yine damarımı bulamayıp iki kolumu da kullanılmaz hale getirdiler.
teşekkürler çanakkale devlet hastanesi
devamını gör...
günden güne samimiyetini kaybeden bir topluluğun üyesi olarak, 'sonumuz ne olacak?' diye endişelenmekten, rüyalarım kabuslara dönüşüyor. ** sonra oturup eski fotoğraflara bakıp, saatlerce ağlıyorum. dünyayı ben kurtaramayacağım. acizliğimin farkındayım. her şeye gücüm de yetemez ama duygularımın fikirlerimi etkisizleştirdiği bir bünyeye sahip olduğum için, fikirlerim ne olursa olsun kazanan hep duygularım oluyor.
devamını gör...
umreden gelen bazı arkadaşları ziyaret etmek amacıyla ufak bi türkiye turu yapıyordum. o gün izmit'ten konya'ya hızlı trenle gitmeye karar verdim. bi kez de olsa halkın arasına karışayım istedim.

trene bindim. fena değil. ortalama halk tipi insanlar vardı. üç dört sıra ön tarafımda genç bir delikanlı oturuyordu. sonra arkadaşın tavırları bana biraz huzursuz geldi. sanki bişeyden rahatsız olmuş gibiydi. o anda ilk aklıma gelen "acaba trene bombalı saldırı mı düzenleyecek" sorusu oldu. fakat biraz takip edince iletişim kurduğu biri olmadığını da farkettim, yanında çanta vb de yoktu ki içinde bomba olsun. o yüzden ihbar etmekten vazgeçtim. ama takibi bırakmadım.

az sonra yan sırada oturan bir bayanın delikanlıyı kestiğini farkettim. ama ne kesmek. kız resmen oğlanın içine dalmış, hülyalarda geziyor. baygın gözleriyle oğlanı süzüm süzüm süzüyor. tamam biz de genç olduk, az kız kesmedik otobüslerde ama burda bi tutarsızlık vardı. kız delikanlıdan en az 5-6 yaş büyük gösteriyordu. yine de ses etmedim. sonuçta gönül işi. bizi bağlamaz.

meğer delikanlı da kızın kendini kestiğini anlamış ki ondan rahatsızmış. hatta çocuk bi ara telefonda biriyle konuşuyormuş gibi yaparak "canım"lı "cicim"li güzel laflar etti. sanırım, kız sevgilisi olduğunu anlar da kesmeyi bırakır diye düşündü. konuşuyormuş gibi yaptı, biliyorum çünkü aslında telefonu kapalıydı. daha on dakika önce yanında oturan adama şarj aleti sormuştu, olmadığı cevabı alınca da üzülmüştü. fakat onu kesen kız o anda çantasından âlâ dergisi çıkarmaya çalışırken yere düşürdü, onu alayım derken telefonu yere düştü, onla uğraşayım derken oğlanın konuşma numarası yaptığını anlamadı.

tren böyle böyle istayona vardı, oğlan baştan beri elinde tuttuğu o saçma raillife dergisini de alarak indi ve arkasına bakmadan kaçtı.

kız ise malak gibi baktı kaldı arkasından.
devamını gör...
iki haftadır ciddi bir müessese için görüşmedeyim ve kız iki haftada bana benzedi resmen! mesajları ben gibi yazmaya başladı hadi hayırlısı diyorum kızın günahına mı girdim bilmiyorum resmen yanlış yazıyor lan!
devamını gör...
ya bir şey diycem ama gülmeyin. ben cemetery guardı normal yazar sanıyordum. yeni çaktım olayını. * bir de çok sevdiğim bir bergen şarkısını yanlış anlama ihtimali olan yazar dostlarımız hasebiyle paylaşamıyorum. *
devamını gör...
kınadığım ne varsa hepsini bilfiil yaptım. pişman değilim hakim bey. gene olsa gene yaparım. suçum sabittir.
devamını gör...
ülkemizde hiç revaçta olmayan pasif direniş bence en makbulü be...madem bi şey yatmıyo kafana önem verme, takma, kaale alma uzaklaş... muhattap tarafı daha fazla sinir etme potansiyelinde bir davranış hem kaale alınmayı da sağlıyor bence. yanlış görüyorsan, bir şeylerin ters gittiğini düşünüyorsan da bi tarzın karizman olsun değil mi...
devamını gör...
bugüne kadar üzdüğüm kırdığım kim varsa birkez daha hepsinin taa ağzına balgam atayım. ben boş yere kimseyi üzmem. teşekkürler.
devamını gör...
koala gibi ağaca tırmanasım, panda gibi yerde yuvarlanasım var. canım sıkılıyor yahu.
kah club müzik dinleyip kendimden geçiyor kah slow takılıp arabeske bağlıyorum.
gizli gizli serdar ortaç dinlemem de cabası!
devamını gör...
evet itiraf ediyorum gözlerim nemli nemli yazmaktayım buraya.. yaklaşık 6 sene önce kriptonit mahlasıyla başlayan ihl sözlük maceram uzak ulke ile devam etti. malum sebeplerden ara verdik uzun bir süre. ama şimdi eski yazdıklarıma bakınca dün gibi canlandı o günler.. iyi ki de yazmışım. ne güzel insanlar tanıdım burda.. ne güzel dostlar biriktirdim.çok şükür.. 6 sene yahu dile kolay. bu kadar mı çabuk geçmiş dedim.. sonra gönderdiğim o zaman dinlediğim şimdilerde unuttuğum türküleri buldum yeniden.. ne kadar özlemişim.. resmen geçmişe yolculuk yaşıyorum şu an. tabi bunda 6 sene önce sözlükte en çok gıcık olduğum adamla nasıl olmuşsa evlenmiş olmam epey etkili * elbet sadece bu değil ama* saymakla bitmez hatırladığım kişiler. iyi olduklarını bildiklerim,görüştüklerim var meşhur ankara ekibimiz * * var bir kere.. bir de merak ettiklerim, arada hala dualarımda andıklarım var tabi.. onlar kendilerini bilir..

o değilde ne güzel türküsün sen..





devamını gör...
yarın gelişim psikolojisi sınavım var ve ben ne zaman bu derse çalışmaya başlasam 15 dakika sonra kendimi hayallere dalmışken buluyorum. gözümün önüne tay tay yürüyen bebekler, tavşanlı makasla elişi kağıdını kesmeye çalışan okul öncesi çocuklar falan geliyor...
devamını gör...
erasmus 2 ay yetiyormuş. kalan iki ayı "sabretmek" olarak görmeme neden olan her şeyin canı cehenneme.
devamını gör...
bazı yazarlar cidden negatif etki yapıyor bünyede..halbuki ilk konuştuğumda ne gadan da şeker bi kız demiştim..şimdi mahlasini gördüğüm yerde yüzüm burusuyor..hele o şımarık entryler..allahım sana geliyorum..
devamını gör...
bazı yazarlar cidden daima negatif etki yapıyor bünyede..hep ne gadan da itici bi kız demiştim...hala da öyle. oysa banane. gül geç, engelle geç.
devamını gör...
bu başlığı az önce "http://dunyaitiraf.com" diye arattım, insanların algılarıyla oynamayın olm.

neyse canım çok sıkılıyor. üst kattaki ofisimde tek başımayım. aşağıda iş kitlerler diye ses etmiyorum. yapacak bir şey de yok, burada takılıyorum mel mel.
devamını gör...
şok şıkıldım bu şojlukdenn.. kimsecikler anlamiyorr.. zorr, cok zorrr.
devamını gör...
sıkıntıdan dolayı yeni bir itiraf.

yan oda, patronun odası. adam her yere kamera taktırdı, oradan duruma hakim oluyor. ama odasında pek takılmıyor. ben de patronun kendi odasını göstermediğini sandığı filtreli aynadan kameraları gösteren ekranı kontrol edip kimin ne yaptığını izliyorum. zevkli oluyor bayağı. birisi benim kata yönelirse çalışıyormuş gibi yapıyorum.
devamını gör...
bir yazar var, önceden çok iyi konuşurduk, şu an, selamı sabahı kesti, yazıyorum mahkeme duvarından farksız, ters bir şey mi dedim diye geriye dönük mesajlaşma ve entry taraması yaptım. yok yok! bir de muhabbetin asla kesilmesini istemeyeceğim birisidir kendisi. neden böyle oldu bilmiyorum.
ağlamak üzereyim sözlük, çok ciddiyim.
devamını gör...
bir yazar var, önceden çok iyi konuşurduk. sonra arkamdan çok afedersiniz soyunuk mu demiş, çıplak mı demiş ne. başta inanmadım tabii. sonra yazışmaları gösterdiler. resmen "zengin süppe"den girmiş, "sırf dünyanın en yakışıklı erkeği diye kendini bir şey sanıyor"dan çıkmış. yetenekliliğime ve dahiliğime de değinmiş hakaretlerinde ama ağzımı çok bozmak istemiyorum şimdi.

neyse işte selamı sabahı kestim ben de tabi doğal olarak. aslında muhabbetin asla kesilmesini istemeyeceğim birisiydi kendisi ama hayat işte. ne getireceği belli olmuyor.
devamını gör...
bir yazar var önceden çok iyi konuşurduk, sonra neden bilmem birden bire kötü konuşmaya başladık. o bana ben ona olmadık laflar ettik. sebebini bilmiyorum ama kavga etmek çok güzel geldi birden, ben de bastırıp söyledim.
ama daha çok kötü laflarım var hepsi bitmedi, dur sen duur.
devamını gör...
bir yazar var, önceden hiç konuşmazdık. hala da konuşmuyoruz. selamlaşmıyorduk zaten, yine selamlaşmıyoruz, yazmıyorum o da yazmıyor. mahkeme duvarında adalet mülkün temelidir yazıyor. entry taraması filan da yapmadım, hem kim uğraşacak üşenirim ben. muhabbetim başlamadı ki bitmesin isteyim.
hiç umrumda değil.
gülmek üzereyim sözlük, hiç ciddi değilim.
devamını gör...
bir yazar var öle çok uzakta değil hemen bir tık uzakta. ekrana bakıyor ara ara sonra klavyeye. yazası geliyor bazen yazıyor da ara ara, okunası mı bilinmez.

(bkz: sürü psikolojisi)
devamını gör...
yaşınız başınız kaç lan sizin? şu itiraf bölümünde bile birbirinize laf sokup duruyorsunuz. anaokulu az ileride solda. hadi anam gidin kumda oynayın..
devamını gör...
bir yazar var artık tutamam sözlükte. gitsem nereye kadar, kalsam neye yarar. hiç anlatamadım, hiç anlamadılar. herkes neden düşman, herkes neden düşman. unuttuk hepsini, nuhun nefesini. gelme yanıma sen başkasın ben başka. bir yazar var artık tutamam sözlükte. gitsem nereye kadar, kalsam neye yarar. hiç anlatamadım, hiç anlamadılar. bak bu son perde oyun yok bundan sonra. ışık yok hiç bir şey yok, yok, yok, yok. bir yazar var. bir yazar var artık tutamam sözlükte.
devamını gör...
ister istemez okuyom burayı lan. ya adam gibi itiraf edin saçmaladığınızı, ya da yazmayın olm. diyom ya ister istemez bakıyom. bize de yazık hacılar.
devamını gör...
benim anlatacak bir çocukluğum olmadı.
hep eksik konuştum bu yüzden.
devamını gör...
meslek sorulduğunda yuvarlak cevap vermek ne ya.

şimdi ben evlilik programlarının sıkı bir takipçisiyim. hani böyle ciddi ciddi izliyorum. şimdi gözlemlediğim bir şey var bu programlarla alakalı.

meslek sorularına genel cevaplar veriliyor. mesleğin ne? -turizm sektöründe çalışıyorum. tamam da ne iş yapıyorsun. turistlere hizmet veren bir acenten mi var, tellak mısın yoksa turizm sektöründe çalışan bir kiralık katil misin?

hani bu cevabın olayı ne ben çözemiyorum. yoksa piyasada böyle tam tanımlanamayan muğlak meslekler mi var benim bilmediğim. kafam çok karışık ya.. ayrıca 20-25 yaş arası, hiç evlenmemiş ve bir çoçuğu olan.. ne diyorum lan ben. kafamı duvara vurayım da kendime geleyim biraz.
devamını gör...
paketim bitti, market ile yurt arasındaki beton mesafesi 3 metre. üşeniyorum.
bir de bir önceki itirafımı trollediler onlardan dan nefret ediyorum hıh.
devamını gör...
ne zaman parfümcüye gitsem eve geldiğimde en kötü parfümü seçtiğimi anlıyorum yine ertesi güne traş losyonu ile başbaşa kalıyorum.sanırım biz erkeklerin genel sorunu bu.
devamını gör...
iki arkadaş bir olup iş yerinde çalışan bir arkadaşımızın kolonyasını bitirmeye karar verdik. biz gelince adam, kolonyayı saklamaya başladı. lakin muvaffak olamadı. en son alın bari bitirin diyerek verdi son damlasına kadar bitirdik. aslında kolonya kullanmayı pek sevmiyorum.
devamını gör...
istatistiklere girdim. evet. ilk üçe girdim hem de. zaten 5ten sonrası mühim değil o yüzden çoğunluğuna girdim denilebilir. istatistiklerin o kadar büyük çoğunluğunu oluşturuyorum ki istatistiklere girmiş bile sayılmam. istatistikler bana girmiş gibi bir şey. istatistik = benim muhteşem tanımlarım + bir iki ölümlünün tanımları. bu durumda diğer yazarlar istatistikten çok bana girmiş oluyorlar. o anlamda değil. lan! niye kötü düşünüyorsunuz oğlum? neyse.

elbette bu bir itiraf sayılmaz ama istatistiklere girdiğimi bilmenize izin verme cömertliğini gösteresim geldi. ille de itiraf istiyorsanız alın itiraf:
ben günün en beğenilen tanımları listesini ele geçirmişken, bu muazzam mühim haberden her başlıkta söz edilmeyip de; şehitler gibi konulardan bahsediliyor olmasına çok kızgınım sözlük. resmen haksızlık bu.
devamını gör...
dün yazarın biri abim dedi sanki 5 yasında kız çocuğuna seslenir gibi.. bi başka yazar da anne dedi.. evet anne.. hadi o yanlışlıkla demiş.. abim ne ya ?!
devamını gör...
dün akşam üzeri, abartılı derecede uzun süren yorucu bir pazartesinin ardından masumhane bir şekilde eve gidip uyumayı istemiştim.önce yıllardır otobüs bindiğim durakta, neden yaptığımı anlayamadığım bir şekilde, yanlış bir otobüse binip 1 saat civarı bir bilmediğim mahelleler arası yolculuk yaptım. sonra durakta beklerken önümde bir otobüs durdu.otobüsün içinde camının buğularını silen bir çocuğu kuzenime benzeterek hunharca el salladım. çocuk eğer arkasına yanına falan bakmaya başlamasa ben otobüs gidene kadar o elimi indirmeyecektim ısrarla.sonra da tam inecekken otobüsten düştüm. neyse ki karanlıkta pek gören olmadı.bu durumda candan erçetin'in bir şarkısı geliyor aklıma.bahar geldiğinde mi ben böyle olurum, yoksa böyle olduğumda mı gelir bahar?çünkü gene başladık.zira her bahar bana bir haller oluyor.bir aksilikler, bir şaşkınlıklar silsilesidir gidiyor. ama bu sefer bu gidişata dur diyeceğim sözlük. bu da kendime sözüm olsun.
devamını gör...
bir dönem kerimcan durmazı takip ettim.hem de bayıla bayıla.
çok pişmanım.
devamını gör...
isveç kokoşuyla tartışmam

hava yağmurlu. kalkmak üzere olan otobüse binen son kişi olacaktım. önümdeki kokoş teyze bindi, kartını bastı, sonra ben bindim. ben kartımı basarken şoför hemen arkamdaki kapıyı kapattı düğmeye basarak. kartı bastıktan sonra önümdeki teyze bağırarak bir şeyler söylemeye başladı. diyalog şu şekilde:

- +^%'^&^+%'^+%+^&'%^+%'^%^'&%+ (isveççe)

+ ?

- %&(/%%/&^%'+%

+ what the... engelska....

- +%&^+%^+&%+

+ english?

(kadın hala bağırarak ısrarla bir şeyler anlatmaya çalışıyor. anlaşılan sinirlendirmişim)

+ ı don't understand you. speak english!

- %+^'%+^%'^+ (evet hala)

(teyzenin arkasındaki türbanlı siyahi ablaya sordum son çare)

+ what is she talking about???

(otobüs kapısının önünde durmamalıymışım. ona sinirlenmiş.)

((oysa kartımı bastıktan sonra beklemeden ilerledim, hatta ilerlememe fırsat kalmadan bağırmaya başladı kokoş teyze, neyse))

birkaç adım attım ve teyzenin arkasına, müslüman ablanın önüne geçtim, yani aralarındaydım. teyze bir süreliğine önüne döndü, şoförle konuştu. sonra tekrar bana döndü. hazımsızlık içinde, cumhuriyetçivari özgüveni ve bağnaz bakışlarıyla (muhafazakarlar iyi bilir o bakışı):

- stand out %^+%^+%'^+^+'&^+/%&/^++^'. stand out stand out stand out...
(hala bağırıyor)

otobüs ani fren yaptı ve üstüme geldi ayağımı ezdi yanlışlıkla, sarsıldım.
sonra ben bağırdım:

+ stand out. yes ilk başta sen stand out. ayağımı ezmemek için şurada stand out bitch.

ve hazımsızlık sonunda, kabullenememe bakışları, ezilme büzülme halleri aynı bizimkiler gibiydi. sarardı, morardı, önüne döndü ve kinini otobüs şofürüyle paylaştı. ağzına bir tane patlatasım geldi ama gülmekle yetindim.

30.03.2016
devamını gör...
alışverişten dönen elinde madame coco poşetleri olan ve hayat enerjisi benden yüksek olan teyzelere otobüste yer vermek istemiyorum. gerçekten zor durumda olan yaşlılara tabiki yer veriyorum ama ben sabahın 7 sinde uyanıp tüm gün çalıştıktan sonra teyzemiz indirim peşinde koşup benim yer vermemi bekleyince sinirleniyorum. tüm bunlar benim fesatlığımda olabilir bilemedim şimdi.
devamını gör...
günlerden geçen sene. saat sabaha karşı 5. yeni ex vermişim, nöbetteyim tabii. ezanlar okunmuş bile gün ağaracak az kalmış. hani cam kenarına geç yak bir sigara varoluşsal problemlere dal veyahut bi çay demle, suyun altını yak o arada yüzünü yıka bir daha, pencereye konan martılara bak. varsa kenarda köşede kalmış ekmek artığı, onları koy pencerenin kenarlarına. yemelerini izlerken hastanenin penceresinden az da olsa görünen denize bak ve onu düşün biraz. iyi gelsin. sonra gülümse kendi kendine.
ikinciyi seçmişim o aralar daha çömezim tabi çayımı demlemiş açmışım mehmet erdem den eski barış manço şarkısını mırıldanıyorum bir yandan "senin de bana gönlün var gibi gibi" çay demlenmiş içine tomurcuk da katmışım sevmez biliyorum ama muzurluk olsun işte. kantinden iki de tost ısmarladım. saat de ilerledi bu arada 7 buçuk oldu. az kaldı birazdan o da gelirdi, iki çömez daha kimseler gelmeden kahvaltı eder konuşurduk biraz "yüzüme karşı git diyorsun amma senin bana gönlün var gibi gibi" şarkı devam ediyor sürekli başa sarıyordum yüzümde tatlı bir telaş gülümsemesi. dakikalar ilerliyor geldi gelecek..
sonra sekiz oldu saat,sabah toplantı var gitmek gerek.
o gün geç kaldı, hastaneye de geç kaldı uyuyakalmış.
sonra başkasını sevdi zaten aldığı çiçekleri gösterdi, tatlı telaşlarla buluşmalara gitti.
aradan bir sene geçti şimdi diyorum ki demek iyi ki de gelmemiş o gün.
aradan bir sene geçti diyorum ki keşke gelseymiş o gün.
aradan bir sene geçti diyorum ki keşke beni sevseymiş.
aradan bir sene geçti; hatırlar hatırlar gülsem mi ağlasam mı bilemem halime.
bizimkisi koca bir rezillik.
sonra dedim ki kendime ben bir defa 15 yaşında aşık olmuş ve bunun ağırlığını ancak atabilmiştim şmdi bu başa gelecek iş miydi? değildi, değildi de.
geçer elbet biliyorum neler geçmiyor ki nelere alışmıyor insan ama alışmak benim en zayıf yanım hiçbirşeye kolay alışamıyorum ki.
herneyse, tatlı tatlı gitti.
devamını gör...
yıl 2006.. marmara ing öğretmenliği 3. sınıftayım. şimdiki günler kadar sıcak ilkbahar günlerinde.. bi sevdiğim var. .. o da bizim binanın karşı tarafında sınıf öğretmenliğinde okuyor..bu gönül işlerine pek yönelmemişim bi de nedense pek içim ısınmıyor red cevabı veriyorum başlarda. bir yıl peşimden koşunca ha diyorum evet gerçekten kadir kıymet bilen bi tip galiba.. iyiyiz falan. arada yükselmeler yaşıyoruz ama genelde mutluyuz.. babam ist a gelince tanıştırmışım gözü de tutmuş babamın işler ciddileşiyor..

biraz zaman sonra nisan sonu olsa gerek bende hem bedensel hem de ruhi dengesizlikler görülüyor. halsizim, kötüyüm hiçbir şey için mecalim yok, deli sinirliyim, kilo vermişim iskelete dönmüşüm. canımla uğraşıyorum derler ya aynı öyleyim.. gata tahlil vs derken diyabetli olduğum ortaya çıktı. diyetisyene gidiyorum kilo almaya çalışıyorum ailede fazlasıyla üzerime düşmeler falan.. neyse bi hafta geçti geçmedi mayısta benimki çıkageldi.. bomba bi itirafla..

şahıs, halasının evinde yaşayan biriydi. 2-3 kuzeni olsa gerek.. biri de epey güzel 13-14 yaşında bi kızcağız.
benim canımla uğraştığım sıralarda bi gece kuzenine nasıl cinsel tacizde bulunduğunu gözümün içine baka baka anlattı.
hayal kırıklığımı anlatacak cümlem halen yok. ne yani oturup sevinmeli miydim epey süredir görüştüğüm kişi sapık çıkmıştı ve çok şükür ki başıma bişi gelmeden bunu anlamıştım. ucuz yırtmıştım yani mi demeliydim.. diyemedim tabi.. kız adına inanılmaz üzüldüm.. hala daha üzülürüm aklıma geldikçe.. o kız o travmayı atlattı mı onu da bilmiyorum..

neden diye sorunca cevap her zamanki gibi kadını suçlar nitelikteydi.. dar giyiniyordu, rahat davranıyordu.. o yüzdendir taciz tecavüz konularında sesim hep fazla çıkar. kendime yapılmış gibi saymamdan sebep..

biz tabi ki ayrıldık. ama pek kimseye anlatamadım bile neden bittiğini. gururuma yediremedim belki hiç hak etmeyen birine gönül vermeyi..


30 mart 2016.. okuldayım. öğle arası. sohbet muhabbet..


türkan şoray gözlü, kirpikleri kaşını tarayan , hep mütebessim bi öğrenciden açılıyor bahis.. sonradan nakledildi okulumuza. bi erkek kardeşi var. cam hastalığı gibi bi rahatsızlığı var. çelimsiz zayıf utanan sıkılgan.. o da biraz çekingen. hem zeka potansiyeli hem de tavır anlamında saf bi kızcağız.. anne nerde öldü mü boşanmış mı babasından bilmiyorum. bi üvey annesi var. üvey anne iş falan yaptırmaya ezmeye çalışıyor kızı..

derslerde soruyoruz genelde devamsız ve bahanesi de hastalık.. gerçekten hasta mı bilemiyorum..

öğretmenimizin biri o kızın cinsel istismara uğramış olduğunu söylüyor. daha sonra detayları öğrendim. bu daha önceki okulunda gerçekleşmiş bi şeymiş ve öğrenci ne yazık ki kimin yaptığını söylemiyormuş..

ben hala ona takılmış kalmışken acı bi fon gibi şurda şurda da var tacizde bulunan sınıf öğretmenleri sesini duydum, yaşadığım yer kast ediliyordu cümlenin devamında, irkildim..


10 yıl öncesinde bi sınıf öğretmeninin yaptığını hatırlayarak..

kötülük bulaşıcı galiba. bitmiyor azalmıyor durulmuyor. hep aynı şeyler yaşanageliyor. daha fenası insanlar kötülüğü normalleştiriyor.

masumların yüzüne bakmıyor dünya. gündemdeki başlıklardan en acısı terör can alırken, bu tip vakalar da insanın ruhunu çekiyor. terör 1. ve bunlar da 2. sırada zaten. insanı canlı canlı gömmek gibi bişi bu..

uzun yaşamın sırları bulunadursun, kıyamet kopsa da rahatlasak diyorum ben.

edit: kişi isimleri silinmiştir.


devamını gör...
canım sıkıldığında noktalama şaretlerine uymadan tanım girerdim ve aninda mesaj kutum dolardi bugunde aynisini denedim ama hicbir yazar hocam su kelime oyle yazilmiyor suruya ikinokta olucak diye bana donus yapmadi sonradan farkettimki modcum silmis tanimlari demiski sebebine noktalama isareti bir diger tanim icinse noktalqma isareti demis ama bu sefer sonuna niktq koymus uzuldum qcikcasi tamam sozlugun kurallarina aykiri davrqniyor olabilirim ama modcum az bi dursan biraz beklesen yazarlqr bana donse ben zaten duzelticem o taninlari ben bundan besleniyorum b modcum bqkalim butanima ne diceksin cnm bnm
devamını gör...
yalnız olacağım hep. bunu bütün samimiyetimle ve ciddiyetimle söylüyorum. triplere girdiğimi düşünmeyin. hayatın beni dönüp dolaşıp aynı yere getirmesi bu. "sen yalnızsız düzgoji. bunu hiçbir zaman, ne olursa olsun unutma. yalnızsın"
devamını gör...
az önce okuyup idrak ettiklerimden değil idrak edemediklerimden beynim göçtü sözlük.
abi insanlar arkadaşlarımdan ne ister ya? anlamıyorum vallahi.
devamını gör...
yarın hiç tanımadığım bir kızın düğününe gidicem. mekan güzelmiş görmek lazım.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar