dünyaitiraf.com

#özgürler 

8261.
edebiyat, özellikle şiir ve öykü dallarında, zamanımız anlayışıyla hiç geçinemiyorum. bana oldukça zorlama, yapay ve romantik geliyor. bir de bana çok itici gelen sol jargon buna eklenince. hepsi kuru sıkı tabancanın gürültüsü oysa... daha çok fason üretime benziyorlar. günü kurtarma çabası ve şairin-yazarın görünme sevdasını yansıtıyorlar. bir de çevreye uyum sağlama çabasını da ekleyebiliriz; yani genel okur profilinin beğenisini kazanma, alkış toplama çabalarını.

yazık ki bir kaç yıl sonra hemen hepsi bir iz bırakmadan geçip gitmiş olacak.

oysa iz bırakanlar, izleri(ni) umursamayanlarındır.
devamını gör...
8262.
geçenlerde ilk tanımlarıma baktım da üslubumu gram sevmedim hatta hatta ' bunu ben mi yazdım ya?' dedim bir çok tanımım için.ama iyiki değişmiş* okurken bazı tanımlarıma sinir bile oldum yani vay arkadaş o gıcık insan ben değilim.*
yazı dili çog önemli.**
devamını gör...
8263.
3 gundur sim city adli bir oyuna takildim. oyle bir sardi ki, anlatamam. hatta sozlugu unuttum o kadar yani dusun. bence bi deneyin, fena sariyor.
devamını gör...
8264.
sabahtan beri esimle temizlik yapiyoruz. salona farkli bir hava katalim esyalarin yerini degistirelim dedik. nereden dedik, agzimizdan burnumuzdan geldi, iki tane ufak bebe var evde ne maceraya giriyonuz di mi? neyse esim once duvardaki raflarin agirlik skalasini denemek icin guc uyguladi, Allahin ayisi haliyle onlari kirdi tekrar monte etmek zorunda kaldi. duvara tablo asmak icin 3 adet civiyi fazla hizli vurarak duvarin icine gocurdu. tv unitesi yamuldu falan. guya evin havasi degissin dedik hasarimiz cok buyuk yani. birazdan afada haber vermeyi dusunuyorum. yardim edin laan.
devamını gör...
8265.
şu türkiyenin hollanda karşısında 2-0 önde olduğu mübarek dakikalarda öğrenci bilgi sistemine girip üstten ders alıyım rahat ederim yıl içinde diyerekten aldığım derslerin sonuçlarına bakmama ne gerek vardı ki? ortalaması 3.50lardan ayrılmayan ben son 6 aydır efsunlanmısım gibi ne kadar çok çalışsam da sonuçlar hiç de iç açıcı değil.tamam kaldığım falan yok ama o kadaaaar çalışmaya böyle olması.ilkokulda 95 alıp da ağlayan kızlara benzedim resmen.
her işte var bir hayır elbette.her niye böyle oluyor dediğimde ardından hayırlısı demeyi içten bir şekilde öğrenmeliyim artık.yoksa kafamı sabahtan akşama ders çalıstığım odanın duvarına falan çarpasım geliyor.
devamını gör...
8268.
bu sözlük sanaldan da öteymiş.. o 2 yazar* kısa bir süre ara verdi belki sözlüğe ama çok dokundu be.. yada su sıra çok duygusalom bilemedim.. haklarında hayırlısı olsun su kısa süre de çabuk bitsin inşallah..
devamını gör...
8273.
bu ara ne doğru düzgün sosyal medya'ya bakasım ne tv açasım gelmiyor. bu kadar çok acı varken, neden bu kadar çok acı var?

şehit haberlerini duydukça ruhen ölüyoruz hepimiz yavaş yavaş. insanları yaşayan ölüşer haline getirdiler. keşke bizde ölsek de temizlense dünya tümden.

insanların acılarını o kadar iyi anlıyorum ki, iki üç ay sonra kendi erkek kardeşimi askere yolcu edicez kime ve neye güvenerek yapacaz bunu bilmiyorum. neyin savaşını veriyor bu insanlar, ne için ölüyor? bu gerçekten bir vatan kavgası mı yoksa altında çok farklı şaibelerimi var? gencecik evlatların ailesine düşürdüğünüz bu yangınların hesabını nasıl ödeyeceksiniz bakalım.

bu tip olaylar üzerinden cemaat, hükümet türk kürt kapışması yapmanız ise ekstra saçma ve itici. siz neyi tartışıyorsunuz ki lan? insan evladı ölmüş... kimse sizin olaylar üzerinden tartışmalarınızı çekemeyecek kadar hassas şu an. duyarlılık zor bir meziyet biliyorum lakin vurdumduymazlığın bu kadar kolay kazanıldığını bilmiyordum.
devamını gör...
8274.
bir kaosa doğru adım adım ilerlediğimin habercisi biliyorum, annemin az önceki telefonun ucundaki sesi.
hiçbir "nerdesin sen?" anneminki kadar endişelendirmiyor beni. çünkü başka hiçbirinin ardında babamın varlığı ve yankısı yok.
dünya yansa umrumda değil eve varana kadar geçecek şu kısa süre içinde. sonrası küçük kıyamet.
tam da orhan babanın kulağıma fısıldadığı gibi.. "bıktım artık yaşamaktan! çekmekle biter mi bu hayat yolu, bu yalnızlık, bu dertler?"

edayt: umduğumu bulamadım.
devamını gör...
8276.
u ve y nin bu başlığa yazdığı tanımı gördükten sonra merak ettim acaba bu başlığa hiç yazdım mı diye ama çok üşendim 8783 tane tanıma tek tek bakmaya hafızam beni yamultmuyorsa bu ilk. aslında bu da acı bişey 8784 tanımlı bir başlıkta tek tanımım var.

ek itiraf: arama butonuna inanamak: 2 tanımda benden bahsedilmiş hemen buldu sağolsun arama butonu, 3 tane de ben itiraf yazmışım hatta biri geçen ay! b12 eksikliği olmalı bende.
*
devamını gör...
8277.
sen hiç anaaa ben şu ana kadar dışarıdan görüldüğü gibi bir insan değilmişim bambaşkaymışım dedin mi sözlük ? ben dedim sözlük. beni sev sözlük. bana çay ver. benimle konuş sözlük cüğüm.
devamını gör...
8278.
tatsız olan günlerimize yeni tatsızlıklar ekleniyor her geçen gün.
zerre umudum inancım kalmadı iyi günlere.

gitmek de çare değil kalmak da.
mecburen yaşayacağız işte. hepsi bu.
devamını gör...
8279.
şimdilerde dağıldım iyice. dışarıya çok belli etmiyorum. gündelik hayata bir şekilde devam ediyorum. insanların yanında gülebiliyorum. kimse ne olduğunun farkında değil. dışarıdan bakan keyfi yerinde diye düşünüyordur. buradan bakınca her şey gri tonlarında.

anlatmak da istemiyorum hiçbir şeyi ama yazmak rahatlatıyor. kafamı bu şekilde dağıtabiliyorum ancak. yazmasam içimdekileri dökecek başka bir davranış bilmiyorum ben.

ortam karışık. ülke yangın yeri öyle diyor haberler. hayırlısı demekten başka içimden bir şey gelmiyor. artık politik söylemler de ilgimi çekmiyor. insanların söylediği şeyler ilgimi çekmiyor o yüzden bu hayata karşı ilgisizlik.

- nasılsın
- iyiyim?
- sen nasılsın
- aynı..
- hadi görüşürüz.

hiç iyi değilim. içim de taşlaşan bir benlikten başka hiç bir şey yok. anlam veremiyordum önceden. şimdi anlam vermeye çalışmıyorum. insanların çelişkilerini görmekten bıktım artık. o yüzden görmemek daha iyi geliyor.

evet sen çok güzel çıkmışsın, gerçekten de haberin yok fotoğrafının çekildiğinden ve buna rağmen çok güzel çıkmışsın. çok güzelsin.

evet sen de çok duyarlısın. 20 yaşında hayatı çözdüğün için çok yücesin. hemen bir kabile bul ve sana tapınmaya başlasınlar geç kalma.

evet sen de çok zekisin. çok çok zekisin. eminim yaşamış bütün zekalar keşke biz de onun gibi olsak diye hayıflanıyorlardır şu an.

ulan nasıl bir dünya bu be. herkes -mış gibi yaşıyor ama kimse ben neden niçin nasıl böyle yapıyorum demiyor. sadece kendi hayatına devam ediyor. çevresinde kümeleşmiş insanlar olsun kendini beğensin övsün istiyor. bunu başarabilmek için ilk önce kendisi gidip birisinin etrafındaki kümenin bir parçası oluyor. sıra kendine gelsin diye bekliyor.

ama herkes hayatına kaldığı yerden devam ediyor. bir şeyleri yapamıyor beceremiyor ama ben yapamıyorum beceremiyorum demiyor istemiyor diyor tercih etmedim diyor. böyle böyle değerli kılıyor hayatını.

en büyük zaafım olayları olduğu gibi kabul etmemek. bir yerlerde yanlış giden şeyleri görünce içimden hemen ona salça olmak geçiyor. aksini düşünemiyorum. hemen müdahil olmalıyım diyen bir gen var bende. sürekli etrafındaki genlere fısıldıyor. "salça ol salça ol salça ol" hayatımı yaktı. yandım.

şimdilerde bakıyorum herkes duyarlı. duyarlı olmak moda. herkes de bu trendi takip ediyor. adalet diye bir şey yok ama. yozlaşmış bir vicdanın olduğu yerde adalet olabilir mi? ancak edebiyat olur. boş laf olur. şiir yazarsın. lay lay lom. ötesi değil. aksiyon almak adına gerekli fikri zemin nasıl oluşur böyle kaypak düşüncelerle anlaması güç

insanlar ölmesin diyor. hangi insanlar. ölenler. kim onlar açık konuş. "barış gelsin". insanlar en kötüyü bile kınayamıyor ya da kınadığını söyleyemiyor. nasıl bir iki yüzlülük varsa artık nasıl bir menfaat dünyası ise bu. herkes politik doğruları konuşuyor. ulan yemin ediyorum bu gerizekalıları gördükçe hayatı mikroskopa koyup incelemek istiyorum nasıl bir gariplik var belki görürüm o şekilde.

herkes bir şeyleri eleştiriyor. ama kendisi de bir şekilde o eleştirdiği şeylerin bir parçası aslında. genelde bencilliği eleştirenlere bak bakalım. kendi bencilliğini yaşayamadığı için eleştiriyor başka benleri. ya da hayat kötü edebiyatı yapanlara bak. kesin bir menfaati gerçekleşmiyor da o şekilde edebiyat yapıyor. aşk diyenin aşkı zelil etmesi. iyilik diyenin iyiden nasibi almamış olması kronik rahatsızlık olarak her yerde var.

sıkılıyorum artık bu düşüncelerden. dünyanın bir akıllısı ben mi kaldım bunlara kafa yoruyorum. sonuçta bunları aç bırakıp önlerine iki tabak yemek atsan herkes birbirini kılıçtan geçirir. öyle bir dünya bu. herkes önce kendini düşünüyor. işin özeti de bu aslında.

hani o önder dedikleri adamların arkasında menfaat peşinde koşanlar. iki kuruş fazla kazanayım diye takla üstüne takla atanlar genelde ulvi değerler adına ne varsa ağızlarına sakız etmişler. bakıyorsun hayata gelmekten başka bir başarısı olmayanlar bir şeyler yapanları eleştiriyor.

yemin ediyorum menfaat dışında bir ilişki kuran insan görmüyorum son günlerde etrafımda. ya da şu an hayata baktığım gözlükler hep hayatın bu tarafını gösteriyor bana. bir bakıma da iyi oluyor aslında.

uzun süredir iyiliğin insanın dışında var olduğuna inandım. iyiliğin orada bir yerlerde olduğuna inanmak istedim. yoksa bu yozlaşmış düşüncelerin insanlığı daha da tüketeceğine inandım hep. ama yanıldım. iyilik diye bir şey yok. menfaat var ben var.

şimdilerde aklım yeni yeni yerine geliyor. bunca zaman neden kendimi olağan dışı şeylere inandırmaya çalıştım bilmiyorum. bir tür zayıflık olsa gerek. hani çabaladığın zaman hırslı oluyorsun ya. o yüzden bıraktım galiba çabalamayı. ama aynı insanların daha sonradan tembel bu diyecekleri aklıma gelmedi. tag heuer saat takıp mütevazilikten bahseden insanlardan yoruldum artık. mütevaziliğini bile gösteriş nesnesi haline getirmeye çalışan aptalların da canı cehenneme.

tutarlı olmak benim kendimi inandırdığım boş hayallerden biri. kimse de tutarlılık adına en ufak bir kırıntı yok. tutarlı olmak demek her zaman limit sonsuza giderken geçmişinle yüzleşmek demek çünkü. ve kimse geçmişi ile yüzleşmek istemiyor. geçmişini gömmek istiyor. çünkü yeni bir geleceği bu şekilde inşa edebileceğine inanmış.

bu zamana kadar uğruna emek verdiğim her şey çar çur oldu. ciddi anlamda bütün varlığımı verdiğim son şey de elimden uçtu gitti. yerine yenisi gelmeyecek. bir şeyleri de aldı götürdü giderken insafsız. ortada kalıyor insan.

şimdi gerçekleri kabul etme ve oyunu kurallara göre oynama zamanı. hayatta her zaman bir dönüm noktası oluyormuş demek ki. bir şekilde hayatta kalmak adına prensipleri bir kenara koyma vakti ve gerçekten içindeki sırtlanı ortaya çıkarmak vakti bu şekilde geliyormuş demek ki. şimdi oynayacağım oyun bu. bakalım alışmak ne kadar zamanımı alacak.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar