dünyaitiraf.com

#özgürler 

8803.
beyinleri dağıtılmış suriyeli çocukları izledim youtube'dan. izlerken hızlıca geçmek istedim. zaten sessizdeydi, çığlıklar duyulmayınca vicdan rahat oluyor.

ama üç dakikalık videoyu, bütün o küçük meleklerin bozulan bedenlerini izledim. kendi çocuğum az ötede uyurken. ki, minik aylan'ın resmini her gördüğünde onu kendisi sanır oğlum ve henüz pek konuşamadığından kendini parmakla gösterir. "babaaa, hııı". mavi pantolon, bordo kazak ya da sweet. evet, oğlum da bu takımı çok giyer.

bazen tüfeğimi boynuma asıp sessizce gidesim geliyor. çünkü son nefeste böyle yaşamanın utancını tadacağımı görüyorum.

ki ben bir şair, öykücü, felsefeci olmak istiyordum aslında. metrolarda poe'nun hayatını okur, işyerinde komik şakalar yapar, aslında hiç ele geçmeyecek bir dünyada sonsuzluk düşleri kurarım.

hayır. bu denli acının ortasında sadece maskelerden ibaret bir hayat çok utanç verici.
devamını gör...
8805.
belli bir müddet sonra siyasetle ilgili yazdıklarımı, naralarımı, kızgınlıklarımı siliyorum. çünkü hiç hazzetmiyorum. istemeden kavgaya giriyorum, çünkü kavgaya dahil olmanın kaçınılmaz bir sorumluluktan kaynaklandığına inanıyorum. yani kendimi mecbur hissediyorum. ama gerçekte, kavgadan nefret ediyorum. ve kapımın önünde kavga edenlerden de bu yüzden nefret ediyorum; çünkü bilmeseler de beni kavgaya dahil etmiş oluyorlar.

oysa ömür geçiyor ve şiirim masamda yarım kaldı.
devamını gör...
8806.
twitterda bazı yazarların adreslerini ve resimlerini gördüm. burdaki herkesi oldukça anonim kabul ediyordum şu zamana kadar, bu kadar çabuk şahsi bilgilere ulaşınca saşırdım yani. gideyim de turp yiyeyim bari şaşkınlığımı alsın.
devamını gör...
8807.
kim tarafından yollandığına hiç bakmadan hazır olarak gönderilen cuma smsleri ve watşap mesajlarını hiç okumuyorum. her hafta bu böyle. Allah affetsin ne diyim. ha son olarak sözlüğün kalitesini düşüren bir şey varsa o da yerli yersiz nick altı sevdası yapmanız. nalet olsun şu vıcık vıcık yağ gibi akan nick altı sevdanız...
devamını gör...
8808.
zavalli erkek kardesimi sevgilisinin babasi yakalamis.bu olayda ilgilendigim tek nokta yusuf benden once mi evlenecek?benden benden ablasindan?
devamını gör...
8809.
birgün söyle ağız dolusu küfür ederek sözlükten atılmayı hedefliyorum. kimsenin nevi şahsına küfür etmem.hic de sevmem. ama ortaya karışık sovmek o iste tam
benlik.
o vakit yarası olan gocunsun.
devamını gör...
8810.
geçen sene bu zamanlar beyrut için bilet alıp, otele kadar her şeyi ayarlamıştım. 2 hafta sonra israil füzeleriyle yerle bir etti iç savaş desen yeniden alevlendi. bu yüzden beyrut'a gidemedim. bu sene daha stabil bir ülke olsun bari diyerekten. rusya'yı tercih ettim ve 3 hafta evvel gidiş dönüş biletimle, oteli ayarladım. yine gidemeyeceğim, yine bir sürü olay. üzerimdeki cenabetliği atmak için sanırım seyahate kudüs ya da mekke'den başlamalıyım. Allah benim cezamı vermiş.
devamını gör...
8812.
en sevdiğim kitap: huzur- tanpınar.
en sevdiğim şapşal romantik komedi: l'arnacoeur.
en sevdiğim film: the fall.
en sevdiğim tatlı: brownie.
en sevdiğim içecek: şekerli bergamotlu siyah çay.

hayatımda bazı şeyleri açıklığa kavuşturduğum için mutluyum. phew.
devamını gör...
8815.
ehehe bazen bu sözlükte çok eğleniyorum. bazen ise eyleniyorum. inceyi gördün mü inceyi şşş bak ince bak şşşş (nokta).
devamını gör...
8817.
böyle bütün gün gülümsemek istiyorum ama çok korkuyorum. bir daha hayat tarafından "ne gülüyosun len"** diye tokatlanırım diye korkuyorum. ben çabuk pes ederim valla. normal insanlar gibi 10'u 15'i bekleyemem, bu korkuya sahip olmak için 1-2 tokat yeter de artar bile.

edit: bütün sosyal çevrem mahlasımı biliyor diye metaforlu entry girmekten sembolist oldum çıktım be!
devamını gör...
8818.
geçenlerde bir arkadaşımın "en sevdiğin renk?" sorusu üzerine fark ettim ki, en sevdiğim şey diye bir şey yok. -mercimek çorbası hariç, bu en sevdiğim çorbadır-.
ne bir kitap, ne bir film, ne bir şiir ne de başka bir şey. birçok şeye eşit mesafedeyim. en üste bir şey yok. yani hiçbir şeyi benimseyememişim tam olarak. buradan bunu çıkarıyorum, ya da olağanüstü diyebileceğim bir şey ile karşılaşmamışım. garip bir durum bence. neyse mercimek çorbasının bünyemde ki üstünlüğü ile idare edeceğiz artık.

devamını gör...
8819.
suya her taş atıldığında hep birlikte bir tarafa kıran, yönelen o balıklar gibiyiz artık. su, varlık alanımız dünya, taşlar ise güncel hadiseler.
meseleyi görmek güzel de, bundan kaçamamak büyük sıkıntı.
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar