her ne kadar eve gelmek istemesem de tatil yaparım,yarım kalan isleri hallederim diye düsünmüstüm. gel gör ki evde tadilat var babam "git teyzende kal evin yok senin " dedi.
coluk cocuga ders anlatıp sınav yapıyorum evde.
yazık degil mi bana hı hıı..
devamını gör...
beraber vakit geçirmekten en çok hoşlandığım insanlar listesinde sadece bir tane arkadaşım var.
devamını gör...
bugün telefonda konuştuğumuzda babam bana teknik anlatırken "ben babamdan çok biliyorum evresi"ne asla geçemeyeceğimi düşündüm. ilk önce çok kızdım, sonra da babamla gurur duydum. sonra babamla gurur duymayı sevdiğimi fark ettim. sonra babam benimle gurur duysun diye çabaladığımı fark ettim.

bu günler farkındalık günleri.
devamını gör...
bugün kadıköy'den eminönü'ne geçtiğim turyol teknesinde arkadaşımın adı yazıyordu. teknenin adı onun adıydı daha doğrusu ve bu bir rastlantı değil. babası turyol'un ortaklarından ve teknelerden birinin adına oğlunun adını vermiş. insana acayip hissettiriyor. "knk senin teknedeyim". lakin sandığınızın aksine müthiş mütevazı adam gibi bir adam kendisi. öyle sandığınızı nereden çıkardığımı bana sormayın. attım tuttu.
devamını gör...
gstora gidip bu bilekliklerin düz sarı rengi varmı diye sordum yok dediler neden ki sarı istiyorsunuz diye sordu çalışan bende laciverti var da kombin yapcam diyerek çıktım.
devamını gör...
geçmiş zaman olur, yazarlardan birine " tatlı kıs " demiştim meğersem hanım değilmiş. yeni bir yazardı hanım diye aklımda kalmış... sonra onu toparlayayım derken iyice batırmıştım mevzuyu.

erkek sanılan yazarın kadın çıkması, kadın sanılan yazarın amca olması tarzı başlıkları görünce hep aklıma gelir utanırım. *
devamını gör...
kendimi açıklamaya çalışmaktan yoruldum. kalbimi koşuya çıkaran biriyle konuşmuyorum uzun zamandır. kimse artık beni heyecanlandırmıyor.
devamını gör...
45 yaşıma gelip hala ödev yapıyor olmak, hadi onu geçtim gece yatağa yatıp tavana bakınca "la şu ödeve de yeterli vakti ayırmadım tabii bitmez kereta, yarın da elin ukraynalısı* bağa "do ur hometasks" deyince ne desem acaba?" diye düşüncelere dalmak çok koyuyor lan. hayat 45 yaşımda böyle olmamalıydı, o zaman cedric gibi hayat gırkbeş yaşımda çok güzel diye düşünerek yıldızlara bakar ve uyurdum.
teşekkür ederim, iyi günler.
devamını gör...
45 yaşıma gelip hala ödev yapıyor olmak, hadi onu geçtim gece yatağa yatıp tavana bakınca "la şu ödeve de yeterli vakti ayırmadım tabii bitmez kereta, yarın da elin ukraynalısı* bağa "do ur hometasks" deyince ne desem acaba?" diye düşüncelere dalmak çok koyuyor lan. hayat 45 yaşımda böyle olmamalıydı, o zaman cedric gibi hayat gırkbeş yaşımda çok güzel diye düşünerek yıldızlara bakar ve uyurdum.
teşekkür ederim, iyi günler.
devamını gör...
45 yaşıma gelip hala ödev yapıyor olmak, hadi onu geçtim gece yatağa yatıp tavana bakınca "la şu ödeve de yeterli vakti ayırmadım tabii bitmez kereta, yarın da elin ukraynalısı* bağa "do ur hometasks" deyince ne desem acaba?" diye düşüncelere dalmak çok koyuyor lan. hayat 45 yaşımda böyle olmamalıydı, o zaman cedric gibi hayat gırkbeş yaşımda çok güzel diye düşünerek yıldızlara bakar ve uyurdum.
teşekkür ederim, iyi günler.
devamını gör...
orta 3 e gidiyordum abdest almak için camiye girmiştim wc görevlisi beni çocuğum etrfı pislerm gerekçesiyle kovalamaya çalışmıştı namaz kılacağımı söylediğimdeki yüz iifadesini hala unutamıyorum.
devamını gör...
şu başlığa girip gerçek bir itiraf okuyacağım günü iple çekiyorum. buraya "itiraf" diye yazılan şeylerin çoğunluğu, belediye otobüsünde giderken yanına oturan teyzeyle rahatlıkla paylaşabileceğin şeyler oluyor. gerçek bir itirafa örnek mi vereyim? herkes eften püften şeyleri itiraf diye yazarken mi? asla. *
devamını gör...
başkan keyifsizken zerre çekilmiyorum. başkasına da değil kendim kendimi çekemiyorum. abi bi git kafa dinleyelim diyesim geliyor kendime. ama keyfim yerindeyken de attığım adımdan zevk alırım. adımlarım haz hârelerine dönüşür ve mütemadiyen geceleri eve adımlarım.
devamını gör...
eskiden edebiyat dergilerini takip ederdim; şimdi ise süper marketlerin indirimli ürün broşürlerini...hayatı biz yaşıyor olabiliriz lakin dizginleri kesinlikle bizim ellerimizde değil...

baldo pirinçte indirim var!

500 gr istikam çay sadece 10.99 tl
devamını gör...
bişey var aslında ama önce kendime itiraf edebilmem lazım
devamını gör...
ilkokulda beni seven bi kiza yalandan seni seviyorum deyip hamburger ismarlatmistim. sonra kavga edince oh ne guzel ismarladin ya falan demistim. bigun okul cikisi kizlar etrafimda toplandi bu da aralarindan bi anda cikip "ben o hamburgeri seni sevdigim icin almistim" diyerek suratima bi hamburger firlatmisti. hakliydi, oylece kalakaldim tum okulun önunde.
devamını gör...
affet zat-ı muhterem aziz pederim. kapının arkasına astığını o enfes yüzeyli kadife pantolon'unun cebinden 20 tl'yi ben arakladım. ve affet ağabeyim sırf bu yüzden babamın gazaplı tokadına sen maruz kaldın...
devamını gör...
bugün işten geldikten sonra kapıyı bir açtım, bir poşet. polisi arayıp fünye ile patlatmakla içinde ne olduğuna bakma arasında gidip gidip geldim. sonra merakıma yenilip baktım. bir de ne göreyim. bir kap sarma ile daha büyük bir kap börek...az daha noel babaya inanıyordum ki mesaj geldi.

"kapıya bir şeyler bıraktım, afiyet olsun!"

hayatımda ilk defa doğru bir karar verdiğimi düşündüm.
devamını gör...
yavaş yavaş türkiye'ye dair ümitlerim yok oluyor. haber vereyim istiyorum. millet olarak feci bir bunalım yaşıyoruz. kalite yerlerde ya.

bak bizim millette anlamadığım bir olay var. adamın köşede çuvalla parası var, gel beleş sirke var desem pantolonu indirip koşacak, biraz da burama dök diyip arkasını dökecek. böyle patalojik bir görmemişlik yok. insan dünyası diye belgesel izliyorum, adamlar bütün yıl beslenebilmek için balina öldürmek zorundalar vs. ama hayatlarında bir düzen ve nizam var, kimse görmemiş gibi saldırmıyor "bana daha çok guyun" diye. öyle bir şehirde yaşıyorum ki, yemin ediyorum hayatımdan insanlıktan soğudum. Allah'ım sen büyüksün, gücün her şeye yeter. kurtar artık beni.
devamını gör...
büyük konuşmamak lazım. bunu büyüklerim hep hatırlatırdı. ama dinlemezdim. onların söyleme pişman olursun dediği ne varsa söyledim.. sonra da pişman oldum. büyük konuştuğum hangi konu varsa başıma geldi. şu an kadere ve şerre hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine olan inancım hayatımın hiç bir döneminde olmadığı kadar sağlam. psikolojim ise hiç bir döneminde olmadığı kadar yorgun.

yaşadığım şeyler, başıma gelen trajik şeyler değil beni yıpratan. ufak hesaplar.. ufak hesapların insanları. ve profesyonel hayatın içine girdikçe farkına varılan o kötü gerçek. çoklar. o kadar çoklar ki.. karınca sürüsü gibiler. her yerdeler.

öyle tipler ki,, lan neyse.. çoklar işte. hayat çocukken daha güzel. gofretin küçük kısmı kaldı, şekeri daha çok yaladı muhabbetleri.. çocukken çekiliyor bunlar da yetişkin insanların ekmek, sepet muhabbeti yapması çok kötü.

şu ana kadar farklı işlerde çalıştım, çok yüksek para alan gördüm. aylık 20.000 tl alan müdürün 400 tl'lik doğalgaz faturasının hesabını yaptığı 2012 yılından sonra ben hayattan koptum zaten. o yüzden farklı örnekler vermek istemiyorum. çok garip bir milletiz lan. nefes almak parayla olsa, türk milleti diye bir şey kalmaz boğulur ölür 70 milyon. öyle bir milletiz işte.
devamını gör...
dün gece rüyamda uzaylıydım ve hindistanlı bir aileye evlatlık gidiyordum. ailenin babası da normal insan degildi. gundemler nedeniyle ruyamda genelde vuruldugumu falan goruyordum da bu ruya ne alaka ki simdi. uzun zamandır film de izlemiyorum. ustum de acık kalmamıs.
o degil de bu gece ne görücem acaba..
devamını gör...
hep onun için bir şeyler karalayayım diyorum. sonra iyi yazamadığımı düşünüp vazgeçiyorum. halbuki bir denemeliyim değil mi?

itiraf, yazarlığımın beş para etmez olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
annem bir şey istediğinde kardeşlerimle birbirimizin gözüne bakıyoruz. kalkıp kendi yapmaya yeltendiği an, işte tam o an yine hepimiz istediği şeyi yapmak için yerimizden fırlıyoruz. bilirsiniz. işte o anı hiç sevmiyorum. bu anın altında tanımlayamadığım bir pislik var... amaaaaaaaaaan.
devamını gör...
içeridekiler bakıyorum.. solda olmayan sıradışı dikkat çeken bi başlığa bakan varsa ve yazacagım bişi varsa hemen onu yazıyor sola taşıyorum.. ve bunu seviyorum..

bi de theiyimserağyar da benim iyimserağyar da tia da.. böyle bakınca me myself and irene gibi dursa da.. the li şimdikininin uzunu diğeri de ihl..

garip.. sözlükte tek kişinin üç başlığı var.. o değil tia dan da sıkılmaya başladım.. tek kişilik dev kadro moduna geçip bi daha mı değişsem?*
devamını gör...
sözlüğün gazetesine şiir gönderdim, bak beklentiyi yüksek tutmayın zaten alay konusu olmaktan korkuyorum, iğrenç bir şiir, ehe.
devamını gör...
normalde valizimi hazırlarken neşeli, içinde gram hüzün barındırmayan müzikler açarım, bu sefer işe yaramadı.
memlekete her gelişimin dönüşünde ufak çocuk gibi zırlamaktan yıldım.
okulu bırakmam için yalvardım bizimkilere, dinlemiyorlar, okuyacakmışım. ulan zaten bir okuldan mezunum neyin diretmesi? bırakın işte her insan gibi kpssye gireyim! aile bir yandan, * diyen kardeşler bir yandan, vallahi yıldım.
neyse, gidip valizi hazırlayım bari.
devamını gör...
bazen yazdığım girileri anlamsız ve çocukça buluyorum.
ne saçmalamışım ha, iyi saçmalamışım diyorum. ya da yaşlanıyorum mu ne.
devamını gör...
şu başlığa bu tanımla birlikte tam (74) yetmiş dört adet tanım girmişim.

itirafa geliyorum. eski yazdıklarıma da baktım ve şu sonuca vardım; ben hakikaten çok kötü bir yazarmışım.
devamını gör...
geçen otogarda dayıoğlumu bekliyorum. çantam kucağımda, dalmışım. geldi biri çekti çantayı. indirdim yumruğu bi baktım kuzenim. güçlü olmadığımdan ötürü bi şey olmadı ama ben yine de şansımı denedim. ahaha.

küçükkene de bir kavga sırasında amcaoğlunun gözünü morartmıştım. o nasıl oldu hiç bilmiyorum. ama ondan sonra hiç kavga etmedim. kavgadan da korkarım aslında ama......

içimde canavar taşıyorum resmen.
devamını gör...
bu aralar biraz atarlı hareketler yapıyorum sözlük. aslında hareket değil de, sadece yazıyorum.
bu zamana kadar, yani yaklaşık iki yıldır sözlükte böyle sinirli/öfkeli tanımlar yaptığım en fazla 1-2 kere olmuştur.
bu sıralar ise hayatın pek çok alanında üstüme/üstümüze gelen olaylara yerine ulaşan bir tepki verememenin; her zaman "söylememe ne gerek var, neye yarayacak sanki?" diye içimde tuttuklarımın birikmişliklerinin etkisiyle belki, kendimi fazla tutmaya başladım. paldır küldür yazmaya başladım biraz. hala hiçbir anlamı olmadığını biliyorum. nedense içimden bir ses "kendimi durduracak değilim!" diyor, ben de yazıyorum. bu halimden memnun değilim. bunu size itiraf etmekten çekinmiyorum fakat.
son zamanlarda yazdıklarımla kırdığım, canını sıktığım yazarlardan özür diliyorum. hala aynı düşüncelere sahibim belki fakat bu yine de bu şekilde davranmamın bir açıklaması olamaz benim gözümde. yazmamam gerekenleri yazdım, bilmiyorum kendime ibret olsun diye onları orada bırakır mıyım yoksa utancıma daha fazla dayanamayıp siler miyim.
ha bu arada, fark etmemiş olan pek çok kişi vardır belki, merak etmeyin öyle suç teşkil eden şeyler falan değil yazdıklarım. sadece kendime yakıştıramıyorum şimdi geri dönüp bakınca. ve bunu içimde tutup sözlükten uzaklaşmak da istemiyorum. burada itirafımı yapıp, kaldığım yerden değil biraz daha öncesinden devam etmek istiyorum.
hakkınızı helal edin, benim hakkım varsa helal olsun. insanız sonuçta. eminim kimse kötü niyetle yazmıyor. o yüzden çok da büyütmemeye karar verdim.
böyle!
devamını gör...
yaptığım rüya tabirlerini bazen tutturuyorum. bazen gördüğüm rüyada tehlikeyi seziyorum ama gün içerisinde onu değiştiremiyorum. misal o gün biriyle tartışacağıma yorduğum rüyaya rağmen o gün o tartışmadan kurtulamıyorum.
bazen de yaptığım tabirde çok ıskalıyorum. esasında rüyanın unsurları arasında hangisinin asıl öge olduğunu bir anlayabilsem meseleyi çözerim ama zor, bu iş çok zor.
devamını gör...
birinin koluna, bacağına çarpınca, kafasına dirsek atınca, hatta eşyasına bile istemsiz temas edince masumca, yumuşak bir ses tonuyla özür diliyoruz değil mi.ama birilerinin ruhuyla tokuşunca, gözlerine temas edince, kalbine dirsek atınca neden hiçbir şey olmamız gibi davranıyoruz ki? neden aslında çok şey olmuşken hiçbir şey olmamış gibi davranıyoruz. kimse koluna bir diğerinin çarpmasıyla uykusuz geceler geçirmiyor, yüreği binbir parçaya ayrılmıyor oysa ki.
devamını gör...
ümit ne güzel his Allahım alma kalbimden onu, huzur ne derin şey. gece vakti hastalandı diye nane limon kaynatacağın birinin varlığı, gündüzleri içini ısıtacak bir tatlı gülüşün olması ne hoş şey. biz gececiler, herkes uyuduktan sonra odaları sessizce dolaşıp tatlı düşlere dalanlar, çiçeklere su verenler, etrafı kolaçan edenler, pek çok düşünürler, pek çok şükrederler senin yolumuza koyduğun hazine sandıklarının anahtarını bulmaktan.
devamını gör...
her zamanki gibi izmitten konyaya sevgilimin yanina gidiyordum hızlı trenle. zaman da geçmek bilmiyor. ne yapsam ne yapsam derken trende birakilan su dandik dergilere sardim. ulan birde bi kiz var trende paso beni kesiyor. biktim bu abazan kizlardan gerçekten. sevgilimin yanina giderken bile kes kes bikmadilar. bi ellerime bakar bi yüzüme bakar. ilgilenmiyorum işte arkadaş ne hala inceliyorsun. bi erkek kendisine bu kadar baksa imdat kurtaran yok mu sapik var diye bağırır. ama kendileri kesince problem yok. erkek olarak tacize ugramaktan biktim. sevgilimin yanina gelince de bütün gün stresli dolaştım resmen! sürekli aklımda o sapik kiz vardi.
devamını gör...
her zamanki gibi izmitten konyaya giden yolcularin onunde duruyordum, adim raillife. bu sefer beni okumaya calisan adam tam bir osuruk bombasi cikti. caktirmadan caktirmadan salip duruyo Allahsiz.
bi de kizin birini kesiyo biyik alti, utancindan gozgoze gelmeye bile cesareti yok bebenin.
Allahim nolur beni eline almasin diye dua ederken birden alip eline okur gibi yapmaya basladi.
aman Allahim o nasil koku, az once wc'den cikarken elini de yikamamis namissiz.
tam yolculuk bitti kurtuldum derken inerken beni de almasin mi eline!
tum gun bu ve sevgilisinin triplerini nazlarini dinledim. bakmayin boyle mutedeyyin gorundugune, mc donalds coplugunden yaziyorum bunu, kendine mc royal, sevgilisine de mc chikken ismarladi hain.
hala dusunuyorum keske herifin degil de trende kesistigi kozin onundeki dergi olsaydim keske diye...
devamını gör...
yine damarımı bulamayıp iki kolumu da kullanılmaz hale getirdiler.
teşekkürler çanakkale devlet hastanesi
devamını gör...
günden güne samimiyetini kaybeden bir topluluğun üyesi olarak, 'sonumuz ne olacak?' diye endişelenmekten, rüyalarım kabuslara dönüşüyor. ** sonra oturup eski fotoğraflara bakıp, saatlerce ağlıyorum. dünyayı ben kurtaramayacağım. acizliğimin farkındayım. her şeye gücüm de yetemez ama duygularımın fikirlerimi etkisizleştirdiği bir bünyeye sahip olduğum için, fikirlerim ne olursa olsun kazanan hep duygularım oluyor.
devamını gör...
umreden gelen bazı arkadaşları ziyaret etmek amacıyla ufak bi türkiye turu yapıyordum. o gün izmit'ten konya'ya hızlı trenle gitmeye karar verdim. bi kez de olsa halkın arasına karışayım istedim.

trene bindim. fena değil. ortalama halk tipi insanlar vardı. üç dört sıra ön tarafımda genç bir delikanlı oturuyordu. sonra arkadaşın tavırları bana biraz huzursuz geldi. sanki bişeyden rahatsız olmuş gibiydi. o anda ilk aklıma gelen "acaba trene bombalı saldırı mı düzenleyecek" sorusu oldu. fakat biraz takip edince iletişim kurduğu biri olmadığını da farkettim, yanında çanta vb de yoktu ki içinde bomba olsun. o yüzden ihbar etmekten vazgeçtim. ama takibi bırakmadım.

az sonra yan sırada oturan bir bayanın delikanlıyı kestiğini farkettim. ama ne kesmek. kız resmen oğlanın içine dalmış, hülyalarda geziyor. baygın gözleriyle oğlanı süzüm süzüm süzüyor. tamam biz de genç olduk, az kız kesmedik otobüslerde ama burda bi tutarsızlık vardı. kız delikanlıdan en az 5-6 yaş büyük gösteriyordu. yine de ses etmedim. sonuçta gönül işi. bizi bağlamaz.

meğer delikanlı da kızın kendini kestiğini anlamış ki ondan rahatsızmış. hatta çocuk bi ara telefonda biriyle konuşuyormuş gibi yaparak "canım"lı "cicim"li güzel laflar etti. sanırım, kız sevgilisi olduğunu anlar da kesmeyi bırakır diye düşündü. konuşuyormuş gibi yaptı, biliyorum çünkü aslında telefonu kapalıydı. daha on dakika önce yanında oturan adama şarj aleti sormuştu, olmadığı cevabı alınca da üzülmüştü. fakat onu kesen kız o anda çantasından âlâ dergisi çıkarmaya çalışırken yere düşürdü, onu alayım derken telefonu yere düştü, onla uğraşayım derken oğlanın konuşma numarası yaptığını anlamadı.

tren böyle böyle istayona vardı, oğlan baştan beri elinde tuttuğu o saçma raillife dergisini de alarak indi ve arkasına bakmadan kaçtı.

kız ise malak gibi baktı kaldı arkasından.
devamını gör...
iki haftadır ciddi bir müessese için görüşmedeyim ve kız iki haftada bana benzedi resmen! mesajları ben gibi yazmaya başladı hadi hayırlısı diyorum kızın günahına mı girdim bilmiyorum resmen yanlış yazıyor lan!
devamını gör...
ya bir şey diycem ama gülmeyin. ben cemetery guardı normal yazar sanıyordum. yeni çaktım olayını. * bir de çok sevdiğim bir bergen şarkısını yanlış anlama ihtimali olan yazar dostlarımız hasebiyle paylaşamıyorum. *
devamını gör...
kınadığım ne varsa hepsini bilfiil yaptım. pişman değilim hakim bey. gene olsa gene yaparım. suçum sabittir.
devamını gör...
ülkemizde hiç revaçta olmayan pasif direniş bence en makbulü be...madem bi şey yatmıyo kafana önem verme, takma, kaale alma uzaklaş... muhattap tarafı daha fazla sinir etme potansiyelinde bir davranış hem kaale alınmayı da sağlıyor bence. yanlış görüyorsan, bir şeylerin ters gittiğini düşünüyorsan da bi tarzın karizman olsun değil mi...
devamını gör...
bugüne kadar üzdüğüm kırdığım kim varsa birkez daha hepsinin taa ağzına balgam atayım. ben boş yere kimseyi üzmem. teşekkürler.
devamını gör...
koala gibi ağaca tırmanasım, panda gibi yerde yuvarlanasım var. canım sıkılıyor yahu.
kah club müzik dinleyip kendimden geçiyor kah slow takılıp arabeske bağlıyorum.
gizli gizli serdar ortaç dinlemem de cabası!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar