dünyaitiraf.com

#özgürler 

9021.
dûn bizim araziye giren köylüleri babam büyûk bi sirinirlenmislikle kovdu.o küfredip dellenirken ben de elim cebimde aıgır ağır yûrüyorum olay mahaline doğru.ben beyinsiz beynime tüküreyim.ya ben ağnanarak yürürken aralarından biri babama bir halt yapaydı. babam dellenmiş sinirden bir yandan küfür ediyor bir yandan milletin ağzına girmis. bende elim cebimde ufku izliyorum.allahın salağı. kafa sonradan farkediyor yaptığım mallğı.babam deli bozuktur karşısında ordu olsa geri adım atmaz böyle bir yapısı var. o yüzden etrafını bırakmıycaksın boş.ama bizim köyün insanıda pistir ne bok yapacağı belli olmaz. bu yüzden ağzın açık durmıycan işte. neyse çok şükür basıp gittiler zaten tüm kaslarim eklemlerim ağrıyordu birde adam dövmeye zerre mecalim yoktu.
devamını gör...
9023.
az önce danışman hocama ders seçimiyle ilgili mesaj attım
tamam birgramtebessümcüğüm sevgiler londradan dedi.
kadın, hayalini kurduğum hayatı yaşıyor canım hocam benim idolüm olur kendileri* ne zaman okulda görsem(çok az rastlaşıyoruz) hollywood artisti görmüş kadar seviniyorum bu da itirafım olsun.
devamını gör...
9027.
okumadan önce bilmeniz gerekenler: isveç kristianstad'ta erasmusumun 20 küsürüncü günü. sakarya üniversitesi 2. sınıfım. istanbulda yaşıyorum.

insanlara cheese pozu vermekten, aynaya palyaço maskeli çıkmaktan yoruldum. olay ne bütünüyle gurbet, ne bütünüyle hasret. lakin duygularımın depreşmesine

sebebiyet veren bu ikisi.

bugün kaçıncı günüm olduğunu bilmiyorum. saymıyorum birkaç gündür. gezi yazısı yazmıyorum. gezecek mecalim kalmadı. 20 küsür gündür bastırdığım duygularım

boğazımda düğümlendi.

itiraf ediyorum. sosyal medyada paylaştığım yazılar, fotoğraflar, videolar, ve bütün bunlara gelen beğeniler ve yorumlarla besleniyorum. asla tasvip etmediğim ama yine

zaman zaman ihtiyaç duyup harekete geçtiğim bu şeyi burada her gün yapıyorum.

ama bunları dillendirmek utanç verici. bunları yazmamış olmayı isteyeceğim daha sonra. belki yarın. yazmam bir çare mi bilmiyorum ama yine bastırırsam, eninde

sonunda zarar olarak dışa vuracağım. belki de kalp kıracağım.

bütün bunlar gururumu zedeleyen itiraflar. varsın zedelensin gururum. 3 günlük dünyada neyin gururunu taşıyorum?

itiraf ediyorum. arkadaşlarımı, ailemi, sevgilimi, evimi, okulumu, türkiye'yi çok özledim. duygusal bir insanım. fazlasıyla duygusalım. gurbeti ilk defa yaşamıyorum. ama bu

çok daha farklı bir durum. kalabalıkların içinde sevdiklerimi özlemeye benzemiyor. kalabalık yok burada. ingilizce konuştuğum insanlar hiçbir şekilde kalabalığın yerini

tutmuyor. kuru kalabalık bile olamıyor benim için.

itiraf ediyorum. hayalim iskandinavya'ya gelmekti. bu yüzden isveçi seçtim. başka hiçbir esprisi yok yani. erasmus başvurusu yapanlara isveçi seçmeleri için teşvik etmem

sadece kendimi kandırmaya yönelik bir davranıştı. yoksa ispanya polonya mis gibi ülkeler. hem bu kadar pahalı ve soğuk değiller.

buraya geldiğim için pişman değilim. çünkü pişman olmayacağımı biliyorum. her ne kadar kötü şeyler hissetsem de, belki aylarca sürecek olan özlem duyguları içinde gün

sayacak olsam bile bunların beni olgunlaştıracağı, tecrübe olacağını düşünüyorum. ya da, belki de, kim bilir, tek dayanağım budur.

bugün, bilmem kaçıncı günüm. hastayım. odamda hala kimse yok. hala yalnız geziyorum. gezmeye olan hevesim tükendi. dualarınızı hala istiyorum.

bana "oo avrupalarda geziyor eğleniyor vay be" gözüyle bakanlar, böyle bakmanıza gerek yok. güzel zamanlar geçirdim, güzel yerler gördüm, ama bir zamanlar benim de

sandığım gibi ve sizin de sandığınız gibi değil. o gözle bakmayı ben de biliyorum. biliyorum ki bu kadar heves ettim ve geldim buralara. yani burada her dakikamız çılgınlar

gibi eğlenerek geçmiyor. avrupa şehirlerini gezmek nirvanaya ulaştırmıyor. gerçekten basitleştirmek gibi bir niyetim yok. pişmanlığımı da dile getirmiyorum. dediğim gibi

buranın tecrübesi bana, ve benden sonrakilere de çok şey katacak. ama bunun dışındakiler kesinlikle fotoğraflarda gördüğünüz gibi gitmiyor. ve itiraf ediyorum, bugüne

kadar, ilk hafta dışında hiç böyle hissetmemiştim. belki yarın sabah uyandığımda bir kere daha şükredip "isveç'te hayallerimi gerçekleştiriyorum" telmihiyle mutlu mutlu

gezineceğim etrafta. iyi. hoş. insanın buna da ihtiyacı var. benim şu anda burada yaptığım çok mu iyi bir şey sanki. yine bir şekilde bu duygularımı bastırıp hayatıma

devam edebilirdim. insanın bunu öğrenmesi lazım. hayatının her anında ihtiyacı olacak çünkü. buna güçlü olmak diyoruz. ama ben yazıyorum işte. belki de yapabildiğim

en iyi şey olduğu için yazıyorum. rahatladığım için yazıyorum. belki de "insanlar benim hakkımda neler neler düşünecek, güçsüzlüğümü görecekler" düşüncesiyle tedirgin

olacağım, pişman olacağım. ama hayır. yazıyorum. kendimden kaçarak, duygularımı gizleyerek insanların beni sevmesini sağlayacaksam eğer, olmaz olsun. asıl utanç

verici olan budur. bana yakışan veya yakışmayan her şey işte burada. yakıştıramadıklarınızı başka insanlarda arayabilirsiniz. hakkımda bileceklerini, saat 22.32, 11.02.16

tarihi itibariyle budur.


bugün 20 küsürüncü günüm. ve yarın da 20 küsürüncü günüm olacak. ve yine aynı lokasyonda bulunacağım. hislerim değişecek. dediğim gibi, ben duygusal bir insanım.

5 dakika önce berbat hissediyorken şimdi harika hissedebiliyorum. bu yazıyı yazarken bile türlü duygu değişimleri geçirdim.

youtube mix bile etkili oldu bu duygularımda. ve beni ben yapan bildiklerim değil, kalbimdir. ben kalbimle sizleri sevdim. özledim. kimseye kin beslemedim. bana bir adım

gelene koşmaya çalıştım. gönül rahatlığıyla genelleme yapıyorum bu yüzden. mutlu kalın..

edit: satır boşlukları
devamını gör...
9028.
çok fazla hayal kurarım; yürürken, otururken, çalışırken, bir başkası ile konuşurken, yastığa başıma koyduğumda. yaşamımın hatırı sayılır bir kısmı hayal kurmakla geçti. ve yine yaşamımın hatırı sayılır bir kısmı da bu kurduğum hayaller ile ilgili hiçbir adım atmamakla. oysa böyle olmamalıydı. uyuşuk bir insanım sanırım.
devamını gör...
9029.
düzgoji'nin yazdığı itirafla içimde serin rüzgarlar esti. geçen zaman içinde, yaşadığına benzer kısımları hafızamda tamamen geri plana atıp, sadece iyi taraflarını ön plana almış olduğumu farkettim. ben şunu dinlerdim, hem pek dramatik bir havası yok, hem de mevcut duruma tercüman olma potansiyeline sahip:

devamını gör...
9030.
hayatımda ilk defa bilecikli biriyle tanıştım. urfanın ilçesi değilmiş bilecik ve antalya taraflarındaymış. dünya çok değişmiş coğrafta kitabı karıştırmayalı...
devamını gör...
9031.
bi ara eski cogito sözlüğe çok takılıyordum. çevremdekiler de bunun farkındaydı. sonra bir şeyler oldu anneme cogitoya falan takılmayacağıma dair söz verdim. sözümü tuttum. uzun bi ara hiç uğramadım sözlüğe. o ara sözlük taşınmış bi şeyler olmuş. adı değişmiş. adı değişince sözümün bir hükmü kalmadığını düşündüm ve buradayım. *
devamını gör...
9032.
hani bazen metrobüse binerken ya da kocaman ağızına kadar dolu konferans salonunda veya insanlarla dipdibe kimi zaman çarpışmamak için kendimi çektiğim meydanlarda hızlı ya da yavaş adım yürüdüğüm zamanlar kafamda, içimde bir yerlerde kocaman bir boşluk hissediyorum. size de oluyordur muhtemelen. öyle zamanlarda kalabalığın içinde yapayalnız gibiyim.
devamını gör...
9034.
müzik tarzımı değiştirdiğimden beri beynim akıyor resmen.
sinüzitim de geçmedi zaten.
pazar günü biricik sevgilim olan ismail ayazla 5 saatlik bir kütahya yolculuğuna çıkıcam onun sıkıntısı tuttu. buraya da bakamam gündüz.
orası soğuktur şimdi yahu, ben daha düzelemedim öff, valizdi bilmem neydi. yıldım resmen, nefret geldi kütahyadan yarım dönemde.
hayat çok şöyle böyle sözlük.
oh be gece gece bildiğin içimi döktüm şuraya.
devamını gör...
9035.
biraz evvel niloyanın kaplumbağası onu başka bir kaplumbağayla terk edip gitti diye gözlerim doldu.ama neyse şükürler olsun ki rüyaymış.böyle bir kalleşliği titreyerek bakan o mercan gözlerine yakıştıramamıştım zaten tosbik.
devamını gör...
9036.
kimse kimseyi kandırmasın.

medeni bir insan gibi itiraflarımızı yapalım bu başlıkta.

başlıyorum :

bu hayatta sadece bir kez sevmiştim ; yürekten..
ama o beni sevmedi.

belki dünyanın sonu değildi ama green'in sonuydu bu.
devamını gör...
9037.
hayatıma beş yıl ara vermiş gibi hissediyordum ve kaldığım yerden devam etmek adına beş aya beş yıllık mevzular sığdırdım . ruhumu darmadağın ettim en kötüsü de pişmanlık duyamıyorum.
şimdi biraz akıllanmış gibiyim .

ruh halim için
(bkz: dalgalandım da duruldum)

söyleyeceklerim bu kadar. iygünler.
devamını gör...
9040.
14 şubat sevgililer gününü protesto edip hanıma 13 şubatta hediye aldım. bu şekilde kapitalizme olan tepkimi demokratik yollardan dile getirdim. şaka bir yana, tek başınızayken saçma gelen şeyleri; iki kişi olunca kuzu kuzu yapıyorsunuz...hiç öyle ben yapmam, triplerine girmeyin!
devamını gör...

Bu başlığa bir şeyler girmek için üye olabilirsiniz.

Benzer Başlıklar