dünyaitiraf.com

#özgürler 

5741.
ben büyüyünce büyük adam olurdum da, etrafımda beni anlayacak birini bulamadım. küçük hesaplar peşinde koşan kalabalıklar arasında ne yapabilirdim. akıntıya karşı yüzüyorum be sözlük.
devamını gör...
5742.
şu sözlükte sanırım yalnız 1 (bir) kere bilinçli olarak eh verdim, gerisi hep el sürçmesi. geriye almak çok zor, ben de çok üşengeç olunca... yani geriye almak zor değil de ben üşengeç olunca zorlaştı işte. neyse söylemiş miydim, telefonla hayat çok zor.
devamını gör...
5744.
şu rezilliğimi de söyleyeyim. burda komikli tanımlara baya sesli gülüp kendi kendime oha çok komik, yarıldım falan diyorum. bu evde beni nasıl barındırdıklarına anlam verebilmiş değilim. aslında ev neyse de toplum içinde kötü, otobüsü falan hiç sorma...
devamını gör...
5745.
bir insanı mutlu etmenin en pratik yolları; takdir etmek, güvenmek,dinlemek ve anlamak...işte 4 temel unsur.bu 4 unsurcuk ile hem karşı tarafa saygı duyduğunuzu hem de sevdiğinizi ifade etmiş http://olursunuz.ne kadar kolay gözükse de olmuyor işte.

kimse kimseyi dinlemiyor,anlamaya çalışmıyor. herkes kendini düşünüyor ya da bana hep öyleleri denk geldi.

yalnızlaşıyoruz. sadece facebook listemde 140 civarı insan ekli, bir de facebook kullanmayan arkadaşlarım falan var. ama sorsan hangisine gidip derdini anlatabiliyorsun, hiç birine...

çok mu zor dinlemek ya, sadece gözlerine bak ve sus. bu kadar. hep dinleyen taraf ben oldum, saçma salak kız triplerini,saçma sapan aşk hikayelerini dinleyen hep ben oldum.

bazen o kadar doluyorum ki, birine birşeyler anlatmam lazım...ama yok,kimseye anlatamıyorum. hani anlatsam en fazla 5 dk dayanabiliyorlar, sonra banane aman deyip çekiliyorlar * ...ben napıyorum bu durumda? şuana kadar muhabbetini en sevdiğim insanları karşımdaymış gibi hayal edip içimden konuşuyorum. yoksa kafayı yiyeceğim.

insanlardan beklentimi sıfırlamam lazım, yoksa mutlu olamıyacağım. gerçi öyle büyük beklentim yok. sadece güveneyim,beni dinlesin,anlasın bu...eee bunları da bulmak imkansız olduğuna göre böyle beklentiye girmemek gerek.

kimseye güvenme,kimseye birşeyini anlatma, kimseden birşey bekleme...tek başına mutluluğun formülü işte...

hoş iki kişilik mutluluğu tercih ederdim ama olmuyor işte.



edit: imla
devamını gör...
5746.
çok bahtsız bir insanımdır. bir keresinde köyde dedemgilin yanına gitmiştik. aşağı inerken lan bu sefer de şu merdivenden kayarak iniyim dedim. kaymaya çalıştım anasını sattığımın merdiveni kaydırmadı orda takıldım ettim derken pat yüz üstü düştüm çenem yarıldı. yarıldı derken o kadar büyük bir yarık değil ufak ama sonuçta kan aktı. anamsa ne yapıyon oyun oynama da getiş şunu artık diye bağırdı. moralim bozuldu birden bu anım aklıma gelince. merdivenden kaymam lazım benim içimde ukte kaldı bu mes ele.
devamını gör...
5748.
öyle kırgınım ki sözlük. en çok da tanrıya..
bunca şeyi hakettiğimidüşünmüyorum. üzgünüm. acı çekiyorum
suskunum, konuşacak bi` şeyim yok. rol kesmekten usandım.
korkuyorum en çok da.. korkuyorum.
devamını gör...
5749.
gelecek beni cok korkutuyor...güzel bir iş istiyorum ama isteklerim icin torpilim yok kendi emeğimle en iyiyi yapsam da hiç bir vasfı olmayan insanlar sırf tanıdıkları sayesinde benim önüme geciyorlar neden boyle oldu su son senelerde kpss ösym devlet kurumlari şaibeler torpiller çalınmalar ne ara bu kadar arttı yeni turkiye bu mu?insan geleceğini kurtaramayacak mı? eğitim sistemimiz gitgide berbatlaşacak mı?cok canım sıkılıyor çok...
devamını gör...
5751.
fotoğraflarına gözlerim dolmadan bakmak ne kadar zor! öleceğini bilen ve derdine deva olmayan hastanın hâlâ derdine çare araması gibi bir şey benim yaptığım, öleceğim, çırpınıyorum; Allah'tan ümit kesilmez ya, o hâl işte hâlim. hayırlara çıkarsın rabbim...
devamını gör...
5752.
az zamanınız ve çok işiniz varsa cümlesinin üstesinden gelebilmek için ancak zamanı mükemmel kullanabiliyor olmanız lazım. işte o ben değilim.

şu durumda zamanını doğru kullanamayan biri olarak "hayatı saati saatine planlama" yöntemini denesem iyi olur.

o değil de, çocukken zaman ne kadar da ağır ağır ilerliyordu. kırlarda bahçelerde kendi kendime oynarken birsürü felsefi soru sorup cevap arayabiliyordum *. vay ahir zaman! sende saatlerin bile bir acelesi var!



devamını gör...
5755.
beni övenlerin kafasını hızlı kuruyan çimentoyla doldurmak istiyorum. lam sizin yüzünüzden namazımda zerre huşu yok. Allah sizi "iyi" etsin. beni daha iyi.
devamını gör...
5756.
sözlükte birkaç yazar var -hep aynı kişiler-, ne zaman oy versem: "bu yazar, oy alabilmek icin yeteri kadar oy vermemis."
her defasında da beğendiğim tanımlara el alışkanlığı artı verirken tam bastığım anda aklıma geliyor o yazarlara oy verilemediği ve her defasında da sinir oluyorum artık.
azıcık oy verseler de oy verilme engelleri kalksa şimdiye kadar sadece benden rahat bi' 50 artıları olmuştu.
bi' gün dayanamayıp "az oy versen de biz de sana oy verebilsek ölür müsün, güzelim tanımların oylanmadan heba oluyor" diyicem diye korkuyorum.

ve bazı tanımlar var ki yine aynı sebepten oy veremediğim için ben üzülüyorum.
bu sistem bi' de oy vermeyenlere ceza olacaktı ama burdan bakıldığında tek mağdur benmişim gibi görünüyor.
devamını gör...
5757.
elindeki ekrana bakarak yürüyen insanların üzerine üzerine yürüyorum.

bir ihtimal utanıp önlerine bakıyorlar, her halükarda onlara o korkuyu ve salaklığı yaşatmak hoşuma gidiyor. *

adam gibi yürüyünüz efem, 2 saniye asosyal medyaya bakmasanız ölmezsiniz.
devamını gör...
5759.
aşağılık kompleksim var galiba. hayatta hiçbir baltaya sap olamamış adamların özgüvenini görüyorum. benimse durup durup "başarı yetmezliğinden" kendimi yiyip bitirmemin başka bir açıklaması yok herhalde, gerçekten başarısız olmam dışında.
devamını gör...
5760.
hala ağustos ayının bitmiş olduğunu algılayabilmiş değilim tam olarak. iki hafta sonra dersler başlayacak. güya bitirecektim tezi ağustos sonunda. ama yine de iyi ilerleme kaydettim. dersler başlamadan da büyük kısmını bitireceğim inşaallah. artık masamı ve bilgisayarı görmekten bıktım.. tezi bitirdiğimde bir ay boyunca masamda oturmamayı ve bilgisayarı açmamayı planlıyorum. hadi bir ay değil de iki hafta, olmadı bir hafta olsun. yani demem o ki burayı, sözlüğü bırakamıyorum.. bırakabileceğimi sanmıyorum yani.. ama yine de bilgisayarı görmek istemiyorum artık daha fazla..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar