ilk zirvede yapsana bi ısrarlarını göze alarak; ses taklidiyle yetenek yarışması birinciliği kazanılan bir ülkede taklidini iyi yapabildiğim meşhurların listesi:

maho ağa ( kibar feyzo)
gayret (köyden indim şehire'deki halit akçatepe)
barış arduç (kiralık aşk'taki sesi)
metin akpınar (bunu yapmayanı dövüyorlar zaten)
aziz yıldırım,
bülent ersoy,
murat yılmazyıldırım,
rüştü asyalı (keloğlan),
pepee'nin dedesi,
uzun (keloğlan çizgi filmindeki karakter)


devamını gör...
deli değilmişim. gerçi kesin bilgi değil. aslında mevzu şu; atlamaya elverişli yüksek yerlerde korkarım ama yükseklik korkusu değil. bildiğin "ya atlarsam" korkusu. öyle bir niyetim yok intihara da meyilli değilim. niye atlayayım? ama bunu kendime anlatamıyorum "ya birden kendimi kaybedersem, ya buradan atlarsam" diye kendimi yiyorum. milletin çıkıp bayıla bayıla manzara izlediği yerler benim için işkence merkezi. neyse ben bunu bir tek bende var sanıyordum ve artık deliriyor olduğuma inanmaya başladım. sonra internette birkaç araştırma sonucunda bu sıkıntıyı yaşayan başka insanların varlığını öğrenmek beni çok sevindirdi. ama ya onlar da deliyse. ya atlarsam.
devamını gör...
bazen, keşke "mavi hapı içip hayatımıza devam etseydik" diyorum sözlük. sıra içi mi olmalıydık sıra dışı mı. hangisi daha iyi olurdu sen cevap ver sözlük ağam. canım ağam.
devamını gör...
bugün markette bir teyze gördüm,marketin verdiği indirim kartındaki 16 hanelik sayıyı ezberlemiş.
tc kimlik numaramı ezberlememek için verdiğim mücadele aklıma geldi. hüzünlendim.
devamını gör...
akşam 18.00 de uyuyup 23.00 de uyanan biri olarak saatin 04.25 inde moron gibiyim.
devamını gör...
sözlük şifremi unuttum. yeni şifre aldım ama şifrenin gittiği mail adresimin de şifresini unutmuşum. Allahtan yedek verdiğim mail hesabımın şifresini biliyordum da öteki mailimi kurtarıp sözlük şifresini öğrendim. ben bu günlere kolay gelmedim arkadaşlar. yaşlandık vallahi.
devamını gör...
sözlükten 2 tane yazar benim saçma sapan sıralı tanımlarımı oylamış çok utandım şu an sözlük.
devamını gör...
korkuyorum.
aileme bir şey olmasından,
rüya görmekten,
sevdiğim bir seyi yemekten,
dört ayımı geçirdiğim bu şehirden,
bağlanmaktan,
defalarca bindigim uçağa binmekten ilk defa bu kadar korkuyorum.

devamını gör...
plansızlık beni geren bir durum. geleceği bilmenin imkansızlığından şüphem yokken geleceği bilmek istiyorum. belirsizlik beni deli ediyor. gelecek hayatım hakkında bildiğim tek şey bir gün öleceğim ve sadece bunu bilmek de içime korku salıyor. hangi hayalim gerçek olacak, hayatıma kimler dahil olacak diye düşünürken, yalnızlığımda boğulduğumu da unutuyorum.

hayatımda herşey kontrolüm altında ve geleceğimi kontrol altına alamamak beni strese sokuyor. uzak gelecek zaten endişelendiriyorken yakın geleceğe de takmaya başladım. acaba vizelerim nasıl geçecek?
devamını gör...
ilahî çerçevede her şeye bir sınır konulmuş olması canımı sıkıyor..bunun vacib oluşu isyana kapı açmamak namına susmama vesile oluyor..öyle garip haller işte..
devamını gör...
bu denli düzensiz ve gayretsiz olmak beni üzüyor ama durumu tersine çevirmek için de hiç bir şey yapmıyor, yapamıyor gibiyim. oblomovluk filan diyorlar ama, bilmiyorum ki derdim ne? işim gücüm var ama burada laf yarıştırıyorum birileriyle. üstelik sanal mecradaki kuru laf yarışlarının, hele de atışma formunda olanlarının hiç bir tarafı, hiçbir şekilde ikna edemeyeceğini bilmeme rağmen.

aslında tanımım bitti ama birden klavyeye bakmadan yüksek oranda yazabildiğimi fark ettim. sırf bu özelliği test edebilmek için tanımı uzatıyorum. üstelik bu davranışımla vaktinizi çaldığımı da biliyorum. bundan* her ne kadar pişmanlık duymayacaksam da, yine de insan biraz üzerinde düşünüyor-bi' kaç saniye kadar.
devamını gör...
bunları görüyor olmalısın. gerçi göremeyen benim. yani bunları gördüğünü şahdamarından yakın olduğunu. bütün eksikliklerimle ya da eksikliklerime odaklanan yanımla beni çok sevmeni senin için ölmeyi çok isterdim ama böylesi nasip olmadı bana. hep ölümü düşünüyorum. her an ölebileceğimi ve böyle karşına nasıl çıkacağımı. doktorlarsa hep beni mazur görür, masum bulur, her şeyi hastalıklara yükler. daha ne kadar sadaka vermem gerekir ki? ya da ailemden gizli. ha gerçi o sadakalar kadar da başörtü almadım değil di mi. kendimi tutamıyorum. neden bilmiyorum. zaten her konuda kendimi tutamamak değil mi ki derdim. burada yazarken bile. yine de garip mesela. şu garip. herkes bana der ya hani "senle konuştuğumda gördüğüm hiçbir problem yok.", "dışarıdan bakınca senin hiçbir problemin yok. aksine......"
ama biliyor musun Allahım dışarıdan bakınca problemi aşikar olanlar bile kabul görüyor toplumda. ama ben görmüyorum, bunu hissedebiliyorum. bu çok acı ve ağlatıcı. hep yanlış davranmak ve yanlış davranmak zorunda olmak. oysa ikincisini iptal etmeliyim, yani ikinci cümleyi. yanlış davranmak zorunda olmak ne demek? inanabilsem kendime... mesela bizim sınıfta bir çocuk var kesinlikle problemli birinin önde gideni. ve güvenilmez bile. ama onu bile kabul ediyor insanlar, gerçekten. bana da iltifatları var gerçi, ne istiyorumki daha? ama ne bileyim işte. iletişimlerde kırdığım şu potlar. neyse münacaat'tan dert yakınmaya döndüm yine. döndüm. keşke eskisi gibi senin etrafında dönebilseydim. ışığımı senden alsaydım. tek umudum, beni bu hakir halimle sevebilmen. bazen zaten bu çaresiz halinle sevdim diyebilecek olma ihtimalini düşünüyorum, gözlerim doluyor, mesela şimdiki gibi. şimdiki gibi doluyor. öyle mesela. yani kabul görmemekten bahsediyordum. sanki çocuk olarak, anne olarak, eş olarak, arkadaş dost olarak, herkes ama herkes kabul görüyor. ama ben görmüyorum ve bu hep garibime gidiyor.
devamını gör...
ıtiraf etmeliyim ki bende egoistim . bunu farkettigimde kendime cok kizdim. fakat egoist oldugumdan olsa gerek bir sure sonra bu kizginlik ve nefret aska donustu. gunumuzdeki asklari bilirsiniz. benim askimda uzun surmedi. malum ask konusunda partnerin kendin olunca. ayrilik olayida skntili oluyor. eski sevgilinle ayni evde yasamak gibi. ask bitti hayranlik bitti belki ama iliski bitmedi. kendinizle iyi gecinin -stop
devamını gör...
uzaylılar tarafından alıkonulmuş olma ihtimalim var. her şeyi tam hatırlamıyorum. bacağımda oluşan garip izin başka açıklaması da yok. hayır gece uyurken üstümü açıp yataktan düşmedim. ciddili bir durum.
devamını gör...
tüm dişlerimi tek tek kırmak istiyorum. nasıl soğuk aldıysam hepsi çok fena sızlıyor.
devamını gör...
o kadar çok uykum var ki sanki sarhoş olmuşta ağzından çıkan kelimeleri kontrol edemeyen alkolik gibiyim. kapıya çarpsam "saygılar abi" diye kapıdan özür dileyecem şimdi.
ve böyle yazmak çok daha hoş oluyor düşünmeden tartmadan vb.
devamını gör...
buraya yakında öyle bir itiraf gelecek ki....
umarım yanılırım umarım asla böyle bir şey yaşanmaz.

itiraf henüz edemiyorum sözlük ama parselleyim burayı, ilerde kıymetlenir.
devamını gör...
askere gideceğim sözlük az kaldı acayip bir duygu içerisindeyim hiç korkmuyorum galiba çevremdekiler abartılacak şekilde sürekli anlattığı için askerliğe karşı korku hissimi http://kaybettim.ne yapacaksın diyorlar bedelli yapsaydın ya amma enayisin bla bla bla. ulan parası olmayan o anadolu çocuğu yapıyor o enayi mi?? işte o anadolu da ama yine bla bla bla. ahiret günü gelip hak isteyecek o çocuk o zaman enayi siz olacaksınız diyorum, tabi ki içimden.
devamını gör...
yetenekli insanları çok kıskanıyorum. bazı şeylere yeteneğim olsun çok isterdim. mesela sesim güzel olsa kendi kendime mırıldanırken bile şarkıdan soğumasam ya da şiir, hikaye vb. yazabilme yeteneğim olsa..
maalesef yok. neresinden tutsam elimde kalıyor.
devamını gör...
saat 02:52. ben mantı ve turşu yiyorum. bu saatte mantıyı nerde buldun deme yiyecek olan varsa bana ulaşsın.
devamını gör...
tamam tamam itiraf ediyorum. öğrenciliği sevmiyorum ama öğrenci hayatını seviyorum. param yok ama mutluyum anlıyorsun değil mi. bak keyiliyim. yatıyorum. yatmaktan uyuştu.
devamını gör...
birazdan ya hocaya okkalı bir küfür sallayacağım ya da önümdeki su şişesini hocaya fırlatacağım.
adam 3 saatlik dersi molasız işliyor. hani sanarsın ki işlememiz gereken yüzlerce konu var...
tüm ders 3 konudan oluşuyor. 2 si bitmiş. haftaya vize var. bir de diyor ki, dersi 40 dk daha uzatacağım...
sen yürek mi yedin hoca???
kitabı slayta yapıştır gel. oku oku geç. seni dr yapan sistemi de, seni de...
o değil de ben bu kitabı nasıl ezberleyeceğim?
devamını gör...
babam bir yarışmada kazandığım bisikletimi satmış.
öğrendiğimde resmen fakültenin kantininde ağladım.
daha iki gün önce satalım dedi, benim için değerli olduğunu, hala binmek istediğimi söyledim.
ona rağmen ben evde yokken gitmiş satmış. kalbim çok üzüldü ve bu üzüntümü paylaşacak kimsem yok. bunu da düşününce 2 kat kırıldım.
babamla aramız hep mükemmeldir. birbirimizi çok iyi anlarız.
hala gözlerim doluyor. babama çok kızdım.
ve şu salak kantinde tek başıma ağlıyorum.
devamını gör...
gece yatmadan önce yarın çok daha güzel olacak deyip uyuyorum. sabah uyanıp oksijenden bi fırt çekiyorum yine herşey aynı. düzelmiyo aga.
devamını gör...
özel mesaj bölümünde millete yanlamak yerine burda derdini döküp darmaduman olan adam gibi adamlar burada mı?
devamını gör...
kendini kaybedecek, kaybettiğinde bulamayacak kadar dalmamak gerekiyor duygulara çok iyi biliyorum da, bilmenin anlamsız kaldığı yerde ne yapacağız bilmeyi be sözlük ?
devamını gör...
öncelikle şunu belirmek isterim kesinlikle şiddet yanlısı bir insan değilim.
birkaç hafta önce yenikapı- havaalanı metrosuna binmiş keyifli keyifli kitap fuarına gidiyordum. metro çok aşırı dolu değil. yol uzun diyerekten cam kenarında oturmuş kitap okuyordum. yanıma geldi biri oturdu. telefonla konuşuyor ama öyle böyle bir ses yok. tüm vagon duyuyor. arkadaş yabancı tam milletini bilemeycem anlamıyorum o kadar. adam da böyle boylu poslu konuştukça iyice benim üzerime oturduğum alana doğru kaymaya başlıyor kendimi iyice cama yapıştırdım yok arkadaş devam ediyor. nerdeyse sağ omzuma yatacak. uyardım bir toparlandı. ama iki dakika sonra aynısı gibi. normalde ben ordan kalkar giderim la koltukta senin olsun. sonra düşündüm bi an niye kalkıyorum arkadaş. elin adamı gelecek benim ülkemde bana bu şeklimde davranacak. o an karadenizli damarım depreşir. adamın ayağına sağlam bi tekme atıp elimlede omzunu bi güzel sertçe ittim. neye uğradığını şaşırdı. o an onu boğabilirdim orda. muhtemel anlamadım bi dilde küfür etmiştir. velasıl söyleyip kalktı yanımdan.
bu da böyle bir sinir anımdır. her gün şiddetin ne kadar kötü olduğunu vurgulayıp bu yola başvurmamda ironik oldu.
devamını gör...
bir gün çamlıca tepesine çıkıp beykoz taraflarını elimle gösterip " işte tam şurada ciğerime ütü bastılar" demek geliyor da sonra 3 5 liseli ergenin tumblr sayfasında oradan oraya savrulup heba olmamak için susuyorum.
devamını gör...
kayınvalidemi sever sayar hatta etrafında fır dönerim. tanısan sende seversin diye tabir edilen kişilerden kendileri, pamuk şeker gibi, erkeklerin annelerine benzeyen kadınlarla evlendiklerine dair şehir efsanesine, kadını tanıyınca baya inandım çünkü benim kopyam ya da ben onun her neyse iyi anlaşıyoruz.

arkadaş toplantılarında eşlerin hanımlarıyla bir başımıza kalınca Allah affetsin bir dedikodu kazan'ı fokurduyor haliyle, nasıl olur bilen bilir. sohbet bir yerden sonra ne kadar kaymasını istemesende o konulara kayar bir şekilde işte. işin ucuda en sonunda gelip kaynanalara dayanır. malum konu, herkeste bir şikayetçi.

bana ne oluyorsa? ah!

onlar şikayetlerini ardı arkasına sıralayınca, anlatınca falan çiğ süt emmişliğimizden midir nedir bilinmez bende nemalanıp, normalde takmadığım, alınmadığım olayları abartarak anlatmaya, mağdur edebiyatı yapmaya başlıyorum. onlara katılıyorum. sürü psikolojimisidir? aidiyet duygusu mudur? nankörlük müdür? çiğ süt şeysi midir? nedir bu zıkkım bilmem ama başıma bela oldu onu bilirim.

sonra çok üzüldüm çünkü. vicdan yaptım. pişmanda oldum fakat her zaman görüşülen insanlara ikinci perdede başka oyun sunmaya kalkarsan vetoyu alırsın. yapıştı kaldı bu kaynana sevmemezlik üstüme, kadın bir yerde duysa etse çok üzülür. üzülürde gelip bana hesap bile soramaz o denli naif bir insan, asıl o koyar insanaya işte of. içimi döktüm ya valla kimseye diyemiyordum ben bunu, çok işlevsel bu başlık. özlemişim.
devamını gör...
ilk başlarda rol yapmasını, iyiyi, kaliteli insanı oynamasını becerebiliyorum da sonrasını getiremiyorum.
doğaçlamam iyi değil sanırım, hem belki de bu yüzdendir tiyatroyu bırakışım.
role tam giremiyorum demek ki.
ama şu an ne yapacağımı bilmiyorum. kaliteli insan ayaklarından sıkıldım ve kalitesizlik paçalarımdan akıyor ama onu da istiyorum ya da dur en başa dönelim sözlük, an itibariyle istediğim şey için şu an rol yapıp sonrasını getirememekten korkuyorum. evet istiyorum ve her istediğinin peşinden koşan biri değilimdir lakin bunun olmasını istiyorum ama heyecandan elim dolanıyor dilim takılıyor tüm oyunlarım boşa düşüyor.
evet sözlük kötü biriyim.
ayrıca ben bunları psikologa bile anlatmadım değerini bil.
devamını gör...
ters köşe oldum daha demin.. arkadaş kazığı desen tam değil hayal kırıklığı da tam olarak değil inanamıyorum hala dün geceden beri ne düşünüyodum ne yaptım ve aslında olan ne..dakikalar öncesinde son vizeme girip tekrar izleme hayali kurduğum "huzur" oyununa gideceğim için içim kıpır kıpırken şimdi kocaman bi buruklukla oturduğum yerde kaldım...
devamını gör...
dün akşam yatsı vaktinde imamın yokluğundan dolayı namazı benim kıldırmamı istediler bende istek üzerine mihraba geçmek zorunda kaldım. ama ikinci rekâtta telefonum çaldı ve ben sessize almayı unutmuşum sözlük. telefon melodisi de duman tarafından seslendirilen "içerim ben bu akşam" parçası. elimi telefona attım ama sessize alamadım ve bu arada büruc suresinin sonunu okuyorum velhasıl telefon sustu selam verip namazı bitirdim tabi bu arada ter içinde kaldım. tam arkamı dönüp hakkınızı helal edin açık unuttum telefonu demek üzereyken minberin solundan bir cemaat "hoca sıkma canını hep cemaat in telefonu çalacak değil ya bir kerede imamın telefonu çalsın namazdayken" diye bir cümle kurdu ve ben kendimi yıldızlar arası filminde ki gibi bir beşinci boyuta hissettim. acayip birşeydi lan.
devamını gör...
bugün çok kötü ve hayatı sorguladığım bir gündü.
ilkokuldan bir arkadaşım var kendisi hemşire...bir de kardeşimle yaşıt kardeşi var.
babaları kendisini asmış. bulan kişi de oğlu!
ulan hala da yaşıyormuş bir de...
neyse ambulans falan çağırıyorlar... adam hastaneye yetiştiriliyor. acilde ise hemşire kızı...
kızının kollarında ölüyor.

yav bu nasıl bir acı. nasıl bir hüzün. nasıl bir keder.

şimdi o evlat kendi mesleğini bile nasıl yapsın ya nasıl?
o oğlan ömrü boyunca nasıl unutacak babasının boynundan ipi çıkardığını...

Allah'ım biz nelere üzülüyorken dünyada neler oluyor.
acımızı daha büyük acılarla karşılaştırıp mutlu olmaya çalışmak ne kadar bencilce...
ben bugün 3 kat üzüldüm...

bunlar yetmiyor gibi, hasta çok hasta bi kızın haberini aldım... kaşları dökülmüş, başını böyle bağlamış saklamış...

yav biz neye yaşıyoruz... Allah'ım senin gücünden sual olunmaz, ama ne olur böyle acılarla sınama ne olur...
devamını gör...
odamın üstünde komşunun fino köpeğinin odası var. bu akşam köpeğe birşeyler oldu. köpek havlayıp, küt küt ses çıkarıyor o sesi nasıl çıkarıyor bende çözemedim. ulan bende ses yapıyorsun diye süpürge sapıyla vuruyorlar diyip müziğin sesini kısıp duruyordum. zaten kılım o köpeğe beni görünce anasına sövmüş gibi havlıyor.
devamını gör...
insanları anlamlandıramıyorum artık. popülarite ve sevilme uğruna yapabildiklerini; menfaat çatışması yaşadıkları anda dost dediklerine yapabildikleri kötülükleri... yaşadığım her an insanlardan daha fazla soğuyorum. ve tanıdığım bir çok insana mesafe koyuyorum. çok az insan kaldı hayatımda ve bu insanlar beni çıkarsızca sevenler. herkese tavsiyem çıkarcı insanları hayatlarından çıkarmaları. az insan daha iyidir. aslında bir yerde yapılan bir seçim olarak görüyorum ben bunu. ya popüler olmak uğruna sahte dostlar bulup hayatınızdaki hakiki dostları kaybedersiniz ya da sahte yüzleri terk edip hakiki dostlara sarılırsınız. yanlış seçim yaptığınızda ikinci bir şansınız olmaz. popülarite uğruna sırt döndüğünüz o dostlar bir daha aynı yerde olmaz. menfaatleri tükendiği anda sahte dostlar çeker gider. sonuçta kaçınılmaz son sizi bulur: korkunç bir yalnızlık. insanoğlunun başına gelebilecek en büyük felaket: yalnızlık.
devamını gör...
hala çizgifilm izliyorum. hatta çizgifilm izlemeyi nice filmlere, dizilere tercih ediyorum. tv karşısına geçince ilk açtığım kanal çocuk kanallarıdır. mesela gumball iki yıldır favorim. yayınlanan bölümlerin hepsini en az üç kez izlemişimdir.
devamını gör...
gelen mesaja hemen cevap vermek gibi bir özelliğim yok, ama attığım mesaja hemen cevap beklemek ve gelmeyince de sinirlenmek, öfkelenmek gibi bir özelliğim var. hatta arayıp "lan mesaj attım niye umursamıyorsun, baksana şu mesajlarına sen telefonu ne diye taşıyorsun yanında vb." gibi söylemlerde bulunmak istiyorum.

sanırım bu normal.
devamını gör...
eğer çok ütopik gelmeseydi gider 12 ay karlı olan bir dağda yaşardım. sadece yemek içmek ve hayatta kalmak yeterdi. ama uzak işte. iş sahibi olmak aile ilişkileri vs vs... yahu babamı kaybedeli 3 buçuk ay oldu ve ben bu sürede insanların para koparma çabalarını gördükçe bıktım. yok mu bolu dağlarında bana bi ev yapacak marangoz?
devamını gör...
bademli çikolatayı çok sevdiğimi 24 yaşımda anlayabildim.
devamını gör...
her okuduğumu, gördüğümü doğru zannetme gibi pis bir huyum var..aşamadım bir türlü..
devamını gör...
canım hiç artı oy vermek istemiyor sözlük. canım sıkıldı, basıyorum yaaanileri, öeeehhhleri. bana ne.
devamını gör...
bi' başlıkta iki tane sarı altrenkli tanım vardı, bozmamak için ikisine de öeehh verdim.
devamını gör...
ağzım açık uyuyorum.
böyle yana doğru kayık, baya esnermişçesine açık ya, arada birde fısır fısır sesler çıkıyor. üşenmemiş işsiz arkadaşlarım ühttp://ni.de videoya çekmişlerdi oradan biliyorum. az daha kendimi kendimden reddecektim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar