itiraf ediyorum ve utanmıyorum: dandyini dandyini bostana dadalar girmiş bostana gel bostancı kovalın yemişler lahanayı !

gerçek-ten itiraf edityorum: seni dadnyik dadik bir yanitzaratik bir sözcük kolaj imkanı olarak görüngüyorum. kötümüyüm sence ben !?.* ama kendimi sana affettirebilirim kulağına fısıldayacağım hele bi yanaş, yaklaş hela :

http://www.cogi.tk/qzqq5e

beğendin mi ? .*

en nihaye büyükedityorum: dadaist kioksu olarak sözlük.
devamını gör...
sözlük olayını benden görüp öğrenen 16-17 yaşlarında bir kuzenim var ve onun ekşi sözlük yazarlığı olduğunu öğrendim. "sevgiliden sevişerek ayrılmık" gibi boyundan büyük başlıklara bir ton şey yazmış sanki o konularda tecrübe abidesi gibi. tanımlarında o kadar bahsettiği organla hayatındaki şimdiye kadar tek temasının anasından çıkarkenki temas olduğuna eminim. öyle bi bozucam ki dünyaya küstürücem onu. daha ortamda yeterli kalabalığı yakalamış değilim bozmak için. ergen tavırlarını tükürdüğümün iti.
devamını gör...
bu sabah bunaltıcı düşlerimden, telefonumun saat 11:21 de çalmasıyla uyandım. arayan numarayı tanımadığımdan, yaptığım 98 iş başvurusundan biri için olduğunu hemen anladım. uyandığımda devasa bir böceğe dönüşmemiş olsam da * sesim hiç de normal değildi. sayın işveren bey o saate kadar uyuduğumu anlarsa kesin biz yanlış aradık deyip kapatırdı. ama çok da bekletemezdim bir iki öhö ıhıım gibi salınımlarla sesimi düzeltmeye çalıştım ve açtım. konuşma normal seyrinde devam etti ve yarın için görüşmeye çağrıldım. *umarım yarın neydi o dünkü ses diye sormaz. zira ilginç ilginç sorular sorup ecel terleri döktürmede ik cıların üstüne adam tanımam.
devamını gör...
kek yiyorum puskuut yiyorum ve koşu bandı arıyorum. zayıflıcam bi gün. olcak. inanıyorum.
devamını gör...
meyve yemiyorum , sebze yemiyorum , makarnayla ekmek yemiyorum. sabah kahvaltıdan önce hiç bişey yemiyorum. kahvaltının sonuna doğru bi sigara yakıyorum. balık yağına hiç yaklaşmadım bile. kahvaltıdan sonra bir sigara daha içiyorum.

olmuyor olmuyor olmuyor. sigaraya para yetiştiremiyorum.
devamını gör...
çocukluğum kendimi lanetli sanmamla geçti sözlük. kimselere söyleyemedim ama hep öyle olduğunu düşündüm. anlatayım da gör, elbet hak vereceksin bana.

ben küçükken kediler dışındaki tüm hayvanları çok severdim.** hala da severim yanlış anlaşılmasın ama başlarına kötü bir şey gelmesin diye dokunamıyorum bile onlara. neyse, hayvan sevgim civciv beslemekle başladı. annem temizlik manyağı bir kadın olmasından mütevellit hiçbir zaman eve alamadım bu hayvancağızları ama komşunun oğlu efkan'la birlikte apartmanın bahçesinde besledik defalarca. zavallı civcivleri mütemadiyen kedilere kaptırmamıza, her defasında salya sümük ağlamamıza yine de ısrarla besledik. en sonunda bir civcivimizi büyütmeyi başarmıştık. kenan amca'nın yardımıyla ona güzel mi güzel bir kümes yaptık. sonra bu civciv horoz oldu. efkan'la ben hergün horozumuzun yanına gidiyor, yemini-suyunu veriyor onunla vakit geçiriyorduk. ama gelin görün ki bu horoz gece gündüz demeden sürekli ötüyordu. bizim apartmanın yanı sıra komşu apartman sakinleri de rahatsız olmaya başlamıştı. belediyeye şikayet edeceğiz diye çemkirip duruyordu yelloz kadınlar. sonra babam sinirlendi elbet komşular haklı deyû. aldı bizi karşısına konuştu. neymiş efendim ortaköy'ün ortasında horoz mu beslenirmiş. yahu nesi rahatsız ediyor şuncacık horozun insafsızlar? diyemedik elbet. babam kenan amcayla konuştu. horoz'u kenan amcaların depo'ya götürdüler.* efkan'la ben arada sırada depoda horozumuzu ziyarete gidiyorduk. sonra kış geldi, biz depoya gidemez olduk. ama ibibik'i sorup duruyorduk kenan amcaya. her defasında iyi diyerekten bizi geçiştirdi. ama ilkbahar gelip çattığında anladık ki horozumuzu kesip yemişler. bize yine esmer günler düşmüştü sözlük. sen besle büyüt elin adamları kesip yesin, reva mı bu? neyse bizim çok üzüldüğümüzü gören kenan amca bize bir tane alman kurdu hediye etti.** kümesin yerine çok güzel bir kulübe yaptı. hem sesi de çıkmıyordu, kimseler birşey diyemezdi. adını kontes koymuştuk, çok tatlı yavru bir köpekti. o yazı kontes'le birlikte geçirdik. ben tatile bile gitmek istememiştim o derece seviyordum haytayı. sonra bir gün kontes hastalandı. veteriner'e götürdük, kanlı ishal olmuştu ve durumu baya ağırdı. baytar ömrünün son demlerinde olduğunu söyledi. yine gözü yaşlı günlere dönmüştük. neden hep böyle oluyordu anlam veremiyorduk. bir müddet sonra bu durumdan birbirimizi sorumlu tutmaya başladık. sürekli "senin yüzünden oldu" diye kavga ediyorduk. arkadaşlığımız da bozulmuştu, mutsuz çocuklar olduk.

aradan zaman geçti, biraz daha büyüdük atlattık bunları. kaçıncı doğum günüm olduğunu hatırlamıyorum ama ne ironiktir ki efkan bana hediye olarak balık almıştı. dört küçük japon balığı.. çok sevindim elbet, akvaryumu falanda on numaraydı hani. gözüm gibi bakıyordum balıklarıma. onlar benim dört küçük afacanım olmuştu. sonra işte ne oldu bilmiyorum ama bir sabah uyandığımda balıklarımın dördü de hakkın rahmetine kavuşmuştu. ben tabi bastım çığlığı ve yine ağlamaya başladım. annemle babam telaşla yanıma geldiklerinde vaziyet onlar için gayet normaldi. "tamam kızım üzülme bu kadar alırız aynılarından" dediler. ama istemiyordum, hem ben efkan'a ne diyecektim. bu olaydan sonra efkan "gördün mü bak sorun sende, hayvanlar hep senin yüzünden ölüyor" diye bağıracaktı bana. uzun zaman sakladım ondan bu gerçeği. sonra öğrendi ama bir şey demedi Allah'tan. olur böyle şeyler sıkma canını, hem onların ömrü kısa oluyormuş diye avuttu beni. biraz olsun rahatlamakla birlikte içten içe hep uğursuz olduğumu düşündüm. ama tüm bunlara rağmen yine de hayvan beslemek dürtüsü gitmiyordu benden. o zamanlar da kuş beslemek epey modaydı. anneme yalvardım, ne olur kuş alalım dedim ama nafile. evi pisletiyorlar diye bir türlü kabul ettiremedim. sonra ben de gittim dedeme. dede dedim, kuş alıp sizde besleyelim ben her şeyiyle ilgineceğim, ne olur.. önce anneannen ne der diye tereddüt etse de kırmadı beni sağolsun. gittik mavi bir muhabbet kuşu aldık. anneannem ilk başlarda biraz kızdı ama zamanla benden bile çok sever olmuştu minik'i. hatta konuştuğunu bile iddia ediyordu ama ben hiç duymadım. uzun zaman o kuş anneannemlerde yaşadı. ben okul çıkışlarında ilk oraya gidiyor ve kuşumla ilgileniyordum. sonra bir gün kuşun kafesini her zamanki gibi camın önüne koymuştum. aklım sıra canı sıkılmasın diye minik'e iyilik yapıyordum. bu şekilde mutlu olduğundan emindim çünkü kafesi her camın önüne koyduğumda cik cik cik ötüyordu. her neyse işte ben diğer odadayken rüzgar esmiş, kafes aşağı düşmüş, kapağı açılmış ve minik kaçmış. aşağı nasıl indiğimi hatırlamıyorum. boş kafesi elime alışımı, her yerde minik'i arayışımı.. tam da lanetli olmadığıma kendimi inandırmaya başlamışken lanet yeniden gelmişti. ben bir hayvanın daha hayatına mâl olmuştum. uzun zamanlar bu psikolojiden kurtulamadım. en son lisedeyken eve hamster alalım diye tutturdum. ama elbette annem buna da izin vermedi. yani iyi ki izin vermemiş zavallı hayvan benim yüzümden ölecekti, kim bilir başına neler gelecekti..

işte böyle sözlük. çocukluğum büyük buhranlar içinde, kendimi lanetli zannederek geçti. sen de olsan öyle düşünmez miydin? ben nerden bileyim o yaşlarda kaderin ne demek olduğunu.. anlıyorsun beni değil mi?

amma da yazmışım yahu çenem düşmüş itiraf edeceğim diye. neyse sözlük, lanet olsun içimdeki hayvan sevgisine diyorum, beni ne hallere soktu.
devamını gör...
anlatacak çok şeyim var,pisliğine susuyorum. bu böyle ve benim için büyük bir itiraf.herkese kuracak çok cümlem var.var işte! *
devamını gör...
2 ay kadar dış dünya ile bağlantıyı koparmam gerekiyor; fakat ben beceremeyecek olmayı geçtim, denemiyorum bile.
devamını gör...
itiraf ediyorum bugün yemek yemeyi unutmuşum .
çay kahve bi kaç şekerle günü bitirdim.
kafamda yer kalmamış demek ki.
artık nasıl bir ruh hali ve kafasıysa !
devamını gör...
itirafım şu ki; demin bu başlığı açarken aklımda bir itiraf vardı ama unuttum.

bir de, kaçışın kurtuluş olmadığını aksine daha dibe batırdığını çok kez gördüm fakat kaçmak en kolayı oluyormuş bunu öğrendim.
devamını gör...
ortadan kaybolasım var. sanki burada söyleyince bir etkisi olacak, böyle mesaj verir gibi itiraflar edesim var.kime ediyorsam.ama acayip yok olasım geldi.öyle böyle değil.
devamını gör...
okuldan bıktım tam 13 senedir buralardayım . bir de arkeoloji hocami öldürmeyi kurgulüyorum.
devamını gör...
bugünde doktora gittim. doktorum biraz sert, nedense çekiniyorum ondan. yaklaşık 6 aydır düzenli olarak gidiyorum ve de her kafama takılan soruyu, yani bazen böyle 3 4 soru oluyor sormak istediğim, ilaçlarla ilgili filan, ama çekiniyorum hep taksit taksit soruyorum yani o an soracaklarım 1 ya da 2 soruyu geçmez, geri kalanlarını diğer ay sorarım diye çıkıyorum odadan, hey Allah'ım ya psikopatça davranıyorum sanırsam. *
devamını gör...
aranızda avukat olan varsa benimle iletişime geçebilir mi?

çok acil bir şey danışmam lazım.
devamını gör...
bundan 2-3 yıl önce ; gece yarısı fenalaşınca acile kaldırılmıştım. karnımda acayip bi ağrı vardı.hayatımda ilk defa acil görmüştüm. o kadar acildi durum yani. testler falan yapıldı.serumlar bağlandı. doktor sonuçlara baktı. reflü olmuşsun dedi.ilk defa duymuştum hastalığın adını. ben de röfle anladım. o kadınlarla ilgili bişey değilmiydi diye soruverdim gayet samimi bi şekilde.

tepki bile vermemişti doktor.
devamını gör...
cogito şu anda bana ilk eksim verildi . öyleee mutluyum ki sorma . üç gün aldığım bütün artılardan daha önemliydi benim için.

sonradan gelen edit : hangi kafa ile yazdım ben bunu yahu...
devamını gör...
bir gün sağlık bilgisi isimli dersten bir sınavımız vardı. çok iyi bildiğim birinci soru olan "ilkyardım nedir? " en başta cevapladım.
sonra işte geri kalanlarını yapıyordum ve 1 soruda takıldım. zaten cevapları yazarken arka sayfaya geçtim. ve araya bir yere ilk yadım nedir? sorusunun cevabını ikinci kez yazdım. hoca hızlı hızlı okurken hiç farketmeyecekti.

neyse bir ay geçti anca okudu sonuçları. ben 97 almıştım.

-tövbe tövbe dedim ya 3 puan neden kesilir ki.
gittim merak ettiğimi söyledim. "olmaz" dedi "zaten 97 ile 5 aldın ne yapacaksın 3 puanı?"
olsun hocam bi tekrar kontrol etsek dedim. kontrol ettik birlikte ve evet 20 puanım daha düştü.

bu olaydan çıkardığım en önemli ders "hile yapıyorsam bir yerlere not etmeliyim." * *

o günden sonra 5 puan aldığım matematik sınavında 95 puanın nereden kesildiğini hiç merak bile etmedim. üzüldüm mü. tabiki hayır.
devamını gör...
birine mesaj attığımda cevap gelmeyince nedense bozuluyorum kendi içimde bir kırılıyorum teknoloji hastalığı herhalde bu umarım bulaşıcı değildir. *
devamını gör...
sigara sararken sanki fonda her an cengiz kurtoğlu çalacakmış gibi hissediyorum.sebebini hala çözemedim.
devamını gör...
her zaman uyum problemleri yaşamışımdır. ilk okulda, lisede, üniversite de.
devamını gör...
bir kaç gündür epey sıkıntılıyım. hiç bir şeyden lezzet alamamak. o sevdiğim kitap okumalarından dahi. sonrasında epeydir yapmadığım sinema filmi izlemek. yok onlarda da tat yok. bir tatminsizlik. bir sıkıntı... bilmiyorum sebebini... hiç bir şey mutlu ve huzurlu etmemeye başladı beni.
devamını gör...
ağlamak, göz yaşı dökmek ve ardından hafifleten bir huzur. evet hoşuma gidiyor bu hallerim.
devamını gör...
hayatı iyice sanal yaşamaya başladım . reel de iki tane arkadaşım var diğerlerini ihmal ede ede kaçırdım .yakında kendimi bir kasanın içine hapsedecem sanırım.
devamını gör...
bugün ''atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun'' dedim ve fakülteye gitmedim. tv'de zaplarken pepee reyizi gördüm. ''dur lan izleyeyim bari'' dedim ve hayatım değişti. pepee çok ağlıyor şarkısı artık dilime yapışmıştı. 50 kere söyledim herhalde.

pepee pepeee çok ağlıyor, çünkü düşünce kolu acıdı, çünkü düşünce dizi acıdı, keşke düşmeden yavaşlasaydı, pepee pepee çok ağlıyor.....
devamını gör...
sözlüğün neredeyse başından beri burdayım.
sabah in cin top oynarkene dedim bi şu butonları karıştırayım.
ben hiç @ butonuna tıklamamışım sözlük.
yazar sayfa açılıyomuş ordan yeni öğrendim.
bilmemek ayıp değil diye çevircem ama bana da oha yani, ne biçim de ayıp.
devamını gör...
içime şükürsüzlük mü kaçmış yoksa sözlük,bilemiyorumki.ama bazen üzüntü misafir olmak istiyo,kıramıyorum.
devamını gör...
yaklaşık bir saat önce anneme olayın inceliklerini anlatıp havaya girdiğim ve neticesinde çuvalladığım işlem yüzünden pişmanım evet, ama sabah yine yıkılmadım pozu vermem lazım.
devamını gör...
tam bir eşeğim . sapına kadar hemde . sağda solda edebiyat yapıyorum ama bir vakit namazı kılmak ağırıma gidiyor.
devamını gör...
korkunç rüyalar gördüm. bir gece için bu kadar dehşet verici rüyalar fazla, neden görmek zorundayım, neden ben?
devamını gör...
bazı şeyleri unutamama hastalığı var. unutamayınca sürekli hatırlama, nüksetme, tekrardan aynı şeyleri yaşıyormuş gibi olma durumları var. kötü şeyler yaşadıysanız ve bu hastalığa sahipseniz hafızanızı sakın ne var ne yok diye karıştırmayın. gözünüz dolu dolu çıkarsınız oradan.
devamını gör...
yıllar önceydi. teyzemin 2 turuncu süs balığı vardı. diğer teyzemdeyken ben, bakması için vermişti. teyzemlerin bakkalında balıklara bakıyorduk. her gün yem veriyorduk falan. bi gün balıklarla baş başa kaldım.elimdeki kürdanı bu zavallılara batırdım. ama acı çektiklerini sanmıyorum. bunu 1 hafta falan teyzemde kaldığım sürece her gün yaptım. o balıklar kadar yaşayan süs balığı görmedim ben.

devamını gör...
yıllar önceydi. teyzemin 2 turuncu süs balığı vardı. diğer teyzemdeyken ben, bakması için vermişti. teyzemlerin bakkalında balıklara bakıyorduk. her gün yem veriyorduk falan. bi gün balıklarla baş başa kaldım.elimdeki kürdanı bu zavallılara batırdım. ama acı çektiklerini sanmıyorum. bunu 1 hafta falan teyzemde kaldığım sürece her gün yaptım. o balıklar kadar yaşayan süs balığı görmedim ben.

devamını gör...
sözlükte bi başlık açıldıktan sonra aynı dakika içerisinde altına gidip neredeyse tıpa tıp diğer bir ya da iki başlığı bakınız olarak vermesi kadar zevkli bişi yok. evet psikopat ve bi o kadar da dikkatli ve bi o kadar da hafızası kuvvetli ve ve bi o kadar da boş insanım vs...
devamını gör...
ekşisözlük'e yazar oldum ve onay mailini silip mahlası unuttuğum için hiç giriş yapamadım.vardır bunda hayır diyerek de tekrar denemedim.
devamını gör...
geleceğim bir hastanenin psikiyatri servisinde olacak. doktor olarak bulunmam, hasta olarak bulunmamdan daha yüksek bir ihtimal gibi görünse de ben iyiden iyiye tam aksi olacağını düşünmeye başladım. sanırım hayalini kurarken eksik kurdum, o yüzden böyle oluyor.
devamını gör...
tanımlara baktıktan sonra nicke bakınca ne...ben şeklinde olan nickleri her defasında bir kere daha düşünüyorum.**
devamını gör...
falcon'un, şu an sol framede seyir halinde ilerleyen isimli başlıklarının hepsine ünlü bakınızlar vermek istiyorum ama kendimi tutuyorum. *
devamını gör...
bugün otobüste basortulu bir kız vardı . sevgilisi ile öyle uygunsuz bir haldeydiki.önce kafalarını camlara vurmak istedim . sonra kollarını demirlere vurup kırmak . sonra yere yatırıp üzerlerinde saatlerce zıplamak . sonra da elektrikli testere ile doğramak . kalan parçalarını kıyma makinesine atmak . kıymalarini da suni gübre yapıp daha taşa saçmak istedim . ama hiç biri olmadı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar