dünyaitiraf.com

#özgürler 

23.
telefonuma gelen mesajları çok nadir cevaplarım.. birşey soruluyorsa açar konuşurum.. kandil ve bayram mesajlarına cevap yazmam.. bir iki kişinin ki hariç...
iki yıldır evimde televizyon yok. ben kırdım. sonrasında elime sağlık ne güzel yapmışım dedim. binikiyüz liraya aldığım televizyonu 1 tl ye sattım.
istanbul dan nefret eden biri olarak istanbul da yaşamaya başladıktan beş yıl sonra istanbul suz yaşayamadığımı farkettim.
çay muhabbetini çok severim lakin benimle çay içmek çok gıcıkmış öyle sylerler. zira konuşmaktan çay içemiyormuşum.
büyük bir inatla hala şafak saymıyorum. saymayacağım..
vs vs vs
devamını gör...
telefonuma gelen mesajları çok nadir cevaplarım.. birşey soruluyorsa açar konuşurum.. kandil ve bayram mesajlarına cevap yazmam.. bir iki kişinin ki hariç...
iki yıldır evimde televizyon yok. ben kırdım. sonrasında elime sağlık ne güzel yapmışım dedim. binikiyüz liraya aldığım televizyonu 1 tl ye sattım.
istanbul dan nefret eden biri olarak istanbul da yaşamaya başladıktan beş yıl sonra istanbul suz yaşayamadığımı farkettim.
çay muhabbetini çok severim lakin benimle çay içmek çok gıcıkmış öyle sylerler. zira konuşmaktan çay içemiyormuşum.
büyük bir inatla hala şafak saymıyorum. saymayacağım..
vs vs vs
devamını gör...
artık bittiğim beyanındadır.

yarın bir sınavım var.. ben bu derste çok iyi olduğum için artizlik yapıp, koca dönem bir kere girdim derse. arkadaşlara ders çalıştırdım. ve lakin yarınki sınavdan cidden korkuyorum. hem de çok. "insanoğlu çok acizdir çok muhtaçtır fazla artistlik yapmamalıdır" halbuki. öyle böyle değil ve çalıştığım arkadaşlarım benden daha iyi notlar alacak gibi bu gidişle. ah ya.. neyse..

e boşuna yazmadım dimi sevgili, kıymetli cogitanlar bi' dua edersiniz artık.kendi düşen de ağlayabilir unutmayın.
devamını gör...
ilkokulda pazartesi ve cuma günleri istiklal marşını bize söyleten kantinde görevli hoca'ya hayranlık duyardım.çünkü istiklâl marşını onun yazdığını zannederdim *
devamını gör...
bu itirafı yapmadan uyuyamıycam.
senelerden 2008 ya da 2009. yıl sonu tatili için eve gidilmiş. küçük kardeşin balık beslemeye başladığı görülmüştür. fakat benim bu kardeşim değişik fanteziler peşinde koştuğu için balıklara solucan atmış ve solucana yani ete alışan hayvanlar birbirini yemeye başlamıştır. büyük balıklar afiyetle küçük balıkların kuyruk ve gözlerini de yemiştir. geriye kalan 4-5 balık da sürekli birbirinin peşinde dolanmaktadır. o arada su maymunu dedikleri şeylerden geçti elime. hani bu suya atılınca şişen ve yüzlerce katına ulaşan varlıklar. ben baktım bu hayvanlar atılan herşeyi yiyo zekalarını ölçmek maksadıyla bi adet su maymununu kardeşime çaktırmadan salıverdim akvaryuma. en atik olanı atılıp yuttu bu su maymununu. deney 1 başarılıydı gerzekler her önlerine geleni yiyorlardı. sabah kalktığımda hazin tabloyla karşılaştım. deney 2 başarısız olmuş ve maymunu yutan balık karnı şişmiş halde ters yüzüyodu. tabii kardeşime hiç çaktırmadan durumu vefat haberini verdim. adam aldı eline balığı kuyruk tarafından ittirerek su maymununu parçalar halinde çıkarttı. çok hazin bi tabloydu. kardeşim hala katilin kim olduğunu araştırıyo..
devamını gör...
çok düşündüm artık itiraf ediyorum;

şu sıralar çok yoğunum, gündüz ayrı gecem ayrı... kimsecikler beni anlamıyormuş gibi geliyor... yoruldum artık, uzun bir tatile çıkmak istiyorum, şöyle gidilince dönülmeyecek bir yerlerden... çok mu arabesk oldu ne içimdeki arabesk tutuma da acaba fazıl küfrediyor mudur? hadisin o kendi işine baksın, piyanist bozuntusu... hem itiraf edeyim piyanistleri de hiç sevmem. eski türk filmlerinde olur bu sahneler, nereden esinlenmişler anlamadım. zengin ailenin kızı yahut oğluna mutlaka yalıya!(eskiden herkes yalıda oturuyor ya hani) bir piyano öğretmeni tutulur! gülmek geliyor içimden hatırladıkça bu sahneye her zaman gıcık olmuşumdur...

yahu saz dersi versin, davul dersi versin, ud dersi versin mübarek , olmadı şan dersi versin, flüt dersi versin hepsi de türk çalgılarında var, yahut sesini eğitsin yalının bahçesinde güzel güzel şarkılar söylerken bir plak yapım şirketcisi duysun artiz yapsın bu kızı, ya da yoldan geçen simitçi aşık olsun filan olaylar gelişsin... piyano dersi nedir yahu? hiç gerçekte böyle bir olay vukuu bulmuş mu acep?

itiraf ediyorum çok sinirlendim... başımdan dumanlar çıkıyor şu an. yok kimseye sinirlenmedim, türk filmlerindeki o piyanist bozdu kafamı..
devamını gör...
çok az itiraf var, niye kimse bi şey itiraf etmiyor ki. itiraf edin de okuyalım.

benim itirafım şu; bir iki yazara acaip derecede gıcığım.
devamını gör...
itiraf ediyorum sözlük, ilkokul birinci sınıftayken mertcanın cebine koyulan o aşk mektubunu ben yazmıştım. yazan kişiyi sinem olarak göstermiştim, sineme gıcık oluyodum, ona bi kötülük yapmak istedim.
doğru bi adam seçmişim kızı rezil etti. şimdi ikisi ile de fesbukta arkadaşım. pişman değilim sözlük.
sinem hala çok gıcık.
devamını gör...
itiraf ediyorum;
uzun tanımları okurken, önce yazarın kim olduğuna bakıyorum.takib ettiğim yazarsa okuyorum.takib ettiğim yazar değilse göz gezdiriyorum satırlarda..
devamını gör...
itiraf ediyorum , mahlasları tanıdık gelmeyen yazarlar kısa yazdılarsa hiç okumuyorum. ama eğer tanıdık mahlaslı ıseler, uzun da olsa kısa da olsa okuyorum.ama uzun yazanları tanısam da tanımasam da mahlaslarını okuyorum. emeğe saygı kardeşim diyor iç sesim. bu da böyle bir itirafımdır işte diye de ekliyor akabinde.*
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar