dünyaitiraf.com

#özgürler 

462.
onu cok seviyorum sozluk.

ps: hemen akliniza kotu seyler gelmesin, ecnebiler 'love' derken sevmek ve asik olmak farkindan bihaberse ben napayim, hayret bisi.
devamını gör...
463.
bundan tam 17 yıl öncesiydi..
geçinmek için çalışmak zorundaydım..semtimizin pazarında kışları limon ve salatalık, yazları soğuk su satarak aile bütçesine katkı yapmaya çalışıyordum..
limonları aldığım yer pazarın hemen başındaydı, tezgahın sahibi rahmi isimli pamuk gibi ihtiyar bir amcaydı..beni çok severdi, her zaman mutlaka bir iki kilo kendi hesabından koyardı, durumumu biliyordu netekim..
bir gün çok hasta oldum, ateşler içinde yatıyordum..ama pazar kurulmuştu yine..sabahın erken vakti gidip limonları almam gerekiyordu oysa..sokağa bir göz gezdirdim, kan kardeşim fatih üst mahallenin çocuklarıyla taso oynuyordu.. seslendim bir iki kere, duymadı..büyük bir hırsla kazanmaya oynuyordu belli ki..güç bela dışarı çıktım, ve yanında gidip benim için limonları alıp alamayacağını sordum..

-alırım tabi sakız dedi, sen parayı bana ver ben hemen alırım..

ben de ilacımı alıp arkasından gidecektim, sonuçta kan kardeşim bile olsa akşama kadar o kalabalıkta sırf hayrına satmazdı o limonları bilirdim...

parayı verip fatih'i gönderdim..ardından hazırlanıp ben de çıktım..rahmi amcanın tezgahının önüne gelmiştim bir solukta..fatih beni orada bekliyor olacaktı, salyam sümüğüm birbirine karışmıştı, hastaydım lan işte, neredeydi bu fatih?..
rahmi amca çok meşguldü, sürekli bir şeyleri poşetleyip müşterilere veriyordu, bi boşluğunu bulup sordum, -amca fatih nerede?
rahmi amca fatih'in oraya hiç gelmediğini, limonları hiç almadığını, ona parayı vermediğini söylüyordu, artık dinleyemiyordum..benim bir haftalık paramdı o, evde o kuru fasulyenin içine salça olacaktı belki, belki artık tanelerini saymadan yiyebilecekti kardeşim o fasulye yemeğini..sahi hala yiyemem ben o yemeği..

fatih'i akşam gördüm sokakta, elinde elma şekeri vardı, kafasına fenerbahçe kukuletası bile almıştı*, hiç bir şey sormadım, o da söylemedi..bir daha hiç oynamadık onunla..hayatta ilk arkadaş kazığımı böylece yemiş oldum..

itirafım ne mi? sizce ben bir daha kimseden kazık yer miyim? asla...
devamını gör...
464.
dun aldigim mesaj uzun suredir olmadigim kadar mutlu etti beni sozluk. zaten kendimde oldugunu dusundugum bir ozelligimin yine cok deger verdigim birisi tarafindan teyit edilmesi...
iste bunu seviyorum.
devamını gör...
466.
sözlük, biz mi çok büyütüyoruz insanları gözümüzde? herkes hata yapar tabi, kimse melek değil ama...

dün kitap fuarında kadir mısıroğlu'na sigara içmesini hiç yakıştıramadım. bir yandan kitap imzalıyor, hemen yanında küllükte bekletilen sigara. yani öyle bir ortamda? içsin tabi, içmesin demiyor kimse zaten. ama kitap imzalatmak için sırada beklerken, insanları sigara dumanıyla rahatsız etmeye kimin ne hakkı var? öyle kapalı bir ortamda, adamın hangi özelliğine saygı duyup ta, hoş görelim bu hareketini? yazdığı onca kitabın hatırına veya yaşına hürmeten mi göz yumalım ya da ne biliyim olmadı be sözlük.

çok garipsedim, bizim görmezden gelişimize ihtiyaç duyacak hareketlerde bulunmamalı büyük olma iddiasında ki insanlar, yoksa ufacık bir hataları onların tüm emeklerinin görmezden gelinmesine sebep olabilir. çok acı bir gerçek, ama sarsılarak doğruluğunun farkına varıyorum ne yazık ki her zaman.

devamını gör...
468.
dört porsiyonluk puding paketlerinden altı porsiyon çıkarıyorum kafadan malzeme katıp yapıyorum iyi de oluyo güzel de oluyo..soğuk süt tavsiyesine uymuyor ve kaynar sütle orta ateş yerine yoğun ateşte pişirip 3 dakikada kaynara çıkarıyorum kendime engel olamıyorum çünkü o kadar zaman başında bekleyemem karıştıra karıştıra *
devamını gör...
470.
düşündümde ben hep küçük şeylerle mutlu olmaya calısmısım sözlük. aslinda hic mutlulugu tatmamışim. sadece mutlu oldum sanmışım. mutlu olmak istiyorum sözlük. bi kere de olsa, mutlulugun en alasını tatmak istiyorum. öyle büyük bi mutluluk olmalı ki, kimse alamasın istiyorum. biliyorum, teknoloji o kadar gelismedi ve insanlik bana yardım edemez
devamını gör...
471.
insanların, herkesi kendisi gibi sanmalarına artık şaşırmıyorum. bunu başardım artık, çok şükür. ama insanların sözlüklerde artı almak için yazmalarına anlam veremiyorum. hayatlarında hiç mi aferin diyenleri yok biçarelerin, üzülüyorum bak, yazık insanlara ya. bir insan bir artı için, klavyesinin tuşlarına basmaya nasıl üşenmez. halbukisi, aynı eforla, hatta daha azı ile, reelde * ne artılar alabilir, sevap hanesine hem de.
devamını gör...
473.
bazı zamanlar ciddi anlamda ruh hastası olabiliyorum..en azından kendimi az serbest bıraksam olabileceğimin bilincine varıyorum..şöyleki..

misal olur ya her zaman maseratiyle gezecek değiliz arada otobüse biniyorum halkın arasına karışmak için*,böyle emo tipli istiklal çocuğu tipli eblek veletler görüyorum otobüste diyelim..o önümde oturuyor ben hemen ardındayım,saçlar genelde ağır jöleli ya da gözü kapatacak şekilde muntazam taralı olduğu için kafanın bana göre en önemli yeri olan tepe noktası kıvamındaki saçların döner yaptığı dikkatlice 10 dakika bakılsa hipnotize olunabilecek o bölgeyi araştırmaya başlıyorum bu karakterini bulamamış kardeşimizin..arıyorum o noktayı çünkü bulduğum vakit o noktayı kendim için dart tahtasının 12 puanlık noktası olarak belirleyip elime bi balta alıp 12'den vurmak istiyorum*..ha istiyorum da henüz yapmadım tabi korkuya gerek yok..ama yapmayacağım anlamına da gelmez bu*..

ya da mesela yine halkın arasındayım* koltukta oturuyorum geldi önüme kelin biri oturdu,o an o kele ya da ensesine çılgınca şaplak atmak istiyorum..bunu da henüz yapmadım,ama bi gün kendime güvenirsem yapıcam Allahın izniyle*..

üçüncü ve en son nokta da şu..hayal etme noktasında çok profesyonel bir yapım var..misal korkularım var diyelim*,o korkuyu hayal ettiğim an korkuyu yaşamışcasına korkarım..misal diyelimki tırnak kırılmasından,tırnağın etten ayrılmasından inanılmaz derecede korkarım diyelim*,o korkuyu düşündüğüm anda 21 parmağımın* 21'inin de tırnağının etimden ayrıldığı hissine kapılır tarifsiz acılara gark olurum..misal öyle bi korkuya sahip olsaydım şuan bu entry'i titreye titreye yazardım,allahtan öyle korkularım yok..

bi de "gark olmak" kelamı bana çok itici geliyor..sanki geğirir gibi..ama aslında her yola da gelen bi yapısı var ondan bolca kullanırım..ama iğrenç..

bi de "gark olmak" fiil mi sıfat mı edat mı sedat mı yoksa deyim mi bilemiyorum..bilemediğim için de kelam deyip geçiştirdim..ben bi yerde kelam diyorsam orada bişeyi geçiştirmişimdir ordan açığımı yakalayabilirsiniz..

ayrıca yazdığım yazının sonuna manasız bir "evet" koymaya bayılırım,sanki öyle olunca komikli yazı oluyormuş gibime geliyor..

evet..

edith piaf : Allah belamı versinki kanım çekildi,halen titriyorum..kimsenin tırnağı kopmasın,kalkmasın,kırılmasın hacı..
devamını gör...
474.
bugün evime yavru bir kedi gelecek 1 haftalığına. kuzenim bir yere gideceği için bana emanet ediyor. ne kadar sevinsem de biraz korkuyorum sözlük. hem sorumluluktan hem de acaba ben uyurken kafama falan atlar mı diye* neyse kapıyı kapatırım ne olcak dimi? ama bir telaşe aldı beni ne yedircem nasıl bakıcam diye. çocuğum olunca bakalım o zaman ne yapıcam. *

devamını gör...
477.
itiraf ediyorum geçen gün kediyi oyalamak için bisküvi vermeye çalışıyordum yemedi. ben de 1 tane attım ağzıma bir güzel yedim. 2 saat sonra kafama dank etti oruçlu olduğum* senelerdir ilk defa başıma geldi.
devamını gör...
478.
üniversite giriş sınavlarında ilk bine girersem araba alacaklardı. mini cooper istemiştim, kırmızı olmamak kaydıyla.. ama noooldu dediler ki sınavda ister bininci ister birinci ol alacağın: full akbil
ne bu Allah için, ne, ne
edit: bu itiraf değil ki
devamını gör...
479.
ah sözlük! az önce hayatımdaki en tatlı şekeri yedim. cebimde ne varmış diye elimi attım o damla sakızlı olan en sevdiğim şeker geldi elime. aa dur bi yiyeyim şunu dedim. keyifle ağzımda gezdiriyordum şekeri. sonra birden susuzluk hissettim mutfağa yöneldim. suyu dolduruyordum, aa dedim ben açım yaa ya bir şeyler de atıştırayım diye düşündüm ki aklım başıma geldi. sen oruçlusun yemek içmek senin neyine! sözlük çok tatlıydı o şeker...
devamını gör...
480.
oruçluların itiraflarını okuyunca gaza geldim, ben de yazacağım.. şöyle dindar bir sözlükte olmanın keyfini yaşayalım, değil mi mirim?

dün yemek yapıyorum. yanlışlıkla çorbanın tuzuna baktım. sonra üzerine yemeğin tadına bakacaktım, dedim "su içeyim ki çorbanın tadı gitsin".. su içmeden önce aklıma geldi oruçlu olduğum, yemeğin tadına bakmadan eti ikiye bölmek suretiyle pişip pişmediğini anlamaya çalıştım. pişmediğine kanaat getirip, onu ateşte bıraktım.

çok çalışkan bir insan olduğum için, o boşlukta salata yapmak istedim. salatayı doğrarken bir dilim salatalık ve bir miktar domatesi mideye indirdim. akabinde tekrar yemeğe yöneldim. öyle ya, yemek pişmiş miydi? dedim ki "lan ben demin niye bu yemeğin tadına bakmadım da bıçakla kestim ki?" (evet iç sesim kendisiyle lanlu lunlu konuşuyor. toplumsal hayatta ise sizlere hanımefendiyi oynuyorum, yutuyorsunuz) neyse güzelce baktım tadına.. hmm iyiymiş dedim..

o arada birazcık ekmek yiyeyim de şu midemi bastırsın ya ben neden aç duruyorum ki düşünürken, oruçlu olduğum aklıma geldi..

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar