dünyaitiraf.com

#özgürler 

3421.
meğersem geçen gün ablamla birlikte kaybolduğumuz sokaklarda öldürülmüş şu amerikalı turist.bugün öğrendik biz.valla bizde ucuz kurtulmuşuz.çok değişik yerlerdi.ben bile korkmuştum yeaani. *

yol boyu ablamla ''ben olsam kızımı bu saatte tek başına yollamazdım gezmeye'' dedik birbirimize. tabi sonuna laf aramızdayı ekliyerek. *
devamını gör...
3424.
bazen kızların bana biri böyle dua etti " Allah seni Allah inancı, Allah korkusu olan birine nasip etsin" diyerek laf sokmalarına uyuz oluyorum. sanırsın biz de Allah korkusu yada inancı yok. budist miyiz lan biz, geri zekalı? hem o karşına çıkacak kişinin alnında mı yazıyor bunlar?
devamını gör...
3425.
14 yıllık öğrencilik kariyerim de ilk defa aldığım bir ders notunu dert ediniyorum . tam bir ay boyunca gece gündüz çalışıp hazırladığımız ödevin heralde konusu bit yavrusu hocaya dokundu ki anketleri kendiniz doldurmuşsunuz diyerek dandik bir not verdi ve final sınavında 1-2 puanla bıraktı . ama intikamım çok acıda olamıyacak ne yapabilecem ki etimiz ne budumuz ne yaptığı yanına kar kalacak.
devamını gör...
3426.
ya normalde canımlı cicimli konusan bir insan değilim.
ama sürekli canım cicim diye hitap ettiğim bi arkadasım var.
neden?
cünkü ismini unuttum.
nasıl oldu bilmiyorum ya. ama anımsayamıyorum bi türlü..
ortak arkadaslara da soramıyorum utancımdan.
öyle işte..

benzer bir fıkraya cok gülmüştüm ondan geldi basıma sanırım.
güldüğüm fıkra bile geliyor basıma. tobe est.
devamını gör...
3427.
ilkokulumun adı cumhuriyet ilköğretim okulu idi ve okulu atatürk kurdu sanardım. atatürk' ün 1938' de öldüğünü ve okulun da 1970 yılında açıldığını öğrendiğimde okul tuvaletinde kendimi asmayı düşündüm. bunu beceremeyince kırılan hayallerimin parçalarını koridorlarda bıraktım ve okulumu değiştirdim.

edit: nasıl yer etmişse daha önce de aynı şeyden bahsetmişim.
devamını gör...
3428.
geçenlerde eşimle beraber avm ye gezmeye gittik. çocuğu arabasına koyup asansör aradık yukarı çıkmak için ama asansör yok, yürüyen merdiven var. bende çocuğu arabasından çıkartıp hanımın kucağına verdim. onlar önden çıktı, bende arabanın ön tekerini yürüyen merdivene yasladım, arka tekerlerini de havaya kaldırıp yukarıya doğru çıktıhttp://m.alış veriş gezmesi bitti eve dönüş vakti geldi, ve yine otoparka yürüyen merdivenden inmemizi gerektirdi. ilk merdiveni indim, ama bu seferde çocuk arabasının yukarısında olduğumdan, aşağıya doğru eğilip arabayı tutarak indim, biraz zordu yani. bu sefer son yürüyen merdivende, kendimce yöntem tasarladım kafamda. güya nasıl çıktıysam, o pozisyonda geri geri inecektim. yani arkam dönük olarak merdivene binecek, arabayıda kendime doğru çekip, aynı yukarı çıktığım pozisyonda aşağıya inecektim. neyse lafı uzatmiyim *) arka arka yanaştım ve ilk basamağa basar basmaz, merdiven beni birden geri çekince heyecandan kendimi merdivende moonwalk yaparken buldum. kılıçdaroğlu ile az dalga geçmemiştim hani. neyse kendimi merdivenden kurtardığımda Allah tan bir kaç kişi görmüştü, ama aşağıdan beni izleyip katıla katıla gülen hanıma da maskara oldum.*
devamını gör...
3431.
güzel olduğunu düşündüğün kızın vasat biri çıkması şaşırtıcı tabi. neyse Allah sevdiğine bağışlasın yinede. okumuş etmiş. ileride çocuk da yapar kariyerde.
devamını gör...
3432.
herkesin korkuları vardır. ve bu korkuların bazıları dünyanın en kötü korkusu olarak nitelenir beynimizde. düşüncesi bile sizi yerinizden zıplatmaya gözlerinizi yaşartmaya ürpertmeye, elinizin ayağınızın titremesine sebep olur. genellikle en çok sevdiklerimizle ilgilidir bu korkular. '' yeter ki hayatta olsunlar, canlı kanlı olsunlar, hiçbir yere kaybolmasınlar'' isteriz onları. biz isteriz de ! her istediğimiz de, olmaz biliriz. üstüne bir de , beterin beteri de varmış sözünün tam karşılığını öğrendiğimiz zamanlar da halimize şükür ederiz.. işte bazı olaylar hayata bakış açınızı değiştiriverir. mesela hiçbir zaman sevdiklerimden daha önemli tutmadım kendimi. kendime ait her şeyim istenildiği kadar hor kullanılabilirdi buna kalbim ruhum da dahil. kaybedeceğim bir şey yoktu nasılsa! ama şu an birilerini yarım bırakma düşüncesi beynim de peydah oldu. bunu önlemek için yapabileceklerimi düşünüyorum. sanırım önleyemeyecek kadar geç kaldım. umutsuz vaka gibi görünüyor. kendini birilerine karşı sorumlu hissetme duygusu bu ağrıyı katlıyor da katlıyor. tüm bunlara rağmen zamanımın ne kadar kaldığını bilmemek de işin ayrı bir kötü tarafı.

itiraf: bu aralar fena halde kaybetme ve kaybedilme korkusu yaşıyorum. başka karışıklıklar da bunun cabası.
devamını gör...
3433.
hayatım boyunca tez canlı bir insan olarak sürekli radikal kararlar almaya çalıştım. hiçbir işe yaramadı. çünkü tez canlılık, sizi bir öyle bir böyle davranmaya itebiliyor. siz de kendi huyunuzu çok iyi biliyorsunuz. içinden geldiği gibi davranan insanlar bir yere kadar sevilebilir. şahsen öyle biri olsam bile, bugün siyah dediğine yarın beyaz diyen biriyle çok fazla iletişim kuramazmışım gibi geliyor. aslında dengesizlik bir nevi fıtrattır bazılarında. buna can-ı gönülden inanıyorum. fakat insanlar birbirlerini bu şekilde kabullenmiyorlar. evet, bugün yağmurdan nefret edip yarın yağmurda ıslanmaya çıkabilen bir yapım var. karşımdaki insanlardan bunu anlamalarını bekleyecek kadar da yüzsüzüm. bu yüzden hayatımın belirli bir noktasına kadar girebiliyor insanlar. bir yerden sonra olsa iyi ama olmasa da olur insanına dönüşüyorum. bu öğrenilmiş çaresizliğe o kadar alıştım ki olaylar karşısında soğukkanlılığımı koruyup o da iyiymiş diye geçip gidebiliyorum. işte yalnızlık dediğimiz şey bu noktadan sonra başlıyor. zihinsel olarak kendini tanıma ama buna engel olamama durumu, sizi içinizde yalnızlığa sürükleyebiliyor. birileriyle bir şeyler paylaşırken sürekli bir tarafınızı saklamaya alışıyorsunuz. saklı kalan kısmınızı diğer insanlar bir şekilde görürse sizin kafayı sıyırmış biri olduğunuzu düşünebiliyorlar. bunları da niye mi anlatıyorum, ne bileyim pek bilemiyorum bazen. öyle içim şişti bugünlerde de yazayım dedim. okumasanız da olur.
devamını gör...
3434.
bazen annemin diğer çocuklarını bizden daha çok sevdiğini düşünüyorum. öyle olmasa yanlarına gitmek için bu kadar acele etmez, saatlerce gecikerek de dönmezdi. kıskanıyorum ya la onları. hayır eve geldiği zaman "niye bu ev bu kadar dağınık?" diye çatmasa bana bir şey demicem. anlıyorum sinirleniyor orada hıncını da gelip bizden çıkarıyor. diğer çocukları da öğrencileri bu arada.
devamını gör...
3435.
son günlerde kendime hem fiziksel hem zihinsel işkence yapıyorum.ağladıkça rahatlamıyorum ama yinede ağlıyorum.mazoşist olma ihtimalim var.bugün annem beni salak salak ağlarken görünce ne zaman psikologa gidiyoruz dedi.sen gelmiyosun anne dedim.o zaman sende bursa'ya gitmiyorsun dedi.nereye tükürsem kıl lan. *
devamını gör...
3436.
kayak merkezine giderken sevgili arkadaşım kendi cd sini koyup yani yanlış cd yi koyarak babasının cd'sini almış gelmiş, tabi uzun olmasada, yolculuk var, azıcıkda tehlikeli bir olaya gidiyoruz *, tabi ne yapmalıyız yolculuk ritüeli ve Allaha sığınma olarak 7 ayetel kürsi olayı var, hemen sardırıyoruz Allahın kelamlarını, bismillah diyerek yola koyuluyoruz ki; moda girmek için cd yi player şeysine taktığımızda karşımıza seçmece gelen orhan gencebay ve ferdi tayfur müzikleri, hata bir kere yapılmış yanlış cd alınmış ki; ikinci hata o cd nin kayak merkezine giderken dinlemesi oldu. o kadar ferdi ve orhanı ard arda bağladıktan sonra telesiyejle kayak merkezinin üstüne çık ama snowboard yapma, yaktık sigaraları o efkarla dağdan manzarayı izledik! 3 er sigara içtik herhalde.
devamını gör...
3438.
bir gün odtü keçiören semt servisine bindik, arkadaşla değişiklik olsun diye. adam sarhoş muydu? neydi, sağ sol demeden en namüsait sokağa dalıyordu. millet bir anda servisten indi. boş bir yerde adamın acayipliğini çözüp, bizde meraktan bekledik. son durağa geldik, adam diyor ki; abiler yolu kaybettim herhal, yardim ediyonuz mu bana?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar