eğer güneşin yanında dünyanın büyüklüğünü, samanyolunun yanında güneşin büyüklüğünü düşünürseniz, az önce yediğim koca pastayı önemsemem.
devamını gör...
4 senedir uğraştığım işi kurdum. itiraf ediyorum çok yoruluyorum ama değiyor gibi. para geliri düzene girincede everecem kendimi.
devamını gör...
buraların tadı kalmadı hiç! bir kaç kişi yüzünden hala seviyorum yine de buraları.
devamını gör...
yaptığım araştırmalara göre, biri hariç, tüm eski sevgililerim benden sonra evlenmişler. ne yani, mavera'dan daha kötü ne olabilir ki, deyip karşılarına ilk çıkan kişiyle evleniyorlar mı?
devamını gör...
şiir yazmayı seviyorum. zihnimde canlandırıp en ünlü ses sanatçılarını mesela müşfik kenter söylüyorken ben not alıyorum zihnimde sadece. çok acayip bir şey.
devamını gör...
uykum var, uykum var, uykum var.* evcek geç yatmışız 4ümüzün uykusunu verseler bana anca ya yuhum gelirr. dersim var yuhumm geelir.
devamını gör...
bazen öyle tanımlar okuyorum ki sanki içimi görmüş yazmış. çok tanıdık dertler çok tanıdık yaralar; saatlerce konuşsam, dinlesem. sarılıp ağlayasım geliyor.
devamını gör...
insan hayatı, insan derisi gibidir gerçekten de bazen ölü derileri koparmak acıtsa da taze deriniz sizi yalnız bırakmaz.
devamını gör...
-aç mısın, yemeğe gidelim?
-derse girmesek mi?
-işten sonra bir şeyler yapalım?
-yemeğe gidek mi?

gibi sorulara yok diyemiyorum. ağzını yayarak "işin gücün yok mu la senin" demelik bir adamım. bi sigara alabilir miyim?
devamını gör...
2016 senesinde il dışından bi kız arkadaşım ziyaretime gelmişti. kıza kendimizi nasıl ifade ettiysek sanki cezaevi görüş gününe gelmiş gibi 2 kutu marlboro hediye getirmişti yanında. diğer poşetten temiz atlet, don çıkacak diye çok korkmuştum.
devamını gör...
"bir okyanus damlası" şeklinde almayı plandığım kullanıcı adımı hangi dalgınlıkla yarım bıraktığımı bilmiyorum. tamam kafa dağıtmaya ihtiyacım olduğu bir anda interaktif sözlükler yazıp kayıt olmaya aniden karar vermiş olabilirim ama kafam zaten bayaa dağınıkmış. *başta önemsemedim bir bakıp çıkarım belki diye ama yazıkça gözüme batıyor. yok mu şunu düzeltecek bir mod kişisi?

edit: teşekkürü borç bilirim.
devamını gör...
titrek bir sesle "seni seviyorum" dedim. gözlerini açtı ve kapattı. bu da güzel bir tepki idi. sabah olsun, gene gidip diyeceğim. seni sevdiğimi, 35 senelik ömrü hayatımda, hiç diyemediğim zamanlara sayacağım.

ne olur hayatta kal.
devamını gör...
"sizlerin, sizden olmayana size benzemeyene sizin gibi düşünmeyip davranmayana duyduğunuz derin nefret beni yoruyor. siz nasıl yorulmuyorsunuz bunca nefreti vücudunuzda barındırırken? bunca ağır nefreti, derin kini taşıyan bir ruh sizce sağlıklı mıdır? taşıdığınız yükün nasıl farkında değilsiniz anlamıyorum. özellikle sosyal medyada bu nefreti bu kadar saçmaktan nasıl çekinmiyorsunuz onu da anlamıyorum. birini incitir miyim kırar mıyım üzer miyim birinin günahına girer miyim ah alır mıyım diye düşünmemenizi hiç anlamıyorum. insana nefret, hayvana nefret, coğrafyaya nefret, ırka nefret, doğaya nefret hatta eşyaya bile nefret. ne kaldı? kalbiniz o nefretle kapkara kesilmiş farkında değilsiniz.

american history x filminde geçiyordu sanırım replik; "nefret bir yüktür ve yaşam her gün kızgın olunmayacak kadar kısa, buna gerçekten değmez...''

"nefret yüktür." yaşadığınız hayatı bu nefretle, bu yükle geçirmeye değer mi değmez mi karar vermek size kalmış."
devamını gör...
içim yanıyor. 2 litre soğuk suyu kafaya diktim. sanki dindirecekmiş gibi. ne kadar ahmağım tanrım...
devamını gör...
ukte nedir, ne işe yarar, nasıl verilir hala bilmiyorum. 6-7 senedir yazıyorum ama bunu hala bilmiyorum.
devamını gör...
budama ve temizlik mevsimi olarak değerlendirdiğim şubat ayı z raporu ;

eski bir tanıdıktan kalma ; insanı pasifleştirip teslimiyete iten, beklentiye sokup gerçekleşmediğinde moral bozmaktan başka hiç bir halta yaramayan zararlı bir alışkanlığı bıraktım,

3-5 güzel , hikmetli söz duyar, güzel insanlarla tanışırız diye başladığım ancak artık bana bir katkı sağlamadığını gördüğüm haftalık sohbetleri bıraktım,

hem spor hem eğlence olsun , meslektaşlarla kaynaşalım diyerek başladığım ama artık angarya haline gelip keyif vermeyen halı saha maçlarını bıraktım,

önceleri iyi gelen ama özellikle son döneminde ekstra sıkıntı ve strese sebep olan modluğu bıraktım,

yarenlikten vazgeçip hasım olmaya karar veren arkadaşlarla , kendimi kötü hissetmeme sebep olan arkadaşları geride bıraktım , 3 maymunu oynayıp kulağının üstüne yatan arkadaşlarla ilişkilerimi de ‘’sen de artık herkes gibisin ’’ seviyesine indirdim.

mart hep zor geçerdi zaten ama bu sene hem mart hem sonrası daha da zor geçecek . epey temizlik yapmış yüklerimizden kurtulmuşuz , yanisi yer açmışız hayatın getireceği yeni şeylere. şimdi ne diyoruz; gönder gelsin bakalım hayat, menüde ne varmış bizim için bundan sonra.

eklemedir koca konak : birkaç gündür bunları düşünüyorum, 1-2 gündür de toparlayıp yazayım bi yerlere diyordum; artık ondan mı oldu başka şeylerden mi bugün her detayını hatırladığım 2 ayrı rüya gördüm , ikisi de birbirinden güzel zaten de , gene de bi kurcaladım neti neye işaret edermiş deyu, orda da iyi şeyler yazıyor. hazırız bekliyoruz efendim .
devamını gör...
az önce su almaya bakkala indik arkadaşımla. sonra havanın çekimine dayanamadık suyu apt'nin önüne bırakıp yazmalı terlikli ev kızı kılığıyla bi alt bi üst sokak adımlaması yaptık çık hoştu.* ya biz seviyoruz bu üsküdarı, geceleri ve yürümeyi. Seviyoruz, seviyoruz.*
devamını gör...
3 gündür kendimden başka herkesin sıkıntısıyla uğraştım, 3 gündür uyumuyorum sanki alemlere milletin de sıkıntısını çekeyim diye gönderilmişim ya kardeşim bizdeki can bize yetmiyor valla eksilere düştüm artık ya.
devamını gör...
(#6159814)
minik kalplerin sizin için iyi ki dediğini görüyorsunuz ya o an anlatılmıyor. birilerinin “iyi ki”si olabilmek. dünya için önemsiz lakin benim dünyam için harikulade bir şey. ben öyle seviyorum ki onları. çimkafa binlerce minik yürek var bunlar için her zaman var olmaya çalışacaksın yılma! diyorum. sonra ne mi oluyor?
öğretmenler ile ilgili yeni çıkan haberleri okuyorum beni bir gülme alıyor.

bu sıralar deli olduğuma etrafımdakiler de inanmaya başladı.
devamını gör...
anam lavantaya düştü.
sakinleştiriyor diye tavsiye almış, sabah akşam elinde kupayla geziyor, bağımlılık yapmış.
yakında kağıda sarıp içmeye başlayacak.
devamını gör...
bazı sosyal durumlarda konuşmak ve konuşmamak arasındaki ince çizgi üzerinde kalmaktan bıkıyorum.içimdeki sözde bıçkın delikanlı 'konuş da kurtul len' derken sosyal ortam tarafından halihazırda baskılanmış tarafım hem 'konuşma' diyor üstüne bir de yalan söylememi telkin ediyor.sonra malum son sessizlik olunca içimi tırmıklayan bu düşünceyi anlatmak için uygun bir receiver aranıyor.
devamını gör...
saçlıvesakallı kod adlı yazar ile malaga yedik. hesabı bana kitlemeye çalışıyor. onun bu yaptığı terbiyesizliktir.
devamını gör...
ahhh ganem ahh. bu şahsiyet sana tatlı ısmarlıyacam dedi üstüne benim tatlımı yedi o da yetmedi hesabi bana kitlemeye çalışıyor. yazık
devamını gör...
şu yaşıma geldim, iflah olmaz duygusallığımdan kurtuldum sanıyordum. yanılmışım. nefret ediyorum kendimden. kadın istediğim evrağı vermeyeceğini söyleyince tutamadım ya kendimi. tutamadım ya tutamadım o lanet yaşlar nasıl akmaya başladı. normalde verilen bir evrak ama verenler hukuksuz veriyormuş... çıkardı şeceresini gösterdi o evrakları kimlere verdiğinin... üstelik bunların başıma geleceğini bilmeme rağmen, annemin ısrarı yüzünden gidip rezil olup döndüm.

ülkeyi buldozerle yıkıp baştan inşa edeceksin bunu anladım ama. reform meform işlemez. iliğine kadar belirsizlik, kafasına göre muamele işlemiş devletin her bir kurumuna. doğrusunu yaptığını iddia edenler yüzünden de benim gibi "başkasından duydum"cular böyle travmatik deneyimler yaşıyor. yine de tek suçladığım sistem. biz böyle hayaller kuruyoruz ya, "iyi ülke olacağız, çok gelişeceğiz" falan diye... ben size söyleyeyim o iş yaş...
devamını gör...
bir şeylerle ilgilenmeyi bıraktığım an uzun süre duvarda belli belirsiz bir noktaya bakmama neden olan bir şey var aklımda. yeni çok yeni. ya da 7 mi demeliyim? mucizelere inanıyorum. inanıyor muyum?

düşünmek ne çok yakışırdı size. bir de öylece kalmanız hiçbir şey söylemeden. keşke dursaydı o gün kalbim mutluluktan. keşke.
devamını gör...
birkaç yıl öncesine geri dönsem bu sefer onunla düşünmeden evlenirdim herhalde.
devamını gör...
1 yıldır tanıştığım ve arkadaşım olan bir kız vardı, kızı pek umursamazdım; yeri geldiğinde mesafeli, yeri geldiğinde de samimi davranırdım ama az önce 'sana aşık olmaktan korkuyorum.' falan dedi, bundan önce de bana saniyelik aşık olduğunu vurgulamıştı, sonrada 'seni hayatımdan çıkarıyorum.' dedi, tabii ben de 'umurumda değil.' deyip geçtim... sonuç: engellendik.

yahu benim üzerimde bir lanet mi var acaba sevgili yazarlar? benim kimseyi kendime aşık etmek gibi bir isteğim/niyetim falan yok. bu tür insanlar niye kendi kafalarına göre iş yapıyorlar ki? bir anlamadım gitti yahu. ulan; ya aşık olunur, ya hiç olunmaz. bunlar neyin derdinde moruk ya? harbiden bu kadınları/kızları anlamak o kadar zor ki...

edit: sözlükteki eksici sayısını bu tanımdan öğrenebilirsiniz, teşekkürler...
devamını gör...
işyerinde birinin işten çıkarılıp çıkarılmaması kararının verilmesi için ağzımdan çıkacak 2 kelime bekleniyor.

"gönderin" veya "kalsın". çok stresliyim şu anda...
devamını gör...
dün beynimin kısa devre yapması sonucu bankacıları payladım. haksız yere rezonans yaşamalarına, bir gerilim filmine maruz kalmalarına neden oldum. bugün aklım başıma gelince de gidip paşa paşa tükürdüğümü yaladım. eee Allah'ın tokadı yok merrydef! neyse ki böyle durumlarda tek tesellim gururumu yeterince örselemiş pespaye bir geçmişin getirisi, özür dilemekten gocunmayan esnek karakterim. burnumu düştüğü yerden alıp yaşamaya devam...
devamını gör...
öyle bir süreçteyim ki...


yaklaşık 1,5 yıldır bu kadar da olmaz dediğim ne varsa hızla üstüne katarak yaşıyorum tüm sayın olmazlarımı.

hepsini değil belki ama birçogundan haberdar olan bir arkadaşım vardı.aynı şekilde ben de onun bircok yaşadığını iyi-kötü her halinden an be an haberdardım.

sonra birbirimize aynı vakitlerde benzer hatalar yaptık. ben sinirli iken kırdım onu, daha sonrasında pişmanlığımı dile getirirken beni ateşleyenin o olduğunu hatırladım cümle aralarında, bu ona özür değil onun da hatalı olduğunu vurgulamamdı. hal böyle iken ikimizde toz kondurmadık egomuza.

şimdi ayrı toprakların tozuyuz. bir rüzgarla uçuşup birbirimize dokunma şansımız olsa da yorgunuz rüzgarın sırtına binmeye.
ben galiba özlüyorum yine bugün dostumu.
devamını gör...
ülke de azcık kendini okumuş bilmi zanneden biri, karışısındaki farklı konuşunca yaşın kaç senin diyebiliyor. geçen biri bana seninle aramızda 20 yaş var ona göre konuş diyor. ne yapayım sen bu yaşına kadar benim kadar deneyim yaşamadıysan. lan kimsin sen. neyseki toplumun en akıllıları delileridir.
burda ki birkaç kişi ile kendimi yormayacağım.
konuyu nerelere getirdiler. sen hadis bilmiyorsan ben ne yapayım.
devamını gör...
uzun zaman sonra gözlerimden yaş aktı. ama ne üzücü bir şey oldu ne de sevinçli bir şey. yetersiz olduğum için ağladım bugün evet. annemin babamın önünde yetersiz biri olduğum onaylanmış oldu. utandığım için ağladım.

böyle günlerde aklıma iyi şeyler de gelmiyor. keşke biraz daha cesur biri olabilseydim.
devamını gör...
başkasına sağanak olup yağanlar bize bir damla bile damlamıyor.
devamını gör...
itiraflarınızı hiç beğenmiyorum. daha açık olun. yoksa karalama defterine buyrun. *
devamını gör...
8 senelik bir mevzunun öznesi kişi bana dönüp bakmadığından ötürü, hayattaki her güzelliğe kötü gözle bakıyorum.
küçük bir örnekle açıklamak istedim. mesela bir ortama girdim ve herkes beni çok sevdi, çok iyi biri çok dürüst biri buldu, artık ne ise.
ardından kendime dönüp, o'nun bana dönüp bakmadığını hatırlıyorum. ve olan bitenden mutlu olamıyorum.

hayatının birinin ellerinde olması ne garip. ve o hiçbir zaman dönüp de bakmayacak.
geçen mevlana idris'in çocuklar için yazdığı bir kitapta okudum galiba. insanın her istediği olsaydı çok zarara uğrardı tarzında bir lafı vardı. o cümleyi düşünüp kendimi teselli etmeye çalışıyorum.
devamını gör...
yaşım 12, 13 iken dedemin cebinden o uyurken para çalar atari oynardım. adam bir kere bile gelip bir şey söylemedi yüzüme. en fazla yaptığı giysileri başka yere koymak oldu. ben de akıllandım kısa bir süre sonra kestim bu salak davranışı. ama o adamın naifligi çıkmadı aklımdan. sessiz sedasız, bana çok büyük bir ders verdi.
devamını gör...
değmeyecek cesurluklarda bulundum. bazen cesaretsiz olmak gerekiyor. ne derler; herşeyin fazlası zarar.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar