random gülmüştü lan. demiştim, random gülmüştü.

p.s.: itirafları niye eksiliyorsunuz klinik vakalar yeni trend bu mu ?
devamını gör...
ilkokul 4. sınıfta devasa bir kağıda sınıfça resim çizme etkinliği yapılmıştı sonra o resimler duvarlara asılıyordu falan. resim yapmaktan zaten nefret ederim bir de karşımda sınıftaki en sevmediğim çocuk. hoca içinizden geldiği gibi istediğinizi çizin deyince bir tane eşek çizmiştim.

yanlış anlaşılmasın içinde bulunduğum duruma binaen eşek çizmiştim karşımdaki arkadaşıma hakaret yoktur.
devamını gör...
bazen gece uyanıp gördüğüm rüyaları not alıyorum. uzun uzun yazmıyorum elbette, anahtar kelimeler kullanıyorum. bazen de saçma cümleler. sabah olduğunda hatırlamak istiyorum, bazılarını yazsam da hatırlayamıyorum ve bu durum hoşuma gidiyor.
devamını gör...
küfür yasak ama bazen sırf bundan dolayımı bilmiyorum ama fena küfür edesim geliyor. neyse.
devamını gör...
zerre kin güdemiyorum. 2 gün sonra her şey siliniyor içimden. her şey...
devamını gör...
size bir salaklığımı anlatayım.
oruçluyum ve çok yorgunum ( bunları vurgulamamın sebebi ben salak değilim yaa düşüncesi ) her neyse bim'e girdim alışveriş yaptım 14 tl tuttu, benim aklım saat hesabına gitti 2 tl sandım kasiyerle 30 saniye falan borcum 2 tl ya diye tartıştım hatta, sonra 14 tl verip özür dileyerek çıktım.
devamını gör...
ya nasip ya da bi bank bulmam lazım. bank bildiğimiz. üzerinde bayrampaşa belediyesi de yazsa on numara olur.
devamını gör...
ölümden it gibi korkuyorum. günahlarımın sevaplarimdan çok daha az olduğunu bilsem dahi korkucam biliyorum. daha da korktuğum yakınlarımi kaybetmek ama
başa gelecek hepsi kaçış yok. ölümün soguk yüzü rahatsız edici ve korkutucu. ne yaşayacağıni neyle karşılaşacağını bilmemek kabrin altıni düşündükçe sakin kalmak mümkün değil. yüksek bir iman haricinde bu acıya karşı nasıl mukabele edilir, bu Allahsız insanlar nelerine güveniyor ben yeminle anlayamıyorum lan. ölüm geliyor arkadan kostura kostura bu artislik kime, neye.neyse.
sözlükten biri vefat etmiş başlığına denk geldim okudum hepsini, kişi 81 dogumluymuş gencecik.. yeni evlenecekmiş, bekleyeni de varmış rahmetlinin. içim borumbok oldu okudukça. çok zor ağzını kırayim çok.
devamını gör...
6-7 senedir hep aynı şeyler fikrimde. hep aynı şeyler etrafında dolanıyorum. bazen neşeli oluyorum sanki ya da daha iyi, bir şeyler yapabiliyorum, ortaya bir şeyler koyuyorum. hep kısıtlı anlarda bir sürü şey kotarıyorum. ya da güzel vakit geçirebiliyorum insanlarla. insanları mutlu bile edebiliyorum. onun dışında hep üzgünüm. keşke düşüncelerimi daha çok havalandırabilmenin bir yolu olsaydı.
6-7 sene önce hiçbir şey kontrolden çıkmamıştı tabii. bu arada 6-7 sene diyorum ya, meğer 8 sene olmuş. 2009 yazında olmuştu her şey. üzüntüyle geçirilmiş sekiz sene insan hayatında ne büyük bir kayıp. hem de gençlik yılları ise. 19'dan 27'ye kadar geçirilmiş koca bir kayıp an. şu dakika her şey değişse Allah'ın elleri dokunsa bana, her şeyi telafi edebilirdim belki de, o kayıpları hissetsem de. ama değişeceğinin garantisi var mı? şöyle düşünmek üzereyim aslında: "artık olan oldu, bir şeyler oldu, o andan itibaren sen eskisi gibi olamadın, sen değişemezsin." ama bu düşünce çok acıtıyor içimi. böyle ölmeyi hiç istemiyorum.

bir şeylere canım sıkılıyor. bu sözlük yönetiminden bir abi var, benle küs ve bana alınmış gibi geliyor, ona bile canım sıkılıyor. neyse. bu sözlük yönetiminde tek abi vardı di mi. neden bir sansür uyguladım bilemedim, çekinmektendir belki.

başka insanların hayatlarına bakıyorum, onların da başına bir yığın şey geliyor. kısıtlanıyorlar bu hayatta. bir şeylerden geri kalıyorlar. ama ne bileyim. sanki çok büyük bir güç vardı bende de ben bu gücü, imkanı, ya da zekayı, hepsi her neyse işte, kullanamadım gibi. ne ilmimle amel etmişim, ne o ilmi öğretmişim, ne kendimi ne o'nu bilmişim.

konuyu dağıttım. işte yine bir arkadaşım arıyor. bu kız da beni hep arar. aslında iyi bir kız. ama beni anlayamayacağını düşündüğüm biri sanırım. bazen insanları küçük görüyorum çok istemsiz. kafamda belli kalıplar var. maalesef. hayatın bana öğrettiği onca şey arasında hala böyle düşünmek çok dar bir bakış açısının ürünü biliyorum. mesela şöyle bile düşünüyorum, ne yapacağım ki açsam? beni dışarı çağırsa, benle ne konuşacak? kesin aşık olduğu birini anlatır. iyi de sen peki, sen 2009'daki insan mısın? sen ona farklı ne anlatacaksın ki sanki diyorum. işte en koyanı da bu oluyor insana. senin kararmış kalbinde o temiz kalan küçücük yönü o insanda bulmak istesen ne olur. senin de diğerlerinden bir farkın yok. o küçük özün seni kurtarmaya yetmiyor işte, doğru davranmana bile yetmiyor.

dün bir arkadaşım aramıştı. ona da cevap vermedim. sonra da şimdi yatıyorum, tatlı rüyalar falan dedim. aslında sözlük yönetimindeki abinin de başkalarının da bana neden alındığını anlamak zor olmasa gerek.

hep kendimi hırpalamak da sıkıcı.
devamını gör...
herkesin beklentide olduğu ama katiyen kimseye yetişemediğim evredeyim.kimse kusura bakmasın..
gençliğim kusura bakma.
devamını gör...
bir gün bu itirafların hepsini toplayıp polise, savcıya, adı geçenlere ( anne-baba, sevgili, arkadaş, kardeş ) ileteceğim.
bu da benim itirafım olsun .*
devamını gör...
saflığımdan mı alıklığımdan mı bilmiyorum ama arkadaş çevresinde hep keklenen ben oluyorum. sanırım çok düşünmeden hareket ettiğim için oluyor bu durum. gülüp geçiyorsun da hep arada olmadık yerde birisi takılınca insan garipleşiyor iyice.

kesin burda bile yanlış anladıklarım vardır. bu halimden bir türlü kurtulamıyorum ne yapayım, ben böyleyim.
devamını gör...
üniversite okuyorum aileme sürekli "iş aldım, yüklü miktarda para verdiler maddi durumum iyi" diye yalan söylüyorum. zaten elleri sıkışık bir de bana para göndermek için dahada sıkışmasınlar.

anne aldığım kredi yetiyor diyorum, inandıramıyorum kadıncağızı.

edit // gerçekten yetiyor, ara ara sıkıntı olsa da çok şükür altından kalkıyoruz. sadece yalan söylemek koyuyor biraz...
devamını gör...
bugün bir mail aldım ve bir mail beni ancak bu kadar mutlu edebilirdi.

insanın kendi çabalarıyla bir şeyler elde etmesi inanın çok güzel bir duygu. çabalamadan, gayret etmeden hiç bir şey olmaz. olmaz deyip bir girişimde bulunmamak da olmaz. sabretmek, beklemeyi bilmek ve o bekleyiş sürecinde içi ferah tutup her şeyin hayırlısının olmasını dilemek lazım. bu hayatın her noktasında geçerli.
devamını gör...
küçükken; sıcağın etkisi ile sağa sola oynayan tencere kapaklarının içinde cin var zannediyordum.
devamını gör...
şu an sayfada görünen 6 yazının 5 i silinmiş . arkadaşlar sileceğiniz şeyi yazmayın ya da düşünüp taşınıp öyle yazın. hatta aynı yazar tarafından 1 den fazla yazı var silinmiş. valla kalemi kağıdı alacağım elinizden evinizin duvarlarına yazacaksınız bak.
devamını gör...
bu mal süpermiş dostum iyi kafa yapiyo uçuş mod on.
*
devamını gör...
bizim got meraklısı fenafillah ile tekrar iletişime geçtik. ne kadar fena olduğunu unutmuşum. lakin siyah gömlek ne kadar yaraşıyor kerataya...
devamını gör...
çoktandır hayalini kurduğum bir fırsat çıktı karşıma yakın zaman önce. başta çok heyecanlandım, elim ayağıma dolandı, hemen harekete geçtim. sonra korktum, saçma sapan şeyler bahane ederek gitmedim olayın üzerine. o kadar da istemediğime kendimi inandırdım, konfor alanımdan dışarıya çıkmak zor geldi sanırım. ama bu sabah, daha dün hiç aklıma bile getirmemişken, inanılmaz bir pişmanlıkla uyandım. bunca zaman nasıl bastırmışım, niye bu sabah böyle derin bir umutsuzluk krizi şeklinde zuhur etti bu durum bende hiç bilmiyorum.

bazı insanlar nasıl bu kadar başarılı oluyor hayatta anlıyorum sanırım. "öyle mi olur, ya şöyle olursa" diye düşünüp vazgeçmiyorlar hayallerinden. risk almaktan çekinmiyorlar. olmazı zorluyorlar... ben gibi konfor müptelası korkaklar da yerlerinde sayıyor. bir çeşit lanet belki de bilemiyorum.
devamını gör...
sanırım ciddi manada ilk itirafım olacak basit de olsa.
bir kız karşımda güldü mü, onun gözlerine bakıyorum ve saniyeler saatler oluyor. bu kızın kaç yaşında olduğu(büyük veya küçük), kim olduğu hiç önemli değil. bazen sapık olarak görüleceğim diye korkuyorum. oysa o an'ı biraz uzatmak için neler vermem...
devamını gör...
bazen sözlükte birini o sanıyorum. yazdıkları cümleleri fikirleri çok benziyor. genelde paylaşılan bir şarkıdan anlıyorum değil. bazen de yazılan bir cümle yetiyor 'o değil' demeye.
devamını gör...
geçen sene master'ı bitirmek için deli gibi çabaladığım zamanları hatırlıyorum da... işi gereksiz yere sündürmeye çalışan bir hocaya rağmen iyi dayanmışım. itirafım da şudur ki bazen dönüp kendime "al işte bitirdin de ne oldu sanki?" diyorum. dön baştan aynı şeyler... bir bildiği var mıydı acep hocanın diye düşünmüyor değilim. aidiyet duygusu var ya bi de çok önemli o. alakasını yazmaya gücüm yok. *
devamını gör...
üniversitede hoca olsaydım öğrencilerim beni hiç sevmezdi. sorularımla ağlatır, pis pis gülerdim. "ben çektim, onlar da çeksin" derdim. yok öyle 3 bilgiye 5 not.

kolay sınav görünce "hocaya bak, neleri sormuş. ben olsam şunları sorardım." diyen öğrenciyim ben. çünkü kolay sınav sevmem. çan sistemine alerjim var.
devamını gör...
annem ablamın yeğenime kötü davrandığını söylüyor. ama bazen annem de yeğenime kötü davranıyor. ben kimseye kötü davranamıyorum. ablam annemin bana kötü davrandığını söylüyor anneme, yazık kıza diyor beni savunuyor. ama ablam da bana kötü davranıyor.
annem bazen bana kötü davranıp aynı saliseler içinde iyi davranıyor.

hasılı insan bu ortamda nasıl hissedeceğini şaşırıyor.
şimdi yine ağlayasım geldi.
devamını gör...
insan olmak çok yorucu. bir market sloganı var ya hani, harca harca bitmez diye, cidden bak ne kadar harcanırsan harcan bitmiyor.

yetmiyor tüm parçalarını sırtlanların çiğnemesi o kirli dişlerin arasında. kemiklerini bile sıyırıyorlar.

olanca gücünle bağırmak istiyorsun, yeter ulan bu vurdumduymazlığınız diye, kediyi görüyorsun köpeğin ağzında, dertlerinden de utanıyorsun.

kedi insanın yansıması biraz bence. tanrı’ya olan nankörlüğün en yakın misali. yine de kıyamazsın kediye, tırnaklarını etine geçirdi diye ısıramazsın kediyi. kıyamazsın. tanrı neden kıyıyor bize bu kadar, bunu asla anlayamazsın. anlayamıyorum. kedi olmak lazım, kedilik güzel iş.
devamını gör...
hayatımda ilk defa bir cama yumruk attım cam dediğim (büyük çerçeve) neyse biraz elim falan kanadı ama acayip rahatladım o an bir on tane tablo parçaylabilirdim. çok havalı bişeymiş. tavsiye ederim
devamını gör...
bazen bu sözlükte yaşadığım şeyler elimi ayağımı titretiyor. hem şok oluyorum hem üzülüyorum hem hem hem...

bugün bi tane arkadaşım, aşırı dobrasın, azıcık ikiyüzlü olursan kotarırsın dedi.
dışarıdan bu dobralık hiç kırılmayacakmışım gibi algılanabiliyor.

insanlar samimi gördüklerine iğrenç şeyler yazıp, karşılığında sınırlarım olduğunu görünce tehdite falan kalkışıyor. çünkü yemiyor bir yerleri...

bi de bu insanlara balkon çocuğu dersem sözlükten atılmazmışım.

şimdi gitsinler dağda eşeklerle bulsunlar aradıklarını!
devamını gör...
ben ne imam hatip liseliyim ne de ilahiyat mezunu. o nedenle sahihliği konusunda ayrıntılı bir bilgiye sahip değilim. ancak hamileyken ayva yemenin doğacak çocuğu güzelleştireceğine dair okuduğum hadise inanmıştım. o nedenle oğluma hamileyken her gün günde bir tane yemiştim. tesadüf, doğuma gitmeden yediğim son şey de ayvaydı, hemşireler öğrendiğinde baya esprisini yapmışlardı.
oğlum doğup da ameliyathanede temizlemek için ayırdıklarında doktorlar ve diğer çalışanlar güzelliğine iltifatlar edip onu sevmeye başladılar. odaya geldiğinde gördüm bilinçsiz, seyirme şeklinde bruce willis gülüşü ile bakıyordu bana. gülümseyince yanağında gümüşten gamzeler... meğer ayva yemek gamze de yapıyormuş, onu da daha sonra bir arkadaşımdan öğrendim.
bütün bunları aklıma getiren sözlükte bir yazarın çocuğu olduğu haberini okumam. #5973486
Allah sağlıklı, mutlu çocuklar nasip etsin anne-babalık bilincine sahip isteyen herkese...
devamını gör...
20lik diş ağrısından nefret ediyorum. 25 yaşına geldim hala bitmedi. her seferinde tek bi kökü yararak çıkıyor. hayır birden çık işte ne diye azap çektiriyorsun? sanki boğazlarım şişmiş gibi boğaz ağrısı var. normal mi bilmiyorum. dişçiye gitmek istemiyorum. çünkü korkuyorum. normal bir şekilde çıkıyor, çürük, iltihap yok. ağrısını hafifletecek, ağrı kesici dışında onerilere ihtiyacım var. denenmiş ve sonuç alınmış ise de süper olur.
devamını gör...
çünkü arınamıyorum.
çünkü çaresizlik dalında güzel.
çünkü olmamak keyfekeder.
çünkü ebeme kadar yolum var, annıyon mu?
devamını gör...
zaten çok fazla insan sevmiyorum eldekilerin de lastik patlatması beni sinir ediyor. samimiyetsiz geçiştirmelerden pohpohlamalardan hoşlanıyor millet. iyi niyetle gerçeği söyleyince suçlu oluyorsun. idare edelim tabii bazı şeyleri eyvallah, ama arkadaş denen kişi, zarar bi durum görünce söylemeyecek mi yani, uyandırmayacak mı ? yüzüne gül, öv, sosyal medyadan etkileşim ver, herkesle arkadaş olursun. birbirini diri gömüp sonra yeter hadi çık artık diyebildiğin kişidir bana göre arkadaş. gömdükten sonra elini uzatmıyorsa o da sorunlu tabii.
devamını gör...
yarın vizem var ben hayal kuruyorum.
yarın vizem var sinirleneceğim şeyleri düşünüyorum.
yarın vizem var menşın atıyorum.
yarın vizem var tanım giriyorum.
yarın vizem var çay kahve içip oturuyorum
yarın vizem var ve ben gündüz uyudum gece çalışırım zaten ilk konular diye mi bakmıyorum bilmiyorum.
yarın vizem var ben burda ne arıyorum gerçekten. ayrıca bu tanımı yazarken çok fena yere düştüm* yarın vizem var niye düşüyorum ? ya dersten başka her şeyi yapıyorum.
devamını gör...
canım acıdı sözlük hemde öyle böyle değil. ağlamamak için kendimi zor tuttum. o sözü nasıl söyler? biz bu hale nasıl düşeriz? ben seni canımdan öte gördüm, yoldaşım dedim. olmadı bu sözlük. bize yakışmadı.
devamını gör...

bu şarkının sözleri çok anlamlı değil mi sizce?
devamını gör...
yaşım 10 falan. eve kocaman kutu geldi, üzerinde kaplumbağa terbiyecisi resmi var. bu bir 1500 parçalı puzzle. ama nasıl parlak nasıl güzel. minik minik parçaları var. yanında da küçük bir kutuda 20 mi desem 30 mu desem öyle bi parçalı aslanlı geyikli tırt bi tane.tırt olanla beni oyalayacaklar akıllarınca ama içim gidiyor. evin büyükleri kaplumbağa terbiyecisi yapıyor bana elletmiyor. parça kaybolurmuş bilmem ne. arkadaş 1 ayda kendiminkini yüz kere yaptım bozdum. bunlar bitiremedi. hala da elletmiyorlar. kavradım ki parçalar tam olmalı. cinnet anımda Allah affetsin bu dev puzzle parçasından birini aldım bahçeye gömdüm. bitirecekler bitmiyor. abim ağlıyor 2 ay emek vermiş parça yok, kaplumbağa terbiyecisi ağlıyor, osman hamdi bey ağlıyor, nasıl umrumda değil aboo. anneme de diyorum ben kendiminkini topluyorum kaybolmuyor diye. nasıl içim eriyor anlatamam. bugün yeni bir kutu puzzle aldım sanırım sapık gibi sürekli sayacağım. etme bulma dünyası korkuyorum.
devamını gör...
kadere bak ki aptal yerine konmadığım gün yok. alnımdaki çizgilerin belirginleşmesini beklemeden okuyuveriyorlar yazanı suratıma.
devamını gör...
bundan 15 yıl kadar önceleri ne zaman moralim bozulsa kendimi bir hastanenin acilinde gelen ağır vakaları izlerken bulurdum. kan revan içinde gelen yaralılar, hayata döndürülemeyen hastalar, kapılarda ağlaşan anneler, eşler, çocuklar.

moral bulmuş olarak ayrılırdım birkaç saat sonra.
devamını gör...
4 yıl sonra bugün ilk defa takım elbise giydim. ahretliğimin düğününde sağdıçken bile üzerimde kotla t-shirt vardı. kız istemeye gitsem bile giymem ama bugün mecburen bu enstantaneyi gerçekleştirdim. gömlek de beyaz anasına satayım, belime silah takasım geliyor.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar