dünyaitiraf.com

#özgürler 

8742.
kukla sertifikamı alalı tam dört gün oldu. artık resmen eğitimli bir kuklacıyım. lakin hala muhteşem bir gepetto olamadım. üstelik vizelerim başladı ve ders çalışmak zorundayım. para biriktirip prag'a kaçma vakti geldi de geçiyor...
devamını gör...
8744.
bizim okuldan bi kızın eşi vefat etti. evleneli daha 18 gün olmuş. ellerinin kınasıyla ağladı hastanede. kınaları daha duruyor ellerinde.
ben sana doyamadım diye ağlayacak değil mi...
dilim tutuluyor ya yerine bile koyamıyorum koymaya korkuyorum
Allahım sabırların en güzelini ver.
devamını gör...
8745.
bugün çok yakın bir kız arkadaşım nişanını attı, çok moralim bozuk hemde düğüne 5 gün kala kız dumur gibi çok seviyordu.kendi attı olmayacağını bile bile şans verdi ama hayatın devam ettiğinin farkında sözlük çok kötü bir şey Allah bizi bizimle olmayı nasip etmeyecek kişilerle tanıştırmasın.
devamını gör...
8746.
bazen dua ederken korkarım.bu mu şimdi istediğim diye.insan kendinden, dilinden, kalbinden korkuyor bazen. en iyisi dünya ve ahiretimiz için hayırlı olan neyse onu istemek..
devamını gör...
8748.
akli dengemi yitirmek üzereyim. normal ne demekti, huzur ne demekti? sakinleştiriciyle yaşamak bir çözüm mü? ailem yakınımda olduğu için her daim şükrediyorum, rabbim eksikliklerini göstermesin. fakat psikolojik rahatsızlıkla uğraşmak, senin yanında olan ama senin için elinden hiç bir şey gelmeyen insanlarla dolu etrafın. sen bile bilmiyorsun ne yapacağını. sadece acı içinde geçmesini bekliyorsun. o kadar üzgün hissediyorum ki, yıllarca ağlasam da bu halim geçmeyecek gibi. ve o kadar çaresiz ki, hiç bir şey beni normale döndüremeyecek gibi.

bu da geçecek, akl-ı selim ile düşününce vardığım sonuç bu. bu da geçecek. ama nasıl, ne zaman, sabır? yaşadıklarım ne ara beni bu kadar üzdü? o odaya girince bu kadar kötü olacağımı nerden bilebilirdim? eşyalarımı toparlayıp bir daha oraya adım atmamak çözüm olur mu? hassas bir insan olduğumu biliyordum,ama bütün ömrüme değecek kadar ağlamak, üzülmek de nesi? psikoloğa gitmek sahici bir çözüm olacak mı? daha önce de gittim, hiç bir fayda görmedim, bu sefer farklı olacak mı? insan kendi kalbini bu kadar kırabilir mi?
devamını gör...
8749.
toki'ye girdim. kuralarda bana çıkarsa ev sahibi olmak için ilk adımı atmış olucam. çok heyecanlandım lann!

edit: eksici sen ankara'ya gel söz ağırlayacam seni.

edit 2: eksici yabancı değilmiş. evimde yeri her zaman hazır. yeter ki teşrif etsin.
devamını gör...
8751.
yabancı dil konuşma kabiliyetim o kadar zayıf ki ben söylemek istediğim şeyin kelimelerini söylüyorum karşımdakiler cümleyi kuruyor, cevaplıyor, ben onaylıyorum..*

yds sen kör ol emi...*
devamını gör...
8753.
itiraf sayılır mı emin değilim ama...

her şeyin altında bir bilinçaltı sebebi aramak ne kadar doğru bilmiyorum. ama hissiyatımı paylaşayım. son yıllardaki siyasi hadiseler bizleri de birer taraf olmaya itti. yazarların dahi birbirine olan muhabbetlerini kırdı. zedeledi. farklı fikirler eskiden de vardı ancak bu fikirler "kılıç gibi keskin olarak birbiriyle kavga etmiyorlardı". beraberdiler. son zamanlarda bu tahammül sınırı da gitti. birbirimize kılınç çekemezdik lakin birbirimizi umursamamak da aslında birbirimize verdiğimiz birer ceza. misal benle alakalı olarak beni ve yazdıklarımı kalbinde bir noktaya oturtup tanımlarıma tepkisizlik verenler olduğu gibi tepkisiz de kalmayıp eksi butonunu aşındıran güzel kardeşlerim mevcut. ben onlarla ortak noktalarımın olduğunu düşünüyorum ancak siyaseten vs onlar gibi düşünmüyorsam artık onlar için istikametsiz bir hiçim... bu benim başımda olduğu gibi bir çok arkadaşta da var. nickaltı cancişliğinin bir başka yansıması artılamalar da birbiriyle tam ittihad etmiş yazarlarımızda mevcut. yepyeni bir nickle girip tanım girse idim muhtemelen oy sayımda epey değişiklik olurdu sanıyorum. artı sayım artar demiyorum; eksi de artardı artı da. bunun gerçek hayattaki yansıması da soğukluk. soğukluk duyduğunuz kişiyle "ne seninle ne sensiz" gibi bir durum söz konusu. ama bir tepkiselsizlik. şu an maalesef yazarlarımızın birçoğunda bu var. tanınmamazlığın gizemini kaybettik. tanıdıkça seveceğimiz yere tanıdıkça soğuduk. ne kadar kötü.misal bir kaç gün önce cogito sözlük başlığında "eskiden mutlu yeni zamanlarda mutsuz ayrıldığım sözlük." diye tanım girmiştim. eskiden olsa idi bu tanımın belki bir yönetici belki bir yazar tarafından mesajla bu durum sual edilir; hayırdır kardeşim canını sıkan bir şey mi oldu diye sual edilirdi. bunu kimse yapmadı. oylamalardan önce kalblerimizin eskisi gibi birbirine yeniden ısınması lazım ve bence bu durum oylamadan daha mühim. zira bu sıcaklık sağlanırsa tekrar oylamalar da artacaktır.oylamalardan önce birbirimize duyarsızlaştık. bence problem bu. birbirimizi artık u mur sa mı yo ruz. buna da gerek duy mu yor uz. çünki birbirimizde sevilecek noktaları artık göre mi yo ruuuz. arama gereği de duymuyoruz. diyeceksiniz ki bu neden oldu? maalesef tarafgirliklerimiz "melek gibi bir kardeşimizi hannas bir şeytan gösterdi" ve bunda da iddiamıza devam ediyoruz. birbirimizi kardeş olarak değil rakip olarak görüyoruz...

bu kadar tahlil yazdıktan sonra eşimle olan bir diyaloğum hatırıma geliyor. (#1875829) gerçekten yukarıdaki tanımım da da abarttım mı... diye düşünüyorum... kararı kalblerinize bırakıyorum.
devamını gör...
8756.
bi keresinde arkadaşıma minnak bi sürpriz yapıp çikolata almıştım lakin kız o gün gelmedi bu aç ne yaptı biliyo musunuz çikolatanın üzerindeki notu çöpe atıp çikolatayi yedi! su an düşünüyorum da sırasının altina koyabilirmisim niye bu kadar açım Allahım..
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar