uzun zaman sonra şu son günlerde sözlük içi ard arda aldığım haberler ve kişisel yanlış anlaşılmalar doğrultusunda insanlığımdan utandım. Allah hepinizi bildiği gibi yapsın lan.
devamını gör...
bu aralar ruh halim iğrenç şekilde. hiçbir şey yapmak istemiyorum. hareket etmek istemiyorum. konuşmak istemiyorum. görmek istemiyorum. bakıyorum öylece önüme ve duraksıyorum. kimseyle konuşmuyor kimseye şakalar yapamıyorum. yorgunluk var üstümde. bi kaç da karmaşık işler. buraya yazıyorum. olur da görürseniz çok da şey yapmayın. hepsi zamanla geçer. belki bi süre ara bile verebilirim sözlüğe. bazı şeyler üst üste geliyor. kimseyi kırmak ya da üzmek istemiyorum. insanların sahteliğinden yeteri kadar kahroluyorum. başkalarına da bunu yaşatmaya hakkım yok. iyi geceler sözlük. öyle işte.
devamını gör...
ulan milletin ne güzel derdi var ya. böyle bi çevrede ben nasıl akıl sağlığımı koruyacağım sevgili yazar kardeşlerim.

devamını gör...
son 1 senedir sevgilim olacak diye ödüm kopuyor. ama aşk böcüğü gibi takılmaktan da vazgeçmiyorum. flörtleşmeyle kalmalı, kimse kimseye sorumluluk duymamalı gibi geliyor hep içimden. özümde sevgili ve aşk için yaratılmış bir kadınken, beni bu duruma getiren kim ise onu affetmiyorum.
devamını gör...
gülüm biz seninle bu gidişle karakolluk olucaz.
devamını gör...
hım bugün çok kötü bir şey yaptım. sanırım yıllardır ilk defa sözlükte bu kadar çok eksiyi aynı günde verdim. alışkın olmayınca önce vicdan yaptım sonra dedim pia onlar da vermiş bas eksiyi. oh be rahatladım. ***

edit: sola düşmüyor iyi bari.
devamını gör...
hayatta bazı şarkılar vardır, uzun zamandır dinlemediğin. ve tam dinlediğin anda derin bir nostalji hissedersin ya, tam o durumdayım.

şarkının adı mete- ağlaya ağlaya kalmadı gözlerimde yaş...

bem hep bu nostalji hissiyle yaşadım. hep geriye dönmek istedim. elimde olanı pek değerlendiremedim hayatta. cevval, açıkgöz biri değilim, bilakis (bizim oralarının deyimiyle) “kayboluk” biriyim. hayatta hep böyleydim, ve benle belli bir zaman geçiren bir insan ne yazık ki bunu bir zaman sonra farkediyor.

peki niye bu nostalji hissi? öyle bir geçer zaman ki dizisi 2010 yıllarında yayınlanmıştı. çocukluğum pek güzel geçti denemez, pek arkadaşım da olmadı, 2010 yılına özel bir şey yaşamadım, hatırlamıyorum ama nedense şimdi bir eksiklik hissediyorum. 2010 yılına, televizyonun önüne, yatsı namazını kıldıktan sonraki o rahatlığa ermek istiyorum. ama dediğim gibi bu o zamanlarda çok hissettiğim bir his değildi.

iyi hatırlarım; 2010’lardan 2015-16’lara kadar 2007 senesine karşı bir zaafım vardı, hep o seneye dönmek isterdim. ama hiç özel bir anım yoktu, sadece dönmek istiyordum. aklımda sanki çok güzel zaman geçirecekmişim gibi hayal kurar, yaşadığım şehrin o yıllara ait fotoğraflarına bakar duygu yoğunluğu yaşardım.

duygu yoğunluğu diyorum çünkü yaşadığım duygunun bir tarifi yoktu, ve hala da yok. kaba saba sadece tatlı bir şey, hafif bir sıyrılma, kafana uyuşturucu bir madde çekmek gibi (tütünden mada uyuşturucu kullanmadım, o da uyuşturucuya girerse). ama bu duygu çok kesintili, öyle sürekli orgazma ulaşmak, beyin patlaması yaşamak gibi değil. sadece o an tutuyor iki saniye, beynine çok yazacak şeyler geliyor, sonra bir dış etken çıkartıyor seni o durumdan. garip bir şey. psikoloji okuyan veya bu meselelerden anlayan biri varsa rahatça özelden yazabilir.

şarkıyı tekrar tekrar dinlerken şimdi gözlerim hafif doldu.

son yıllarda yaşamadığım ya da çok küçük olduğum zamanlara ait nostaljiler yaşamaya başlıyorum/ başladım.

mesela çok muğlak hatırladığım, (ya da bilmem belki kendimi inandırmışımdır) ben küçükken dedemle dükkanına mal almaya gitmiştik toptancıya. kırmızı arabasının içindeki ben, eski pazarı bakıyorum. böyle bir anı var ve o zamana dönmek istiyorum.

hiç düzenli bir yazı olmadı sanırım, özür dilerim. uzatmış ta olabilirim onun için de özür dilerim. “acaba çok mu uzattım?” dediğim için burada kesiyorum, başka bir zaman yazabilirim yine de.
devamını gör...
bazı insanların bazı şeyleri ilk defa yemiş ilk defa görmüş ilk defa duymuş gibi davranmalarına sinir oluyorum. * misal geçen bir arkadaşta toplandık, başka bir arkadaşta orada yufkadan bildiğiniz tepsi böreği yapmış, ben bir fark anlamadım ama diğer arkadaşlar tarif isteyecek kadar abarttılar olayı, bana alelade geldi halbuki, tamam bazı insanların eli lezzetli olur derler, dediğim arkadaşta başarısız değil ama bu börek abartılacak kadar değildi, diğerlerinin tepkisine şaşırıyorum sadece, içime dert olmuştu, Allah başka dert vermesin arkadaşlar.
devamını gör...
ayı gibi esneyip/gerinip kaburgama bile kramp sokabiliyorum.
devamını gör...
son günlerde sözlüğe pek ciddi tanım girmiyorum, canım istemiyor. lakayt bir insan oldum galiba. bu halimden hoşlandım ya.
devamını gör...
evet az önce farkına varmadan kedimin ayağına bastım. viyaakk diye bir ses çıktı. aha dedim kedi delirdi beni dövücek şimdi.

şu an karşıdan kinli kinli bana bakıyor. sen gece görürsün şişman dercesine. çok kilolu değilim ama antiparantez!
devamını gör...
bu pek itiraf degil esasinda. ama derste kafama gore takilmayi seviyorum..

derste kurallari ogretirken futbolda topa elle dokunilmazi vermisler. dedim peki bunun cezasi ne ? derse pek aktif katılmayan erkek ogrenciler hemen canlandi. kimisi serbest vurus dedi kimisi penalti. peki dedim ceza sahasinda ise ? o zaman netlesti cevaplar. normalde serbest vurus ceza sahasinda ise penaltiymis. cocuklar sıkkın görünüyordu bilmeme ragmen * ofsayti da sordum. Anlatti cocuguum.. *hasılı cocukla iliski kur bi yerden yakala da o futbol da olsa olur kitap da olur ing de olur..

devamını gör...
geçen oğlanın okula gitmem icap etti. sordular hangi şube?
bilmiyorum dedim gururla.
kaça gidiyor dediler. 6 olması lazım dedim. 7. sınıflarda buldular oğlanı.
müdür yardımcısı kafasını sağa sola sallayarak takdirlerini belirtti. kendimlen gurur duyuyom.
devamını gör...
öncelikle akıllarda böyle kalmak istemem ama artık itiraf etmem gerekiyor. bundan yaklaşık 5 yıl önce yine yaz okuluna kaldığım sıradan bir yıldı. diyanetin yurdunda kalıyordum normalde ama o yaz yurtta tadilat olduğu için başka bir yurtla anlaştım. valizimi yerleştirdim o da ne nevresim almayı unutmuştum. normalde bizim yurt nevresim veriyordu, yedek nevresimlerim de depodaki valizimdeydi. okul çıkışı depoya uğradım, ama deponun kapısını açmamla önüme birkaç valiz düşmesi bir oldu, tıka basa doluydu içerisi. benim naciz valizim kimbilir kaç tonların altında kalmıştır diye düşünürken aklıma yurttan nevresim istemek geldi. sonuçta kaç yıllık öğrencileriydim. vermediler. uğradığım ihanet tüylerimi diken diken etmişti. bir hışımla kaç para lan bir nevresim diye dolaşmaya başladım. çok paraydı be o neydi öyle. alt tarafı 2 ay için vereceğim o paraya ben öküz alırdım. bir hışımla yurda döndüm. yurdun imza atmadan, parmak basmadan, izin almadan elini kolunu sallaya sallaya dolaşan öğrencisi bendim, bana nasıl bir nevresimi çok görürlerdi geri de getirevektim hem. neyse görevli teyzelerle de aram iyiydi, belki onları kafalarım diye düşünüp yemekhaneye yöneldim. kimse yoktu. tam dönerken mescidin önünden geçiyordum ki o da ne? bizim teyzeler mescide ip sermiş, 2 tane yeni yıkanmış mis gibi nevresimi sermişlerdi. besmele çekip ayakkabılarımı çıkarttım, içeri girdim. nevresimler kurumuştu. her şey bir anda oldu, birini alıp çantama bastım, kıyın kıyın kenardan ilerleyip uzaklaştım oradan. eğitim dönemi başladığında da ödünç aldığım nevresimleri geri getirdim Allah affetsin. bu da hayatımdaki ilk ve son izinsiz ödünç alma olayımdır. kınamayın, kınarlar.
devamını gör...
bugün bir arkadaşım kamera almayı (sadece) düşündüğü için vakit ayırıp teknoloji mağazaları gezdik. yine o istedi diye ortak arkadaşımıza hediye almak için iki saat daha dolaştım. en son benim beğendiğim ucuz ama kullanışlı hediyeyi hor gördü ben kendim başka bir hediye alıcam deyip beni mağazada bırakıp çıktı.

yaşlanıyorum, dostlar yormayın beni.
devamını gör...
futbolla ilgilenen kadınları itici bulan erkeklerin kendilerinin itici olduğunu düşünüyorum.
basketbolla, voleybolla, hentbolla ilgilensek sıkıntı yok, mesele futbol?
bu kadar yaygın, bilindik olması, takip edenin sevenin çoğunlukla erkeklerden oluşması futbolun spor dallarından biri olduğu gerçeğini değiştirmiyor.
seksist davranılmasından asla hoşlanmıyorum.
devamını gör...
takıntılı bir insanım. bir konuyu kafama taktığım zaman onu kafamda bir yere oturtup , görece bir kesinliğe ulaşmadan rahat edemiyorum.

bugün saatlerce internette araştırma yaptım. kafaya taktığım konu hakkında röportajlar gazete haberleri okudum videolar izledim. saatler harcadım ve hala aynı belirsizlik devam ediyor.

sorun şu ki pişman değilim.
devamını gör...
kardeşim aklanıp bugün itibariyle hapisten çıktı ve venom filminin ilk trailerı yayinlandi.bugun güzel bir gün sefiller.
devamını gör...
bir keresinde sevdiğim hatunun sokağına seni seviyorum yazıp ateşe vermiştim, tam fimlerdeki gibi ateşin oraya bağdaş kurup oturacakken mahalle esnafları koşun lan mahalleyi kundaklıyolar diye bağırıp temiz bi dayak çekmişlerdi bana.
devamını gör...
yalansınız yalaaaaan diye bağırmak istiyorum şuan.
devamını gör...
bir de burada kızlara yürümek yerine dünyaitiraf'ta derdini döküp darmaduman olan adam gibi adamlar var. onlar benim gözümde kraldır. sırf onlar için dünyaitiraf sayfasından çıkasım gelmiyor.
devamını gör...
1936'da boğazlar şözleşmesine kendi arabam yerine eniştemin çok az yakan doblosuyla gittiğim için mareşallik rütbesiyle ödüllendirmiştiler.
devamını gör...
sabah tanımadığım birini arkadaşım sanıp gülümseyerek el salladım tıpkı deliler gibi. ulan delirsem gram sırıtmıycam ya direk ayak uydururum ortama.
devamını gör...
bazen bazı arkadaşlarımın ismini unutup acaba ismi gerçekten bu muydu ya diyip whatsapp'dan profil fotoğrafına bakıyorum.
devamını gör...
gerçekleştiğinde mutlu olacağımı düşündüğüm şeyler gerçekleşiyor fakat ben mutlu olamıyorum.
devamını gör...
rambo okan'ın bile hayata benden daha umutlu bakması beni 1 miktar intihar eylemlerine sürüklüyor.
(#1835888)
devamını gör...
biz üsküdar'da debelenirken arkadaş bildiğim hain, haluk piyes'le tanışıp flört bile etmiş. bu kazığın hazmı zor. 1,5 senedir de bir senariste aşığım diye adamın kimliğini saklayarak beni kandırıyor muş! ah ah evet hançer gene arkadan.

bana böyle itiraflarla gelin taaam mı?

ilaveten: şaka gibi -ama şaka değil.
devamını gör...
sürüye sürüye eve getirdiğim ayaklarımı. imkanlı olsa şimdi evden çıkıp saatlerce yürür denizin önünde kollarımı iki yana açar rüzgarın yüzümü dövmesine izin verirdim.
devamını gör...
mesela sen uyuyunca da yine dünya dönüyor ya işte orda benim kafam çok karışıyor.
devamını gör...
bazen kedim yaramazlık yapınca poposuna vuruyorum. sonradan çok pişman oluyorum. karşıma alıp hem özür diliyorum hem de hatalarını anlatıyorum.

arkadaşlar psikolojik olarak normalim di mi?
devamını gör...
eğer yapmamam gereken şeyler yaptıysam konuşmamam gereken bir şey konuştuysam boş bir odaya geçip yüzüme bir tane tokat geçiriyorum sonra tokat yememek için kendimi hata yapmamaya zorluyorum.
devamını gör...
çok beğenip de "nişana/düğüne mi gidiyorum sanki" diyerek almadığım elbiseler var benim. almayı bırak denemiyorum bile bir anlık gafletle alırım da dolabımda kalır öylece diye. sırf kalbim ve dahi aklım çelinmesin diye.

düşününce iyi ki de gitmiyorum, baksana hepsi safi israf. hepsine gitsem ve buna dayanarak elbise almaya kalksam batardım.
devamını gör...
genelde eve geç gitme sebebim tanımadığım bir köpekle yürümek oluyor.
devamını gör...
istesen de istemesen de bir şeyleri yitiriyorsun sadece bununla da kalmayıp yütürüyorsun.

kadim mirasını sorguladığın insanlar senin uzay çöplüğünde artık.

merasim yapmak için geç kaldın.
çünkü oksijen senin hayat ağacın.

var mısın bir daha iyileşmeye?

biraz yoğunluk biraz kendini yaşadın.

zaten her şeyden biraz tadmamış mıydı dilin?

uzat artık hani nerede ellerin?
devamını gör...
galiba "bu konudan neden bahsettim bilmiyorum" cümlesi en çok Allah ile konuşurken kullanıyorum.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar