dünyaitiraf.com

#özgürler 

7861.
tüm samimiyetimle söylüyorum iç alemimi dökmeyi sevmemekle birlikte belki bir hisse çıkaran belki aklında bir kapı açılan olur diye şimdi yazıcam.bir kişi bundan istifade etse yazdıklarım bir hayra yarar.okursanız çok sevinirim çünkü bir daha böyle birşey yazmam muhtemelen. evet bismillah...

bundan bir zaman önce duygusal açıdan böyle bir çalkantılar yaşamıştım. ama alışık olmadığım için ve sahiplenici olduğum için nedir bu beni çok yıprattı. her ne kadar öyle görünmesem de ben ciddi anlamda prensip sahibi olmak zorunda olduğunuz bir ailede ve bir cemiyette büyüdüm. Allah daim etsin herkes gibi benim de bozulmaması gereken bir çizgim, nedir bir istikametim var. ve bu istikamet benim her şeyimdir. ama her şeyim. bu prensip edindiğim şeyler aşırı tutuculuğa veya karşı taraftan anlaşılmayacak kadar ''çok abartıyorsuna'' girebilir. ama bazı şeyler vardır değişmemeli. ve ben değişmesini istemiyorum.allah da değiştirmesin...

herneyse azizim bu duygusal acı benim sevmediğim ölçüde ağırdı zannettim ki hiç geçmeyecek. ancak ilk dönemler aceleyle karşımdakini tanımadan verdiğim kendi alemimde kararlar, bu duygusal sıkıntı zamanından sonra -yani normale döndüğüm zaman- bana bir tokat oldu. şer görünen şeyde bir rahmet vardır diyor ya bediüzzaman hazretleri, kardeşim ben onu tecrübe ettim. eğer ki, o sıkıntıları yaşamamış olsaydım, onu bırakmamış olsaydım karşımdakini çözemeyecektim, bir zamanlık acı belki beni ömür boyu pişmanlıktan kurtardı. şer zannettiğim, karşımdakinden ayrılık bana hayr oldu, neden; beni haramlardan kurtardı, beni prensiplerimden sapmaktan kurtardı, beni geçici hissiyatlarımın köleliğinden kurtardı. ona da hayr oldu o da haramdan kurtuldu.

gördüm ki çırpındığım peşinden koştuğum şeyler buna değmiyor. gün geçiyor, aylar gidiyor ömür göz göre göre beni terk ediyor.ancak herşey yine olacağına varıyor. geçmez dersin geçiyor, bitmez dersin bitiyor. ancak sabır ve az biraz pencerelerden bakıp hadisatın içine girmemek sürekli ''neden böyle oldu, böyle olmamalıydi'' diye isyan ile rahmeti tenkit etmemek, ilerde çok büyük ferahlıklara ,şahsi kemalata olgunluğa ve tecrübeye sebep oluyor. başa gelen hiçbir hadise yoktur ki sebepsiz , tesadüfi veya bir güzel sonucu olmadan gelsin. evet, her hadisenin altında bir güzellik ciheti rahmetin bir meyvesi vardır. önemli olan ülfet ve ye's gözlüğünü çıkartmak, hakikat gözlüğünü takmak.. en korktuğumuz ölüm bile aslında gerçek memleketimize bir terhis dünya uykusundan uyanıp o saadet-i ebediyye olan ahirette uyanmamızdır. bin yıl cennet keyfi bir saat ruyeti cemaline denk gelmeyen halik'ın yanına dönüp görevden paydos etmektir. öyleyse herşey de bir hayır var diye bakıyoruz.güzel bakıyoruz hadisatın zulmetli tarafına gülüyoruz ki o soğuk gibi görünen zulmet de bize gülümsesin, aslında bizim için kötü ve şer olmadığını söylesin. on yedinci söz'ün ikinci makamı'nda dendiği gibi:

bırak biçare feryadı, belâdan gel, tevekkül kıl.
zira feryat belâ-ender, hatâ-ender belâdır, bil.

belâ vereni buldunsa, atâ-ender, safâ-ender belâdır, bil.
bırak feryadı, şükür kıl manend-i belâbil, demâ keyfinden güler hep gül mül.

ger bulmazsan, bütün dünya cefâ-ender, fenâ-ender hebâdır, bil.
cihan dolusu belâ başında varken, ne bağırırsın küçük bir belâdan? gel, tevekkül kı
l.

tevekkülle belâ yüzünde gül, ta o da gülsün.
o güldükçe küçülür, eder tebeddül.

bil, ey hodgâm! bu dünyada saadet, terk-i dünyada.
hüdâbin isen, o kâfidir, bıraksan da bütün eşya lehinde.

ger hodbin isen helâkettir, ne yaparsan bütün eşya aleyhinde.
demek terki gerektir her iki halde bu dünyada.

terki demek: hüdâ mülkü, onun izni, onun namıyla bakmakta.
ticaret istiyorsan ger, şu fâni ömrünü bâkiye tebdilde.

eğer nefsine talipsen, çürüktür, hem temelsiz de.
eğer âfâkı istersen, fenâ damgası üstünde.

demek değmez ki alınsa, çürük maldır hep bu çarşıda.
öyle ise geç, iyi mallar dizilmiş arkasında.


elhamdülillahi ala din ül islam ve kemalil iman diyerek kalbi ferah ile sözlerimi bitiriyorum.
devamını gör...
7863.
öyle bir üç kişiye öyle güzel rezil oldum ki ya sülalede dedikodum çıkacak ya da kafam bi kaç sene rahatlayacak. gerçi dokunmadıkları sürece bana fark yapmaz.
devamını gör...
7864.
yav benim başlık altımda 16 tanım var.bazı arkadaşların başlık altına sırf bir seferde o kadar giriliyor.nasıl beceriyorsunuz?hayır öyle çok yazın bana derdim yok ama dayı yemeyip içmeyip yazı mı yazıyorsunuz o kadar muhabbetiniz yapılıyor?
devamını gör...
7865.
tanım yazacak birçok beslenme kaynağından mahrum kaldım. kendimi sürekli tekrar ettiğim, bkz'lara sığındığım ve iki üç kelime tanım yazdığım maalesef doğrudur.
devamını gör...
7868.
insan ilişkileri ne acayip. insanlığın kaderinden nemalanmış, doğuyor büyüyor ölüyor. kim olursa olsun, sizi içeriden zehirlemeye başladığı an kesip atmak gerekiyor. tüm duygular kangrene yüz tutmadan. bazen içimden veda ediyorum dosta, düşmana. olmuyor. dönüyor, dolaşıyor gene beni buluyor. insanı, insan yoruyor başka bir şey değil.
devamını gör...
7869.
pepee adlı çizgi filmin, her sahnesini, bölümünü ezbere biliyorum. yeminlen bıktım artık, tv de bitiyor, internetten açıyoruz. eroinman gibi izlemeden güne başlayıp, günü bitiremiyoruz. oysa ben sadece çocuklar bir iki saat oyalansın ben de işime bakayım istemiştim ama tam anlamıyla hayatımız bu oldu. velhasıl hayat çok pepee.
devamını gör...
7872.
hasan abide çorba içtikten sonra sigaraları yaktık, gördü sigara yaktığımızı mekanın ses sistemlerinden bu şarkı duyulmaya başladı;

gece gece 1 paket içirtti durduk yere. gitmiycen ağa tanıdık mekana.
devamını gör...
7874.
biri boğazımı sıkıyor. kimin eli lan o? bir çıksın gitsin mümkünse artık yutkunamıyorum. ha bir de soru sormayan bir beyin istiyorum ordan çok acil. bu model çok can yakıyo çünkü. deli zırvaları vol867812. *
devamını gör...
7875.
kalbi bana çok uzak. hem çok uzak hem de çok soğuk. üşüyorum ben de. sürekli üşüyorum. insan şu sıcaklarda dahi üşür mü? onun kalbi bana soğukken üşürüm ben. ama nazım hikmet'in de dediği gibi; yani sen elmayı seviyorsun diye elmanın da seni sevmesi şart mı? değil tabiki de. içimdeki kırmızı elmayı hep seveceğim.
devamını gör...
7876.
bazen bazi tanimlari o kadar begeniyorum , o kadar kendimle ozdeslestiriyorum ki. sanki benim yasadiklarim yasanmis gibi o kisiler tarafindan. ben olsam o kadar iyi anlatamam. on , yüz , bin arti veresim geliyor o zaman. demek benzer seyler yasanmis diye uzuluyorum bi yandan, bi yandan da bir tek ben degilmisim demek ki diyerek kendimde guc buluyorum.
devamını gör...
7877.
salona gel baban seninle bi şey konuşacak denilince başımdan aşağı kaynar sular dökülüyor aklıma türlü türlü senaryolar geliyor. hırsızlık yapmış, adam öldürmüş olma ihtimalimi bile düşünüyorum.

devamını gör...
7878.
çok sıcak ve arkadaş çağırdı ayıp olmasın diye gidiyorum. bir daha haber alamazsanız hakkınızı helal edin. arkamdan da bol bol fatiha okuyun. hatta hatim filan indirin (hepiniz müslüman adamlarsınız), hatimden hasıl olan sevabı bana gönderin.
devamını gör...
7879.
karşındakini kırmak istemeyip sustukça daha çok üstüne geliyor 'kır beni' diye.kaçsan suçlusun kalsan suçlusun bu nasıl iş anlamadım ki.
devamını gör...
7880.
son itiraf bükücü olarak bir müddet itiraf yazmama kararı alalı henüz 24 saat bile olmamışken, minimal romanın tematiğe atılmış olduğunu öğrenmemin verdiği tarifsiz hissiyatla aldığım kararı hiçe sayarak kendime olan saygımı yitiriyorum şu an. zaten yazan üç beş kişiydik. benim duygularımla niye oynuyorsunuz ya?
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar