dünyaitiraf.com

#özgürler 

8302.
evin her yeri her yerde. tüm odalar noktasına, virgülüne kadar birbirine girdi. planım çocukları uyutup eve girişmek. sanırım hiç uyumadan bir gün geçireceğim, üstelik yarın akşam yemeğe misafirim var. hayat ne güzel de mi ya, yağmurlar başladı falan. ben kendi kafama edeyim ki nereden bulaştım iki çocuklan bu işlere onu bilmiyorum.

ama bir taraftanda bir ikizler burcu kadını gerçeği var. bir şeyi değiştirmezsem o ortamda mutsuz oluyorum. en azından şu an mutluyum ama fena yorgunum, çelişkiler içinde kaybolmadan yere dökülen boya lekelerini kazımam lazım. çok iş var çok.

arka fonda artillery çalar ve die antwoord düşüncelere dalar.
devamını gör...
8303.
başımı çevirsem görüyorum seni, elimi uzatsam değerim yüzüne,parmaklarına,kalbine. o kadar yakınsın. avazım çıktığı kadar bağırıyorum, duymuyorsun.o kadar uzaksın. gözlerinde boğuluyorum her göz göze gelişimizde. gözlerimle bağırıyorum, tütünümle bağırıyorum sana.. ama duymuyorsun...
sadece gel. sarılmana, konuşmana, ağlamana gerek yok. hiç ağlama zaten. gözlerimin içine bak yalnız. ağzımı açmama gerek kalmayacak o zaman. sen de yorma dudaklarını..
bak. bir an gözlerini kaçırsan anlarım ben seni. kalkıp gidebilirim o an. seni senle bırakıp, hayalini alıp da giderim. bütün sabahları,bütün gün doğumlarını sana bırakıp gecelerle giderim. ben yürürüm yol alabildiğine. ciğerim daralır,ayaklarım kanar,dudaklarım kurur. bunlar önemli değil de kalbim yoruldu sana.
devamını gör...
8304.
cinli başlıkları canlandırıp coşalım istedim. gördüğüm başlıklar sonucu içim ürperdi korkudan uyuyamıyorum. itirafın yolunu zor buldum. ilahi söyleyelim mi?
devamını gör...
8306.
ergen zamanlarımda tv'de bazen bir reklam klibi dönerdi (o zamanlarda böyle müzik kanalları vs olmadığı için şarkı kliplerini nadiren izleyebilirdik.) bu reklam kliplerinde muhakkak güzel hareketli bir yabancı şarkı ve hoplayan zıplayan kızlı erkekli gençler olurdu. ve benim de kanım delice kaynardı; bir an önce genç adam olmak, o mutlu dünyaya adım atmak isterdim. babama elimde su getirirken o klibin yaşamına eşlik etmemek için kendimi zor tutardım; delice dans etmek ve onlardan olmak.

derken aradan bu kadar sene daha geçti. halen aynı klip dönüyor; yine genç kızlar erkekler güzel müzikler eşliğinde hopluyor zıplıyor. ama hepsi yalanmış. dışarıda öyle bir hayatı hiçbir zaman görmedim. gerçi bir ara içinden geçtim ama kısa süreliydi herşey gibi. zaten o günlerde de diş macunu ile traş olur, traş macunu ile de diş fırçalardım.

gençler... bu dünyanın kürek mahkumları. onlar bu güzel müzikler eşliğinde bütün güç ve kuvvetleriyle küreklere asılmasalar dünya denen bu gemi belki hiç ilerlemezdi. bu iş dünyanın yararına olmakla beraber, ebedi gençlik te mümkün olmadığından, işe yaramaz olduklarında bir gün gemiden bir çöp gibi atıldıklarında anlayacaklar o klibin çoktan bittiğini; ya da hiç var olmadığını.
devamını gör...
8307.
hayatımın ilk bölümünde kendimi göstermeye çalıştım; dünyanın efendisi olmaya; şampiyon bir dövüşçü ya da büyük bir stratejist olmak gibi. neye el attıysam en büyüğü olmak istedim. fakat her rüzgarda farklı bir dalda buldum kendimi; yine de oradan filizlenmek istedim. fakat bir gün dünyanın dışında budum kendimi. önce kendimi sonra dünyayı anlamaya çalıştım; toplumu, ülkeyi, sistemi... siyasetten felsefeye, edebiyattan güncele kadar bütün denizlere girdim çıktım. ki halen de bırakmadım bu işin peşini.

peki anlayabildim mi? kısmen. çokça da anlatamaya çabaladım. fakat bir sineği bile ikna edemedim doğrularıma. bunu anladığımda dilimi de kaybettim.
devamını gör...
8310.
az önce bir bardak çayı döktüm yanlışlıkla. resmen içim acıyor, bu nasıl tarifsiz bir acıdır. hala aklımda o bir bardak çay. sonrasında içtiğim çay teselli etmedi beni.


o çayın arkasından şu nakarat dolandı dilime :


göğsüm daralıyor , yüreğim kanıyor
olmasaydı sonumuz böyle
devamını gör...
8311.
az önce özene bezene hazırladığım tanımım daha doğrusu başlığım beklenmedik sunucu hatası nedeniynen silindi sözlük! aslında hep işimi sağlama alırdım* ama bu sefer cahil kaldım tanımların rengine kandım, elimden uçtu gitti! yeminlen gözüm döndü çatacak yer arıyorum! daha da açmam o başlığı!
devamını gör...
8312.
kültür gelenek diyince aklına beşik kertmesi ve berdel gelen,"doğu dizisi" gelen ülkesindeki herhangi başka bir insana saygı duymayan birisi varsa buna cehalet şahittir ben değilim sözlük. öpüyorum sözlük.
devamını gör...
8313.
sık sık, içip sarhoş olup kendimi bir süreliğine unutma isteği duyuyorum sözlük.. Allah affetsin, zaman zaman insana kendini, hayatı unutturabilen, başka alemlere götüren müsekkinler keşke haram olmasaydı diye geçiriyorum içimden.. eğer içki haram olmasaydı veya inancım bu yönde olmasaydı ayık olarak bulunduğum vakitler çok az olurdu herhalde..
devamını gör...
8315.
çok fazla korumacı bir karaktere sahibim. çocukluk arkadaşımın başına birşey gelecek diye ödüm kopuyor valla. antalyayı kazandı bu sene. yav insanlarını tanıyorum. başına birşey gelmez inşallah. saf biraz. kendisine asılan olsa kibar kibar konuşur, sert konuşmayı da bilmez. mesajlaştığı kişilere de karışıyorum. hiç karşı cinsle konuşmasına gelemiyorum. üzecekler diye korkuyorum. ama sanki fazla karışıyorum. uff ama napayım ya bişi olursa?
devamını gör...
8316.
son üç aydır günlük yedi saat çalışıyorum oturmaktan kaba etlerin şekil değiştirdi lan. artık sitede top oynayan çocuklara bakıp iç geciriyorum. ve bugün kurtarıcılarım geldi sandım kapı çaldı ansızın okuduğum kitabı yavaşça bıraktım kim lan bu saatte diye fiti fiti kapıya yoneldim actim kapıyı dört beş tane bıcır bıcır çocuk gelmiş birinin elinde top var ulan o çocuğu nerde gorsen tanırsın topu olan çocuk inşallah bugün elime dusersin herneyse konu bu değil. bunlardan biri umut evde mi dedi. lan baslatmayin umuta beni alın iyi defans yaparım diyemedim diyemezdim yok yanlış geldiniz dedim usulce gittiler ve ben kapıyı kapattıktan sonra söve söve yerime oturdum okuma yapmaya devam ettim. bad gel maç yapıyoz deseydiniz ya lan....
devamını gör...
8317.
uzun zamandır itiraf yazmamak beni üzdü şurada az bişeyler aralayacayım müsadenizle.

bugün zirveden dönüşte metrodan çıkarken bi kız yere yığıldı sözlük.
yıgılma sebebi de insana welcome to turkey dedirtiyo.
kız elinde telefonla yürüyen merdivene dogru gidiyodu. merdivenin başında yukarıdaki veletlerde saçma salak bi eğlence bulmuş yürüyen merdivenden araba lastiği yuvsrlıyolsr kocaman lastik.
kız önüne bakmadan yürürken lastiği çocuklar attılar. kız ne olduğunu anlayamadan yere yığıldı.
kafasını çarptı. bacakları kanamaya başladı.
tabi ben olayı uzaktan görüyorum.
kızın başına toplandılar kız yatıyo millette izliyo.
kimse yardımcı olmuyo.
koştum yanına iyi misin ne olduğunu hatırlıyo musun diyorum hatırlamıyorum diyo.
bacaklarım acıyo diye ağlıyo.
Allahım çok kötüydü sözlük. ınşallah şimdi iyidir.
devamını gör...
8318.
şu 30 yaşı geçince acayip duygusuz biri oldum ne olursa olsun pek etkilenmiyorum.

bir kaç gün önce cenazeye gittim ölen kişinin çocuğu ve bir kaç kişi oturuyor cenaze de yerde yatıyordu. üstünü örtmüşler ve üzerine bir bıçak koymuşlar. az daha açıyım yüzüne bir bakıyım diye yeltenecektim son anda ayıp olmasın diye vazgeçtim.

içimde ne bir ağlama hissi ne bir korku. benden iyi bir ışidçi olurmuş.
devamını gör...
8319.
yıllar önce okulun henüz başlarındayken rüyamda solculardan dayak yediğimi görmüştüm. yurdun koridorunda tek yakalayıp sıkıştırmışlar dövüyorlardı. uyandım ve o günden sonra dayak yiyeceğim günü içimden beklemeye başladım. ama siyasetin uzağındaydım. tamam, solcuları da sevmiyordum, hatta diş biliyordum. ama oldukça kendi halimdeydim, siyasi dava yüzünden kavga olası görünmüyordu. ama yine de bir yerlerden fatura kesileceğini gerçek üstü bir şekilde kestiriyordum.

rüyadan üç dört gün sonra bir arkadaşla başka bir fakülteye gitmiştim. orada hem bir arkadaşı, hem de asıl gelme nedenim olan hoşlandığım kızı görmeyi umuyordum. kantinde otururken arkadaşım da ayrılmıştı yanımdan. ben o kumral kâküllü saçlarımla, küstah amerikanvari duruşumla fazla göze battığımın ayırtındaydım. yan masadan bir kız ve karşı masada iki ülkücü oğlanın arasında kalmıştım. kızla belli belirsiz karşılıklı paslaşıyor, ellerinde tesbihi sertçe çeken oğlanlara karşı da rahat ve üstten bakıyordum. sonunda kızla az buçuk konuşabilmiştim, ama kız, diğerlerinden rahatsız olup çıktı. kıza " suyumuz ısınıyor" demiştim durumun farkında olarak.

derken az sonra bir kaç eleman birden başımda dikildi. "bizimle gel"... ifademi alacaklarını anlamıştım. tuvalete çektiler. en aşağı sekiz kişiydiler. kapıda iki gözcü. kıza niye asıldığımı sordular. aslında askıntılık yoktu. hiç te sevmem. yapabileceğim tek şey durumu red etmek oldu. elimden geldiğince alttan almaya çalışıyordum. bu kalabalıkla baş etmem imkansızdı. az sporcu değildim, belli ediyordum. ama karsımdakinin "yıkım ekibi" olduğunu biliyordum. yurttaki odamda kalan reis arkadaşımdan, diğerlerinden. kaldı ki ben de bir milliyetçi sempatizanıydım. bir iki yumruk, bir iki yüz tırmalama. dişim kanadı. karşılık vermedim. kantinde beni jurnalleyen soğan erkekleri de " abi, kıza asılıyordu" demeye devam edip duruyorlardı. işin sonuna doğru arkadaşım geldi. dayısı mecliste mhp milletvekiliydi. ama onun da imajı sıkıntılı olduğundan ( top sakallı şansa) kimliğine baktılar benim gibi. sonra bizi iki refakatçiyle kampüsün dışına kadar yolcu ettiler, bir daha buralarda görmeme tehdidiyle beraber... çocuklar arkamdayken birden sinirlendim, belimdeki kemeri sıyırıp elemanı boğmayı içimden geçirdim. ama hak perest ve vicdanlıydım. onların bir suçu günahı yoktu. sadece emir kuluydular. daha sonraları ise silahla okulu basmayı düşündüm. ama değmezdi. sonuçta hepsi aptalcaydı.

başka bir yerde reis olan oda arkadaşım da durumu öğrenmiş ve beni kendilerine tanıtmıştı. onlar da biraz hırpaladaklarını söylemişler, eksik olmasınlar. iyi ki karşılık vermediğimi söyledi reis arkadaşım . aksi takdirde komaya bile sokabilirlermiş. buna rağmen karşılık vermediğim için pişmandım. oysa daha geçen ayda içlerinden ülkücü bir arkadaşı dövüp göndermişlerdi. çocuk, bizim odaya gelmiş, acıdan ve ağrıdan inliyordu. onun gürültüsüne uyanmıştım güpegündüz.

işin en kötü tarafı da, haritada "büyük türkiye" sınırlarını çizmem ve o yönde çalışmalar içinde olmamdı. tuttuğum dosyalar yatağımın altındaydı.
devamını gör...
8320.
saatler sonra mülakat var, hiç çalışmadım, gecenin bu saati ve ben kendimi adriana lima'nın makyaj sırları haberini okurken buluyorum. de loy loy ahey zımey yarim.

not: kirpik diplerine likit aylaynır dokunuşu yapıyormuş. hıı sınavda da bunu söylerim.

edit: ☻☻☻♥♥♥ adriana ♥♥♥☻☻☻

mülakat bir harikaydı dostum!

gerisi nasip, kısmet...

devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar