9797. tanımı giriyorum şu an. bazen bu başlığı açıp şu 9796 itirafın tümünü okuyasım geliyor. sonra diyorum ki "amaaaan". hayata karşı genel tavrım oluyor bu git gide. doğrusu 'işimiz vaktimizden çok' , ama daha ziyade 'vaktim işimden az' diye baktığım için işler bitemiyor. işler hiç bitmez o ayrı.
devamını gör...
biraz önce başlıktan eski bi entrymi sildim. böylece parlanay yalancı çıktı. 9797. degil 9796. tanımı girmiş oldu. bunu kendisiyle şahsi bir problemim oldugundan yapmadım. bunu gerçekle yalanın müdahaleye ne kadar açık olduğunu göstermek için de yapmadım. salt anarşi.
teşekkürler...
devamını gör...
lise zamanlarımızdı sözlük.. birinci sınıf olması muhtemel..

hayta tiplerdik.. okuldan sonra -trafo- ya giderdik.. eski bir trafo adından anladığınız gibi.. kuş uçmaz kervan geçmez yerdi..

emekli öğretmenlerin şarap içtiği, kimisinin esrara vurduğu, bazı bazı içkicilerin geldiği bir yerdi.. bizde gidip orda sigara içer muabbet ederdik saatlerce..

pis bir ortamdı haliyle.. her gün orda saatlerce.. etkileniyorduk..

bir ara alışkanlık edindik kendimize.. çalmayı.. anlatayım..

bu trafonun arkasında bir büfe var.. yaşlı bir amca işletiyor.. tost yapıyordu birde.. bunu öğrenmeseydik keşke..

giderdik büfenin önüne 3-4 kişi.. bir tane tost isterdik.. adam da arkasını döner yapardı tostu.. o tostu yapana kadar o raflardan yürüttüğümüz malın, abur cuburun haddi hesabı yok.. gün aşırı yapıyorduk..

trafoya gelince herkes cebini boşaltıyor, ganimeti ortak bölüşüyorduk.. ulan hiç unutmam bir gün arkadaş bonibon çalmıştı.. bunu niye aldın olum oğlum dedik.. elime geldi konuşmayın yiyin dediydi.. ne günler..

adamda ses edemezmiydi yoksa etmezmiydi bilmezdik.. anladığını bir süre sonra rafdaki ürünleri kaldırınca fark ettik..

bırak bizde ki tavra bak.. trip yapıcaz ya.. gidip tost almıyoruz.. yüzsüzlükte son nokta.. yatıcak yerimiz yok..

geçenlerde arkadaş geçmiş önünden.. hala aynı amca işletiyormuş.. helallik alalım dedik.. bugün var yarın yok..

nasıl alınır onuda bilmiyorum.. para dert değil de.. gidip ne dicem adama.. utanç verici bir şey..

yine de Allah in huzurunda utanmaktansa simdi gider utanirim daha iyi.. bu da böyle bir hikayemdir sözlük..
devamını gör...
lisedeyken sınav öncesinde arkadaşla gider fotokopi makinasının yanındaki çöp kutusunu karıştırırdık belki hoca eksik gedik çekilen bi iki kağıt atmıştır ümidiyle. bir keresinde denk gelmişti hafif karartılı çekilmiş atmış çöpe bildiğin sınav soruları avuçlarımızda rüya gibiydi.
devamını gör...
arkadan erkin koray çalarken giriyorum bu entryi. bayadır taktım erkin koray'a, büyük adammış vesselam.

genellikle dünya sözlük'e (ex cogito) uykum kaçınca giriyorum entrylerimin giriliş saatlerinden anlaşıldığı üzere. mobil aplikasyonu çıkmadığı için ve genelde dışarıda olduğum için de aktif olarak kullanamıyorum burayı. dolayısıyla havasına pek aşina değilim 2011'den beri yazar olmama rağmen.

iki kişiyi tanıyorum buradan biri ablam olur ki kendisi uzaklarda şimdi. özletiyor kendini gittiğinden beri. tramvaydan indikten sonra yaptığımız konuşmaları özletiyor henüz 10 gün bile olmamasına rağmen gidişinden. beraber evdeki herkesi salondan çıkartıp rahat rahat game of thrones izlemelerimizi özlüyorum daha 1 bölüm izledim ondan ayrı hea bi de. ne biliyim işte, çok açamam kendimi buradan şimdi ayıp. nck nck nck elalem ne der.

hea bi de canım, kardeşim, dostum, pörtlek gözlü uzunum'un nişanlısını tanıyorum buradan. seviyorum keretayı çok. öküz gözlü o da. yaptığım bazen barzoluklara bi te allam çekse de, komiklik şakalar yapılınca gözlerinle gülen gönlüne kurban senin. neyse ya başka bişi anlatıcaktım lan ben bunlara nereden girdim.

şu sözlüğe gece girdiğim için genelde yazdığım entryler çok az oylanıyor. hani pik saatlerde, herkesin uyanık olduğu saatlerde yazmadığım için. ama ben mesela bi entry yazdım ve ince bi espri yaptığımı ya da ne biliyim beğenilmesini istediğim bi şey yazdığımda ego'yu eskitiyorum lan basa basa. ama oylamıyorsunuz işte. he onu dicem. gece de girin lan sözlüğe. in cin falan oluyor, aylık oynuyoruz, takılıyoruz fena değil. korkudan hep anne ben çıkıyorum. gelin de bi annelikten kurtarın beni lan. hadi.

böyle de saçma bi şekilde giriş yaptığım entryi daha da saçma bir şekilde devam ettirip o da yetmediği gibi gayb perdesini aralayarak cinlerle top oynarken bitirdim. gece gece yaa..
devamını gör...
21. yüzyılın en büyük salağı benim.
gayet takvime doğru kaydettiğim halde nedense pazartesi günü olacak sınavın bugün olduğunu düşünerek neredeyse okula kadar geldim. 1.30 saat yol gittim yani. dönüşte bari arkadaşlarla buluşayım dedim, ikisinin finali var birinin de annesi izin vermedi. eve gidip biraz ağlamayı planlıyorum.***

edit: vazgeçtim, sinemaya gidiyorum tek başıma. alışkanlık oldu artık zaten. hem bu salaklık bence ödüllendirilmeli!
devamını gör...
ev sahibimizden nefret ediyorum. ağır abi tavırlarından, "gözlüklü ablacım,bizim kızı(9 uaşında kızı) tanıştırmaya getirdim, hadi kızım oku ablalarına bi gulhü, bi inna atayna da dinlesinler ehhhehe"gibi laubali laflarından ya da bize geldiğinde dilinden dökülen din diyanet sözlerinden, samimiyetsiz leş tavırlarından bıktım.yeni kiracı adaylarını çatkapı eve getirip yarım saat nasihat çekmesinden de bıktım. sanırsınız kendisi büyük kanaat önderi. neyse ki 1 ay daha dayannacağız. sabır ya rabbi.
devamını gör...
hayatımda sadece bir kızı sev-dim. bu aralar yine aklıma geliyor hayır olsun. aşklı meşkli sulu cıvık tanımları sevmem bilirsin ama ben çok sevdim be ağbi..dermişim. jilet getir bana ordan, efkar bastı yine iki cızık atam kendime..
devamını gör...
teyze kızı! benim içi anlamı çok farklı. benden sadece 2 yaşcık küçük olmasına rağmen öyle bir koca yüreği var ki kimi zaman abla oluyor. birbirinden tamamen farklı artı ve eksi gibi iki karakter. birbirini çok iyi anlayan iki kardeş. işte ben böyle değerli birini gercekten kaybemekten korkuyorum. evlenince bitiyormuş kardeşlik öyle diyor şu sıralar herkes. bitmesin böyle güzel insan hiç gitmesin.
devamını gör...
bazı tanımları okurken sesli guluyorum ama çok artı verdiğimi hatırlayıp yanlış anlaşılmasın diye artı veremiyorum.
devamını gör...
hiçbir izdivaç programı ile ilgili yorumum yok. itirafım da yokmuş. bu "dünyaitiraf" biraz iddialı olmuş. dünyaları itiraf etmişler beklentisine sokuyor. sonra geliyoruz başlığa, yine hepimiz aynıyız.
devamını gör...
bir şey için dua ederken hep hayırlısı ile diye dua ettim Allah da hiçbirini nasip etmedi. kendim için hayırlı bir şey dileyemiyorum demek ben.
devamını gör...
iett otobüsüne dolmuş muamelesi yaptım. abiye gittim ben buraların yabancısıyım abi bizi şurda indirirmisin diye rica ettim abi de hiç alaycı bakışlar atmadı tamam dedi. uzun zamandır istanbula gelmeyince unuttuk tabi otobüste durakları gösteren ekranın olduğunu neyse canımız sağ olsun.
devamını gör...
iki yüzlü insanlardan uzaklaşmayıp gözlerinin içine bakarak pişkinliklerini yüzüne vuruyorum. olabildiğince mide bulandırıcılıklarını çat çat söylüyorum. kal gelmelerini izlemek çok keyifli.
devamını gör...
bazen iş sözlükten çıkıp reele geçiyor. işte o geçiş aşamasında kıstırıp dalasım var.
devamını gör...
üç kişiyi mahkemeye verdim..
haklıyım çünkü..
devamını gör...
çok kolpa yapan bir büyüğüm var, beraber çalışıyoruz. gerçi beraber çalıştığım insanların ekseriyesi yaş olarak büyük ve aşırı kolpacı. hani meslek olarak mı bir sıkıntı var yoksa yaş ilerledikçe kolpacılık default olarak gelen bir özellik mi?

bir de bu adamlar ahlaktan filan bahsediyorlar arada. dinliyorum, haklısınız diyorum, kafa sallıyorum. hayır anlamadığım şey şu bu adamlar kolpacı olduklarının farkındalar ama numara mı yapıyorlar yoksa kolpa yaptıklarının farkedilmediğni mi düşünüyorlar.

gerçi yıllar sonra en samimi arkadaşıma gel bugün dışarı çıkalım dediğimde, "abi spor yapmam lazım.. spor benim için bir ritüel gibi bişey" dediği zaman kolpacılığın kronik bir hastalık olduğunu anlamam gerekiyordu.
devamını gör...
beni son günlerde acayip gıcık eden birisi var, mesai arkadaşım bu kişi. sınırını bilmeyen insanlar olur ya, samimi olur sonra bu samimiyetin kişisel alanınıza taciz etme hakkı verdiğini filan düşünür. aşağı yukarı öyle bir şey.

istifa edip, elimle bir kemikle odasına gitmeyi düşünüyorum. hadi oğlum rex, fiuuu, fiuuu, rex rex koş oğlum diye pencereden atacam kemiği. hayvan oğlu beleşi çok sevdiği için kemiğin peşinden pencereden atlar diye düşünüyorum.
devamını gör...
yıllarca sayıp sövdüğüm lisemdeki hayatım birkaç gün içinde bitecek. ve ben şimdiden hayatımın en güzel dört yılını özlüyorum.
devamını gör...
dün marketin pasta malzemeleri reyonunda bir kadınla konuşuyorduk. kadın pankek tozu aradığını söyleyince ben de şaşırıp ay onda ne var ki ben evde kendim yapıyorum dedim. kadının kocası çaprazımızdaki içecek reyonundan biz yapamıyoruz diye seslenmesin mi?! kadının yüzü düştü, bozuldu, hiçbir şey demedi. hayır yani söylediğim şey de çok saçma. * herkesin yapabileceği bir şey zaten, muhakkak toz olanı tercih etmesinin bir sebebi vardı. boşluğuma geldi işte, çok pişman ve üzgünüm. inşallah bir daha karşılaşırız. *
devamını gör...
kendini çok komik bir şey yazmış sanan yazarı eksikemekten hoşlanırım. bilhassa fena laf soktuğunu zanneden ve birçok artı alan yazarın entrysini yaani'lemek bana haz verir. işaret parmağımın öncü boğumuna koyduğum enfiyeyi çekerken çok analizli fanatik entrysi eksilemek beni bir başka mutlu addettiriyor.
devamını gör...
en son ben buralarda yazarken senin adın farklıydı sözlük..bize bunları yapma..hakketten ne kadar oldu yazmayalı bilemiyorum..özlemişmiyim?hayır! ama yine de geldim belki yeniden eski dostlarla atışır zihnimizi diri tutarız..
devamını gör...
şebnem ferah, sertab erener, özlem tekin gibi kadınların seslendirdiği parçaların içinde dolaşabiliyorum, hissedebiliyorum onları adeta. fakat sesini tarzını beğendiğim erkek şarkıcılar olsa da onların parçaları kolay kolay bir şey hissettiremiyor.bir çeşit özdeşim kuruyorum istemsizce sanırsam.
devamını gör...
ödev yoğunluğu nedeniyle 8 gündür sözlüğe girmemiştim. şimdi açtım. ve akabinde, kalbimin en derinlikleşimlerinde oluşan o tarifsiz, kekremsi, hodbin, çapraşık *bir "ulan kim bilir neler kaçırdım" hissi.
devamını gör...
( #5499196 ) entry sayesinde uzun zaman sonra içimi ciddi bir heyecan dalgası kapladı. hangi ülke olursa olsun kültürler, insanlar, mimari, dil sayesinde öğrenilecek tonlarca şey. ah ah hayırlısı olsun bakalım.
devamını gör...
itiraf ediyorum sözlük, çalışınca oluyor.
devamını gör...
dün hoş bir misafir ağırladım evimde. bulunduğum yöre insanı insanla hayvan arasında hayvana daha yakın canlılar olduğu için bir insanı ağırlamak beni gerçekten çok memnun etti.

kitaplar, edebiyat ve yükselen muhafazakar kesimle alakalı saatler süren fikir alışverişlerimiz oldu. ismet özel'den girdik, sartre'den çıktık. menteş'i tokatladık ve sabahattin ali'nin kürk mantolu madonnası'nın önünde saygı ile eğildik.

kürk mantolu madonna konuşulduğunda maria puder ve raif efendi konuşulmaz mı. tabi ki konuşulur. kitabı henüz bitirmedim dedim. ama raif efendi beni çok etkiledi. günlerce sanat galerisine gidip kürk mantolu madonna'yı seyretmesi, kürk mantolu madonna onun yanında kanlı canlı dururken fark etmemesi..

aşkı ve sevgiyi tanımla bana dedim. çünkü ben ne olduğunu bilmiyorum.. aşık olduğu kişi yanındayken bile onu fark etmemesi farklı bir gerçekliği yaşadığına delalet etmiyor muydu? peki aşk raif efendi'ye ait ama bir fizik yasası gibi ondan bağımsız mıydı.. raif efendi'nin aşkı bir kadını tanımadan başlamıştı. onun dudaklarının kıvrımlarına yüklediği anlamla başlayan aşk, rastlantılarla gerçelleşmiş tüm olumsuzluklara rağmen alevlenmişti..

anlayamıyorum. sırf bu soruların cevabını veremediğimden de kitaba devam edemiyorum. iki haftadır yatağımın yanındaki komodinin üzerinde sebahattin ali öylece tavana bakar durur. ben de bazen ona bakıyorum.

istanbul'a gideyim diyorum. üsküdar'ı özledim. ne kadar koşuşturmasını sevmesem de büyük şehrin.. büyük camilerini seviyorum. ne kadar insan da olsa sokaklarda kalabalıklar içerisinde yalnız olmayı özlüyorum.

bazen ciddi ciddi elime çantamı alıp gideyim diyorum. plan yapmadan, hesaplamadan ve belki ilk defa yarını çok fazla kafaya takmadan.. konuşurken mantık aşkı öldürür demişti. öldürür abi, yapar dedim. mantık aşktan önce hayatı öldürür diyemedim.
devamını gör...
perşembe günü saat 15.00 den sonra resmi olarak son sınıf oluyorum. inşallah.
şükür ki yolun sonu gözükmeye başladı.

#vaykigençtim
devamını gör...
yarın sabah çok önemli bir sınavım var. ama hic çalışamadım. ramazanın ilk günü olmasi sebebiyle her zaman ki gibi migrenim tuttu. şuan ağrım yok ama beynimi hissetmiyorum çalışmıyorum.
devamını gör...
yarın öğlen önemli bir sınavım hiç çalışmadım.ramazanın ilk günü olmasi sebebiyle her zaman ki gibi millete çatasım tuttu. şuan kimseye çatmıyorum ama her an çatabilirim..
devamını gör...
yarın sabah önemli ya da önemsiz herhangi bir sınavım yok. ramazanın ilk günü olmasi sebebiyle her zaman ki gibi bütün orucumu uyku tuttu. şuan uykum yok ama yatsam uyuyabilirim.
devamını gör...
gerçek şu ki; zamanında facebook'ta ilkokul arkadaşlarım kolay bulsun diye adımın yanına parantez içinde (1-b'den çiko kertenkele) yazmışlığım vardır.
devamını gör...
bugün teravihe mihrimah sultan camiine gittim. böyle eskiden teravihte rekatları tek tek sayardım. yaşım başını alıp gitmiş ama o çocuk alışkanlığım gitmemiş. böyle ayrı bir mutlu oldum...
devamını gör...
şu hadiseden sonra eve gittiğimde deli gibi ağladım hırsımdan. tabi altında ki asıl sebep duygusal sorunlarım.

hadise için (bkz: #5504232)

edt:bkzz
devamını gör...
twitterda tur hashtagini tt yaparlarsa gerçekten eyfele bayrak asılıcak mı merak ediyorum ama ahahhahzhahah sazan mısın hatta komple ülkeyi üzerimize yapıcaklarmış gibi bi tepki verirler diye tweetleyen hiçbir arkadaşıma soramıyorum.



ve entrylerimin sonuna nokta koymaktan nefret ediyorum.
devamını gör...
bugün nasıl acıktığımı anlatamam. kuran okurken odaklanamiyorum. kitap okuyamadım. baş ağrısından duramiyorum. sahurda doğru duzgun bir şey yememenin sonucu. güneşli bir havada kazakla dolaşıyorum. nasıl düştüyse kan degerlerim.
devamını gör...
evimdeki kız türkçe bilmiyor ve benim tarzanca ingilizcemle anlaşmaya çalışıyoruz. iftar için yaptığı yemeği anlatmaya çalıştı ama anlamadım. yeşil mercimekli, soğanlı pilav gibi bir şey sanırım yaptığı. aç kalmasam bari.
devamını gör...
burun kanamaları sıklığım gereksiz boyutlara ulaştı. burundan ölen ilk insan olabilirim.
devamını gör...
bazen yaptıklarıma bakınca kendime inanamıyorum. hem olmasını istiyorum hem de içimde çok büyük bir korku var . bu çıkmazda nasıl kurtulunur bilmiyorum.
devamını gör...
elin adamı filmde dişini fırçalar, bi gram köpük yok. bırt diye tek tükürüşte tamam. ben diş fırçalıyorum, ağzım oluyor kuduz köpek ağzı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar