sözlüğe kaydolduktan sonra çaylaklıktan yazarlığa geçmem için girmem gereken galiba 5 mi ne tanım varmış. bı hafta falan tanım girmeden sadece sol framede dikkatimi çeken başlıkları okudum. sonraki gün içeridekiler kısmında ne göreyim, kendi nickim. hiç tanımsız çaylakken yazar olmuşum oaa. öyle bı şey oluyormuş yani şaşırdım. bunu okuyan sevgili yetkililer tekrar beni çaylak yapmaz umarım.
devamını gör...
az önce 12 paket eti form yemek başlığına entry yazdım gönder dedim, sayfa açıldı bir baktım 1 artı var. bunu kim ışık hızıyla yaptıysa bana ulaşasın, kendisini takdir ve tebrik edeceğim. ne ara okudun artıladın, bu ne hız mübarek insan?
devamını gör...
1 dakika kadar önce yazıcıdan sözleşme dökümü almak için hafif eğildim, pantolonun ağını patlattım. donum monum hep meydanda kaldı. şimdi masama geçtim, sandalyeye kuluçkaya yatan tavuk gibi yerleştim, arkadaşın pantolon getirmesini bekliyorum. gün bugündür, zayıflama kararım kesindir!
devamını gör...
kendimi muhafaza edebilmek için çalışıyorum her gün. o kadar yorucu ki bu, başka hiçbir şeyle ve hiç kimseyle ilgilenecek takatim kalmıyor. kendimi daha iyi bir insan yapmak ve öyle kalmak uğraşı bütün günümü alıyor.
devamını gör...
siyasi yorumlar kurşun gibi yağdı yine, millet birbirine girdi.
küfürler, hakaretler havada uçuştu filan.
soğudu mu içiniz, aldınız mı hıncınızı?
şucu veya bucu, taraf ne olursa olsun bu kadar kudurmaya ne gerek var anlamış değilim.
devamını gör...
kuş fobim var. bunu daha öncede dile getirmiştim. bir türlü yenemiyorum bu korkuyu, ne yaparsam yapayım yenemiyorum. insanlar da şaşırıyor, yav koca koca 100 köpeğin arasına dalıyorsun, timsah seviyorsun ufacık kuştan nasıl korkuyorsun diye.

ama işte benim elimde olan bir şey değil bu, adına ornitofobi diyorlar. öyle bir şey ki, ufacık bir güvercin hatta bir serçe için yolunuzu değiştiriyorsunuz. üzerinizden uçan her kuş size sanki üzerinizden f-16 bombaları geçiyor hissi yaşatıyor. yani tarif edilmez bir şey. çocukluguma dair bununla ilgili yaşadıgım herhangi travmatik bir olay hatırlamıyorum. kendimi çok sorguladım hani neden olmuş olabilir diye, yok. anneme babama da sordum onlarda öyle bir durum olmadıgını söylüyor. hoş ben de kendimi bildim bileli böyleyim.

o güvercin topluluklarına dalan, o kuşların kolları arasından uçuşunun zevkini yaşayanlara çok özeniyorum. cidden bak.
devamını gör...
bir karar verip de arkasında duramıyorum. hep bi acaba,hep bi keşke..
yanlış şeyleri önemseyip yanlış şeyler yapmaktan korkuyorum..
çok dertliyim sözlük çookk......
devamını gör...
kardeşimin lys sonucuna baktım tam anlamıyla sı*mış. halbuki 6-7ay önce odtü'ye gideceğim diyordu. kral sayısalcıyım diyordu. sınav sonuçları açıklandı. suriyeliyi alırlar o işe bunu almazlar! açıkçası sonucu duyunca ağlayasım geldi. bu çocuğun bu hale gelmesinde babam ve annem suçlu. babamı aradım açtım ağzımı yumdum gözümü..

+baba çocuğun .. binde!
-hayırlısı oğlum.
+baba bu işin hayırlısı senin o çocuğu kendisine sunulan herşeye rağmen ders çalışmayıp film, dizi, oyun ve yüzmesinden dolayı öküz diye tarlaya sürmen! hayırlısına razı mısın baba! onu siz şımarttınız! hayırlısına bile razı olmazsınız!

babamla aramda böyle bir diyalog geçti. Allah affetsin.

kardeşim diyordum. ona gelince. onu adam oluncaya kadar affetmeyeceğim.
devamını gör...
kedi görünce ıyy deyip kenara çekilen kızlara gıcık oluyorum. korkmak ayrı hayvanı küçümsemek ayrı. sana ıyy. sensin tüylü. yell... neyse.
devamını gör...
insan çok acayip bir şey ya hu. ne verirsen onu alıyorsun hakkaten. çocukluktan tanıdığın insanları gözlemlemişsindir inşallah sözlük. öfkeye maruz kalmışsa tahammülsüz oluyor. sevgi verilmemişse duyarsızlaşıyor. en garibi aşağılanmak. bir çocuk aşağılandığını unutmuyor. hiç unutmuyor, karşısındakinin kusurunu görmekten.. eğer yanlışını tespit edeceksen aşağıladığın çocuğu çağır. yemek yiyişinde bile 10 kusur sayar sana..



devamını gör...
bu sıralar edebiyat denince yalnız ağlamak geliyor içimden. insan dünyadaki hiçbir şeye bu denli bağlanmamalı.
devamını gör...
bazen ölesim geliyor. ciddi ciddi ölmek istiyorum.çok değil biraz sonra utanıyorum kendimden, dünyada bu kadar acı varken ağzımdaki acı iğretiliğinden utanıyorum.
devamını gör...
küçükken, çok da küçük değil, kazakların, t-shirt'lerin üzerindeki "gap" yazısını güneydoğu anadolu projesi'ne nispet ederdim, ona destek mahiyetinde öyle giyindiklerini sanırdım. onun bir marka olduğunu çok çok sonradan anlamıştım.
devamını gör...
hakikati aramak için karıştırdıkça, tartıştıkça, daha fazla kararsızlaşıyorsun sözlük.

demek ki zamanında sokrates emmi'de benimle aynı duyguları paylaşmış ve ''bildiğim tek şey, hiç birşey bilmediğimdir'' demiştir.

bu felsefecileri de anlamıyorum bu arada. bunlar felsefeyi ek iş olarak mı yapıyorlardı.

çaycı kardeş bana bir çay ver sana güzel bir söz söyleyeyim mi diyerek mi ödüyordu çay ücretini. sorular sorular.
devamını gör...
derin sandığın insanları tanıdıkça topuğu aşmayan o sığlık ayrı bir hayal kırıklığı.
devamını gör...
hapse atılmayacağımı garanti etseler günahına katlanıp katledeceğin bir sürü insan var. acırsam eğer bana acımayın.
devamını gör...
ben sessizliğe inanıyorum. ansızın sizi yakalayan acı ile değişmek acım sayesinde hayatımın eskisi gibi olmaması da yaşamın sürprizlerinden biri değil mi?
devamını gör...
insan sevdiğine veda edemiyor. sevginin nefretin birlikte insanı ne hale getirdiğini görmek çok acı. veda diyorsun ama elin gidiyor gözün gidiyor telefona ve aklında hep bir soru oluyor herşeye rağmen neden?
devamını gör...
camfrog sönmez reyizin küfürlerini estetik ve şiirsel buluyorum.
devamını gör...
üzerimde olan stres ve zihni bulanıklığa biat ettim bu gün, artık daha dikkatli ve tedbirli davranacağım. ruhen ve zihnen üzerimde olan yorgunluğun etkisinde uyuduğum 7 saat uykunun yetmediğini fark ettim. normal şartlar altında 5 saat uyku ile üzerimde olan enerji ile istanbul yeniden fethedilebilir tarafımca. gel ahlimi gör ki; sabah mutfak masasının üzerinde duran 2 adet düğün davetiyesinin; evleniyoruz başlığı altında okuduğum iki isim, enes & furkan dedim ki rüyadayım, bir daha baktım evet enes ve furkan yazıyordu. lan dedim uyumuyorum ben etraf renkli çünkü siyah beyaz olsa tamam diyeceğim, ne oluyoruz dedim bir an. meğer; alr taraftaki davetiyede evleniyoruz başlığı altında; esra ve mehmet ali yazarken , sünnetimize bekleriz adı altında enes ve furkan vardı ve bu zihin ikisini birleştirip tek gösterdi bana. işin en kötü tarafı bunu çözmek için 3 dakika falan harcadım.

rüya olmadığını anladığım o anda lan dedim erkek erkekle evleniyor, ne oluyoruz ve bu davetiye olarak geliyor....

şükür bu çile 3 dakika sürdü.
devamını gör...
yaklaşık 36 saattir uyumuyorum. bu 36 saatte bir kitap bitirdim. bir film izledim. gitar çaldım. amanos dağlarında çadır kurdum. ateş yaktım ve geceyi gökyüzüyle beraber geçirdim. müzik dinledim delicesine. hayat insanlardan uzakken ne güzel değil mi? doğa çok güzel. ayrıca ilk mektubumu aldım sevdiğim kişiden az önce. dün gelmiş meğer. herkesi çok seviyorum sözlük, ama herkes uzaktan güzel. insanlar yakından farklı gözüküyorlar, belki de oldukları gibi... neyse sözlük sen de uyu, ben de. görüşmek üzere.*
devamını gör...
bazen başlıkların altına hararetli hararetli yazıyorum, paragraflarca. sonra yavaş yavaş siliyorum, gönder tuşuna basacak mecali kalmıyor fikrimin. sanırım Allah da yavaş yavaş cezamı veriyor.
devamını gör...
hayatımda hiç üstünde ismimin yazılı olduğu bir kredi kartım olmadı. hep batak. oysa hep ayakta kalarak iş yaptım türk halkının bir yansıması olarak.
devamını gör...
her zaman Allah'a ''hakkımda hayırlı olmayacaksa yoluma ve kalbime bir kapı acma rabbim'' diye dua ediyorum.
bu duamı 2 gündür yeniden, yeniden ediyorum... lakin aklımdan cıkmayan mevzular var.
bu bir işaret mi rabbim, o yüzden mi cıkmıyor aklımdan, yoksa hayırlısından mı sapıyorum, şeytana mı uyuyorum bilmiyorum.

keşke Allah (c.c.) görünür olsaydı, görebilsek, konuşabilsek, tepkilerini ölcebilsek, akıl alabilseydik.
devamını gör...
sualtına hayran olmama rağmen ondan tırsıyorum. uzayda tek başına kalmak, aktif yanardağın içinde durmak, timsahtan kaçan bufalo sürüsü içinde bulunmak ya da auschwitz toplama kampında bir yahudi olmak bile daha sevimli geliyor.
devamını gör...
babamın gönlünü kırdığımda aynı gün başıma bi iş geliyor. bir değil iki değil kaç defa böyle oldu, ben de korkmaya başladım, durumumu/lafımı ona göre ayarlıyorum. annemde öyle değil ama. bişey olmuyor.
devamını gör...
her şeyi bıraktım geride. evimi, odamı ve maziye sığmayan anıları. ne güzel şeymiş terk-i diyar. sırt çantam ve göçebe ruhum merabayın.
devamını gör...
insanların kırmızı çizgilerine, hassasiyetlerine dokunulmasından nefret ediyorum hatta iğreniyorum. bir insanın hoşlanmadığı bir durumu çeşitli kılıflar altında neden ısrarla yapıyorsunuz ki?
yapma yani, çok mu zor?
devamını gör...
çok çok çok aşırı derecede heyecanlıyım. sabırsız bir insanım ve işlerin yavaş ilerlemesi mide kanseri yapacak beni.
ama sanırım hayatımın en güzel şeyi önüme serilmiş gibi de hissediyorum.
bak yine anlatamadım kelimelerle.
sanırım die antwoord bunu okursa beni anlayacak.
devamını gör...
evden uzak kalmanın tek güzel şeyi annemle mesajlaşmak. 23 yaşındaki şahsıma az önce "tırtıll mammanı yedin mi" diye mesaj attı. suratım "assddhdhdhdjj" bu ifadeye büründü. ne desem bilemiyorum. çok tatlı lan.
devamını gör...
ağzını kırdığımın dişçisi nasıl bir kanal tedavisi yaptıysa dişim öncekinden daha beter ağrıyor. gel de atarlanma arkadaş.
devamını gör...
5 yıldır görmediğim arkadaşı avm de gördüm öyle kalakaldım.
o değil de herkes yaşlanmış vay anasını.
devamını gör...
bana böyle böyle demiş, sanki kendisi şöyle şöyle. ne terbiyesiz insanlar var. diğeri hepten pislik. böyle pis insanlar ile böyle bir işe girişmek iyi mi oldu. keşke önceden vazgeçseydim. bıktım ya. lanet olsun diyorum. utanmadan adeta haraç kesiyor. ona da utanmıyor. pis.
böyle pislikler önce ona baksa, o daha beter, at ağızlı. fil surat!
devamını gör...
ne zaman şu 'sabaha bırak' zımbırtısını görsem aklıma hep 'sever misin sabaha mı bırakırsın' sözü geliyor. sabaha bırakma soğur, bayatlar. şimdi sev, şimdi söv. offfff noktayı iyi koydum agaaa.
devamını gör...
sosyal medyaya girmediğimiz bir gün yok. bu her an bir kötü habere tanıklık etmek demek. dünyanın bir ucundaki insan sanki en yakınımızmış gibi içimizi acıtıyor. sayılar çoğalıyor. her an bir başkasına üzülmekle geçiyor günler.
devamını gör...
bugün kanal tedavisini yaptığım hastayı ciddili dövmek istedim. sorunlu adam ya.
devamını gör...
geldiğimde neden buradayım diye soruyordum kendime. ama sanırım biraz gülümsemeye ihtiyacım varmış. teşekkürler dünya sözlük.
devamını gör...
ara sıra aydın kurtoğlu dinliyorum. daha çok şöyle oluyor tabi, radyo dinlerken bir şarkısına denk geliyorum ama rahatsız olup kanalı değiştirmiyorum. sonrasında da vicdanımı rahatlatmak için "ulan bi babasına bak bi de oğluna, yazık be..." falan diyorum.*
devamını gör...
bugün bir diş hekimi arkadaşa denk geldim. madem diş hekimini bulmuşum hemen soru sorayım da yapılacak işlemi bilerek diş hastanesine gideyim diye soruya başladım. yanımdaki ebe anında atladı, siz de fırsattan istifade kendi şikayetinizi mi anlatıyorsunuz gibisinden bir şey dedi. böyle bir gözlerim kararır gibi oldu. her gün yüzlerce soru bana sorulurken hiç tepki vermiyorsun da ben sorunca niye sorun oluyor manyak diyesim geldi ama her zaman bana mı sorulacak canım bir kez de ben sorayım diyebildim. Allah kahretsin ki çok sakinim cıngar çıkaramıyorum. şöyle bir bağırıp çağırsam deşarj olsam ne iyi olur.
devamını gör...
street fighter neyin oynamak istiyordum oyuncu bulamadım ve sinir oldum.
devamını gör...
iett ye binip bayan yanına oturdum. bir an içim geçmiş bi baktım yanımdaki teyzenin omzuna başımı koymuş uyumuşum ahahahagghjjjhh. şefkat arıyorum taaam mı? teyzem benim ya.
devamını gör...
içim sızladı lan. geçtiğim yollara yeni çıkmış birileri.

ps: itiraf formatından çıktım, çünkü çoktan çıkmış bura. takılıyoruz baba modunda, bir delinin karalama defterine evrilmiş.

(bkz: yine birilerinin hayallerini yıkmışlar)
devamını gör...
evde uyumadığım gecenin ertesinde eve gelince uyumadan önce yastığımı öpüp uyuyorum. *
devamını gör...
yaklaşık 10 gündür ev arıyorum. emlakçılar iyiden iyiye kafa bulmaya başladılar ama fena haşladım. sunduğum kriterlerde ev çok az. fiyat muhite göre tavan yapıyor. neyse efenim bugün salacak civarında bir emlakçıya aradığım evi anlatırken, adam tam benim aradığım tarzda ev olduğunu söyledi. 2500 tl diyor babalık. olabilir dedim. sonra yanındaki karısı o l m a z dedi. o niye demeye kalmadan yanıt gecikmedi ; meğer ev sahibi tesettürlü bir kiracı istemiyormuş. küfürsüz bitirmek zorundayım şimdilik hürmetler sevgili sözlük.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar