dünyaitiraf.com

#özgürler 

641.
istanbul'a ilk geldiğim sene, tramvay ile çapa istikametine gideceğim diye, aksi istikamete giden tramvaya binmiştim. farkettimse de, inip karşı tarafa geçip yoluma gitmeyi akledememiştim ve baya dalga konusu olmuştum sülalede.

ama olmuşum 7 yıllık istanbullu, benzer hatayı bu gün yine yaptım. eminönü'nden kadıköy vapuruna bineceğime, üsküdar vapuruna binmişim. ve de bir önceki vapuru her zamanki gibi 1 dakika ile kaçırdım ve bilmem kaç dakika üsküdar vapurunu bekledim orada. vapur üsküdar'a yanaşırken tanıdık liman olmadığını farkettim ama, sanırım yük gemisi felan geçiyor, bizi de vapur olarak bekletiyorlar diye düşündüm. insanlar ayaklanıp da inmeye başlayınca acı gerçekle yüzleştim tabi.

hayır bu salaklığımı gelse de kuzenim ona bir anlatsam, benle bir dalga geçse keşke diye düşünemem mi garip, yoksa karşıma çıkan ilk vapuru binemem gereken vapur sanmam mı, bilemedim ben onu.

edit: imla ve anlatım bozuklukları
devamını gör...
642.
sanırım hemen hemen herkesin başına gelmiş bu olay. otobüs, tramvay ya da vapur.

yurtta ilk günümün ve ayrıca üniversitedeki ilk vizemin sabahıydı, yurttan servis gidiyordu okula. servis hareket ettikten beş dakika sonra cüzdanımı dolayısıyla öğrenci kimliğimi yurtta unuttuğumu farkettim. geri dönüp cüzdanımı aldıktan sonra kadıköy yazan ilk otobüse bindim, nerden bilebilirdim ki her kadıköy yazan otobüs aynı yoldan gidiyor. benim paniklediğimi gören amca-teyzeler yardımı sayesinde e-5 te indim. her geçen otobüse kadıköye gider mi diye sorduğumda biri de demediki kadıköye giden otobüsler yolun karşı tarafında. uzun lafın kısası sabah 9.30 daki sınava ucu ucuna yetiştim.
devamını gör...
646.
beceriksiz ve tipsizin tekiyim la! hoşlandığın kızlara açılamadım hiç, hayatımda bir kere bir kıza teklif edebildim o da kabul görmedi gerçi, hayatımda da kimseyle çıkmadım, gönül yalnızlığından dertler yanarken cogitonlarda tutup tutup aşktan bahsediyorlar, canım sıkıldı resmen, yalnızlık, aşk' a olan açlık... birleştirince moralim bozuldu be ya.
devamını gör...
647.
sevgili sözlük,

bazen kapalı havada güneş gözlüğü takıyorum, bazen de güneşin etkisini tamamen dünyamızdan çektiği gün batımına yakın saatlerde.

dışardan oldukça gülünç göründüğünün bittabi farkındayım. ama gel gör ki güneş gözlüğünün tek işlevinin gözü güneşin zararlı ışınlarından korumak olduğunu düşünenlerden değilim. bazen gözümü zararlı bakışlardan kurtarmam gerekiyor. ağlamaklı bir halde isem, yahut gereksiz bir neşem varsa (ki ikizler burcuna mensup bir kişi olduğum için bu iki kutup arasında devamlı gidip gelmek benim için oldukça olağandır) gizlemek istiyorum. başarılı da oluyorum. merci.
devamını gör...
649.
sözlüğe bir şey yazar iken hiç ''biri alınacak mı alınmayacak mı?'' diye düşünmüyor ''ammmaan'' havasında yazıyorum. hatta öyle ki bazı başlıkları okuduğumda çok uzun şeyler düşünüp içimde tartışıp sonrasında uzunca yazmak istiyorum başlığın altına ama sonra vaz geçip tek bir cümle yazıyorum. sebebini bilmiyorum ya da sözlüğe sadece kafa dağıtmak için giriyorum.
devamını gör...
650.
*12 kişilik yemek masasının üstünü tamamen cam bardaklarla doldurup,altlarından örtüyü çekerek hepsini kırmak istiyorum sözlük. sosyal cinnet geçirmem an meselesidir.
* itiraf ediyorum sözlük diz kapağı ve dirsek gördüğümde ısırasım geliyor. kötü bi his bu.sapık olarak algılanmak istemem ama teee böyle ekşi erik görünce yaşanılan o ağız sulanma durumu ortaya çıkıyor. *)
devamını gör...
653.
delici, kesici aletlere karşı herhangi bir çekincem korkum yok, iğneden hayatta kokrmam, gözüne yapmamız lazım deseler, köz kapağını sıyırır bu açıklık yeter mi derim fekat iş kalçadan iğne yaptırma mevzuuna gelince , hani tam olarak ürkmek denilemez ama, çekinceler, tereddütler, bir takım düşünceler kafamı işagal ediyor, daha fazla uzatamayacağım korkuyorum. pantolonunuzu sıyırın şöyle uzanın dedikleri an kan beynime sıçrıyor, iğneyi ellerinden alıp karınlarına saplayasım geliyor. hayır koldan yap, bacaktan yap, omuzdan yap, neden illa kalça diye diretiyorsun?
devamını gör...
654.
içimde gıcık, oynak bir his sinirlerimi tırmalıyor. beni sabırlı olmam gereken yerlerde sabırsız, tavizsiz olmam gereken yerlerde aciz bırakmakla tehdit ediyor. benimle alay ediyor resmen. korkularımı, çekincelerimi büyütüp resimleştiriyor ve bir tablo şeklinde gözüme sokuyor. zihnimi ölesiye hırpalayan bu lanet duyguyu çekip sıyırmak istiyorum saklandığı yerden. tam avuçlarımla kavrayıp ümüğünü sıkacakken eriyiveriyor, kumdan taneler halinde dökülüveriyor yere. kahkahaları kulaklarımda, geberteceğim bu hissi. yakındır. biri bana nasıl sabırlı olunur öğretsin.
devamını gör...
655.
vet itiraf ediyorum bir fizikçinin daha doğrusu fizikciler icin yapılan genellemenin * doğru oldugunu az cok gördüm.
daha önce bu teze katılmıyordum fakat artık böyle düsünüyorum. beyaz gömleğini 22,5 * dönme açısıyla giyerken söyllediği söz hala kulağımda.
ben doktorum . doktorluk en büyük ünvan zaten . böyle sessiz garip bi ses tonu. tamam şimdi bi kişiyle genelleme diceksin sözlük bana. fakat ben böyle düşünmüyordum kuzum zaten adamı izlerken ve dinlerken artık tüm genelleme yapanlara katıldım sadece. rene descartes ten girip düşünüyorum o halde varım derken ben size sorarımdan çıktık. 55 dakika nutuk okuduktan sonra . nutuk derken 0,6 ile kalırsınız .şu söyledir böyledir.' 0,4 ile kalırsınız. umrum olmaz' derken gayet psikopatça bakışlarıyla etrafı süzdü. 'gecen bi ögrencim geldi 7. senesi son dersi kalmıs 0,6 puanı kalmıstı gecmesine fakat kaldi.'
bize okula yeni baslamis bebe muamelesi yapıp tuhaf sözler sarfetti. kendisini uyararak sarfeettiğim cümleler tüm salona kas yaptırdı.
ve fakat tüm olanlardan sonra ders anlatmaya başlması ise paha biçilemez . sessiz konuşma tarzı ve beyaz gömleği ile tadından yenmiyordu..
evet fizikçiler kızacak ama artık uçuk olduklarını düşünüyorum. neyse genelliyorum o halde varım.şimdi sen çok mu normalsin de bunları yazdın diyen bile olabilir. ama okuyorsa.. neyse ne.
devamını gör...
657.
bunca yillik fizikciyim *ama televizyonun nasil calistigina kafam basmiyor. pc'de falan data aktariminda problem yok da, fotograflari ya da ne bileyim videolari falan data'ya donusturmede yine bi error daha veriyorum.
wifi olayina hic girmeyelim lutfen, henuz graham bell'i bile anlayamamis bir bunye soz konusu.
devamını gör...
659.
maça gidemedim diye resmen mutsuz oldum ya. holigan mıyım neyim, nedir yani bir maç ama oldum yani. oturacak bilmem kaç sayfa bir şeyler okuyacaktım, yok hiç de bir şey yapmadım, madem maça gidemiyorum ben de okumam işte dedim ergenler gibi. bu fenerbahe beni çok üzmeye başladı, yirmi yıllık takımımı bıraksam mı napsam. yok yok o kadar da değil, ama ona yakın.

düşündüm de editi: gidebilseydim de çok mutlu olacaktım. demek ki bu fenerbahçe beni hem mutlu ediyor hem de mutsuz. karışık bişiler bişiler.

devamını gör...
660.
az önce sözlüğü açtığımda karşıma, başkalarının yanında karısını fırçalayan densiz başlığı çıktı.
"o nasıl oluyor la" dedim kendl kendime, adam şimdi diş fırçalar gibi, araba fırçalar gibi karısını mı fırçalıyor? sıkıntı bu fırçalama işini başkalarının yanında yapmasında mı?
sonra başlığın altındaki tanımları okudum, herkes saydırmış adama. "herhalde çok ayıp bir şey ama ben anlamadım" dedim.
evet sözlük jeton ancak 1 dakika düşündükten sonra düştü. evet evet aceip uykum var.
(bkz: beyin terk)
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar