her gece bulaşık diziyorum hanıma yardımcı olmak adına amma biraz sıkıldım gibi. bir iki bardak kırsam acep vazgeçer mi ki bana dizdirmekten.
devamını gör...
zamanında yanlışlıkla dost listesine eklediklerimin sayısını hatırlamak canımı yakıyor.
çok garip, nasıl bunu nasıl başarabildiğimi bilmiyorum.
sosyal medyada yanlışlıkla etkileşim vermek gibi bi his. hemen geri çekiyorsun ama mesaj çoktan uçmuş oluyor.
devamını gör...
zor yerlerden sorup,tavsiye istiyorlar. anlattiklarimin,olmasi gerekenin 10 da 1 i bende yok. belki de anlata anlata ikna edicem kendimi. bilmiyorum.
ufkumu acan biri "bir yolda giderken ortada durmamali,gerekirse sonunda ucurum var mi diye gidip mumkunse ucurumdan da atlanmali" demisti.
denildigi kadar kolay degil. hele yürürken yanina birini alma mecburiyetindeysen.. kiminle yürüyecegimiz bu kadar önemliyken ucurum akla gelmiyor hic. ya geri donmek istersem fikri daha korkunc oldugundan..
devamını gör...
hayatımda bir kere aşık oldum. sanırım 14 yaşında filandım. neden nasıl bilmiyorum ama gece birden sureti geldi gözümün önüne. o sırada kalbimin sıkıştığını hissettim. daha önce hiç yaşamadığım bir mutluluğun beynimin damarlarında dolaştığını hissettim.

14 yaşında filandım. ilk defa aşık oldum. onun kadar da hiç aşık olamadım. dünyaya tekrar tekrar gelmeyi şehit olmak vs için değil, o duyguyu yaşamak için isterdim.

ilk yaşadığım aşkla sonra yaşadığım aşk arasında yıllar var.. duygular farklı ama tevafuk ki, isimler ortak. insan ilkinin mutluluğunu, sonuncusunun acısını hatırlayabiliyor. arada geçenlerde sanki boşmuş gibi. sonra bir daha sevemeyeceğini düşünmek var.

gerçekten sevemeyeceğine inanmaktan bahsediyorum. yalan sevmelerden değil. ya da erken edebiyatı olan "yha kimsi bini sivmiyir bin di sivilmik istiyirim" da..


devamını gör...
yardırıjam abijimm..

zuhahaha.

ne bünye var arkadaş.. yaklaşık iki bardak sarı kantaron çayı, yarım şişe pasiflora, 2 tane lustral, nane-limon suyu, tuz ruhu bir de 1.3 lt'lik ariel sıvı deterjan içtim hala uyuyamıyorum. uyu-ya-mı-yo-ruuu uuu uuu uuu ummm. uuu uuu uuu um. ciguv ciguv ciuu
devamını gör...
hem kolay vazgeçilebilir hem de asla vazgeçilemez biri olmak sanırım, benim kafamı karıştıran...
devamını gör...
moderatörler kimin kime artı oy verdiğini görebiliyor biliyorsunuz. ben de bir zamanlar moderatörken başta uvey ve diğer yazarın dibi gördüğüm yazarların kimlere artı verdiğini dikizliyordum. daha çok bir başlıkta bana artı verip başkalarına verip vermedikleri zaman aldığım oy daha anlamlı oluyordu ve bana verip başkalarına vermediklerini görünce acayip seviniyordum. bir de hazır oy verme meselesinde itirafa başlamışkene şunu da diyim ki o da; mesela bir başlıkta tartıştığım yazarlara kimlerin oy verdiğine bakıp dost düşman listesi yapıyordumasgadfgaskfsdj.
devamını gör...
dûn bizim araziye giren köylüleri babam büyûk bi sirinirlenmislikle kovdu.o küfredip dellenirken ben de elim cebimde aıgır ağır yûrüyorum olay mahaline doğru.ben beyinsiz beynime tüküreyim.ya ben ağnanarak yürürken aralarından biri babama bir halt yapaydı. babam dellenmiş sinirden bir yandan küfür ediyor bir yandan milletin ağzına girmis. bende elim cebimde ufku izliyorum.allahın salağı. kafa sonradan farkediyor yaptığım mallğı.babam deli bozuktur karşısında ordu olsa geri adım atmaz böyle bir yapısı var. o yüzden etrafını bırakmıycaksın boş.ama bizim köyün insanıda pistir ne bok yapacağı belli olmaz. bu yüzden ağzın açık durmıycan işte. neyse çok şükür basıp gittiler zaten tüm kaslarim eklemlerim ağrıyordu birde adam dövmeye zerre mecalim yoktu.
devamını gör...
her şey ortada neyi itiraf edeyim birader tarzında düşünmeye neden olan konudur.
devamını gör...
az önce danışman hocama ders seçimiyle ilgili mesaj attım
tamam birgramtebessümcüğüm sevgiler londradan dedi.
kadın, hayalini kurduğum hayatı yaşıyor canım hocam benim idolüm olur kendileri* ne zaman okulda görsem(çok az rastlaşıyoruz) hollywood artisti görmüş kadar seviniyorum bu da itirafım olsun.
devamını gör...
dünya bir daha dönmez sanırdım.
dünya bir daha döndü.
devamını gör...
hala deli gibi özlüyorum ya, işte o zoruma gidiyor.
devamını gör...
şu an erdoğan'ı ak partiyi çok seviyorum diyip zamlardan şikayet eden kadının kafasından istiyorum. hemde 3 ölçek.
devamını gör...
okumadan önce bilmeniz gerekenler: isveç kristianstad'ta erasmusumun 20 küsürüncü günü. sakarya üniversitesi 2. sınıfım. istanbulda yaşıyorum.

insanlara cheese pozu vermekten, aynaya palyaço maskeli çıkmaktan yoruldum. olay ne bütünüyle gurbet, ne bütünüyle hasret. lakin duygularımın depreşmesine

sebebiyet veren bu ikisi.

bugün kaçıncı günüm olduğunu bilmiyorum. saymıyorum birkaç gündür. gezi yazısı yazmıyorum. gezecek mecalim kalmadı. 20 küsür gündür bastırdığım duygularım

boğazımda düğümlendi.

itiraf ediyorum. sosyal medyada paylaştığım yazılar, fotoğraflar, videolar, ve bütün bunlara gelen beğeniler ve yorumlarla besleniyorum. asla tasvip etmediğim ama yine

zaman zaman ihtiyaç duyup harekete geçtiğim bu şeyi burada her gün yapıyorum.

ama bunları dillendirmek utanç verici. bunları yazmamış olmayı isteyeceğim daha sonra. belki yarın. yazmam bir çare mi bilmiyorum ama yine bastırırsam, eninde

sonunda zarar olarak dışa vuracağım. belki de kalp kıracağım.

bütün bunlar gururumu zedeleyen itiraflar. varsın zedelensin gururum. 3 günlük dünyada neyin gururunu taşıyorum?

itiraf ediyorum. arkadaşlarımı, ailemi, sevgilimi, evimi, okulumu, türkiye'yi çok özledim. duygusal bir insanım. fazlasıyla duygusalım. gurbeti ilk defa yaşamıyorum. ama bu

çok daha farklı bir durum. kalabalıkların içinde sevdiklerimi özlemeye benzemiyor. kalabalık yok burada. ingilizce konuştuğum insanlar hiçbir şekilde kalabalığın yerini

tutmuyor. kuru kalabalık bile olamıyor benim için.

itiraf ediyorum. hayalim iskandinavya'ya gelmekti. bu yüzden isveçi seçtim. başka hiçbir esprisi yok yani. erasmus başvurusu yapanlara isveçi seçmeleri için teşvik etmem

sadece kendimi kandırmaya yönelik bir davranıştı. yoksa ispanya polonya mis gibi ülkeler. hem bu kadar pahalı ve soğuk değiller.

buraya geldiğim için pişman değilim. çünkü pişman olmayacağımı biliyorum. her ne kadar kötü şeyler hissetsem de, belki aylarca sürecek olan özlem duyguları içinde gün

sayacak olsam bile bunların beni olgunlaştıracağı, tecrübe olacağını düşünüyorum. ya da, belki de, kim bilir, tek dayanağım budur.

bugün, bilmem kaçıncı günüm. hastayım. odamda hala kimse yok. hala yalnız geziyorum. gezmeye olan hevesim tükendi. dualarınızı hala istiyorum.

bana "oo avrupalarda geziyor eğleniyor vay be" gözüyle bakanlar, böyle bakmanıza gerek yok. güzel zamanlar geçirdim, güzel yerler gördüm, ama bir zamanlar benim de

sandığım gibi ve sizin de sandığınız gibi değil. o gözle bakmayı ben de biliyorum. biliyorum ki bu kadar heves ettim ve geldim buralara. yani burada her dakikamız çılgınlar

gibi eğlenerek geçmiyor. avrupa şehirlerini gezmek nirvanaya ulaştırmıyor. gerçekten basitleştirmek gibi bir niyetim yok. pişmanlığımı da dile getirmiyorum. dediğim gibi

buranın tecrübesi bana, ve benden sonrakilere de çok şey katacak. ama bunun dışındakiler kesinlikle fotoğraflarda gördüğünüz gibi gitmiyor. ve itiraf ediyorum, bugüne

kadar, ilk hafta dışında hiç böyle hissetmemiştim. belki yarın sabah uyandığımda bir kere daha şükredip "isveç'te hayallerimi gerçekleştiriyorum" telmihiyle mutlu mutlu

gezineceğim etrafta. iyi. hoş. insanın buna da ihtiyacı var. benim şu anda burada yaptığım çok mu iyi bir şey sanki. yine bir şekilde bu duygularımı bastırıp hayatıma

devam edebilirdim. insanın bunu öğrenmesi lazım. hayatının her anında ihtiyacı olacak çünkü. buna güçlü olmak diyoruz. ama ben yazıyorum işte. belki de yapabildiğim

en iyi şey olduğu için yazıyorum. rahatladığım için yazıyorum. belki de "insanlar benim hakkımda neler neler düşünecek, güçsüzlüğümü görecekler" düşüncesiyle tedirgin

olacağım, pişman olacağım. ama hayır. yazıyorum. kendimden kaçarak, duygularımı gizleyerek insanların beni sevmesini sağlayacaksam eğer, olmaz olsun. asıl utanç

verici olan budur. bana yakışan veya yakışmayan her şey işte burada. yakıştıramadıklarınızı başka insanlarda arayabilirsiniz. hakkımda bileceklerini, saat 22.32, 11.02.16

tarihi itibariyle budur.


bugün 20 küsürüncü günüm. ve yarın da 20 küsürüncü günüm olacak. ve yine aynı lokasyonda bulunacağım. hislerim değişecek. dediğim gibi, ben duygusal bir insanım.

5 dakika önce berbat hissediyorken şimdi harika hissedebiliyorum. bu yazıyı yazarken bile türlü duygu değişimleri geçirdim.

youtube mix bile etkili oldu bu duygularımda. ve beni ben yapan bildiklerim değil, kalbimdir. ben kalbimle sizleri sevdim. özledim. kimseye kin beslemedim. bana bir adım

gelene koşmaya çalıştım. gönül rahatlığıyla genelleme yapıyorum bu yüzden. mutlu kalın..

edit: satır boşlukları
devamını gör...
çok fazla hayal kurarım; yürürken, otururken, çalışırken, bir başkası ile konuşurken, yastığa başıma koyduğumda. yaşamımın hatırı sayılır bir kısmı hayal kurmakla geçti. ve yine yaşamımın hatırı sayılır bir kısmı da bu kurduğum hayaller ile ilgili hiçbir adım atmamakla. oysa böyle olmamalıydı. uyuşuk bir insanım sanırım.
devamını gör...
düzgoji'nin yazdığı itirafla içimde serin rüzgarlar esti. geçen zaman içinde, yaşadığına benzer kısımları hafızamda tamamen geri plana atıp, sadece iyi taraflarını ön plana almış olduğumu farkettim. ben şunu dinlerdim, hem pek dramatik bir havası yok, hem de mevcut duruma tercüman olma potansiyeline sahip:

devamını gör...
hayatımda ilk defa bilecikli biriyle tanıştım. urfanın ilçesi değilmiş bilecik ve antalya taraflarındaymış. dünya çok değişmiş coğrafta kitabı karıştırmayalı...
devamını gör...
bi ara eski cogito sözlüğe çok takılıyordum. çevremdekiler de bunun farkındaydı. sonra bir şeyler oldu anneme cogitoya falan takılmayacağıma dair söz verdim. sözümü tuttum. uzun bi ara hiç uğramadım sözlüğe. o ara sözlük taşınmış bi şeyler olmuş. adı değişmiş. adı değişince sözümün bir hükmü kalmadığını düşündüm ve buradayım. *
devamını gör...
hani bazen metrobüse binerken ya da kocaman ağızına kadar dolu konferans salonunda veya insanlarla dipdibe kimi zaman çarpışmamak için kendimi çektiğim meydanlarda hızlı ya da yavaş adım yürüdüğüm zamanlar kafamda, içimde bir yerlerde kocaman bir boşluk hissediyorum. size de oluyordur muhtemelen. öyle zamanlarda kalabalığın içinde yapayalnız gibiyim.
devamını gör...
gece 11 de yenen pizzadan hayır gelmiyormuş. talcit aşkına midemde depremler oluyor .
devamını gör...
müzik tarzımı değiştirdiğimden beri beynim akıyor resmen.
sinüzitim de geçmedi zaten.
pazar günü biricik sevgilim olan ismail ayazla 5 saatlik bir kütahya yolculuğuna çıkıcam onun sıkıntısı tuttu. buraya da bakamam gündüz.
orası soğuktur şimdi yahu, ben daha düzelemedim öff, valizdi bilmem neydi. yıldım resmen, nefret geldi kütahyadan yarım dönemde.
hayat çok şöyle böyle sözlük.
oh be gece gece bildiğin içimi döktüm şuraya.
devamını gör...
biraz evvel niloyanın kaplumbağası onu başka bir kaplumbağayla terk edip gitti diye gözlerim doldu.ama neyse şükürler olsun ki rüyaymış.böyle bir kalleşliği titreyerek bakan o mercan gözlerine yakıştıramamıştım zaten tosbik.
devamını gör...
kimse kimseyi kandırmasın.

medeni bir insan gibi itiraflarımızı yapalım bu başlıkta.

başlıyorum :

bu hayatta sadece bir kez sevmiştim ; yürekten..
ama o beni sevmedi.

belki dünyanın sonu değildi ama green'in sonuydu bu.
devamını gör...
hayatıma beş yıl ara vermiş gibi hissediyordum ve kaldığım yerden devam etmek adına beş aya beş yıllık mevzular sığdırdım . ruhumu darmadağın ettim en kötüsü de pişmanlık duyamıyorum.
şimdi biraz akıllanmış gibiyim .

ruh halim için
(bkz: dalgalandım da duruldum)

söyleyeceklerim bu kadar. iygünler.
devamını gör...
elime bazuka, keleş hatta 5-1 alıp katliam yapasım var hüsn-ü zannımın verdiği çile bildiğin batmaya ve üzmeye başladı.
devamını gör...
14 şubat sevgililer gününü protesto edip hanıma 13 şubatta hediye aldım. bu şekilde kapitalizme olan tepkimi demokratik yollardan dile getirdim. şaka bir yana, tek başınızayken saçma gelen şeyleri; iki kişi olunca kuzu kuzu yapıyorsunuz...hiç öyle ben yapmam, triplerine girmeyin!
devamını gör...
itiraf ediyorum. yakınıyorum. sorguluyorum. kendimi ne zaman bir şey yapıyorken sorgulasam, bi baksam kendime, her seferinde tek amacımın kendimi beğendirmek olduğunu fark ediyorum. bir olay yorumlarken, bir şeyi planlarken aklımda sürekli diğer insanların benim hakkımda düşünecekleri var. bazen kızıyorum kendime ve buna engel olmaya çalışıyorum ama istemsiz oluyor bu. hayatımın amacı bu mu? diye sorunca hayır cevabı alıyorum. ama neden böyle bir durum içerisindeyim bilmiyorum...
devamını gör...
bugün kargom geldi. 11 günde bir bataryayı gönderemedikleri için müşteri temsilcileriyle pek hoş anılarım yoktu. neyse açtım paketi batarya uymadı telefona. müşteri temsilcisini arayıp resmen çemkirdim yanlış ürünü göndermişsiniz diye. yanlış sipariş vermişim sözlük.kendimi o kadar salak hissettim ki. yanlış otobüse binip bunu bir saat sonra fark ettiğim günden bile daha salak hissettim. şimdi işin yoksa geri yolla , tekrar sipariş ver pof.
devamını gör...
annem okula giderken yanıma alayım diye küçük kutularda bulunan çikolatalı sütlerden almış. üzerinde frozen filmindeki prenses elsa var. ben bunu görünce "yiaaaaa ne kadar tatlııı!" dedim. annem de "evet bilerek bunu aldım, yoksa spiderman'li olanı da vardı" dedi.
not: üniversiteye gidiyorum.
devamını gör...
iki gündür eşimle senin yüzünden tartışıyoruz be sözlük. onu sana anlatmak kadar seni ona anlatmak da zor iş. seni de üye yapayım sen de tanım yaz dedim. yok kalsın dedi ses etmedim.

- sevdiceğime laf edemem isteseydi seni silerdim şükür ki istemedi .
devamını gör...
3 yıl sonra sinemaya gittim. * bu kadar yüksek sesli olduğunu unutmuşum, çok irkildim.

bizim yavru kuşu anneannesine bırakmıştım, sadece 4 saat ayrı kalınca bile içim bi hoş oldu. rabbim evlatlarından ayrı kalanlara sabır versin.
devamını gör...
dün koyunlar kaçtı ovada ta nerelere gitmişler. gece ara ara hiçbir yerde yok . sabahleyin köylülerden biri görmüş haber verdiler almaya gittik ancak götürmek ne mümkün. etraf manyak it dolu. huyu bozuk koyunlar ordan oraya deli gibi kacíyorlar. sabahín yedisinde küfürlerimi tüm. köy dinledi ben son dónemde bňyle delirdigimi hatírlamíyorum. zor bu hayvan işi ciddi sabir gerek cok hemde. silahim yanímda olsa bugun bu sinirle vuracaktím koyunlarí.
devamını gör...
az önce mütemadiyen cüzdanımın bir köşesinde bulunan cogito stickerlarindan birini daha fatih mıntıkasında bir yere yapıştırdım. tam etrafını düzleyip tükürüklerken bir kız geldi. uzun uzun baktı stickera gözleri doldu. beraber hıçkıra hıçkıra ağladık. sonra kız bilmediğim bir dilde bir şeyler söyleyip gülümsedi. sanırım rusça falandı. bu sırada göz yaşı yanağından damlayıp elime kamikaze yapti. ne dediğini anlamadım ama o bakış her şeyi izah etti. o bir cogitandı. evet belki dilimizi bilmiyordu. yazılanlardan zerre anlamıyordu ama ruhuna dokunmuştu bir kere cogito... arkasını döndü ve az ileride durmak gerektigini belirten kırmızı ışığın hüzmelerinden biri olup gitti.
işte sticker yapıştırma dışında tamamı yalan olan bu paragraftan sonra bir kez daha, yitigimizsin cogito...
devamını gör...
gerçek bir itiraf geliyor. hayatım ciddi manada iyi gitse sanırım sözlükte yazmam, en azından bu kadar yazmam. gerek kalmaz yani. bu yüzden hep bura bir sitedir diyorum. harbiden öyle çünkü. büyütülecek çok bir şey yok. belki sözlükten soğutma suçu işliyorum şu an bilmiyorum.
devamını gör...
bir şarkı var bir süredir düzgünce okumaya çalıştığım ama hala olmadı istediğim lezzette. sinirden kendimi tekmeledim az önce. bu işlerden anlayanlar mesaj kutumu mavilendirebilir.
devamını gör...
bir arkadaşım var, tam bir soyunuk (küfür yasakmış). soyunuğun önde gideni. hayattan soğuttu beni. bir insan troll olur ama bu kadar da olmamalı.

kahve makinesine para atıyorum mocha içmek için. tam mocha'yı seçeceğim herif koşarak gelip şekersiz süt'e basıyor.

kantinde oturuyoruz durup dururken bağırarak "maviotostopcu acaba neden mileti kesiyorsun, ayıp değil mi? hayır kesiyorsun tamam da bana neden gösteriyorsun ayıplı yerlerini sayın maviotostopçu?" şeklinde anırıyor.

derste sessizlik olduğunda "mavi sessiz olur musun hocayı duyamıyorum" diyor. cık cık yapıyor.

bir hocanın ismiyle sahte mail alıp, bana istanbul'a biletim olduğu güne ek ders konulduğunda dair e-posta atıyor.

daha sayardım da şu an "o öyle değil yanlış o, öyle olmaz" diyip ekranıma rastgele basmaya çalışıyor. burada kesiyor o yüzden.

soyunuk çocuğu.
devamını gör...
geçen gün bir sebepten dolayı sürgün yemiş bayan bir iş arkadaşımın yanındaydım.

çaycı bayan çay getirdi. o da yer değiştirmiş yeni yerine gelmişti. burası iyi oldu senin için dedim. eski yer çok karışıktı, kadının çok olduğu yerde entrika çok olur dedim. neyse sonra gitti çaycı bayan.

aldım sazı elime tabii. hele bir de amirin kadın ise dedim( sürgün yiyen arkadaşın amiri de bayandı) tabii gözler birden açıldı(bu cümleye nakarat diyelim) seni kastetmiyorum bak dedim.

karşıdaki erkek arkadaşı da olaya dahil ettim. mesela alinin amiri olsam, benden yakışıklı diye onu ezmem. (nakarat)
işi yapcaksam da yapmamazlık etmem(nakarat)
izin vermemezlik yapmam(nakarat)

yaw dediklerimin de hepsi senin başına geldi evet ama seni kastetmiyorum derken, susmanın vaktinin geldiğini anladım. pot işte, kırıldığında çok ses çıkarıyor.
devamını gör...
ya ben daha erasmusa gidip gitmeme tereddütleriyle cebelleşiyorken siz bu sınavı nasıl aylar önce yapmış olabilirsiniz aklım almıyor.ben boşa mı o kadar kar- zarar grafikleri çıkarıp derin incelemelerle boğuştum http://yani.keşke analiz peşinde koştuğum kadar okulun erasmus sayfasına bakmayı akıl edeymişim.*
devamını gör...
ay ışığının denize vurduğu ıssız bir sahile bir kaç ceset gömdüm. bir kaç düşmanımın evine de kesik at kafası gönderdim.
hatta at kafası kalmamıştı onlara da kesik erkek eşek cinsel organı gönderdim. hemen hemen aynı mesaj sayılır.
devamını gör...
bugün motosikletliyiz diye karşıdan araba gelirken adamın teki şeridi ortalayarak beni geçti. şahsımı can ve mal güvenliği açısından tehlikeye attığı için arkasından kornaya basıp el kol hareketi yaptım. arabanın arka koltuğundaki kişi durumu çakıp şöföre söyledi. şöför yavaşlayıp camdan çıkarttığı eli ile yavaşla işareti yaptı. acaba ne yapsam falan der iken hızımı düşürüp kendisiyle aramı açınca neyseki adam dayanamayıp basıp gitti. arabada beş kişi vardılar ne diye el kol hareketi yapıyorsam...
devamını gör...
bugün hastaneye ziyarete gittim. o kadar zor durumda olan insanlar vardı ki, Allahım bana uzun ömür verme diye dua ettim. düşünsenize eliniz ayağınız kesilmiş başkalarına muhtaç kalıyorsunuz. içim gitti adeta.
devamını gör...
bugün çanakkale'ye dönüyorum sözlük. ciğerim soldu artık özlemekten ailemi. bitse artık şu okul. 1.5 sene kaldı ya sabır.
devamını gör...
bir gün migros'a gittim, büyük avizenin barkodunu küçük avizenin barkodu ile değiştirdim ve kasaya yöneldim atıyorum 20 liralık bir malı 15 liraya aldım. içimden de dedim ki sizi gidi migrosçular sizi, milleti kampanya adında çok kazıkladınız şimdi sıra bizde nasıl oluyormuş gör bak.
devamını gör...
hayatım düzene girsin diye okula yakın bir eve taşındım oda arkadaşım çinli. diyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
düşündüklerimi hiç yapmadım. yaptıklarımı da hiç düşünmedim. çalışma arkadaşlarımı ve işimi de sevmiyorum. diyeceklerim bundan ibaret sözlük..
devamını gör...
şu başlığa bir kere olsun bir şey yazmadım. hiç de eksikliğini hissetmedim. belki de hissetim, o yüzden yazıyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar