dünyaitiraf.com

#özgürler 

721.
boğmak istediğim çok insan var sözlük... çok...

hatta önce derisini soyup, sonra damarlarını tek tek çekip, kızgın yağa atmak istediğim...

neyse, gıcık oluyorum işte. bulaşmasınlar bana nokta
devamını gör...
722.
az önce bi paket ülker hanımeller damla çikolata ve muzu ezip üstüne süt döküp yedim.en son 3 yaşındaydım böyle bi karışımı yediğimde . kahkihkohkoh
evet itirafım bu.
nerden aklıma geldi bilmiyorum ama canım istedi .
neyse dünün acısını çıkardım yarının tatlısını .ıhttp://yh.soğuk.
devamını gör...
727.
korkuyor muyum? hayır. peki ne umuyorum yada ne olacağını sanıyorum? aslında bilmiyorum, çünkü bildiklerim ve beklediklerim kaderde ki ile uymuyor genelde. sadece duyduklarım, okuduklarım ve tevekkül edişimle kendimi alıştırmaya çalışıyorum, sadece bekliyorum, evet öylece bekliyorum, hayatımın hep süprizler sunmasının, sıkıntıların sonucunun güzel olmasının sebebi belki de tevekkül edip bekleyişim hep kabullenişimdir. dua edenlerimin duası, ve dualarımın kabul oluyor olması yada. hep en uç noktayı düşünmekten belki bu rahatlık, en kötüsü ne olabilir ki diyebilmekten. yada görülecek olan görülecek, çekilecek çile varsa çekilecek diyebilmekten. rabbim sabrını ver. sen kimseye taşıyamayacağından fazlasını yüklemezsin.
devamını gör...
729.
bu güzel cumartesi gününün ilk tartışmasını kuruyemişçi ile yapmaktan dolayı üzgünüm. oysa ki daha kaliteli bir kimse ile tartışabilirdim, neyse olayı anlatalım; merakta kalmasın cogişler..

sigarayı bırakmayı düşünüyorum dün. kötü kokuyor falan. sıktığın parfümün etkisi bile içtiğin ilk küçük sigaracıkla yerle yeksan oluyor. dedim dur ben şunu bırakayım paketim bitince.

paketim bitip canım sigara çekince dedim ki, la aslında var ya sorun winston içmemde. bu meretin kendine has ağır bir kokusu var, ondan şey oloor, en iyisi ben sigaramı değişeyim.

bu güzel duygularla, kendisinden zerre hazzetmediğim; ancak sigara alırken daha uzağa gitmeye üşendiğim için gittiğim kuruyemişçiye gittim.

bir süre pel pel sigaralara baktıktan sonra, bu tikicanların hepsi marlboro light içiyorsa, vardır bir bildikleri dedim, bir adet istedim.

bizim kuruyemişçi verdi pakedi. üzerinde "touch" yazıyor. insan gibi sordum:

-acaba bu normal marlboro light mı, farklı bir türevi mi?

neden sordum? neticede her sigaranın envayi çeşit türü var. hele şu zamane devrinde, bir markanın en az 10 sürümü mevcut.

neyse bizim herifçioğlu ağız yüz bi değişik şekiller yapmaya başladı. ımm nasıl anlatayım, nasıl yazayım bilmiyorum da, böyle bir ağız göz birbirine girmiş "sen ne diyon bacım" der gibi tripler. ağzından bir tanecik bir kelime bile çıkmıyor.

dur dedim asudebahar, duygularını yönetmelisin dedim, seviyesine inme dedim, duramadım yok..

(adamla daha önce de 5 kuruşum (50 değil 5) eksik olduğu için sigara vermediğinden dolayı tartışmıştık, ki sürekli sigara aldığım yer)

neyse duramadım,

-sizin bu triplerinizden gerçekten nefret ediyorum. esnaf odasına şikayet edeceğim sizi.
-sigara? (demek istiyor ki, seni sallamıyorum, ne biliyosan onu yap, sigaranı al ve git)
-zahmet olacak ama rafa geri koyun. hadi hayırlı işler.

tabi hanım kız çizgimden daha fazla kaymak istesem "al o sigaranı ......... " şeklinde bişeyler de diyebilirdim de o kadar düşmedim.

neyse işte bu da böyle bir anımdı sabah sabah yaşanan, anlattım rahatladım, merci.
devamını gör...
730.
okuduğumu anlayamıyor muyum yoksa istediğim gibi anlaması için beynimi mi şartlandırıyorum bilemiyorum sözlük. hayattan korkuyorum, kendi hayatımı yaşarken, çözmeye çalışırken, anlamlandırırken kendi algılama şeklime muhtaç olduğumu bilmek ölesiye korkutuyor. neden hiç bir şey bilmiyorum zannediyorum çoğu zaman?

hayatımı, onu anlama şeklime güvenerek yaşayamam... keşke hayatı gerçek anlamda çözmüş biri algılarını bana nakletse. yol iz bilmez, yabancı bir memlekette dilsiz kalmış bir garip gibi yaşamın kendisi neden bu denli ürkütücü ve karmaşık geliyor gözüme. ne doğru ne yanlış, ne uygun ne değil... bunları yaşayarak mı daha rahat kestirebilirim. hiç sabırlı değilim sözlük. aceleciyim, sabırsızım, ve tepki mekanizmamın bu asi, hızlı, çirkin işleyişi canımı fena halde sıkıyor. biri bana nasıl sabırlı olunur öğretsin. buna olan ihtiyacım tecrübelerimin fazlalaşmasıyla azalmıyor. anlatamıyorum ki.

yaşadığımı anlamak istiyorum sözlük. biri bana hayat nasıl yaşanır anlatsın. öyle bir anlatsın ki bir yerden sonra onun sözleri benim hayatım olsun. sonra sussun ve ben en güzel şekliyle nefes almaya devam edeyim. biri bunu yapsın ne olur. ben tek başıma beceremem, bunu biliyorum. birinin ermişliği tutsun afacan merakımın elinden ve yönünü buldursun ona. ben sonrasını hallederim.
devamını gör...
732.
başıma bir iş gelmeyecekse, artık tarık tufan'ı eskisi kadar çok beğenmiyorum. bir çok kişinin de hayatında bir ''tarık tufan'ı keşfetme'' akabinde ''tarık tufan hayranı olma ve fecebook'ta mütemediyen paylaşma'' ve bunun da akabinde ''aslında çok güzel değil sanki ya'' deme dönemleri var diye düşünüyorum. tüm kitaplarını en az birer kere okumuş biri olarak, iyi ki okumuşum ama, aslında çok da fan of tarık tufan olmaya gerek yokmuş diye düşünüyorum.
devamını gör...
734.
ehem, bunu itiraf etmeli miyim bilmiyorum ama, bugün camide ben namaz kılarken kafama basan insan evladına içimden "gerizekalı" dedim. Allah affetsin, o namazı belki de yeniden eda etmeliydim.
devamını gör...
736.
bilmem hatırlar mısın sözlük ama sana muhabbet kuşlarımın yumurtladığından bahsetmiştim. evet o yumurtalar çatladılar içinden bebeler çıktılar ve büyüdüler. itirafım mı ne? işte o altı tane kuşu öğrenci evine getirdim.
devamını gör...
737.
2. türkiye ev tekstili tasarım yarışması farkını gösterecek tasarımcılar arıyor
uludağ tekstil ihracatçıları birliği, öğrenciler ve profesyonellerden ev tekstili tasarımlarını bekliyor.

profesyonellere ve öğrencilere açık olan 2. türkiye ev tekstili tasarım yarışmasına başvurular başladı.
uludağ tekstil ihracatçılar birliği (utib) tarafından yatak, banyo, perde ve koltuk kategorilerinde düzenlenen yarışmaya http://www.evtekstiliyarism... adresiziyaret edilerek, 2 mart 2012 tarihine kadar başvurulabilir.

uludağ tekstil ihracatçılar birliği (utib) tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen türkiye ev tekstili tasarım yarışması, dört farklı kategoride profesyonellerin ve öğrencilerin tasarımlarını bekliyor.
yatak, banyo, perde ve koltuk kategorilerinde başvuru kabul eden yarışma sonucunda her kategorinin birincisi 7.000 tl ile ödüllendirilecek.
yarışmada, ikinci olanlar 4.000 tl, üçüncüler ise 3.000 tlnin sahibi olacak.
akademisyen, tasarımcı ve sektör temsilcilerinden oluşan jüri üyeleri tarafından yapılacak değerlendirme sonucunda, tüm başvuruların arasından seçilecek bir inovatif ürüne de 10.000 tl ödül verilecek.
ayrıca dereceye giren yarışmacılar arasında yapılacak değerlendirme sonrasında, uygun bulunacak iki kişiye de iki yıl süre ile yurtdışında eğitim imkanı sağlanacak.
gençleri ve profesyonel tasarımcıları teşvik ederek sektörün rekabet gücünü artırmayı ve uluslararası pazarda moda ve trend yaratabilecek türkiye ev tekstilinin özgün tasarımlarını ortaya çıkarmayı hedefleyen yarışma, türkiye ihracatçılar meclisi (tim) ve türkiye ev tekstili sanayicileri ve işadamları derneğinin (tetsiad) işbirliği ile gerçekleştiriliyor.
2. türkiye ev tekstili tasarım yarışmasına üniversite ve fakültelerin, 2 yıllık ve 4 yıllık güzel sanatlar fakülteleri ve mimarlık fakülteleri ile mühendislik fakültelerinin tekstil mühendisliği bölümünde okuyan tüm lisans, yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin yanı sıra, en az lise veya dengi okul mezunu olan profesyoneller de katılabilecek.
yarışma kategorileri
yatak: nevresim takımı, yastık, yorgan, yatak örtüsü
banyo: havlu, bornoz, peştamal
perde: tül ve kalın perde
koltuk: döşemelik kumaş
yarışma ile ilgili detaylı bilgilere ve şartnameye http://www.evtekstiliyarism... adresinden ulaşılabilir.
devamını gör...
739.
istanbul altin borsasinda yerlestirilmek uzere universite mezunu java yazilimcisi kpss sinavina girmis olup yuksek puan almis olanlar var ise cv lerini en kisa surede gondermeleri gerekmektedir.

not: ücret 2900-3100 tl arasidir
pozisyon 1 kisiliktir.

iletişim: yasinkapanci@yahoo.com
devamını gör...
740.
evde iki tane birbirinin aynısı kumbara var. içleri boş. ve belirli bi yerleri de yok.
hangi odaya girsem karşıma çıkıyolar. hayır zaten param yok. her defasında dolular mı aceba diye kontrol etmekten kendimi alamıyorum. en sonunda sinirlenip, attım camdan bunları.* sonra annem "kardeşinin kumbaraları vardı noldu" dedi. dedim "ben kumbara filan görmedim". öyle işte. sonra da ben ona dedim böyle böyle filan. amaaan neyse . günahlarım bu kadar peder. hoş çakal.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar