bizim eski mahallede bir deli vardı. ağza alınmayacak küfürleri etrafına savura savura sokakları dolaşırdı. gerek yerindeydi küfürleri gerek, ve çoğu zaman, yersiz. ben de bazen kendimi bu deli gibi hissediyorum ve daha kötüsü onun gibi olup sırf bu işi yapmak istiyorum zaman zaman.

sözlük, sence de küfür basılacak çok şarlatan yok mu piyasada?
devamını gör...
bi başlığa okumak için girdiğimde eğer kupalı tanımlar varsa ve birine oy veriyorsam diğerine de veriyorum ki kupalarını kaybetmesinler.
devamını gör...
sanırım hoca sınıfı yine rehin aldı ve derslik dışındaki yegane rehinesi benim. deli gibi uykum var ama devamsızlık derdine gözümün bebeği yatağıma gidemiyorum.
devamını gör...
kimseye kalbimi söküp bakmadıkları müddetçe kendimi sevdiremeyecek kabullendiremeyecek gibi hissediyorum. her hareketimi sorguluyor üzülüyorum. bir beş sene sonrasının hayalini kuramıyor kurmak da istemiyorum. mutlu olmak istiyorum.
devamını gör...
3 gün önce bir fotoğraf çektim ve fotoğrafa bakıp bakıp ''allah'ım ömrümde ilk defa bu kadar güzel çıkmışım'' diyip duruyorum. son bir kaç gündür aynadaki kişiyi de sevmeye başladım. bugün de bunu bir arkadaşıma söyledim ve verdiği tepki ''allah'ım şükürler olsun şu kızın sonunda gözünü açtın da kendini fark edebildi''
devamını gör...
tanıştırdığım iki insan buluşacaklardı. buluşmuşlar beni aradılar sen de gel diye geldim. şuan ortamdaki maydanozum resmen. kimse de konuşamıyor gibi oldu. çok iyi yaaa*
devamını gör...
istediklerimi yapamadıkça git gide daha çok hayal dünyamın içine çekiliyorum. başarısızlıklarımın yüzüme çarpmadığı, yetersizliğimin içimi daraltmadığı tek yer orası olacak çünkü.
devamını gör...
şu an sözlükte stalkun nirvası, bilginin everesti, analizin peak noktasını görmemek için kendimi zor tutuyorum. neden ya neden şuan jürim var lan beniiiğğmmm.
devamını gör...
az evvel, bikaç dakika oldu takriben; "lan acaba bi kamera alıp yutubır mı olsam?" diye düşündüm. "mrb arkdşlr knalıma hşgldnz bn zivi" diye başlayıp; "vidyomu beyendysenz beyene tıklamayı ve knalıma abone olmyı unutmyn" diyerek bitirir, bi de bu rezaleti tadarım.

ilk vidyoma bile karar verdim üstelik... "çorum'da mezarlıkta ağlayan kız makyajı." aylaynırı şakaklarıma kadar çekip şuh bakışlar atamaz mıyım? alasını yapabilirim. fakat kanalımın istikbali açısından ikinci vidyo için fikir bulamadım. parlayıp sönmek tırzım değil. istikrar istiyorum.

ben kahve suyunun kaynamasını beklerken çok iyi saçmalıyorum onu fark ettim. bi de kilo almışım. "almışım" diyerek kilo alma sürecimden asla haberimin olmadığı izlenimini vermeye çalışsam da bilinçliydim. "ay negzel bişiy bu çukulata ya bulandan Allah razı olsun" diye diye yedim. ruhsal bi regl süreci... anavatan kan ağlıyor. bikaç haftadır abandığım karbonhidratları unutturmayı istiyorum kendime. iyi yedim yalnız. hiç sevmem şişman insan; "ağır yaşamlar" diye bi seri var ya, tanrım, onları izlerken çektiğim acıyı zannediyorum cennetten kovulurken şeytan çekmemiştir. iki çukulata beni obez yapmaz üstelik. göbeğim bile yok daha.

şu an onlayn yazar sayısı üç. adeta yalnızım sözlükte.
şimdi baktım ikiye düşmüş.
yo hayır korkmuyorum.
çünkü ben imam hatipliyim.

devamını gör...
uçağı kaçırdım otobüsle on saat yol gitmek zorundayım bileklerimi kesmemek için kendimi zor tutuyorum.
devamını gör...
beğendiğim beyi instagramdan takip ettim. * hadi bağalım *.
devamını gör...
eskiden babamın en sevmediğim özelliği tiradlarıydı. şimdi onunla konuşurken en zevk aldığım zamanlar onun tiradlarına denk geliyor. büyümek insanı ne kadar değiştiriyor...
devamını gör...
geceleri uyumayıp roman okumanın çok ilginç bir hissiyatı var. eğer roman komikse evdekileri ayaklandırmamak adına içinize içinize gülmek zorundasınız. bu da bir süre sonra alkole yakın bir etki veriyor insana.

edit: gece kitap okumanın en kötü yanı ise kimseye 'ay şöyle oldu' diye kitabı anlatamamak. ağlamak istiyorum sayın seyirciler *
devamını gör...
işler yoğun ve ramazanda bu kadar yoğun olması canımı sıkıyor. yani tabi işler açısından güzel ama yorucu ve stresli bir hale sokuyor insanı. gel artık yaz tatili modu, biraz dinlenmek lazım.
devamını gör...
ondan kalan tek bir şey var her şeyi attım bir şekilde yok ettim ama bunu sakladım. bugün geldi aklıma nereye koyduğumu unuttum. böyle heyecan gibi korku gibi tuhaf bir duyguyla aradım. bulunca rahatladım. hem unutmaktan korkuyorum hem geçiyor diye seviniyorum. ben de bilmiyorum ki...
devamını gör...
geçen ay telefonumun hafızasında saklı tuttuğum ve yazılı olarak kayda gecirmedigim 150 şiir, 80 den fazla dörtlükler kırılan telefon belleği ile uçup gitti. yaşadığım üzüntüyü ve hayal kırıklığını tarif edemem. uzun bir zaman kendime gelemedim. yahu abartmıyorum, cidden çok kötü oldum. kaleme, yazmaya aşık insanların hali başkadır. ben mesela uzun zaman şiir yazmadığımda depresyona giriyorum, zihnimdekiler deşarj olmayınca iyi hissetmiyorum kendimi. dağınık bir kitaplık gibi oluyor kafamın içi, onları toplamalıyım. bu düzenleme sırasında manidar bir ayraç ya da altı çizili sözcüklere rastlamalıyım ki, ilham efendi ile kafa kafaya verip mısralar yazmalıyım. kafiyeler buluşunca değmeyin benim keyfime, ekip olarak kutlama yapıyoruz şiir sonrasında...
(bkz: şiiryakiyim)
devamını gör...
aöf bahar finalleri yarınmış ve ben 1 haftadır bambaşka bir şeye çalışıyorum. ay bana bir şeyler oluyor!
devamını gör...
konuşmak zorunda kalmamak için insanların yüzüne bakmıyorum,bu nasıl bir bencillik nasıl yeneceğim bilmiyorum.
devamını gör...
bir kere de ben kurnazlık yapayım diyorum, ben iş çevireyim. ama yok elimde patlıyor. hiç bir şey yapmasam daha iyi olacak bir şeyden de mahrum kalıyorum. bunu becerebilenlere hayran değilim sadece hayret ediyorum.
devamını gör...
o kadar şey yaptım ve tattım ki bazen neden yaşıyorum gibi sorular geliyor kafama.
devamını gör...
bazı şeylerden yana hiç şansım olmadı. bazı şeylerde şansım inanılmaz fazla ama kullanamıyorum. şöyle ki, içinde bulunduğum durum resmen bir bok çukuru. ne zaman bir şeylerden keyif almaya başlasam arkadaşlık, ilişkiler vs o şey batıyor. ve o keyif bir daha hiç gelmiyor. gencim, belki ileride daha çok şey yaşayacağım ama insanoğlu bencil işte her şeyin en fazlasını, en sabırsızca istiyor. hayat birazda bana gül, benim sana kötü dokunduğum bir tarafım olmadı. cidden iyi niyetliydim. bazen hatalarım oldu evet ama pişmanım ne yapayım. hepsinden özür dilerim. ama intikamında bir sınırı var. yetti artık içim tükeniyor. tüketiyorsun.
devamını gör...
28 mart, 29 nisan ve 27 mayıs günlerini sanırım kolay unutmıycam. biraz şansım olsa zaten küçükten büyüğe sıralı gelirlerdi şuraya bak.
devamını gör...
efkar çöktü diye sözlüğe geldiğim doğrudur.

kimbilir, belki de en yanlış doğruyu arıyorumdur.
ya da en doğru yanlışı bulmuşumdur...
devamını gör...
dün gece, yakın arkadaşlarımdan biri beni en büyük imkansız hayalimin peşinden gitmem için ikna etti... ona tamam dedim ama benim inancım yok açıkçası ama düşündükçe kalbimin erimesine de mani olamıyorum. yine de üzülerek söylemeliyim ki benim gibi her şeyiyle ortalama hatta ortalama altı kalan bir insan için böyle büyük ve güzel şeyler her zaman imkansız kalacak...
devamını gör...
az önce moderatör olarak ilk defa bir yazarın tanımını sildim. kendimi aksiyonu yüksek bir dövüşte gibi hissettim bir anlığına.
devamını gör...
itirafın yok hala düz bir hayat yaşıyorum diyeceklerim bu kadar.
olm birazcık ifşa falan yapın bi aksiyon olsun lan.
devamını gör...
anı olarak kalsın diye her şeyin fotoğrafını çekmeyi çook seviyorum. her anın, her arkadaşımın, her akrabamın onlarca fotoğrafı benim arşivimde. çoğu arkadaşım kendilerine ait fotoğrafları benden alıp arşivliyor. kuzenlerim çocuklarının bebeklik fotoğraflarını, videolarını benden alıyor. fakat ben ne kadar anı olsun ilerde bakarız diyerek hepsini çeksem de hiçbirine dönüp bakmıyorum. baktıkça hüzünleniyorum. vefat edenlerin fotoğraflarına zaten bakmıyorum ama üniversite dönemimdeki fotoğraflarımıza bile bakamıyorum. ne güzel günlerdi, canım arkadaşlarım, ne komikti o gün, nasıl da gezmiştik vs diyerek ağlarken buluyorum kendimi. kendi düğünümün fotoğraflarına bile bir kez açıp tamamen bakmış değilim. insanlar düğün fotoğraflarını üstünden yıllar geçse de telefonunun ekranına, sosyal medyasına zırt pırt koyarken benim telefonumda bir tanesi bile yok. falan filan. bu liste uzar gider. velhasıl anıları fotoğraflamayı ne kadar seviyorsam dönüp onları bakmayı o kadar sevmiyorum.
devamını gör...
bi umut geliyorum şu başlığa cinayet olsun, adam kaçırma, yaralama vs harbi bi itiraf yok. üni itiraf sayfaları bile daha enteresan. nyse bi hoşlanma var yukarda takdir ettim artısını verdim.

fen fakültesinde okuyan, kantinde ki kırmızı mini etekli sana aşık oldum.
devamını gör...
çeyiz bakıyorum sözlük. normal insan gibi yaşamıyorum, bildiğin geceli gündüzlü çeyiz araştırıyorum. nerde ne mağaza var, ne zaman indirim, ne zaman yeni sezon hepsini öğrendim. evlendikten sonra beni direkt işe alabilirsiniz sayın avm yetkilileri
devamını gör...
aynı bir türküyü insan bir günde kaç kere dinleyebilir? beş, on, onbeş....dönüp dönüp kaç kere dinleyebilir? ne olacak ki sonum gecenin sonunda.

"geçer ömür geçer gider, dertlerini saçar gider,
kurbanını seçer gider, sen geçmedin şu gönülden.."
devamını gör...
dürbünümün açılmasına 37 tanım filan kaldı.
bir de evi özledim ya sözlük.*

edit: 32 tanım kalmış.
devamını gör...
gece vakti kafamda çok fena filler tepişiyor. yarın yapilmasi gereken yığınla iş var. ben hala sözlükte takılıyorum.
unutmadan: seni hiç sevemedim derviş. seni yenecem.
devamını gör...
moderatörlerin entry düzenleme hakkına sahip olması içimi gıcırdatıyor, bunu ahlâki bir şablona oturtamıyorum. argo varsa entryi sil, vur kır parçala, anayasa böyle, kanuna karşı gelinmez der, susarım. fakat kelimeyi değiştirip daha anlaşılır olanı yazmak ne demek sevgili arkadaşlar? herkes her şeyi anlamak zorunda mı? bu nasıl bir zehirlenmek? hadi onu yaptın, bari imla hatası yapma, bildiğin doğru yazılan şeyi silip yanlışını yazmışlar. geçenlerde yaşadım bu durumu. yazdığım şeyi döndüğümde çapraz ateş arasında hacamat olmuş vaziyette görmek gerçekten canımı sıkıyor. çaresiz olduğum için ise böyle anket başlıklarına içimi dökebiliyorum.
devamını gör...
mayıs ayı z raporu.

birkaç aydır geçmekte olduğumuz sınavlar rutine döndü , stabil hale hatta bazısı kronik hale bile geldi denebilir. ama normal seyrine girdi sayılır bu şekilde bir süre daha devam edebiliriz.

yeni gelişme biz nisan mayıs , yaz bahar dedikçe takvimimiz hep eylüle geri dönüyor , yine yaprak dökümü zamanı. birkaç yaprak daha döktük nereye kadar gidecekse bakalım , en sonunda ceketimizi omzumuza asıp geldiğimiz yere geri döneceğiz galiba. geldiğimiz gibi bir başımıza...

neyse yaz bahar da geçti , nisan değilse mayıs , perşembe değilse pazarlarımız da bitti , şimdi ;
karanfil kokuyor sokaklar
bu şehirde bir gülüver
mayıs geçti haziranda bir gülüver
diyoruz. bakalım ne olacak
devamını gör...
büyük kızım oyuncak bebeğine kundak yaparken, küçük kızım bebek bezinde yumruk çalışıyor.
tıpkı hayat gibi.
peki benim kız görünümlü erkek çocuk doğurmuş olma ihtimalim ne? bilemiyorum.
devamını gör...
eşimle instagrama bakarken bir fotoğraf gördük yaşlı bir amca karısının mezarı başında yatıyor. açıklamaya da şey yazmışlar “o yalnız uyuyamaz korkar diyerek her gün karısının mezarı başında uyuyan adam”
eşimde dedi ki “aha ben temsili” ben de hiç sanmıyorum dedim. diyor ki görürsün...
temenniye bak len!
devamını gör...
içimde kelimeler öyle birikmiş ki, nereye yazıp nereye dökecek olduğumu şaşırıyorum. tanımlara girsem; bilimdi, siyasetti, gündemdi derken yazıp cizmem gerekecek fakat ilk birkaç kelimeden sonra kendimi tutamayıp arabeske bağlıcam. o da olmayacak.. böyle anlarda hayali bir deniz manzaralı, kayalık tepem vardır benim. oraya gider ağlarım. şimdi yine o kurşuni tepeye gidiyorum. hay aksi, yağmur erken başladı...!
devamını gör...
ortalık yine sular seller. kasmayın lan kendinizi.
devamını gör...
yönetici site kapısının giriş şifresini değiştirmiş hatta değiştirmek ile kalmamış benim banka kartının şifresini bulmuş adi herif. sen önce asansörleri yaptırsana be adam.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar