geçen yıl bu zamanlar çok alkol tüketiyordum sözlük. bir otobüs yolculuğu esnasında kafama takılan bir sorudan sonra bıraktım.
devamını gör...
bir şeyleri fark etmek yerine sanki hep varlarmış gibi kabullenmek, hayatımı daha çekilebilir kılıyor. keşfetmekle uğraşmıyorum.
devamını gör...
akşam saat 9 gibi bisikletle amcanın birisine çarptım. ana yolda.
devamını gör...
deniz üstü köpürür türküsünü ne kadar sevsem de videosunu bir türlü izleyemiyorum.hep o uyuz polat yüzünden.hee neyse konu dağıldı,itiraf ediyorum 8 yıllık vadi izleyicisi geçmişimde polattan hep nefret etmişimdir.
devamını gör...
dün devletin malı deyip çatır çutur binlerce lirayı cebe atanları ilk kez çıplak gözle gördüm sözlük.verebileceğim en büyük maddi zararıda verdim onlara.şimdi beni arasın dursun *. *
devamını gör...
bugün şunu fark ettim ki hastalanınca gerçekten dünyanın etrafımda dönmesini istiyorum. bunu başka birisi yapınca da gıcık oluyorum, ergen ergen davranma deyip tehditler savuruyorum. özetle şunu diyeceğim ki olur da günün birinde evlenirsem bayanın vay haline.
devamını gör...
kendi açtığım başlığı, bu sözlüğe uygun değil diyerek silebilecek hâle gelmiş olmam, artık olduğumu mu gösteriyor yoksa şizofren olduğumu mu? bilmiyorum ama kabul, saman alevi duygulara sahibim.
devamını gör...
neredeyse hergün futbol vb spor karşılaşması olması neticesinde sözlüklerin bu muhabbetlerle dolmasından çok rahatsız oluyorum. ne kadar yorumcu var arkadaş diyorum.
devamını gör...
yazım hatası yapmaktan çok korkuyorum sözlük. mesela bazen telefonda mesajı gönderdikten sonra ayrı yazmam gereken de'yi bitişik yazdığımı fark ediyorum, hemen düzeltme mesajı gönderiyorum. mesajı alan kişiler bu durumu pek sağlıklı bulmuyor ama ben böyleyim sözlük.
devamını gör...
bazı kendi çapında belli fikirlere dokunduran tanımlarım eksi alınca cidden seviniyorum. demek ki birisi yazdığımı okumuş ve bir sebepten beğenmemiş. demek ki benimle aynı düşünmeyen insanlar var ve tepkilerini eksi vererek dile getiriyorlar.

bir eksiye çok mu anlam yüklüyorum ne?
devamını gör...
çok fazla şarkı paylaşıyorum farkındayım. şarkı ve filmlere baktığımda açılmamış bir başlık gördüğümde kendimi tutamıyorum. bu yüzden '' bu işin .okunu çıkardın be turpentine '' seslerini duyar gibi oluyorum. bazen de sanrılar görüyorum. hem başlık sayısı artsın hem de duymayanlar duysun diye uğraşıyorum. valla sevabına yapıyorum.

itirafa gelince : bıkkınlık verdim mi çok merak ediyorum.
devamını gör...
ellerim titriyor sözlük... çünkü atanıyorum inşallah...
devamını gör...
her ölüm kötüdür.

çocukluk arkadaşımın kocası 8 gündür kayıpmış ve bugün eski evlerinde ölü olarak bulunmuş.

üzüldüm. 2 çocukla kaldı arkadaşım ortada. ev hanımıydı kendisi.

eniştemiz pek iyi bir adam değildi hanımına karşı. zülmederdi karısına.

yine de o çocuklar babasız büyüyecek, anaları gibi.

üzüldüm be...

kendimi kapalı pencereden sızan rüzgar gibi incecik hissettim.
8 gündür kayıp olmak, cesedinin kokması, geride bir kadın ve iki çocuk bırakmak. ne denebilir ki ?
devamını gör...
sözlüğe en son girdiğim dakikadan itibaren bir sefer tası çekirdek, kabuksuz yemişi bitirmek üzereyim. galiba 5.bardak çay.
çekirdeğin sefer tasında ne işi var. orasını ben de çözemedim. galiba çerez tabakları daha küçük. ondan.
devamını gör...
gece vakti, ışıklar sönmüşken, otobüsün penceresine başımı yaslayıp, ağırdan çalan bir müziği verdiysem kulağıma geçmişe gitmemek için hiçbir sebep yoktur. seviyorum böyle anları. unuttuğum şeyleri tekrar yaşıyormuşcasına hatırlamak garip bir duygu.
devamını gör...
böyle başından geçen kötü olayları anlatıyor ya yazarlar ölüm haberi ne gibi o tanıma + vermek elimden gelmiyor ikilemde kalıyorum. şimdi + verirsem sevinmiş gibi olduk falan hissine kapılıyorum.
devamını gör...
bir türk hastalığı olan iş makinelerini durup izlemezse ölecek hastalığına tutuldum. sabahtan beri köydeki evimizin arkasından geçecek yol için çalışma yapan iş makinelerini izliyorum. garip ama camdan ayıramıyorum kendimi illa izleyeceğim.
devamını gör...
yarım saat kırkbeş dakkadır facebookta eski mesajlarımı okuyorum. moralim bozuldu lan eski sevdiğimin mesajları da duruyor amma çok yazışmışız. onları okudum. ayrılalı 1 yıl olsada özlüyor insan. ergence bi söz olabilir belki ama aşkdan yana hiç yüzüm gülmedi la benim. aşık olmaya sevmeye korkuyorum sözlük. yine üzülecemi biliyorum çünkü. üff bi daha yapmayacam böyle itiraaflar.
devamını gör...
abdullah hoca karnemi çöpe atmış. hemde son karnemdi o benim.

manyak herif kaç kere kuzenimi yolladım vermedi karnemi. hayır bu kadar önemli bişeyse illa beni çağırıyosan almak için şimdi niye çöpe atıyosun be adaaam. deli mi ne yaa. ama suikast planım nerdeyse tamam. vuracağum onii.
devamını gör...
Allah affetsin, yeryüzündeki bütün böcek türlerinin yok olmasını, kökünün kurumasını istiyorum.
devamını gör...
çok yakın bir arkadaşım kendinden 20 yaş büyük biriyle birlikte. ben hayatımda böyle "dolu" bir çift görmedim. konuştukları tartıştıkları konular, hayata bakış açıları...birbirleriyle büyüyen, gelişen bir çift. en yakın arkadaş, kimi zaman kardeş, herkesten daha çok sırdaş, bazen iki bilim adamı gibi ciddi ve bilgeler. adam arkadaşıma taa istanbuldan sivas'a kitap gönderiyor. kıskandım mı? hayır. ama ben de istiyorum be sözlük. ben de böyle bir "eş" istiyorum hayatta.
devamını gör...
sakallı koca bir bebeğin itirafı olacak yazacaklarım. gel ki umursayan çıkar mı bilinmez. ya da birisi umursamalı mı bilmiyorum. insanlar ki yazılan her şeyin hayal ürünü olduğunu sanırken benim çıplaklığım kimin umrunda olur amk..
benim üryanlığım, sağ elimde emzik niyetine taşıdığım sigaram? neyse ki kendisini 3-4 yıl önce evimizin salonun da yanar vaziyette bırakıp da hayata karıştım.
bir gece de bir kutu rexapin ile birlikte bir kutu solianı bodrum katında dolu bıraktığım gibi. dolu bırakıp da sabaha kadar kalbimi kusmak için çabaladığım gibi...

ben bıkmadım hiç. yılmadım. çok yenildim belki. ama her seferinde daha onurlu yenildim. mücadele verebileceğim değerler bulamadığımda kendim yarattım mutluluğumu. kimsenin sihirli değneği yoktu, bana dokunduracak.
herkese kendi sorunlarını onlardan daha çok ciddiye aldığımı belirttiğim için "siktir" yedim bir çoğundan.
kapı dışına koyuldum.

ben sevdiğimle savaşacak kadar onursuz değildim. ben sevdiğime heba ettim ordularımı. savaş meydanından sırtımı dönüp de ayrıldım her seferinde. kollarımı kaldırıp teslim oldum. esir oldum. kul oldum. köle oldum.

ne yapacağımı bilmiyorum. ne edeceğimi bilmiyorum. hayatıma işaretler serpiştirilmiş. algılarım sonuna kadar açık. ve ben o işaretleri takip ediyorum.
devamını gör...
uçurumdan aşağı ters bir şekilde düştüm. kaburgalarım ve belim kırıldı. kafam sağlam.

vücut ateşim düşük. kanım soluma akmış. kalbim sızmış. suya karışıyorsun yavaş yavaş. o halimle bile o suyu içmeye çalışıyorum.

ve sen körsün bütün bunları anlamıyorsun, görmüyorsun.

lanet olsun bu çağa da bu çağın getirdiklerine de. ben geçmişime dönüyorum.

elimden bir şey gelmiyor. çaresiz bir adamım.

bitmekte olan bir adamın özetini izlediniz. saygılar.
devamını gör...
bazen sabahları evden çıkarken telefonumu unutuyorum. bir sürü kişi beni aramıştır, ulaşamayınca telaşlanmıştır, cevaplanması gereken mesajlarım vardır umuduyla akşam koşarak gidiyorum eve. ama telefonuma bakınca bir kişinin bile arayıp sormadığını görüyorum. bu beni kırıyor be sözlük, üzülüyorum çok.
devamını gör...
bu akşam keyifsizim sözlük, alabildiğince efkardır halim. algılar, düşünceler, sıkıcı şeyler vesselam.
devamını gör...
eğer şans diye bir şey varsa bana hiç uğramıyor.
devamını gör...
burda itiraf niteliğinde olmayan ama ille de başkaları bilsin diye yazılan yazılar var ya, işte onları hiç sevmiyorum.
devamını gör...
öğrenciyken defterini veya kitabını evde unutunca "kendini de unutsaydın" diyen öğretmenlerden nefret ederdim.
şimdi öğrenciler" evde unuttum" diyince" tamam öğlen arasında getirirsin" diyorum.
bakıyorum öğleden sonra öğrenci komple yok olmuş *
devamını gör...
kitap okurken birdenbire araya parmağımı koyup, okuduğum tarafla okumadığım tarafı karşılaştırıp, okuduğum taraf daha kalın ise mutlu olan bi insanım.
devamını gör...
bazen doğuştan hem kör hem sağır bir insan nasıl bir hayat yaşar acaba diyorum, işin içinden çıkamıyorum sözlük. bu çok ağır geliyor yahu, çevreyle tek iletişimi dokunma ile oluyor. belki çevresindeki herkesi kendi gibi sanıyordur, bilmiyorum ama çok zor çok. ve galiba yakında delireceğim.
devamını gör...
karışık ve çözülmesi zor günler geçirdiğimde ve beni üzen şeyleri düşünmemek adına kendimi başka şeylere veriyorum. mesela .okunu çıkarana kadar müzik dinlerim. kusana kadar film izlerim. gözlerim acıyana kadar kitap okurum. resim yaparım. kullanmadığım eşyaları kaplar boyar dekoratif bir şeyler çıkarırım ortaya. hatta yıkanmış ütülenmiş kıyafetlerimi tekrar yıkayıp ütülerim. bundan bir kaç ay önce de sırf bu yüzden spora gidip, salonda ne kadar alet varsa en az 20 dakika kendileriyle haşır neşir oluyordum. eve döndüğümde ise tek yapabildiğim uyumak olurdu. bunların hepsi kendimi yormak ve yorgunluktan baygın bi hale gelmek için. düşünmeye fırsatım olmasın diye. ama şu an öyle değil. hiçbir şeye odaklanamıyorum. ne yapsam yorulmuyorum. ve yine uyuyamıyorum. halbuki basit bir hayat daha az sorunlu bir hayat demektir. üstad doğru söylemiş basitlikte fayda var diye. kendim ve diğerleri için. taşıyabileceğimden fazla yük yüklenip altında ezilmek niye! hayat hafiflik demektir. anla bunu aptal kafam.
devamını gör...
isyan etmiyorum. "allah'ım neyin bedeli" bu diye merak ediyorum.

üstüne titrediğin insanlar bile bir çırpıda gözlerini karartıyor hem de ortadaki aptal bir sebep yüzünden. dayanağı olmayan bir şekilde.

tahammül ediyorsun olmuyor, anlatıyorsun anlamıyor, kabulleniyorsun kızıyor.

ve ben sınanıyorum ve ben kaybediyorum her seferinde.

yine sınandım yine kaybettim. ama olsun ilk defa kaybetmeyi tercih ediyorum hayatta. kaybeden kazanan olsun, kazanan alışkanlıklarını bozmasın diye.

şimdi gidip sünger gibi çekilme zamanı.
devamını gör...
boşuna bu telaş.. bu kandırmaca.. yüzleşme vakti artık.. en çok da kendimizle.. tüm sıkıntılar ve fısıltılar bizim kendimize söylediklerimiz.. gerisi masal.. uykumuzu kaçıran cinsten..

o kadar tanıdık ki insan denen canlının kötülüğü ve bir salisede aşağılaşması..

gecemin devriyesi bitti..
devamını gör...
itiraf 1: hiçbir şey hissetmiyorum.
itiraf 2: yalan söyledim.
devamını gör...
koltukta uzanmışım, biraz da rahatsızım. hava da sıcak. erkek kardeşim ve babam da bana çok yakın yerdeler. televizyon seyrediyoruz. üç yaşındaki yeğenimin yanıma gelip "bakalııımmm bu arabanın bagajında ne vaaaarr?" demesi ile pantolonumun fermuarını komple açması; babamın elinde kül tablası ile beraber aniden kalkıp yan odaya geçmesi, kardeşimin "çüüüşşş!" diye bağırması, benim ağlamaya başlamam, yeğenimin "bir şey de yokmuş ki..." deyip uzaklaşması sadece birkaç saniye sürdü.
devamını gör...
ah bu anne babalar yok mu..niye onların aralarındaki dargınlıkların,küslüklerin ceremesini biz çekiyoruz ? niye hep gerim gerim gerilen biz oluyoruz ki.onlar aşırı inatçı davranırken orta yolu bulmak,barıştırmak niye hep çocuklara düşer ? yok arkadaş olan hep bize oluyo valla yaa.
devamını gör...
üniversitede çok sevdiğim bir hocam vardı sağolsun o da beni çok severdi. mezun olurken bana çok yardımı dokundu ve çok yardımcı oldu. sarılıp öpmeler, beni ziyarete gel demeler, telefonumu istemeler... falan.
onca burnu kaf dağında olan hocanın içinde çok farklıydı yani.
geçen gün facebookdan bulup ekledim kendisini. aman Allahım ergen ruhluymuş ya bu. o ne paylaşımlar öyle ya rabbim? yav ben bu kadının ziyaretine falan gitmem soğudum resmen. ama aynı zamanda bana olan sevgisini de sorgulamaya başladım içten içe. hayır ya beni kendine benzetmiş olamaz. belki sebepsiz sevmiştir olamazmı?
devamını gör...
şu cogitoonline'a tıkladığınız gün olur da benim mahlasımı kırmızı renkte görürseniz bilin ki hepinizin mesajları okunmuştur. ***** ****
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar