dünyaitiraf.com

#özgürler 

4161.
memlekete geldim. 1 ay oldu. çocukluk arkadaşım, en yakın arkadaşım bu süre zarfında 1 saat bile müsait olamadı benim için.
ayy puskuut elbise bakmaya çıkıcaz.
ayy puskuut yüzük bakmaya çıkıcaz.
ayy puskuut görümceme elbise bakıcaz.
ayy puskuut davetiye dağıtıcaz.
ayy puskuut kusura bakma diye diye görüşmedi.

işin garibi görüyorum arkadaşlarıyla iftar yaptığını gezdiğini tozduğunu.
nişanına gitmek için yapacağım masrafla istanbula gitmeye karar verdim.
nasıl diyorlar: gözden ırak olan gönülden de ırak oluyormuş gerçekten.
devamını gör...
4163.
yarın mersin yolculuğu var . orada kalmak 'zorunda' olduğum 5 gün sanki 5 yıl gibi gözüküyor . bana koskoca bir lağım çukuru gibi geliyor orası .
devamını gör...
4164.
yazmak istiyorum, okumadan yazmak!

lise yeni bitti, e üniversiteye de henüz başlamadım; işsiz güçsüz birisiyim anlayacağınız..

yazma işiyle yakından uzaktan alakası olmayan bir insanım aynı zamanda.

başlamak bugüne nasipmiş demek ki.

çok güzel bir anı seçtim (!) . saat tam 02.31 *, sahuru beklerken vakit geçirmek için bu defa çizmeyi değil yazmayı seçtim; hevesle, heyecanla...

biliyorum, henüz kalemim yeterli değil; sıkılabilir, beğenmeyebilir, hatta dalga bile geçebilirsiniz.

bunların hiçbirine itirazım yok..

yalnızzz sizden ufak bir ricam var:

bu hatalarımı ve eksiklerimi bana doğru bir dille aktarın ki benim gibi acemiler de bir yerden başlayabilsin, ne dersiniz?

böyle diyorum da kime diyorum sanki?

evet, paylaşmayaağım bu yazılarımı, hem de hiç kimseyle............. en azından şimdilik.

-e böyle yaparsan yol katedemezsin ki, derseniz de

-amaan canım, okuya okuya onu da hallederim, diyesim var. diyesim var, ama diyemiyorum!

diyemiyorum çünkü okumuyor, okuyamıyorum!

nedenini bilmediğim bir durum bu. küçüklükten eğilmemiş ağaç çınar olmuş bükülmüyor sanki.

not: yazarken kimseyle paylaşmayı düşünmediğim halde ablamla paylaştım, ilk fireyi orada verdim,
ablamın "hadi bunu cogito'ya yazalım!" demesiyle parmaklarım klaviye üstünde raks etmeye başladı...

-kimse okusun istemiyordum ama ubi! *

-hı hı evet, hatta yav he he

http://cogi.tk/cq2jfd




devamını gör...
4165.
sözlükcüğüm bugün her zamanki gibiydi. geldim gördüm gün öldürdüm.
ofiste o kadar sıkılıyorum ki, bi ara etrafı bir şeyler götürmesi üzerine "abi vileda varsa, şuraları bi temizleyeyim dedim. bunlar yanlış anladı yka alçak gönüllülüğüne hayran kaldım, tebrik ederim çok stajer gördüm böyle demezdi onlar, ama gerek yok dedi.

ulan canım sıkılıyor ne alçak gönüllülüğü, iki hareket eder kendimize geliriz aksiyon olur hem zaman geçer niyetiyle söylemüştüm ben., leğen kemiğimin olduğu bölge uyuşmaktan oturdu. evet yanlış duymadınız, oturmaktan uyuştu değil. oturmaktan uyuştuktan sonraki adım bu. uyuşmaktan kemik çöküyor.

neyse çok ingilizce çalıştım o oldu bugün. bir de müdür bey izne çıkmış. onun zaten iki tane ofisi var. bizim ofisin yanındaki ofisi bana tahsis etseler o yokken takılsam ben süper olurdu aslında.
devamını gör...
4168.
(#837358) şu diyoloğu yaşadığım komşu kızıyla az önce marketten gelirkene yine karşılaştık.çıkarttırmış piercingi.* söylediklerimi ciddiye de almış.ya bu kız saf ya ben mikrobum biraz.ben mikrop olmadığıma göre o saf.*
devamını gör...
4171.
sabah arabadayken bi başlık aklıma gelmişti. neyle alakalıydı hatırlamıyorum. ama çok hoşuma gitmişti. nasıl hatırlayabilirim?
devamını gör...
4172.
unutmaya meyilim dikleşiyor. bir bkz verecek oluyorum, hem de kendi açtığım bir başlık ama kelimelerden mutlaka birini değişik kullanmış oluyorum. dolayısıyla dolu dolu bir bkz vereceken melül melül bakan bir boş bkz'ım oluyor.
*
devamını gör...
4173.
bazen metrobüste mini etekli kadınları veya öpüşen gençleri görünce içimden kafalarını kesip çuvala doldurup yakmak geliyo ama sadece tı tı tı demekle http://yetiniyorum.inşallah bir gün düşüncelerimi gerçeğe yansıtmam.sorun ben değilim ama anam babam ağlar.düşüncelerim faşistce gelebilir ama bazen yanımda 6 7 yaşında çocuk oluyo utanmıyormu bu kadınlar o küçücük çocuklardan Allah ıslah etsin.
devamını gör...
4177.
bazen eksi verebilmek için çok uğraşıyorum.

genelde mobilci takıldığım için sayfa tam yüklenemiyor ya da oy verecekken sıkıntı oluyor ama ben yılmıyorum asla! eğer tanım sıkıntı olmuşsa benim için yılmadan tekrar tekrar sayfayı yükleyerek o eksiyi veriyorum.

fakat artı vermek için bu kadar uğraşmıyorum işin gerçeği. *
devamını gör...
4178.
benim sözlüğe başlama nedenim şu bir gün hz aişeye atılan iftirayı araştırıyordum karşıma ekşi sözlük çıktı dedim bunlar herşeyi biliyorlardır.girdim baktım keşke girmez olaydım ondan sonra hemen üye olayım dedim doğruyu yazayım olmadı.bizim gibileri almıyodu ekşi.sonra uluya girdim bir baktım her kes dinci yobaz diye saldırmaya başladı. itü ye kayıt oldum yine aynı şey. artık cevap vermekten bıkmıştım. hep salak salak yazılarla üste çıkma çabaları falan herkes buradakiler gibi zeki değildi.sonra bir baktım ki ben ve arkadaşlarım yavaş yavaş banlanıyoruz tabi benim 5 hesabım vardı ilk zaman hepsi gitti müslümanları sadece muhalefet etsinler entry artsın diye kullanıyorlarmış. sonra o sözlüklerte küfür etmek için cogitoya yazıldım. o da nesi küfür yasak galiba introsu melekler yazmıştı bunu bana bende o günden sonra kin beslemeyi bıraktım cogitoya entry kazandırmaya çalıştım.
devamını gör...
4179.
feysbukta kendi kraş diye bir oyun var, herkesi eleştirirken ben de başladım.
bir takıntım var, oyundaki tüm bölümleri üç yıldızla geçiyorum. ta ki 50. seviyeye gelene kadar. aslında o seviyeyi aştım ve en yüksek puan bende ama 2 yıldızla maksimum aşabildim. yani hedefime ulaşamadım. yaklaşık bir haftadır bu seviyeyi aşamıyorum. her gün bu oyunu oynuyor ve 3 yıldız almaya uğraşıyorum. sanırım deliyim. çünkü onu bırakıp diğer bölüme başlamak şöyle dursun, gidip bir an olsun oyunu bırakamıyorum. tengrim neden böyleyim ben.
devamını gör...
4180.
yer: kuzey yarım kürenin kuzey batı dolaylarında.

kişiler : ben ve çilingirci kardeşler.


günlerden 08.08.2013 çalışanların çifte bayramı efem , mesai bitmiş eve yol alacağız derken bir arkadaş, dertli hayırdır dedim dinleyelim şunu oturduk bir cafeye, bisikletleri bağladık demire.. hava 18-20 derece buralar için enfes denilecek bir durum söyledik iki kahve yudumlarken dinliyoruz mir'i.. oturduğumuz yerde kanala yakın bir yer, sessiz gelen yok giden yok. derken dedik artık dağılalım ben bisikletin yanına geldim lakin anahtar yok.. şimdi anahtarlıkta neler var? iki kilit bir apartmana giriş bir adette eve giriş. yedek nerede bir arkadaşım da o nerede? o da tatilde etti mi doğuzzz bahçeli hesabı da yetmiyor sessizliğe. sanırsam kalkarken suya düştü, bak suya beyhude! dedik ne yapalım , arkadaş dedi gel bize bir yemek yiyelim sonra çıkarız itfaiye ye sorarız bir şeyler yaparız. o sırada cafe sahibi amcadan "enfes" bir fikir geldi. meali şu: gençler şimdi burada buna benzer olaylar çok olur , siz itfaiye ye gidin onlarda uzun sopalar var ucunda da güçlü mıknatıs var zaten kanal en fazla 2 metre derinliğinde alırlar. sen olayın şokuyla olur mu leyn öyle şey demeden adama inan..

neyse efendim eve gittik , yemeği yedik oradan doğru itfaiye ye adamlar kart oynuyor, kafalar hafif çakır keyif biz soruyoruz şimdi : hocam böyle bir çubuk var ucunda magnet var onunla anahtarı alıcaz sizde var mı? sanki kase ile şeker istiyon! kafaya gel meaşşallah!

dedi biz de yok ama itfaiye nin dalgıç ekibi var onlara söyleyelim.. o an dünya dan madden uzaklaştım - dalgıç ekibi? ve ekledi lakin size tuzlu olur. anahtar değerli miydi? diye de sordu. dedemden yadigar! aklıma geldi replik enekter, enekter.. bacım tekrarliyık işte! gülmemeye zor duruyorum adam itfaiye eri 1.90 a 1.90 şakaya gelmez.

neyse bölüm 2 ye geçelim, dedik arkadaşla yolda kopuyoruz olanlara. ikinci itfaiye merkezine uğradık onlarda da benzer edevat yok ama fikir çok. dediler polis e uğrayın. o an aklıma onların da özel time haber verelim demesi gelince zaten yer yarıldı ben kendimi polis helikopterinde iple sarkmış ev balkonuna giderken hayaller içinde. kapıyı kırmaya çalışan özel tim 4. kattan bağıran " okuyoom ben yaa" replikleri. evi açmaktan vazgeçtim resmen.

neyse eve gittik çilingirci dalton kardeşler geldiler. bir fiyat çıkardılar o paraya çelik kapı alırsın. eve gelmeye 80 tl , kapı açmaya 220 tl , yeni kilit takmaya da 240 tl istediler ki 520 tl civarı bir fiyat şaka gibi ama gerçek. dedim babalar siz kapıyı açın ben kilidi mi kendim takarım. ev kapısı da çıktı mı 3 noktadan kilitli. apartman ayaklandı resmen. 2 saatte açamadılar - 3 matkap ucu kırdılar ( galiba işe dün başlamışlar ilk müşterisiydim ) kapı dilini eğdiler. en son olmadı camın dilini açıp eve girip arkadan kırıp kapıyı açmayı başardık. telef oldum mir'im..

yeni kilidi takdım 5 kopyasını aldım herkese dağıttım ev artık hakikaten bana ait değil! tatile falan ayrılırsam bir yerlere dönmeyi de düşünmüyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar