son zamanlarda başka insanlarla daha bir farklı yüzleşiyorum. herkesin yalnız olduğunu ve kendi yalnızlığına hizmet ettiğini düşünüyorum. kendi yalnızlığını bir başkasına adayıp, onu sonsuza kadar bırakmak için elinden gelen her şeyi yapmaya çalışan insanların, bütün yapıp ettikleri o başkasının yalnızlığına hizmet ettiğini düşünüyorum.

daha bir yalnız olmak gerekiyor. madem hayatımız bir yalnızlığa hizmet edecek, bari kendi yalnızlığımıza hizmet etsin...
devamını gör...
tahsilime dair olsa da dışarıdan bakıldığında bildiğin amelelik olan getir götür işlerini yaptığım bi işim var şu an. bu angaryaları adeta zevkle birer challengemışçasına yapıp ediyorum. şunu anladım, başkasına boş olan bana ilaç olabiliyor. "ne işin var burda git şöyle yap git takıl"... değil abi işte. bana bi işe yaradığımı hissettirecek bir şey lazımdı ve bu alakasız bir iş de olabilirdi. şimdi altı üstü dosya takip edip ordan oraya kâğıt götürüyorum ya, sanki gaasaaray'a 3 yılda bir gelen bitiriciyim. bizzat ben değişiyorum bi şeyleri halledip şunları hallettim dediğimde, bi şeyleri yetkili olarak sorduğumda. içimdeki köpek umut da ayakları yere basan planlara dönüşmeye başlıyor böylece. işleri batırdığımda bile gerçek bir batırma olduğu için tersten keyifleniyorum. bi de o kurumdan bu kuruma metro metrobüs gitmek iyi geliyor. bi yerde durup çalışmaktansa meşgul triplerle yürüme bandında sollama yapıyorum. işte böyledir her şey kulağı tıkayıp kendine iyi geleni yapmakla başlar. ama biraz örselenerek, biraz mahcubiyet, mağlubiyet ve gelsin 3lü 5li yenilmezlik serileri...
devamını gör...
her şeye rağmen zayıflığıma yorgunluğuma ve kendimi unutuşuma. evet bugün çıkıp gelse ve "bir tek sana söylüyorum" diyerek girişse konuşmaya hiç düşünmeden tereddüt bile etmeden "hemen anlat!" deyivereceğim. sen anlat yeter ki. herkes bilse de bilmese de bir şeyler anlat.
devamını gör...
bizim oğlan evleneceğim deyü her tarafa haber salıyor. herkes bir şeyler yapmaya çalışıyor fakat beklentiler bizim oğlanın istediği gibi olmuyor. zavallı çocuk, herhalde herkesten bir emma stone, annuskha sharma gibi kızlar bulmasını bekliyordu. velhasıl çevresi bir türlü isteğini karşılayamadı. aradan geçen 3-5 ay sonra bir haber geldi. bizim oğlanın bir aile dostu var. bu aile dostlarında benim de bir halamın çocuğu var onun hali de içler acısı avradının eteğinden düşmüyor. halamın oğlu bizim oğlanın göreceği kızın ablası zaten kızı da ablası öneriyor. ben de bunu duyunca bizim oğlanı kenarı çekip yapma etme diyorum ama dinletemiyorum. neyse. haber geldikten bir kaç gün sonra bizim oğlan kız evine gitmek üzere hazırlanıyor. nihayetinde beklenen saat gelip çatıyor kız da görülüyor. bizim oğlan kızı çok beğeniyor. bu beğeniden sonra ağzı kulaklarında ortalıkta geziyor. kız görüldükten sonra aileler de tamam diyorlar çocuklar da kendi aralarında konuşmaya başlıyorlar ta ki 3 gün öncesine kadar. 3 gün önce bizim oğlanı arıyorum. nasıl gidiyor diyorum. üzgün bir sesle “ya sorma canım çok sıkkın” deyince ben de hemencecik bekle yanına geliyorum. merkez caminin orada buluşalım orada konuşuruz diyorum. tamam diyor. bir kaç saat sonra bizim oğlanı caminin orada mahzun bir şekilde otururken görüyorum. yanına varıyorum. anlat bakalım diyorum. başlıyor saatlerce anlatmaya. konuşmasını bitirmek üzereyken abi kız güzel ama emoji kullanmasını bilmiyor dedi. acayip canım sıkılıyor buna ve hatta ben espri yapıyorum kendisi bana “komik” diye cevap yazdı. komik bir şeyler söylüyorum bazen sonuna da “sjsjsjsj” koyup çok güldüğümü ifade ediyorum kendisi “sjsjsjsj ne” diyor. abi ben alışamadım. bu ilişkilerde teknolojiye yatkınlık da aradığım yeni bir şart emoji kullanmayı bilmeyen kız mı olur dedisjsjsj. tabi ben çok şeye şaşırdım ve güldüm fakat emma stone’nin *emoji yüzünden terketildiğine şahit olmam kadar hem şaşkınlık hem de komik ayrılığa şahit olmadım. emoji önemli arkadaşlarsjsjsj.
devamını gör...
geçenlerde ilk kez beni geçiştirmeye çalışan, işini savsaklayan birini yüksek sesle ezdim. bunu hayatımda ilk kez yaptım. ve bu şekilde işim hallolduğunda ikimizden de tiksindim. tam anlamıyla tiksinmek. yüksek sesle karşılık verebildiğim için saygı duyulması öyle mide bulandırıcıydı ki.

onca insanca yaklaşmama, karşımdakilere sadece insan oldukları için saygı duymama rağmen ikimizi de böyle alçakça bir duruma düşürdüğü için ona, kendime hakim olamadığım için kendime kızgınım.

üstünden zaman geçmesine rağmen kızgınım.

böyle biri olmaktan korkuyorum. uyum sağlayıp, eriyip gitmekten korkuyorum. umursamamaktan korkuyorum.
devamını gör...
eve iki çeşit peynir aldım. birisi tam yağlı ezine peyniri diğeri ise böreklik tatsız tuzsuz lor peyniri.
ezine peynirinin tadına bakınca "bu ne lan böyle? vıcık vıcık" demek geldi içimden. sonra lor peynirini açıp bir kaseye bir miktar koydum. üzerine de maydonoz doğradım. güzelce tuzladım . tadı o kadar lezzetli oldu ki, şu anda deli gibi yemekle meşgulüm.
fakirlik genlerime işlemiş. bünyeye zenginlik ağır geliyor.
benim mutluluğum; kuş sütü, kırmızı pullu alabalık havyarlı sofralarda değil.
benim mutluluğum; domates, peynir ekmek, soğan, karpuz olan sofralarda...
devamını gör...
uzakta olan biriyle bir ilişkim var. ama artık eskisi gibi sıkı fıkı değiliz. önceleri geceyi beklerdik muhabbet için. sabaha kadar konuşurduk bi bakardık sabah olmak üzere.

şimdi ise birbirimizden uzaklaştığımızı hissediyorum. olmuyor. iyi geceler dileyip kaçıyoruz birbirimizden. yakınımda olsa böyle olmaz ama uzaktan ve de telefonla iletişim kurabildiğimiz bir ilişki olunca insan arayı sıcaklaştıramıyor.

ne yapmam lazım aramızı eski hale getirebilmek için bilmiyorum. bilen bari mesaj atsın sayın yazarlar.

öyle işte.
devamını gör...
yapınca üzüntüden ölürüm diye sürekli ertelediğim bir şeyi yaptım ve üzüldüm ama ölmedim. ilerleyen vakitlerde üzüntümün artmasından korkuyorum ama aynı zamanda kuş gibi hafifledim. meğersem yapmaktan korktuklarımız bizim sırtımıza bir yükmüş de beklettikçe ağırlaşıyormuş. sonucu kötü de olacak olsa ertelememekte fayda var ve kendimiz olmak da en güzel motivasyonlardan biriymiş. olmadığımız biri gibi davranmamıza sebep olan herkesi hayatımızdan çıkarmayı teklif ediyorum sözlük. oylamaya sunuyorum bunu. hadi bakalım.
devamını gör...
siyasilerimizin alayı koltuk ve kazanç uğruna ülkeyi foseptiğe götürdüler ve şimdide nefes aldırmamacasına hareketler yapıyorlar, siyasiler hatalarını ört pas etmek için uğraşırken muhalif denilenler olaya karışmıyor bile ve ben bunları konuşuyorum, ön yargılı, biatçı, sorgulama kapasitesi olmayan adamlardan intikam almak için seviyemi düşürürken yüreğim harbiden ağrıyor manevi olarak.

daha güzel ülke ve ülke beklentilerinden kendi toprağımda uzaklaşmanın acısını hissetmeye başladım, bu siyasilerle beklediğim güzellikleri ve refahı göremeden yaşlanıcam belkide ölüp gidicem. bu durum harbiden canımı yakıyor. diğerleri partisi zarar görecek diye üzülecekler ya bu da beni kahrediyor, bu ülkenin birliğini koltuk sevdalısı siyasiler sağlamış gibi davrandıkları için.
devamını gör...
kendimi çok seviyorum, baya ciddi anlamda söylüyorum bunu. insanlara çaktırmıyorum tabii bu durumu. bazen aynada kendimi görünce güzel sözler söylüyorum "ulan ne yakışıklıyım hehehe, ayna ayna söyle bana var mı benden yakışıklısı bu dünyada" gibi. bu biraz abartı oldu ama olsun. megaloman olabilirim. bilemiyorum altan.
devamını gör...
çürümüş yaprak gibiyim güz değil bahar utansın,
çatlamış toprak gibiyim ırmaklar çaylar utansın.
devamını gör...
sol gözümle ağlıyorum sözlük. gribim, sol üst dişim ağrıyor, sol kulağım patlamak üzere sanırım o da ağrıyor, başımın sol tarafı ağrıyor. nefes almak için üstün çaba sarfediyorum. sol taraftan grip olmak nedir ya!?
devamını gör...
hellö sözlük. uzun zamandır yoktum biri demiş öldü, şimdi de yazsınlar kral geri döndü sjsjsjsjsjs. sözlüğe kısacıkkk bir ara verdikten sonra işte geldim buradayım, sizlerle yan yanayım. yepisyeni stajlardan öğrendiğim ilginçli bilgiler, yer yer tıbbi alanda doğru bilinen yanlışları düzeltme amaçlı kamu spotları, kimi zaman aslında sizi hiç de ilgilendirmeyen duygudurum hâlimlen ilgili içerikler ve daha neğler neeeğlerrrr. just follow me babies kihkihkih. love u alls. xoxo.
devamını gör...
12 saat yatakta debelenip sadece iki üç saat uyuyorum. gecenin sessizliğine aşık oldum.
devamını gör...
kaç gündür hastayım ve iyileşemedim ya gıcık oluyorum. tabi hiç yatak döşek yatmadım, en azından o güzel.

bazen düşünüyorum da galatasaraylı olmamak nasıl bir şey, hiç anlamıyorum.* cidden düşünemiyorum bile.

uzun uzun itiraf yazmak istiyorum ama üşeniyorum, çok üşengecim evet. bazen eve gittiğimden yatağa girip işe gidene kadar çıkasım gelmiyor.
devamını gör...
öğleden sonra daha önce hiç yapmadığım bi işi yapıcam, yemin ediyorum midemde kelebekler uçuşuyor.

en son sevdiceğimle ilk buluşmamızda böyle hissetmiştim.

bir şeyi ilk kez yapmak -çok basit bi şey olsa da- çok heyecanlı lan.

mesleği cidden sevdiğim nadir anlar. *

not: ve hevesim kursağımda kaldı. hayat heveslerimizi kursağımızda bırakmak üzerine kurulmuş bir düzendir. *
devamını gör...
la biri tüm semte ömer karaoğlu'dan yol mu dayanır dinletiyor ciddi ciddi. o biter bitmez peşine bir taner yüncüoğlu ekleyesim var zor tutuyorum kendimi. bizim muhit pek alışkın değil böyle şeylere ya akşam haberlerine laikliği elden götürenler olarak çıkarsak hakkınızı helal edin şimdiden.

devamını gör...
görüp görebileceğiniz en salak en enayi insanım. şu an ölsem hiçbir şey kaybetmeyecekmişim gibi hissediyorum. insanın hayatında 4 temel direk var bence. aile, arkadaş, ilişki, iş. direkleri oluşturmanızı sağlayan harç ise güven. şimdi bu dört direğin üçü kırık , kalanı ise sallantıda. iyi kötü inşa ettiğim ne varsa yıkıldı. aile hariç tüm direkler yeniden inşa edilebilir. aileden destek görmek çok önemli bişeymiş sözlük. sözle değil, eylem olarak görmek o desteği çok önemliymiş. dünyanın sonu değil biliyorum, yaşadıklarım bana özel de değil ve bazısı geçici onu da biliyorum. bunun için çabalamam lazım evet. ama o çabayı gösterecek güç, azim yok şu an içimde. içim acıyo çünkü. fedakarlıkların görev sayılması, nasılsa affeder mantığıyla her şeyin reva görülmesi.. hayatımın son 3 senesi hiç yaşanmamış olsa keşke. öncesi çok matah değil de gerçi en azından ben umursamazdım. umursamadığım için suçlandığım zamanlar en güzeliymiş.. çok şey söyleyesim var, hiçbir şey konuşasım yok. hayatındaki her şey ve herkes için savaş vermek çok yorucu.

keşke alıp başımı gidebilsem, keşke kimse tarafından tanınmadığım bir yerde yeniden başlayabilsem. köy olur, kasaba olur. keşke sıfırdan başlayabilsem.
devamını gör...
işsiz olmamın kendi yetersizliklerimden olduğunu düşünüyorum.
devamını gör...
bir zamanlar öldüm-bittim modunda sevdiğim insanın semtine geldim; onun playlist'ini açtım, dinliyorum. elimde bıttım sabunu kokar bir tesbih, dünya sansasyonel yer. söyleyeceklerim bu kadar.
devamını gör...
hayatımdaki her şeyin olumsuzlukla sonuçlanmasından çok yoruldum.
devamını gör...
haftanın altı günü görmek zorunda olduğum bir suratta seni hatırlıyorum. o gün geldiğinde bu durumun canımı pek yakacağını düşünmemiştim açıkçası. ilk zamanlar zor olabilirdi ama sonra kayıtsızlığımı tekrar sağlayabilirdim. koşullandım, söndüm, şimdi kendiliğimden geri geldim. ben kendime gelmeyi umarken kendiliğimden geri geldim. seninle kurduğumuz hayalleri artık tek başıma gerçekleştirmeye çalışıyorum. ben seni özlüyorum, umarım sen de beni özlüyorsundur. ben seni güzel hatırlıyorum, umarım sen beni hatırlıyorsundur.

pek adetim değildir ortalık yerde duygularımı ifade edebilmek. yürüdüğüm sokaklarda hatırlıyorum, kızılay'da yürürken, sıkış tepiş otobüslerle eve dönerken seni hatırlıyorum. sana hiç söylememiştim, defterimin kıyısına iliştirmiştim. "ben başkaların ahını almışımdır illa ki, sen benim ahımı alma" yazmıştım. keşke dost kalabilseydik.

neyse ya. aklımdan geçen cümlelerle anlamlı bir paragraf oluşturmak çok zor geliyor bana şu an. imlaya bile bakmadan yabıştırayım yazıyı.

ee ne demişler: nobody said it was easy

neyse iliştireyim şunu da şuraya
devamını gör...
annem geceleri çalışıyor. tam olarak ne iş yaptığını söylemedi ama parası iyiymiş öyle diyor.
devamını gör...
bir mucize olsun artık. çok sıkıldım...
devamını gör...
dertliyim sözlük bir erkek imamhatip lisesinde ögretmenlik yapıyorum ilk yılım. diger meslektaslarim yasını büyük söyle demislerdi ben de daha cok dikkate alirlar belki diye büyük söyledim. (bazı ögrencilerle aynı yaştayım cünkü) yaş muhabbetinin donduğu derste yasımı büyük söyleyip çıktım sınıftan. o gün yanıma bazı islemler için adli sicil kaydımı almıştım. onu sınıfta unutmusum cuma son tenefüs bir grup ögrencim sağ olsun getirdir. cuma törenden sonra hocam siz kaç yaşındaydiniz diyenleri duydum ama duymamis gibi yapıp yoluma devam ettim. yalan söyleyen hoca konumundayım bu beni üzdü....
devamını gör...
of... para lazım sözlük. ev giderlerini karşılamaya yetecek kadar bile param yok nasıl hayatta kalacağım bilmiyorum.
devamını gör...
benim saatim günde iki kere bile doğruyu göstermiyor. şakülünden inhiraf bu mu olsa ki?
devamını gör...
yıllaaar önce hayatımızdan at gibi gidenlerin it gibi geri döndüğü zamanları da gördük ey sözlük.
hey gidi nasıl diyordu ünlü düşünür hilal cebeci: “kapıma bir gün ipe ipe döneceksin.” hahayt.
devamını gör...
fener - başakşehir maçını izleyip sinir krizlere girmek mi, m. city - liverpool maçını izleyip futbola doymak mı? hangisi bilemedim..
devamını gör...
bu itirafı yaptıktan sonra bir daha sözlüğe girebilecek miyim bilemiyorum ama şeytan dürtüyor.

*

*

*

*
devamını gör...
benimle aynı dine mensup insanlarla çalışmaktan nefret ediyorum.
devamını gör...
insanlara karşı o kadar güvensizim ki. bu konuda kendimden nefret ediyorum. insanlara olan güvenimi kaybetmeme sebeb olan iğrenç insanlardan daha çok nefret ediyorum. resmen aklımdan iyi şeyler yerine olabilecek kötü şeyleri tahmin ediyorum. çünkü benzerini daha önce yaşadım. nasıl yıkıldığımı çok iyi bilyorum. bugün belki de gözüm kapalı dahi güvenebleceğim insana sırf önceden yaşadıklarım dolayı asla güvenemiyorum.
devamını gör...
insan büyüdükçe anneye daha mı çok düşer ya da erkek, odipus modipus? her geçen yıl annemi daha çok arar oluyorum ve ivmesi inanılmaz boyutlara yaklaştı. üniversitenin ilk yıllarında istanbul'un gurbetliği pek koymazdı, memleketi ve annemi aramazdım bile. sonra ondan uzak olmaya ve bu şehre katlanabilme sürem kademeli olarak azaldı. bu yıl ise henüz istanbul'a geleli 2 hafta olmuşken sürenin dolayazdığını fark ettim. bu dönem benim için zor geçecek.
devamını gör...
biri beni stolkladı az önce. korkunçtu. lütfen yapma
devamını gör...
sıkı durun, itiraf ediyorum.

ilk oy hakkımı anap'tan yana kullanmıştım. sebebi ise türkiye haritasının petek olması ve üzerinde bir arının olmasıydı. çok hoşuma gitmişti amblemi.

mesut yılmaz'a çok yüklenilmesi de sebep olabilir.

ayrıca ak güvercin geliyor şarkısıyla dsp'ye baya baya sempati duymuştum. bizimkiler zaten dsp'liydi o zamanlar. gerçi şimdi bile chp üyelikleri çıkar kanımca. neyseki chp'ye oy vermiyorlar. neyse.

aslında demek istiyorum ki, işte bilinç bu kadar azizim lise çağlarında ülke insanımızda genelde. ülke konusunda, din konusunda, siyaset konusunda, kadın-erkek ilişkileri konusunda acayip eksik yetiştiriliyoruz maalesef.

üniversite eğitimini yahudilere, milli eğitimini amerikalılara verirsen olacağı budur deyip bırakıyorum. zaten oktay sinanoğlu'da benimle aynı fikirde. abd'nin üniversite eğitimleri çok iyidir ama ilkokul, ortaokul,lise eğitimleri berbattır diyordu bir röportajında. Allah rahmet eylesin.
devamını gör...
şu an en yakınım olan kişiden bile uzaklaşacak sebep buluyorum kendime daha doğrusu olayları büyütüyorum, bir süre kendimi geri çekip böyle devam edecek, sonra yine aynısı olurum.
devamını gör...
başörtümü çıkardım ben. ayrıca rüyamda fetöcü dövüyorum. hatta rüyanın etkisiyle gözümü açtığımda meğer kocişimin kafasına kafasına indirdiğimi fark ediyorum. ama adam bunu hiç yadırgamıyor Allah razı olsun. evet durum o kadar fena.
devamını gör...
1)bir seyleri bitirmem gerekiyor. kitabim, testlerim, videolarim.. ben de bir seyi bitirmis olayim diye yeni basladigim diziyi bitiriyorum.

2) bu zamana kadar gecirdigin tedavi sureclerinde katlandigim acılar gelip gecti saniyordum. meger delip gecmis. yaşlandım.

3) eskiden korkmak icin haklı sebeplerim vardi. artık yok ama bu sefer de eski korkuların ruhuma bıraktıgı güven bunalımda çakılı kaldım.

4) bazen erdim mi la yoksa falan diye düsünüyorum. Allah'tan gayrısı tatmin etmiyor.
ama ermemişimdir yeaa çünküm bu durumdan şikayetciyim..

5) mutlak sevgi görmem gereken yerlerden yumruk yiyince insanı beyinle sevmek vs. kalple sevmek diye bir versus olusturmusum kendime.katiyen kalple sevemiyorum..

anneğğ .. sni coq sefiorum..
devamını gör...
hayatımda hiç kardan adam yapmadım evet.

afyon'da üniversite okumuş olmama rağmen yapmadım evet. çünkü çocuklukta yüklenilmemiş kardan adam yapmak bünyeye. tutarlı insanım azizim ben. sonradan kardan adam görmüş dedirtmem kendime.
devamını gör...
yetemiyorum. kimseye, hiçbir şeye, hiçbir zamana yetemiyorum.

yaraları saracağıma yara oluyorum.

yapamıyorum.


not: karalama defteri köşeye atılmıştır diye buraya yazdım. netti bu defter size, anlayamadım.
devamını gör...
sözlükte dönen oyun muhabbetlerini kıskandım, başlık açtım kimse bakmadı ya la. bir kaç arkadaş sağ olsun. (burada hönkürerek ağlayan bir maymun var) neyse, moralim bozuldu acayip. yok iyiyim, parallyzed diye bi oyun indirdim onu oynuyom. çok mutsuzum sözlük, hala birinci leveldeyim yaa.... *
devamını gör...
var ya hayatın tam ortasına öyle bir küfredesim var ki o kadar olur... etmedim sanmayın, sadece buraya yazamıyorum... şu kadarını yazayım ben bu hayatın taaaa................................ **
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar