dünyaitiraf.com

#özgürler 

8241.
sub la başlayan kelimelerin anlamlarını karıştırıyorum, kelime çalışması yaparken; substantial, submit, subsidy, substance, substitute, substract, submerge, subsequent sayıklamaktan helak oldum.
deneme sınavında karıştırınca bunların yanına kocaman subzero yazıyorum. sınavda çıkarsa orda da yazıcam.
devamını gör...
8242.
"bir acı olmaktan çıkıyorsun artık rowena. en derinlerimde, şarap mahzeni misali, saklıyorum seni belki de ama bu hala seni sevmeme engel olmuyor. bunun adı sevgi olabilir mi? onu da bilmiyorum aslında. artık beklemiyorum da. çünkü beklemek kaybetmeye eşdeğer. ben eşdeğerimle yanyana yürüyorum hep. beklemek ve kaybetmek. işte buydu hayatımın en kısa özeti." diyordu sığ saçlı adam. bir itirafı anlatıyordu kendisine. hava nemliydi, puslu değilse de basıktı çokça. bir perşembe sabahı neyi varsa aldı gitti yaşadığı şehirden. bedenen olmasa da, zihnen. her şeyle beraber. tüm sevgisiyle.
devamını gör...
8243.
küçükken televizyonda alevi türküleri ve semahını gördüğümde çok etkilenmiş
anneme biz neden alevi değiliz diye sormusum. yıllarca da nasıl alevi oluruz alevi olalım diye tutturmuşum.
çok etkilendiğimi hatırlıyorum. hala daha müziklerine çok sempatim var.
türküleri çok güzel, ritmik ve içli. semah da ayrı bi alem. canlı izlemek o ortamda bulunmak isterim.
farklı kültür ve inançlara saygıdan ziyade sempati besliyorum.
devamını gör...
8244.
sevgili itiraf köşem;
milli eğitim bakanı'na bu sene de sövüyorum. pazartesinden beri okulda saçma sapan seminer konuları dinleyip boş boş oturuyoruz. 10 ay veletlerle uğraşıp 2,5 ay tatil yapmamız bakanı rahatsız ediyor. boş beleş muhabbetlerle şu an öğretmenler odasından bunları yazıyorum. 28 eylül de eğitime başlayacak olan bizler bir ay boyunca sabah kahvaltı - öğlen seminer- ikindi çay muhabbeti yapıp yarın görüşürüz diye ayrılıyoruz. ya ülkede kimse demiyor ki adam gibi seminer programı hazırla öğretmenler gerçekten faydalansın. gün mü yapıyoruz oğlum biz. kendimi emekliliği gelmiş, boş boş klimanın başında oturmuş amcalar gibi hissediyorum. hava zaten sıcak iyice asaplarım tavan yapıyor.
devamını gör...
8245.
parasetamolle asetaminofenin aynı etken olduğunu mezun olduktan 9 ay sonra öğrendim. o gün diplomayı yırtmam gerekirdi, pişmanım. beni affet halkım.
devamını gör...
8247.
başım bonaldı. yalnızım yapayalnız bu okulda. kimse yok şu an. herkes bir yerlere gitmiş vaziyette. pederim bile denizde şu an. ama ben buradayım. lan başım ağrıyor. sözlükte lak lak, kitaba bak bak. kafa yandı tabi. bu konuyu da bitirirsem eve döneceğim ama konu bitmiyor. bitmiyor bitmiyor bitmiyorrr..... alaattinin in sihirli lambasını düşünüyorum, aklıma bu geliyor. ne zaman aklıma bu gelse start tabancasıyla intihar eden adamı düşün! çok karmaşık her şey. okuduysan bi şuna tıklar mısın corç. http://www.cogitosozluk.net...
(resim: )
devamını gör...
8250.
son ses yıldız tilbe açıp gömlek ütülüyorm annem içerde çamaşır katlıyor. sanırım farkında olmadan ailecek konfeksiyon işletiyoruz sözlük.
devamını gör...
8252.
insanlara güvenim git gide azalıyor.bazen öyle oluyor ki insamlardan uzaklaşmak istiyorum.,ama yalnız kalmak da canımı sıkıyor.realist birinolmak çok da uyi değil mi sanki ne, biraz pembe gozluklerle mi bakmak lazım hayata,etrafa? e o zaman da kandırılmış hissediyorum kendimi,kendimi kandırmaya hiç gerek yok.
devamını gör...
8253.
ben iki elim doluyken bile sevdiklerimin sorduğu soruya telefondan cevap verebiliyor, işim biter bitmez arayabiliyorsam kimse bana üç maymunu oynayamaz ağa. bu itirafım burada dursun.
devamını gör...
8255.
sözlük bugün suriyeli bir çocuğa limonata ısmarladım. cebimdeki sigara parasını çocuğa limonata alarak harcadım. sabahtan beridir sigara içmiyorum bu yüzden. olsundu. o çocuğun gözlerinin içi gülüyodu. bu bana yeter.
devamını gör...
8258.
otobüste minibüste yanına oturacağın insan şöyle bir soru sorar, kendince hesap yapıyordur, erken inen o olacaksa, koridor tarafına oturmak ister.

-nereye gidiyorsunuz?
<iç ses> Allah Allah?
-eve gidiyorum.
devamını gör...
8259.
neden meslek değiştirdim? gün içinde aptalca şeylerle karşılaştığım zamanlarda kendime en çok sorduğum soru bu. neden? neden..

sonra diyorum ki: "vardır bir hayır". sonra düşünüyorum. Allah var. işte o zaman yaşamak için bir neden bulabiliyor insan.

yolumu çiz.. ben de devam edeyim.. itiraz yok.. kabullenmek.. ohh. mis.
devamını gör...
8260.
gün batımında denize karşı -mesela fındıklı'da- oturup çay içecek kadar hatrımız kalmadı sözlük. çayı geçtim, su içecek hatrımız bile yok. zaten hatrımız olsa da numarası yok, arayamıyorum.
oysa ben görüşmediğimiz üç sene içinde başımdan geçen zor günleri bir bir anlatacaktım ona denizi seyrederek. saatlerce konuşup en sonunda "ee, sende ne var ne yok?" diyecektim hiçbir şey olmamış gibi. sonra dağılacaktık. ölene kadar nice üç seneler geçecekti, ama biz bir daha görüşmeyecektik.
hayal kurarken kendimi kaybediyorum biliyor musun sözlük? bugün yine hayale dalıp saatlerin nasıl geçtiğini fark etmedim. yemek yapmadığım için fırça yedim bizimkiler eve geldiğinde. "hayal kuruyordum, dalmışım. unuttum yemek yapmayı." diyemedim. gamsız olduğumu düşünüyorlar, ama gerçekten bilerek yapmadım. sadece çocuklarda olmuyormuş meğer hayale dalıp dünyadan soyutlanma meselesi. bugün bir kez daha fark ettim. ama farkındalık hiçbir şeye yaramıyor ne yazık ki.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar