dünyaitiraf.com

#özgürler 

721.
bana lotodan, piyangodan neden ikramiye çıkmadığını anladım galiba sözlük. ben her defasında Allah'ı kandırmaya çalışıyorum çünkü. vay efendim para çıkarsa şu kadarını fakire veririm, okul, cami, çeşme vs. yaptırırım falan. ama sonra bu işlerin maliyeti gözümde büyümeye başlıyor. düşündükçe biraz ordan biraz burdan kısmaya başlıyorum. bu defa da yapılacak hayratın sayısı da bedeli de azalıyor. benim cüzdan şişiyor. niyetimin kötü olduğunu anladığını düşündüğüm Allah-ü teala'da vermiyor tabi bana zırnık havadan sudan. haksız mı gerçi haklı tabi. ama bir defa da olsa deneyemez mi?
devamını gör...
724.
sözlükcüğüm, yön duygusu kavramı bana fersah fersah uzaklarda. aylarca yaşadığım yerlerde bile bir ufak adres sorulsa, pel pel bakarım. bir yere gideceksem, yolda 15 kişiye adres sormazsam, aklım kalır, kendimi yetersiz hissederim.

sağımı solumu da tam olaraktan bildiğim söylenemez. sağ elimin hangisi olduğunu düşünmeden, sağ kavramını oturtamam.

neyse dünyam böyle bir dünya iken, haftasonu bir yere gittim. lokasyon çok da bilmediğim bir lokasyon. (bilsem yaşananları önleyebilirir miydim? hmm, sanmıyorum.)

yolda bir bakkalcı (evet bakkalcı) çocuk gördüm ki yerleri süpürmekte. ne varsa esnafta var diyerekten yaklaştım.

-kolay gelsin.. şurası (isim vermeyeyim reklama girmesin, çok afedersiniz de paraya kıyıp sözlüğe reklam versinler bana ne) nerede biliyo musunuz?
-hıı evet, düz yürüyün, ilk soldan dönün.
-( dur tekrarlayayım söylediğini de iyice anlamış mıyım bakalım teyit edelim) hmm yürüyorum, sola dönüyorum (bu arada mal mal sağ cenah gösterilir)
-sol diyorsunuz, sağı gösteriyorsunuz. eğer gösterdiğiniz yere dönmeyecek, sola dönecekseniz sorun yok..
-ahahahah (sahte gülme efekti) sağ gösterip sol vururum ben öyle renkli bir insanım.. ahuhahah(daha da sahte gülme efekti)

yani adamın ayarının bünyemde yarattığı etkinin şiddetini biraz düşürdüm ama adam kendisi yemedi sanıyorum. bu yaşıma geldim, hala sağla solla uğraşıyorum. Allahımız bana yön duygusunu eksik verirken, saçma esprilerle ortamı kurtarmaya çalışma yetisini fazla vermiş olmalı. olsun. bu da bir şeydir.
devamını gör...
726.
boğmak istediğim çok insan var sözlük... çok...

hatta önce derisini soyup, sonra damarlarını tek tek çekip, kızgın yağa atmak istediğim...

neyse, gıcık oluyorum işte. bulaşmasınlar bana nokta
devamını gör...
727.
az önce bi paket ülker hanımeller damla çikolata ve muzu ezip üstüne süt döküp yedim.en son 3 yaşındaydım böyle bi karışımı yediğimde . kahkihkohkoh
evet itirafım bu.
nerden aklıma geldi bilmiyorum ama canım istedi .
neyse dünün acısını çıkardım yarının tatlısını .ıhttp://yh.soğuk.
devamını gör...
732.
korkuyor muyum? hayır. peki ne umuyorum yada ne olacağını sanıyorum? aslında bilmiyorum, çünkü bildiklerim ve beklediklerim kaderde ki ile uymuyor genelde. sadece duyduklarım, okuduklarım ve tevekkül edişimle kendimi alıştırmaya çalışıyorum, sadece bekliyorum, evet öylece bekliyorum, hayatımın hep süprizler sunmasının, sıkıntıların sonucunun güzel olmasının sebebi belki de tevekkül edip bekleyişim hep kabullenişimdir. dua edenlerimin duası, ve dualarımın kabul oluyor olması yada. hep en uç noktayı düşünmekten belki bu rahatlık, en kötüsü ne olabilir ki diyebilmekten. yada görülecek olan görülecek, çekilecek çile varsa çekilecek diyebilmekten. rabbim sabrını ver. sen kimseye taşıyamayacağından fazlasını yüklemezsin.
devamını gör...
734.
bu güzel cumartesi gününün ilk tartışmasını kuruyemişçi ile yapmaktan dolayı üzgünüm. oysa ki daha kaliteli bir kimse ile tartışabilirdim, neyse olayı anlatalım; merakta kalmasın cogişler..

sigarayı bırakmayı düşünüyorum dün. kötü kokuyor falan. sıktığın parfümün etkisi bile içtiğin ilk küçük sigaracıkla yerle yeksan oluyor. dedim dur ben şunu bırakayım paketim bitince.

paketim bitip canım sigara çekince dedim ki, la aslında var ya sorun winston içmemde. bu meretin kendine has ağır bir kokusu var, ondan şey oloor, en iyisi ben sigaramı değişeyim.

bu güzel duygularla, kendisinden zerre hazzetmediğim; ancak sigara alırken daha uzağa gitmeye üşendiğim için gittiğim kuruyemişçiye gittim.

bir süre pel pel sigaralara baktıktan sonra, bu tikicanların hepsi marlboro light içiyorsa, vardır bir bildikleri dedim, bir adet istedim.

bizim kuruyemişçi verdi pakedi. üzerinde "touch" yazıyor. insan gibi sordum:

-acaba bu normal marlboro light mı, farklı bir türevi mi?

neden sordum? neticede her sigaranın envayi çeşit türü var. hele şu zamane devrinde, bir markanın en az 10 sürümü mevcut.

neyse bizim herifçioğlu ağız yüz bi değişik şekiller yapmaya başladı. ımm nasıl anlatayım, nasıl yazayım bilmiyorum da, böyle bir ağız göz birbirine girmiş "sen ne diyon bacım" der gibi tripler. ağzından bir tanecik bir kelime bile çıkmıyor.

dur dedim asudebahar, duygularını yönetmelisin dedim, seviyesine inme dedim, duramadım yok..

(adamla daha önce de 5 kuruşum (50 değil 5) eksik olduğu için sigara vermediğinden dolayı tartışmıştık, ki sürekli sigara aldığım yer)

neyse duramadım,

-sizin bu triplerinizden gerçekten nefret ediyorum. esnaf odasına şikayet edeceğim sizi.
-sigara? (demek istiyor ki, seni sallamıyorum, ne biliyosan onu yap, sigaranı al ve git)
-zahmet olacak ama rafa geri koyun. hadi hayırlı işler.

tabi hanım kız çizgimden daha fazla kaymak istesem "al o sigaranı ......... " şeklinde bişeyler de diyebilirdim de o kadar düşmedim.

neyse işte bu da böyle bir anımdı sabah sabah yaşanan, anlattım rahatladım, merci.
devamını gör...
735.
okuduğumu anlayamıyor muyum yoksa istediğim gibi anlaması için beynimi mi şartlandırıyorum bilemiyorum sözlük. hayattan korkuyorum, kendi hayatımı yaşarken, çözmeye çalışırken, anlamlandırırken kendi algılama şeklime muhtaç olduğumu bilmek ölesiye korkutuyor. neden hiç bir şey bilmiyorum zannediyorum çoğu zaman?

hayatımı, onu anlama şeklime güvenerek yaşayamam... keşke hayatı gerçek anlamda çözmüş biri algılarını bana nakletse. yol iz bilmez, yabancı bir memlekette dilsiz kalmış bir garip gibi yaşamın kendisi neden bu denli ürkütücü ve karmaşık geliyor gözüme. ne doğru ne yanlış, ne uygun ne değil... bunları yaşayarak mı daha rahat kestirebilirim. hiç sabırlı değilim sözlük. aceleciyim, sabırsızım, ve tepki mekanizmamın bu asi, hızlı, çirkin işleyişi canımı fena halde sıkıyor. biri bana nasıl sabırlı olunur öğretsin. buna olan ihtiyacım tecrübelerimin fazlalaşmasıyla azalmıyor. anlatamıyorum ki.

yaşadığımı anlamak istiyorum sözlük. biri bana hayat nasıl yaşanır anlatsın. öyle bir anlatsın ki bir yerden sonra onun sözleri benim hayatım olsun. sonra sussun ve ben en güzel şekliyle nefes almaya devam edeyim. biri bunu yapsın ne olur. ben tek başıma beceremem, bunu biliyorum. birinin ermişliği tutsun afacan merakımın elinden ve yönünü buldursun ona. ben sonrasını hallederim.
devamını gör...
737.
başıma bir iş gelmeyecekse, artık tarık tufan'ı eskisi kadar çok beğenmiyorum. bir çok kişinin de hayatında bir ''tarık tufan'ı keşfetme'' akabinde ''tarık tufan hayranı olma ve fecebook'ta mütemediyen paylaşma'' ve bunun da akabinde ''aslında çok güzel değil sanki ya'' deme dönemleri var diye düşünüyorum. tüm kitaplarını en az birer kere okumuş biri olarak, iyi ki okumuşum ama, aslında çok da fan of tarık tufan olmaya gerek yokmuş diye düşünüyorum.
devamını gör...
739.
ehem, bunu itiraf etmeli miyim bilmiyorum ama, bugün camide ben namaz kılarken kafama basan insan evladına içimden "gerizekalı" dedim. Allah affetsin, o namazı belki de yeniden eda etmeliydim.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar