibi oluyor ama degil iste. muhatabina dalga mezesi oluyorsun. dramlar dramlar.
devamını gör...
dün gece uzun bir gece yolculuğundaydım. 03:40 civarı camdan bakınca gök yüzünde hiç görmediğim kadar yıldız var sandım. oysa en çok yıldızı 17 ağustos gecesi görmüştüm. daha fazlaydı. yalan yok içten içe otobüs o an bozulsa ve biz yukarı uzun uzun baksak diye içimden geçirdim. şehirlerden uzakta samanyolunun görülebildiği gerçeğine hala inanamıyorum.
devamını gör...
insan gibi yaşamıyorum sözlük bi süredir. hayatımdaki geçiş süreci çok hızlı gerçekleşti. adaptasyon sıkıntısı yaşıyorum ve mütemadiyen yorgun hissediyorum.
devamını gör...
ben bayağı pasaklıymışım. bunu annem evi temizlemeye girişince anladım. ben niye farkına varmadım evin bu kadar pis olduğunun? kirliliği kanıksadım zahir..kadın bir geldi, kırk yıllık beton çayır çimen oldu. gül açtı penceremin parmaklığında..evde kavrulmuş soğan kokusu... hergün oturduğum çekyat bile gözüme daha güzel göründü.. tevekkeli değil," bunu aldığımda rengi daha açıktı sanki" deyişim. demek hep tozdanmış..

itirafımı bir şiirle noktalıyorum:

bursa'dan annem gelmiş
evde bir hijyen havası
annem beni çok severmiş!
devamını gör...
çok zor günler geçiriyorum sözlük. öyle zor günler geçiriyorum ki, beş gündür evden uzağız. günlerdir yüzlerce arama ve mesaj aldım. ama hepsini cevapsız bıraktım. telefonu açsam ne diyeceğimi bilmiyorum. o kadar kırgınım ki, ağlayarak okuduğum o mesajlara ne cevap verilir bilmediğimden tek cümleden öteye gidemiyor cevaplarım. "biz iyiyiz, merak etmeyin."
bugün bir kez daha anladım çaresizliğin insana neler yaptırabildiğini. meğer insan elli yaşına gelse de çaresiz kalınca ağlayarak sesli mesaj atabiliyormuş son çare diyerek. böyle olmasaydı keşke. bu kadar çıkmaza girmeseydik. bu kadar paramparça olmasaydık. aynı dört duvarın içinde bu kadar yabancılaşmasaydık, bu kadar yanmasaydı canımız. çok aciziz sözlük. biz insanlar o kadar aciz ve nankörüz ki. gözümüzün içine bakarken birileri değerini bilmiyoruz. zerre kadar umurumuzda olmuyor varlıkları bazen. sevgisiz bırakıyoruz, saygı göstermiyoruz, aşağılıyoruz. sonra kaybediyoruz o gözümüzün içine bakanları. aklımız başına geliyor güya. ama giden geri gelmiyor...
bazen fazlasıyla duygusal olduğumu biliyorum. ben şu an düşündükçe bile gözümden yaş geldiği halde, o "zerre kadar içim acımıyor." diyebiliyorsa kalbinin benden çok kırılmışlığından... 27 sene dile kolay. ne çektiğini gördüm, ama ne hissettiğini göremem. paramparça biliyorum. ayakta duruyor, gözü yaşarmıyor ama içi mahşer yeri, biliyorum. kimse bunları yaşamak istemezdi. aşk denen şeyin tükenebildiğini kimse kabullenmek istemezdi. onlar da istemezdi, biliyorum.
pencere önünde sokağı seyreden biri gibi seyretmiyorum olanları. bizzat içindeyim, cepheye mermi taşır gibi. o kadar zor, o kadar yorucu ki. daha küçüğüm sanırdım, büyümüşüm meğer. büyümek zorunda bırakılmışım.
öyle işte sözlük. aklıma bile gelmiyorsun. "bana müsaade" dediğim günden beri kendimle uğraşmaktan aklımın zerre ucundan geçmedin. beni unutun, beni unutsunlar. kuytuda unutulup yok olayım istiyorum. itiraf'ta hakkım vardı, içimin yangını söner belki dedim burayı da ucundan tutuşturunca. sönmüyormuş. olur da okuyan olursa dua etsin. kendim için dua etmeyi bıraktığım günden beri derdim başımı aştı çünkü. iyi değilim. iyi değiliz. zor günler geçiriyoruz. rabbim sonumuzu hayr eylesin...
devamını gör...
3. sınıfa giderken anaokuluna gitmemek için Allah'ın günü servisi inleten hatta bir gün servisçinin şapkasını kapıp fırlatarak saçsız başını görmemize vesile olan çocuğun biraz önce facebookta kendi yazdığı iki paragraflık siyasi bir paylaşımı okudum.idrak kabiliyeti, geniş bakış açısı, olgun cümleleri afallattı.üstüne üstlük bu yazıyı beğenenlerden biri elini tutarak okula götürdüğüm kuzenim.yahu bunlar ne ara böyle büyüdüler ve benim zamanla alıp veremediğim ne.
devamını gör...
21 yaşındayım ve yaşıtlarım (bir kısmı da arkadaşım) evlilik yolunda adımlarını atarlarken ben pazarda annemi kaybediyorum.
devamını gör...
erken uyandığımda, uykusuzluktan bir perde bulunduğunda gözlerimde, bu dünyadaki her şey midemi bulandırıyor.
devamını gör...
kardeşim ayak parmağımı çatlattı sözlük.
lütfen şu 16 17 yaş erkek çocukları için bi ıslah evi ya da bi kafes yapsınlar gücünün farkında değil canımı okuyo insan irisi.
geçen gün kavga ettik. gücüm de yetmiyo uyanıklık yapıp vurup kaçayım dedim. kaçamadım.
odanın kapısını kapatmaya çalışırken kapıyı itmesiyle kapı ile yer arasındaki o 3 cm lik bosluktan ayağım yırtılmak suretiyle geçti.
ayağım yara içinde parmağım çatlak.
devamını gör...
5 yıl boyunca düzenli olarak gerek arkadaş ortamında, gerek sözlükte, gerek kendi kafamın içinde sürekli bizim okulun ne kadar da kendini bir şey sanan, abartılmış, saçma sapan bir yer olduğundan bahsedip durdum. şimdi okul biteli daha 3 ay oldu fakat kendi mezuniyetine bile gitmeyen ben, ekim ayında yapılacak mezun buluşmasına gayet gitmek istiyorum.
yani yuh bana ya. bi' çeneni tut değil mi? hep kocaman kocaman sözler ettim okul hakkında fakat yeni okuluma daha iki gün gittim ve neredeyse eski okulda alakam olmayan insanları özledim diyeceğim utanmasam.
gelen gideni aratırmış demek... yaşlı gibi hissediyorum kendimi, geri dönebilseydim biraz daha az öfkelenmeye ve iyi yönlerini görmeye çalışırdım fakat biraz salak olduğumdan ancak bir şeylerin elimden kayıp gitmesi gerekiyor bunları düşünebilmek için. insanlık hali.
devamını gör...
romatizma beni öldürdü sözlükcüm. ömrümün baharında romatizma ağrısından neneler gibi dolanıyorum evde.
hayat zor. *
devamını gör...
bugün hindistan cevizi aldık pazardan. hoplaya zıplaya eve geldim sevine sevine. kıramadım. üstünden delik açtım bari suyunu içeyim dedim suyu da kusmuk gibiydi.
devamını gör...
eskiden çok itiraf yazardım. artık köreldim sözlükcüm. bu da böyle bir itirafımdır.
devamını gör...
küçükken çelik kalemi ısırıp dişimi kırmışlığım var. hala dişimde yassı bir kırık mevcut.
devamını gör...
hakkını helal et sözlük. cuma günü hakkari yolcusuyum. istanbulda olsaydım dört ekimdeki zirveye gelmek isterdim ancak nasip değilmiş. inşallah ölmezsek sağ kalırsak dağa kaçırılmaz mayına basmazsak başka zirvelerde buluşalım. selam ve dua ile..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar