dünyaitiraf.com

#özgürler 

682.
bugün eczaneye gittim bit ilacı var mı, diye sordum. kadıncağız sırma gibim saçlarıma baktı. bit yok, öğrencilerde var dediler önlem için ne kadar aralıkla kullanıcaz dedim. teyze azimle sessiz sessiz sirkeleri de yok eder bu korkma filan dedi. kafamdan çıkan baloncukta bit yok ulaaan önlem içinnnnn derken elimi masaya vurdum kapıya da tekmeyi basıp çıktım.

şimdi de kafamda o ilaç sürülü oturuyorum ama psikolojik bit mi var ki kaşınıyorum**
devamını gör...
683.
sözlükcüğüm ülkemize sonbahar geldi diye, bana da mı gelmek zorundaydı?

kendim için hiçbir şey yapamıyorum, yemek yemek dahil.

yarın ilk kez kendim için birşey yapacağım günlerden sonra. saat 12:30'da. yok la yemek yemeyeceğim, başka bişey. umarım iyi gelir bana. sanmıyorum ama umuyorum.
devamını gör...
685.
geçen gün bir paketi yapıştırmam gerekiyordu, bant aradım. kurcalamadığım çekmece kalmadı, altını üstüne getirdim hepsinin. yine de bulamadım bi bant. sonra madem bu kadar karıştırdım, bari temizleyeyim dedim şu çekmeceleri. içinden neler çıktı neler...
99 seçimine ait seçmen kağıtları, eski aşk mektuplarım ve bir not defteri. bak yine gözlerim doldu ve ağlamak istiyorum.
not defterinde ibrahim erkal ve mahsun kırmızıgül'ün şarkı sözleri vardı. ben yazmışım hepsini.
ben küçükken duygusal bi apaçiymişim sevgili sözlük.

http://www.cogi.tk/l7yflc *

edit: imla neyin filan.
devamını gör...
686.
zeka testlerine gülüp geçerim, kaale almam. geçen kendi kendime "ya muhibbi, inanmıyosun ama bi çöz bakalım, gırgırına" dedim. ve testi çözmeye başladım, ooo piti piti karamela sepeti diyerek seçenekleri rastgele tıkladım. test benim " keskin zeka" olduğuma kanaat getirdi. lakin ben aynı fikirde değilim, eheh.
devamını gör...
687.
elime kağıt kalem alınca yazamıyorum artık. halbuki defterler dolusu şiirim var bundan 2 sene öncesine kadar her gün yazardım. melankolik olmak istiyorum az üzülmek sonra yazıp rahatlamak. çok özledim yazarak mutlu olmayı.
devamını gör...
688.
uzun zaman oldu köyüme gitmeyeli sözlük. dün bir arkadaşımla konuşuyordum, yeni aldığım çizgili pijamalarım üstümdeydi. tatildeymiş hanfendi, balık tutuyorum sizin köyde dedi, inanmadım, 3g ile aradı beni*, piiii sakalları falan çıkmış kızın, bi kuaföre falan git dedim,
neyse mevzu bu değil.
cidden bizim limanda balık tutmaya çalışıyordu. kızım orada balık tutmak yasak demek istedim, ama demeye kalmadı polis damladı.* türk polisi olsa neyse, bi çorba parasıyla yırtardı, ama
"sizi karakola alalım" deyince suratı birden çifköfte yemiş özcan deniz'e döndü.
ben de köyüme neden gitmediğimi hatırlamış oldum bu arada, suya polis atmak suç sayılıyordu hatırladığım kadarıyla. ve kesinlikle alkol haramdı, gerçi hala haram.
devamını gör...
689.
iş hayatı zordur filan deniyor ya hep her yerde,3senelik iş hayatımda 3 iş değiştirdim ve şunu gördüm ki iş hayatının zorluğu tamamen kaderin cilvesi..

ilk işimde yaşamak istemediğim şehirde tırt bi şirkette çok güzel iş arkadaşlarıyla birlikte çalıştım,ama öyle salak bi patronum vardı ki on milyonlarca dolarlık şirketin sahibi adam kendisinin bir akşamda yediği para kadar maaşa bir ay çalışan elemanıyla ağız dalaşına girebiliyordu salaklığını kanıtlamak istercesine..nihayetinde istenmeyen şehir ve salak patron çok güzel iş arkadaşlarına galip geldi işi bıraktım..orada zor kısım şehir ve patronumdu..

ikinci işimde istediğim şehirde ortalama bi şirkette ortalama iş arkadaşlarıyla birlikte düşük maaş yüksek prim sistemiyle çalıştım,ama kriz vurdu iş yapamadık yüksek prim yalan oldu düşük maaş kesmedi..işi bıraktım..orada zor kısım krizdi..

üçüncü yani şimdiki işimde istediğim şehirde tam istediğim tarzda bir işte iş arkadaşım olmadan sadece patronumla birlikte çalışıyorum,maaşım tatmin etti edicek,lakin sandalyede nasıl oturduğuma dahi karışan gerekli gereksiz herşeyi sorgulayan yıllarca askeri tersanelerde çalışmış emekli bir mühendis patronum var,ama mühendisten ziyade asker gibi davranıyor,askerlik yapmadım lakin kendisinin yanında çalıştığım süre boyunca askerlik yapıyormuş gibi saçma eziyetlere maruz kalıcam sanırım..zıvanadan çıkmaya başladım..

şimdi iş hayatına yeni yeni adım atan ya da attım ama keyfim kaçıyor diyen kardeşlerim varsa bu üç örnekten çıkarmamız gereken sonuç ne ?

şükür hacım şükür..eskiden okumayan çocuk sanayiye oto tamircisine verilirdi tamirciden de her çocuk korkardı küfür dayak her bi halt var nihayetinde,sanılıyorki dayak,hakaret,aşağılama ve şimdiki meşhur tabirle mobbing oto tamircisinden tut milyon dolarlık şirkete kadar her kademede var..dolayısıyla bunlardan kurtuluş yok..dolayısıyla çok fazla kafaya takmamak gerek..zira kafaya taktıkça benim birazdan kuracağım gibi cümleler kurmaya başlayabilirsiniz..onun için sakin olun..

--- alıntı ---

hani atari oyunlarında oyunun sonunda boss'u öldürüp dünyayı kurtarırsın ya,sanırım ben daha oyunun başında boss'u öldürüp kendimi kurtarıcam..

--- alıntı ---
devamını gör...
690.
pazarcı kadına " bu biberler acı mı? diye sordum. acı olduğunu söyledi, ama ben ona inanmadım. bir biberi ortadan koparıp verdi, tadına baktım. öylesine acıydı ki gözlerimden yaş geldi. acısı içime oturdu. oh olsun bana.
devamını gör...
691.
mecidiyeköye giden otobüse vatandan geçiyomu diyen güzel ülkemin güzel insanlarının gözlerinden öpmek istiyorum evet evet hatta gözbebeklerinin taaaa içinden... o temiz kalpli saf hallerini hiç kaybetmesinler inşallah onlar ki en masum insanlar seviyorum onları.
devamını gör...
692.
demin feminenyerinemaskülendemişim kafam aşırı yoğun yine okul yine ders erken bitireyim diye şu genç yaşımda saç ağartıcam resmen. sağolsun dietich kardeşim fark ettirmeden uyardı beni. sen ne gönlü zengin adamsın ya kendisi tersini düşünüyor gibi söyledi bana öyle fark ettim yanlış olduğumu. kırmadı en ufak.
devamını gör...
694.
ben küçükken sözlük, anneannemlerin evinin tam karşısındaki yahudi mezarlığına giderdim. orada dolaşmayı çok severdim ve dolaşırken ağaçlardaki eriklerden de bir kaç tane yerdim. bu hareketimle ölüleri sinirlendirdiğimi düşünür, ruhlarına fatiha okuyup onlardan özür dilerdim. düşününce çok gülüyorum kendime, itiraf edeyim dedim *
devamını gör...
695.
dün yemek ısmarlayacaktı kıymetli biri, telefondan mesajlaşarak randevulaşmaya çalıştık.
yemek için anlaştık, sonra söyle bir mesaj geldi.

kıymetlimiss: ama önce ciğer filmine biletim var, eşlik mi edersin bekler misin beni?
dietich: eşlik etmemi istersen ederim, tabii film çok erken değilse. duşa girmem gerekiyor.
kıymetlimiss: olum akciğer filminden bahsediyorum :d sağlık ocağına gideceğim, sen gir duşa.

ben ciğer diye bi film çıkmış, birlikte izleyelim gibisinden anladım olayı.
devamını gör...
696.
yaklaşık iki haftadır diyetteyim. diyetisyenin verdiği programı harfiyyen uyguladığımı iddia edemem ama uygulamaya çalışıyorum işte. ilk muayeneye gittikte on gün sonra kontrole gittim. doktor diyeti uygulayıp uygulamadığımı sordu.. uyguladım tabi dedim..hadi gel bi tartalım seni dedi...allahım!!! bir gram bile vermemişim..üstelik kilo almışım.o kadar üzüldüm ve sinirlendim ki.. aç kaldığıma mı yanayım.. verdiğim paraya mı.. yoksa diyet yaptığımı bilip kilo vermemi bekleyen tanıdıklara mı.. Allah kahretsin moralim çok bozuldu..üstelik doktor diyet listesini iyice kıstı.. hala açım ve tartı hala aynı rakamları gösteriyor..ağlamak istiyorum..

itiraf kısmı.. kontrolden ne çıktığını soran eşe dosta daha bi gelişme yok işte..devam ediyoruz diyorum. ekstradan kilo aldığımı bilen yok..:(

2 yıl sonra gelen edit: bu diyetin sonunda 8 kilo vermiştim.
devamını gör...
697.
bazen yapılan en büyük hata, değişme kararına en büyük etken olabiliyor. iyi ki yapmışım denilmiyor belki ama olmasaydı böyle olamazdım denilebiliyor. değişmek gerek. hatalara kılıf uydurmaktan ziyade, hata olduğunu en acı şekliyle öğrenip tekrarlamamak gerek.

evet o ilk temizliğe, saflığa ulaşılamaycak elbette. bu bile o kadar acıtır ki canı. bir kez kirlendi mi ruh, bir kez o kalbin temiz hali hasar gördü mü, hiçbir karar hiçbir eylem pak edemez içi.

ancak artık zarar vermek istemez gönül kimselere. artık durmak gereklidir. her ne boksa içinde bulunulan hal, her kime zarar verilmişse bugüne dek, artık durmak gerek.

köklü bir değişim olacak belki de mutsuz olunacak. lakin vicdan rahatsa, hiçbir mutluluk bu durumdan daha büyük haz vermez insana. eğer ki vicdanı kemiren ufacık bir söylenmeyen dahi kaldıysa, mutluluk hayal olur o zatta.

artık değişmek gerek. belki en büyük zararı, mutsuzluğu kendine hediye etmek ancak kimseye zarar vermemek gerek. layık olmak gerek bahşedilen nefese.
devamını gör...
700.
orta yaşlı bir adamım, çocuk gibi (çocuk)

akıl sağlığım yerinde, bozuk değil,

ama diyemiyorum kendime bir yetişkin,

çünkü beynim değil sırf; bedenim gelişmiş

babam gibi olamıyorum sabırlı

ve de annem gibi değilim hiç olgun tavırlı.

isteyince bir şeyi, içki dolu bir şişeyi

ya da kitabını nietzsche'nin hemen istiyorum ki piç edeyim.

uzaktan kumandalı bir araba

aldım o da yatıyo vurup iki duvara

bıraktım, pillerini şarj bile etmedim

üçüncü kez şimdi yeni bişey buldum kaykaya sardım

ve de etmezse kimse yardım

atçam onu da yamuk gidiyor

bok var aldım, uğraştığım şeylere bakın

evden para alıyorum hala 26 yaşındayım.





bir çocuk var içimde yıllar dokunmaz

ben büyüdüm desende çocuk anlamaz

bir çocuk var içimde beni bağlamaz

bir çocuk var içimde kimse anlamaz





bilmezdim cenaze nasıl taşınır.

onu bile öğrendim zamanla alışıp.

sevdiğim bir insanı toprak altına

gömmek için aldım elime kürek, gitti ağrıma

arkadaşlarım evleniyor kendi evi,

olunca tabi konu kız değilki derdi geçim

sohbet arasında ruslarla kaçamak yapmak

olsa bile fantezidir anca şaka yap.

flört etsem biriyle illaki evlilik,

gelir hep aklımıza ama bana evcilik,

oynamak gibi tamamen uzak bişey kız işi

sıkıcı, katlanamam bile sıkıp dişi.

en kötüsü yaşlanırken ebebeveynlerim,

onlarsız olacak sanki geleceğim benim,

hiç büyümeden yaşlanıyorum gördüğümde saçlarında

bir beyaz daha, içte akan göz yaşlarımla...




bir çocuk var içimde yıllar dokunmaz

ben büyüdüm desende çocuk anlamaz

bir çocuk var içimde beni bağlamaz

bir çocuk var içimde kimse anlamaz




içimdeki çocuk sus!

benimle hiç savaşma.

uyanmak istediğinde

yeni güne 'merhaba'

dünya hali, dünya zalim

dünya (bizi yokediyor)

bizi yokediyo, bizi yokediyo

(bizi yokediyo)





bir iş görüşmesine gitcek olsam

kıyafetim yok hiç, kovarlar pantolon bolsa.

o yüzden kazanıyorum parayı,

amelelik yapıp alıyorum cins patronların alayı.

duyacağıma küfür, alacağıma emir,

giyerim bir tulum döverim demir.

söylediğim birkaç yetişkin, dükkan sahibi;

dedi bu kafayla zengin olamazsın hiçbirzaman abicim!




bir çocuk var içimde yıllar dokunmaz

ben büyüdüm desende çocuk anlamaz

bir çocuk var içimde beni bağlamaz

bir çocuk var içimde kimse anlamaz

http://www.cogi.tk/mwy59t

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar