dünyaitiraf.com

#özgürler 

7641.
beni bitirecekler matmazel. kendim ve kahyası beni bitirecekler. on beşinci günün şafağı ben hariç herkese hayırlı olabilir matmazel. vurun beni, atın denizlere ama taşa bağlayın, cesedimi bulamayıp kahırlarından zıkkıma başlasınlar. sen Allah rızası için horla, bir insan bu saatte ne diye uyanır, bir insan bu kadar ne zoruna salak olur?
devamını gör...
7646.
çok sayın cogito sözlük,
burada yeniyim ve birçok şeyi bilmiyorum. daha yazar olduğum ilk gün iki nokta parantez kullandığım için uyarıldım. bir gariplik olduğunu anlamıştım zaten, benden başka kullanana rastlamamıştım çünkü. mesela bunları doğru başlığın altına yazıp yazmadığımı da bilmiyorum. henüz başlık açmayı da bilmiyorum zaten. dün bir başlığın altında rastgele butonunun ne işe yaradığını okudum da öyle kullanmaya başladım. şimdilik uzaktan takip ediyorum zaten, pek katılımda bulunmuyorum. ama bence yalnız değilimdir, herkes yaşamış olabilir bunları.sonra mesela, şu sol frame dedikleri yerde kendi adımı görücem diye bir ürperti geliyor ara sıra. en az bir hafta süreyle uzaklaştırılma olayı fena göz dağı veriyormuş. sanırım bu sebeple yazdıklarımı tekrar tekrar okuyorum acaba yamuk bişey yazmış olabilir miyim diye. genel olarak sevdim burayı. sürekli siyasi şeylerden bahsedilmesi biraz hoş değil. ama düşünce özgürlüğü işte. bir de saçma sapan şeylere eksi verenler var. ne anladın da sanki eksiledin diyesi geliyor insanın. neyse.
he, iki gün önce de hiç dostunuz yok yazısına takılmıştım mesela. kurcalarken kendi kendimi arkadaş olarak eklemişim. baya güldüm halime. sana senden başka dost yok kızım diye geyiğe sarıyordum ki tam kendime geldim. el alışkanlığı mesela, gülücük koyasım geldi şimdi. bazen bi hevesle hadi bişeyler yazayım diyorum sonra vazgeçiyorum. alışmam gerek biraz daha sanırım. burayı kullanırım artık heralde sıkılınca. böyle uzun uzun yazmak sözlüğün raconunda var mı mesela onu da bilmiyorum. herkes okumuyordur uzun diye zaten heralde. böyle düşününce fena fikir sayılmaz uzun yazmak. o kadar çok aynı kelimeleri tekrar edip o kadar çok anlatım bozukluğu yapmışım ki, bu kendime saygısızlıktır normalde. ama düzeltmicem. kalsın böyle. şimdilik hoşçakal cogitoitiraf. yine gelicem.
devamını gör...
7647.
ev de temizlik yapmadığım tek yer çocuk odası. evet, aslında tam tersi olmalı diye düşünüyor olabilirsiniz ama bizde öyle değil anam. çünkü benim tontikler, odalarında ne varsa evin farklı köşelerine itinayla dağıtıp odalarının il sınırları dışında her yerde oyuncak oynamaktan hoşlanıyorlar.

o kadar heveslendim oda yaptım, süsledim püsledim daha ayak basılmadı, öyle duruyor. yakında müze olarak kullanacağım, gişe yapıcam girişine, girmek isteyenden para alıcam. en son buna niyet ettim valla. hayır bazen kirlensin diye bunları odaya kilitliyorum 1 saat sonra açıyorum bakıyorum uyumuş oluyorlar her şey aynı duruyor. ama aynı şeyi farklı bir odaya yapayım var ya, komşular afad'a haber veriyor direk.
devamını gör...
7648.
bugün üşengeçlik kitabıma bir mihenk taşı daha kondurdum. evde giydiğim sortum baktım üzerime yapışmaya başladı kirinden pasından desenleri seçilmez oldu çıkarayım dedim şunu. çıkardım çıkarmasına ama dolabımda yaptığım bütün sondaj çalışmalarım neticesiz kaldı ve yerine giyebileceğim boxerdan hallice bir şey bulamadım. yani büsürü şortum var olmasına var da hepsi üstüste yığılmış küçük çöpten bir tepecik oluşturmuş. hani alıp makineye atacam ama hem zor geliyor hem de çekiniyorum metan patlaması falan olur alimallah annem mürvetimi görmeden dört kolluya binmek de var. işte tamda dımdızlak dolabın önünde dinelmişken aklıma o parlak fikir geldi aldım elime makası kışlık pijamalarımdan birini kesip şort yaptım. nasılım.. sonra da belediyeyi çağırdım gelin hayati tehlikem var falan dedim, yok başının çaresine bak biz canımızı sokakta bulmadık diye yanıt verdiler. iş başa düşünce zorda olsa kesin bir iradeyle bir hamlede şortları kaptığım gibi çamaşır makinesine tıktım. ikinci turu dönüyorum şimdi anca temizlenir pisliği.

bir de bu başlık altında itiraf falan yapılmıyor diye ağlamayın olum. daha ne yazalım.
devamını gör...
7649.
çocuklar sayesinde resmen çizgi film komasına girdim. günde yaklaşık 8-9 saat çizgi film izleniyor evde malum. artık farkında olmadan öyle bir alışmışım ki, farklı bir program izlerken niye çizgi film izlemiyoruz ki biz şu an diye kendimle cebelleşiyorum. geçen akşam eşim haber izlerken bir anlık krize girdim ve bi hışımla salona geldim;

-"çabuk planet çocuğu aç birazdan pepee başlayacak ne haberi be" diye daldım. psikologa gitmeyi tavsiye etti. her şeyi çok bilir zaten. hem ne var ki bunda?

hiç iyi değilim ya.


devamını gör...
7650.
kedimi balkona konan güvercini yaraladığı için dövdüm. yani dövdüm derken "kuşu niye yaraladın" diyerek bikaç kez hafiften vurdum. çünkü kuşa üzüldüm,vicdanım sızladı. şimdi kedim karşımda oturup üzgün üzgün bana bakıyo,her zamanki oyunundan oynamak için bikaç hamle yaptı yüz vermedim. oturup daha da surat asarak bana bakmaya devam etti arkamı döndüm. şimdi kapımın önünde arkası dönük oturuyo. daha çok vicdan azabı çekiyorum. gidip sevsem şımarır yine bi kuşa zarar verirse diye korkuyorum. Allah kahretmesin bazen çok gaddarım sanki.
devamını gör...
7651.
bugün facebookta şunları yazdım -bir kısmını alıntılıyorum-, buraya ekledim ama sonra sildim, belki gene silerim:

o gözde çocukların hep o kızları seçmesi ne tuhaf. her zaman böyle olur. o fakir ama onurlu kız bir köşede yalnızlığına terk edilir. o gözde çocuklar hep o çok laklak eden canlı kızlara sevdalanır. canlı kız ve gözde çocuğun birlikte gidişini kayan bir yıldız misali izler onurlu kız. tam böyle de olmayabilir. ama trene binen değil trenin arkasından bakan olur her zaman. hep bir gidiş vardır. hep bir bakakalma. ama o canlı kız hiçbir zaman, bir şiir yazmayacaktır çocuk için. şiiri ancak o çekingen kız çekingen ama hiçbir zaman tercih edilmeyen o kız yazar. belki de tam da şunun için: trenin arkasından baktığı için.
canlı kız gözde çocuğun ağlayarak yazdığı mektubu oda arkadaşlarıyla kahkaha içinde okur. bu kadar kısıtlı bir zaman içinde tükenir her şey. bunu da bi filmde görmemiştim ama bir yerde okumuştum. ama bu bir şeyi değiştirmez. o gözde çocuklar hep o kızlara sevdalanır.
devamını gör...
7654.
hobilerim arasında yanlışlıkla fotoğraf beğenmek var.. en olmadık kişilerin fotoğraflarını gizlice profillerine baktığımda beğeniyorum.. istisnasız her seferinde bunu yapıyorum.. hayır bildirim gidiyor; rezil oluyorum sonra..

bonus itiraf; sırf bu yüzden cogito sözlük instagram hesabindan kimseye bakamiyorum.. biri begenir sonra geri alirsa anlayın ki o benim..
devamını gör...
7655.
bir keresinde sevdiğim hatunun sokağına seni seviyorum yazıp ateşe vermiştim, tam fimlerdeki gibi ateşin oraya bağdaş kurup oturacakken mahalle esnafı koşun lan mahalleyi kundaklıyolar diye bağırıp temiz bi dayak çekmişti bana.
devamını gör...
7656.
"ulan herkes mi aşık be!" diye isyan ettim az önce içimden. sahur sofrasında üstelik. tek başıma. yapayalnız. biçare. (dramatizasyon)
sonra saate baktım, üç dakika kalmış ezana. neyin tribindesin kızım dedim. bu süre zarfında iki bardak fazla su içebilirdin! benim de böyle dertlerim var işte. suyumu içtim, soframı topladım, namazı kılmayı bekliyorum. sonra da uyucam kısmetse. sözlük ayarımı bozdu kaç gündür uyumuyorum doğru düzgün. bunun için uyarılmamıştım üstelik. neyse, bugünkü itiraf kotamı da doldurmuş oldum. cümleten hayırlı geceler.

edit: dramatizasyon diye bir kelime var mı bilmiyorum. varsa konuyla alakalı mıdır acaba onu da bilmiyorum. yoksa da affedin.
devamını gör...
7658.
teyzemin yemeklerinin annemin yemeklerinden daha güzel olduğunu düşünyorum ama ben bunu asla anneme söyleyemem. düşünce özgürlüğünün fire verdiği noktalardan biridir annenin kalbinin kırılmaması gerekliliği.

anneme bazen bizim için vazgeçtikleri, yaptıkları için öyle aşırı saygı duyuyorum ki gözlerim doluyo. ve hakkının karşılığını veremezsek yandık diyorum, yandık. anne olmak bambaşka bir şey olmalı, bambaşka.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar