dünyaitiraf.com

#özgürler 

6245.
instagrama bir baktım tüm çevrem alkolik la. herkes 3er 5er toplanmış oh eğlence gırla. bende burada seri eksi muhabbeti. ooof of.
devamını gör...
6246.
sevmediğim eziklediğim birşeyleri biri izleyince onu taciz ediyorum.durmadan karakterlerle dalga geçip izleyenin burnundan getiriyorum.
devamını gör...
6247.
geçtiğimiz yıllardan birine platonik aşık olarak girince döngüye girdim, bu yıla da platonik aşık olarak giriyorum, biri yalıtkan bir şeyle ittirip çıkarsın beni bundan.
devamını gör...
6249.
epeydir sözlüğe girmedim ya, sözlük kapanmış gitmiş zannettim. ufff. tabi bu arada benim gibi çooook mühim bir yazarın arayıp sorulmaması da sözlüğün ayıbıdır. yazık ya.
devamını gör...
6250.
bugüne kadar rastladığım güzel niyetli, iyi insanlar hep kendilerini kötü görüyorlar, karakterlerini beğenmiyorlar, kendilerini kötülüyorlar falan. iyi insanların genel özelliği gibi bu sanki. ben de dışarıya karşı kendimi hep kötülerdim, kötü biri olduğumu falan söylerdim. ancak -itirafım burası işte- kendimi biraz dikkatli tetkik ettiğimde aslında kendimi kötü görmediğimi, dışarıya kötülediğimi fark ettim. aslında kendimi beğeniyorum ancak dışarıya karşı kötülüyorum çünkü iyi insanlar öyle yapıyor. dışarıya kendimi kötülersem sanki bu beni iyi biri yapacak. halbuki şu an şurada hem kendime hem size itiraf ediyorum ki kendini kötüleyenler değil, kendini gerçekten kötü görenler iyi insanlardır ve ben, ey ahali, kesinlikle böyle biri değilim. sırf kendini iyi göstermek için kendini kötüleyen, kendini beğenmiş ve dışarıya da beğendirmeye çalışan, dikkat çekmeye çalışan kötü bir insanım. elbette ki bunu değiştirmeyi istiyorum ve buna çalışıyorum ancak karakterim böyle dostlar. acı gerçek, fark ettiğim için acı çektiğim bir gerçek, ancak adı üstünde gerçek!
devamını gör...
6253.
cemaat ve iktidar tarafını karşıma alıp güzelce bir tokatlamak istiyorum. sonra ağlasınlar annelerine gitsinler. ben de sigara yakıp kahveye doğru yürüyeyim.
devamını gör...
6255.
geçenlerde tanıştığım birisi, bana bir kadın ile bir erkeğin arkadaş olabileceğini gösterdi. aslında beni aklımdan hep daha ilerisinin olup olamayacağına dair düşünceler geçiyor, her söylediği kelimeden, mimikten anlam çıkarmaya çalışıyordum. belki istemsiz olarak yapıyordum, ama sonuçta yapıyordum işte. bu arada, kastettiğim “daha ilerisi”, kesinlikle kötü, sığ ve maddi bir zevk, bir ten hevesi değil. onun tarafındaysa, durum nedir bilmiyorum tabiî ki. benimle muhabbet ederken çok iştiyaklı görünüyordu, tepkileri ve mimikleri gerçekten çok canlıydı (aslında bunun mizaçtan kaynaklandığını düşünüyorum, tepkilerimiz çok canlı oluyor, ya da “donuk insan” sıfatını alıyoruz). ama o gün, yaptığımız şeyin adı, “iki arkadaşın karşılıklı havadan sudan, filmlerden vs. muhabbet etmesi” idi, daha ötesi değil.

küçüklüğümde, kızlardan açıkça nefret ediyordum. resmen zulmediyordum onlara elimden geldiğince, şimdi sorsanız nedenini bilmiyorum. hoş, hemcinslerimle de çok samimi olduğum söylenemezdi. karşıtlığım ortaokulda kırılmaya başladı; buna hormonlarımın etkisi var mı? emin değilim. bence, etrafımdaki diğer erkeklerin kızlarla çıktıklarını, onlarla mesajlaştıklarını gördükçe onlara özendim ve kızlarla ilgilenmeye başladım. ancak çocukluğumda mevcut olan sorunlarım beni hala terk etmemişti. ilgilenmeye başladım dedim ya, o da sadece amansız gıcıklıklar yapmalar, rahatsız edici şakalar yapmak şeklinde* idi. Sanırım (kesinlikle bir tahmin) diğer erkekler, yaptıkları bu tip hareketlerle kızların verdiği tepkiyi ölçerek onların kendilerine ne kadar ilgi duyduklarını, bir “çıkma” vb. ilişkisine girmeye meyilli olup olmadıklarını ölçebiliyorlardı. Ben ise bunlardan, yani aldığım geri dönüşün ne anlama geldiğini ölçmekten, tamamen yoksundum; değildiysem bile, yaptığım bir girişimin ret ile sonuçlanma ihtimali beni her türlü açılmalardan men ediyordu. O kadar ki, ilk sefer ilişkim*, kızın girişimi ile olmuştu. Ortak arkadaş vasıtasıyla bana ilgi duyduğunu iletmişti. O arkadaş, benimle konuştuktan sonra sonuna, “Eh yani teklifi de o mu yapsın?” diye eklemişti bıkkın bir şekilde. Böyle çarpık bir şekilde başlayan bir yol da tümsek ve çukurlarla doluydu haliyle. İkimiz de aşırı çekingendik. Olmazdı, olmadı elhasıl. Ama kim bilir, belki de o beni halâ seviyordur.

Lisede böyle bir derdim olmadı, tek-cinsiyetli bir okuldaydım. Kendi aramızda hayvanlığın doruklarına çıkıyorduk. Yalnız böyle bir okulda üç adet*, anormal durumlar da kaçınılmaz idi. En ufak bir muhatap olmanızda dedikodular ürüyordu arkamızdan. Gerçekten, sadece bir insan olduğu için bir kızla muhabbet etmek, lisede de mümkün olmadı.

Olmadı işte, olmayınca da, üniversitede normal ben gibi davranamıyordum karşı cinslerimle muhabbet ederken. Saçma sapan terlemeler, seste bir titreme falan. Neden amk neden? İnsanız işte, pipi yerine kuku olunca neden benim çekinesim tutuyordu? Olmamalıydı bunlar. Amma velakin, madalyonun bir de öteki yüzü vardı. Madalyonun öteki yüzünü şimdi yazmayacağım, belki daha sonra.

Geçenlerde tanıştığım “o” birisi, benimle arkadaşça sohbet etti. Tekrar tekrar aynı şeyi yazmış oluyorum ama, olsun, ben onun aklından neler geçiyordu bilemiyorum ama, ben sadece konuştum. “Daha ilerisi olur mu” düşünceleri ile çelişki varmış gibi gelebilir ama yok. Çünkü sorduğu her soruya verdiğim her cevapta, anlattığım her şeyde, bir arkadaşıma anlatır gibi davranmıştım, herhangi bir arkadaşa. ilk defa o gün, karşımdakinin cinsiyetini değiştirsem de bir şey değişmezdi halimde. bu, bence önemli bir şey.
devamını gör...
6257.
şu iki tanımım (#1062319) (#1052308) sözlükte yazılım güncellemesi yapılırken bir anda yok olmuştu. En çok artı oy alan iki tanımın ortadan kaybolması haliyle oldukça üzmüştü.
Sözlük yönetimi nereden bulduysa yetim tanımlar adı altında tekrar yayınlamış. nasıl mutlu oldum anlatamam. *
teşekkür ediyorum sözlük yönetimi. *
devamını gör...
6260.
iyi ki varsın ismail diyemiyorum. şu dünyada ne geldiyse başıma hep senin yüzünden. rüyamın en tatlı yerindeyken kalk lan kalk diye dekmeleyip uyandırıyorsun beni. ayağıma çelme takıp düşürüyorsun, tükürüp kaçıyosun; hep zihnimi meşgul ediyorsun. seni sevmiyorum ama git başımdan da diyemiyorum. insan eninde sonunda baş başa kalacağı bir dostuna nasıl git desin.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar